{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/1800 <br>KARAR NO\t\t: 2024/797<br>KARAR TARİHİ\t: 04/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/06/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/315 Esas 2020/256 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 04/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04/04/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin açmış olduğu 2012/108728 ihale kayıt nolu ihale kapsamında İzmir İli, Konak, Eşrefpaşa ve Yenişehir İlçeleri’nin el bilgisayarı/endeksör ile (GPRS’li) endeks okuma ve düzenlenecek fatura bildiriminin aboneye bırakılması işi ihalesini aldığını,07.12.2012 tarihli ihale sözleşmesi imzalandığını; bu sözleşme kapsamında 10.12.2012 tarