{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                     T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/637 <br>KARAR NO\t\t: 2024/690<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                  (...)<br>ÜYE\t\t: ...                  (...)<br>ÜYE\t\t: ...                  (...)<br>KATİP\t\t: ...                  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/01/2024 Tarihli Ara Karar<br>NUMARASI\t\t: 2023/418 Esas<br><br>İHTİYATİ TEDBİR<br>TALEP EDEN/DAVACI\t: ... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br>İHTİYATİ TEDBİRE<br>İTİRAZ EDEN/<br>DAVALILAR\t\t: 1-ES GROUP DENİZCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br>\t\t  2-... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Şirket Hissesinin Tespiti ve Devri<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br>DAVA TARİHİ  \t: 18/08/2023<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19/04/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 22/04/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;  davalı ...'ın davacının ağabeyi ve birlikte kurdukları Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bağlı ... sicil numaralı Es Endüstriyel Yapı Malzemeleri ve İnşaat Turizm Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı olduğunu, davalı şirketin ortaklı yapısının davalı ... %51 müvekkili ... %38 ve ...'in %11 şeklinde tescil edildiğini, davalının aynı zamanda şirketin müdürü ve temsil yetkisine sahip kişi olduğunu, ...'in davalının eşi olduğunu, bu nedenle kendisine hisse verildiğini, davalı ile yakın zamanda boşandıklarını, davacının, davalı şirket üzerinde %40 hisse hakkı bulunduğunu davalının davalı şirketi kardeşlerinin hakları saklı kalmak üzere kendi üzerine tescil ettirdiğini, davacının ve üçüncü kardeş ...'ın hisselerini daha sonra devretmeyi taahhüt ettiğini, bu şirketlerin tamamının aile şirketi olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin üzerinde bulunan haklarının ağabeyine güvenmesinden dolayı bir süre ağabeyinin üzerinde bıraktığını, davalı şirket kurulduktan sonra davacı ile davalı arasında yönetsel açıdan uyuşmazlıkların çıktığını ve bu süreçte davalının yetkilisi olduğu tüm şirketlerle ilgili işlemleri davacıdan gizleyerek davacıyı dışlamaya başladığını, zaman içinde davalı şirkete ait ICBCT hisse senetlerinin hileli şekilde kendi üzerine devrettiğini, şirketin banka hesaplarından şahsi hesaplarına para aktardığını ve naylon gider faturaları düzenlettiğini, davalının haksız ve suç unsuru taşıyan eylemleri ortaya çıktığından şirket varlıklarını şirket kayıtlarının dışına çıkardığını ikrar eden ve davacının haklarını iade edeceğini taahhüt eden bir çerçeve protokolü önermek zorunda kaldığını, taraflar arasında 08/01/2021 tarihli \"Sulh ve ibraya dair çerçeve protokol\"e göre protokol imzalandığın, davalı ... tarafından şirketin içinin boşaltılması ve şirketin borca batırılma olasılığı ile davalı şirketin hisse senetlerinin hileli ve kötüniyetli olarak işlem yapılmasını, devredilmesini, satılması durumunda telafisi olmayan zararların doğabileceğini, davanın kabulünü, davalı şirkete ait hisse senetlerine kötüniyetli olarak işlem yapılmasının, 3. kişilere devredilmesinin, satılmasının ve rehin konulmasının engellenmesi için ihtiyati tedbir konulması kararı verilmesini, inançla işlem kapsamında davalı ... üzerinde bırakılan ve davacıya devredilmesi taahhüt edilen %40 oranındaki davalı şirketin hisselerinin davacıya ait olduğunun tespiti ile davacı adına tesciline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; iş bu davanın açılmadan önce tahkim yoluna başvurulması gerektiğini, tahkim şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesini, yine davanın arabuluculuk şartının yerine getirilmediğinden açıldığını, bu nedenle de davanın usulden reddine karar verilmesini, dava konusu olay için inançlı temlik oluştuğundan söz edilemeyeceğini, inançlı temlikten söz edebilmek için tarafların esas olarak amaçladıkları hukuki işlemden daha öteye giden bir işlem yapmış olmaları gerektiğini, taraflar arasındaki protokolde ve öncesine davalının hisse devrine ilişkin hiçbir zaman beyanı olmadığını, taraflar arasındaki protokolün şekil şartlarına uygunluğundan bahsedilemeyeceği,  hukuki geçerliliği tartışmalı olan bir protokole dayanarak hak talep edilemeyeceğini, ilgili protokolün hukuki açıdan bir bağlayıcılığı olmadığını, davacının resmi kayıtlarda da görüleceği üzere hiçbir zaman dava konusu Es Group Denizcilik Şirketinin ortağı olmadığını, ilgili şirket ile hiçbir hukuki bağı bulunmadığını, protokol hükümlerinden de anlaşılacağı üzere Es Endüstriyel şirketinin tür değiştirerek Es Group şirketi ile birleştirilerek daha güçlü ve sağlam bir şirket oluşturulacağının düzenlendiğini, iş bu davanın davacı taleplerinin sonucundan ziyade müvekkilinin itibarının zedelenmesi üzerine açıldığını, davacının Es Group şirketinin davalıya ait olduğunu defalarca ikrar ettiğini, dava ve cevap dilekçelerinde de anılan şirket müvekkiline ait olarak tanımlandığını, davalının dava konusu şirketin yegane pay sagini olduğu yine şirket yönetiminin tek başına davalıya ait olduğu ikrar edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ES Group vekili cevap dilekçesinde; tahkim başvuru şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddini, dava açılmadan önce arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle de davanın usulden reddini, ayrıca söz konusu davada davacı tarafın davalıya husumet yöneltmekte herhangi bir \"hukuki yararı\" bulunmamakta olup işbu davanın bu nedenle de usulden reddini, davacı tarafın hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmamasından ötürü  davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddedilmesini, davacının huzurdaki davadaki iddia ve talepleri doğrultusunda davalı ile aktif bir husumeti oluşmayacağından, davalı açısından davanın husumet yokluğundan reddini, davacının iddiasının aksine ortada inançlı işlem olarak nitelendirilebilecek bir belge anlaşma bulunmadığını, davaya dayanak olarak ibraz edilen belge; tarafların aile ilişkilerine bağlı centilmenlik anlaşması iyiniyet protokolü olarak nitelendirilebilir ki böylesi bir ihtimalde dahi anılan protokol hükümleri incelendiğinde protokol’ün davalı şirket açısından hukuken borç doğurucu bağlayıcı bir niteliği bulunmadığını, davacının temel dayanağı olduğu anlaşılan dava dilekçesinin Ek 5’inde yer alan “Protokol”e bakıldığında bu Protokol’ün nitelik olarak aile fertleri arasında düzenlenen centilmenlik anlaşması “iyiniyet protokolü” olarak hazırlandığı ve içeriğinde yer alan hiçbir hususun hayata geçirilmediği, davacının dahi bu protokol hükümlerinin protokolde belirtilen birtakım süreler aşıldığı halde ifasını talep etmediği anlaşıldığı, daha da önemlisi ve davamızı ilgilendiren kısmı bu protokolün davada yer alan hisse devrine ilişkin bir açık düzenleme taşımadığı,  davacı inançlı işlem ile alakalı iddiasını yazılı delil ile ispat etmek zorunda olduğunu,  bu davanın tamamen kötü niyetle, davalının ticari itibarını sarsmak ve iş kaybına sebep olmak maksadıyla açıldığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince 21/08/2023 tarihli ara karar ile; \" ... 1-Davacı vekilinin tedbir talebinin KABULÜ ile; <br>-10.000,00-TL teminat karşılığında davacının, davalı şirkette %40 oranındaki sahip olduğu ve devredilmediğini iddia ettiği %40 oranındaki hisselerin davalılar adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Davalı Es Grup Denizcili Sanayi ve Ticaret Anonim  Şirketi vekili beyanında; Tedbirin kaldırılmasını, tedbirin kaldırılması mümkün değilse davalı tarafça yatırılacak teminat ile davalı şirkete konulan tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince; \" ... HMK 395/1 maddesi gereğince mahkememize sunulan cevap dilekçesi ekinde yer alan 18/07/2022 tarihli SMMM tarafından hazırlanan bilançoya göre şirket öz sermayesinin davacının hissesine tekabül eden miktarı olan 124.206.120,00 TL nakdi ya da kesin ve süresiz teminat mektubunun mahkememize sunulması halinde 18/08/2023 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararına itiraz üzerine verilen karar davalılarca istinaf edildiğinden, ilk derece mahkemesinin bu aşamada yeniden davalıların itirazını değerlendirmesi ve talepleri doğrultusunda tedbiri kaldırılması açıkça hukuka aykırı olduğunu; ilk derece mahkemesi, istinaf yargılamasını beklemeden karar verdiğinden davalı şirketin hisselerinin yargılama sırasında devri, satılması vb. davacıyı zararlandırıcı işlemler yaratmasına sebebiyet verdiğini; telafisi olmayan zararların önüne geçebilmek adına  ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İhtiyati tedbir itiraz eden davalı ES Group Denizcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen teminat karşılığı tedbirin kaldırılması kararı verilmesinde usule ve yasaya aykırılık hali mevcut olmadığı gibi yargılama sürecine aykırılık da söz konusu olmadığını; bu durumda davacının istinaf sebeplerinin hukuki mesnetten bütünüyle uzak olduğunun kabulü gerektiğini; kanun koyucu tarafından teminat karşılığı ihtiyati tedbirin kaldırılması ara kararlarına ilişkin kanun yolu öngörülmediğini; bu halde, Sayın Mahkemece davacının istinaf sebeplerinin dahi incelenmeksizin istinaf isteminin reddi gerektiğini; somut olayda ilk derece mahkemesince verilen usulden red kararı ulusal mahkemelerin görevsizliğine veyahut yetkisizliğine dayanmadığını; aksine; somut olayda verilen karar, bir tahkim itirazına dayanmakta olup tahkim şartı gereğince taraflar arasında oluşan uyuşmazlığın ulusal mahkemeler yerine bağımsız ve tarafsız hakemlerin yargılaması ile çözümlenmesi gerektiğine karar verildiğini; yerel mahkemece verilen teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararının düzeltilerek teminatsız bir şekilde ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini; yerel mahkemece teminat miktarı belirlenirken tarafların menfaat dengelerini gözetilmediğini; ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı bir teminat miktarına hükmedildiğini beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı ...  vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen teminat karşılığı tedbirin kaldırılması kararı verilmesinde usule ve yasaya aykırılık hali mevcut olmadığı gibi yargılama sürecine aykırılık da söz konusu olmadığını; bu durumda davacının istinaf sebeplerinin hukuki mesnetten bütünüyle uzak olduğunun kabulü gerektiğini; kanun koyucu tarafından teminat karşılığı ihtiyati tedbirin kaldırılması ara kararlarına ilişkin kanun yolu öngörülmediğini; bu halde, Sayın Mahkemece davacının istinaf sebeplerinin dahi incelenmeksizin istinaf isteminin reddi gerektiğini; somut olayda ilk derece mahkemesince verilen usulden red kararı ulusal mahkemelerin görevsizliğine veyahut yetkisizliğine dayanmadığını; aksine; somut olayda verilen karar, bir tahkim itirazına dayanmakta olup tahkim şartı gereğince taraflar arasında oluşan uyuşmazlığın ulusal mahkemeler yerine bağımsız ve tarafsız hakemlerin yargılaması ile çözümlenmesi gerektiğine karar verildiğini; yerel mahkemece verilen teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararının düzeltilerek teminatsız bir şekilde ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini; yerel mahkemece teminat miktarı belirlenirken tarafların menfaat dengelerini gözetilmediğini; ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı bir teminat miktarına hükmedildiğini beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>   DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/418 Esas sayılı 11/01/2024 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; şirket hissesinin tespiti ve devri istemine ilişkindir.<br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>Dosyanın incelemesinde; İlk derece mahkemesince 21/08/2023 tarihli ara karar ile; \"...Davacı vekilinin tedbir talebinin KABULÜ ile;<br>-10.000,00-TL teminat karşılığında davacının, davalı şirkette %40 oranındaki sahip olduğu ve devredilmediğini iddia ettiği %40 oranındaki hisselerin davalılar adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine,<br>-Teminat yatırıldığında Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğüne tedbirin bildirilmesine...\" şeklinde ihtiyati tedbir kararı verildiği, itiraz üzerine 27/09/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz kısmen kabul edilerek teminat miktarının 1.000.000,00-TL'ye çıkartılmasına karar verilmiştir. <br>Davalı şirketin tedbirin teminat ile değiştirilmesi talebi üzerinde bu kez ilk derece mahkemesince istinafa konu 11/01/2024 tarihli karar ile HMK'nın 394 ve 395. Maddeleri uyarınca belirlenen teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması başlıklı 395. Maddesi; \"(1) Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir.<br>(2) Teminatın tutarı, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına göre; türü ise 87 nci maddeye göre tayin edilir.<br>(3) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.\" şeklindedir. <br>6100 Sayılı HMK'nun 396. maddesi; \"(1)Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. <br>(2)İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.\" hükmünü haizdir. <br>Anılan yasanın 341/1 maddesi hükmüne göre de, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.<br>6100 sayılı HMK'nın 395 ve 396. maddelerinde kanun yollarını düzenleyen HMK'nun 391. maddesinin son fıkrasına veya 394. maddesinin beşinci fıkrasına atıf yapılmamış olduğundan, bu hükümler uyarınca teminat karşılığı tedbirin kaldırılması veya durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi ile ilgili mahkemece verilecek kararın istinafı olanaklı değildir.<br>Kanun koyucunun ihtiyati tedbire dair kanun yollarına ilişkin düzenlemeleri bilinçli, özenli, ayrıntılı ve açık bir şekilde yapması, ihtiyati tedbir talebinin reddi ve ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararlarına itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânını getirmesi, HMK'nın 395. ve 396. maddelerinde ise bilinçli şekilde aynı kanunun 394/5. fıkrasına atıf yapmaması karşısında; durum ve koşulların değiştiği iddiası ile ilgili tarafların tedbirin kaldırılması talebi üzerine mahkemenin vermiş olduğu kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır(Yargıtay 11. HD. 2013/15990 E-2013/20189 K. sayılı 11.11.2013 tarihli, yine aynı dairenin 2018/2004 E-2018/35484 K. sayılı, 14.05.2018 tarihli, yine 19. HD. 2013/10277 E - 2013/15587 K. sayılı 21.10.2013 tarihli, yine 5. HD.'nin 2012/25081 E - 2013/2865 K sayılı 21.02.2013 tarihli İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18 Hukuk Dairesinin 2020/816 Esas 2020/661 Karar sayılı  kararları gibi). Bununla birlikte bu tür kararlar için yalnızca itiraz yolu öngörülmüştür. Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf dilekçesine konu talebi, kıyasen uygulanacak HMK 394. Madde uyarınca sadece itiraza tabi olup istinafı mümkün değildir. <br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 341/(1) ve 352/(1)-ç maddeleri uyarınca, karara karşı istinaf yolunun kapalı olması nedeniyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 341-(2) ve 352/(1)-ç maddeleri gereğince ayrı ayrı USULDEN REDDİNE,<br>2-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf edenlerin istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>5-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>6-Dosyanın mahkemesine iadesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/04/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye  ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94c2077e57b054c0","SID":"eadc1275818b6d0e"}}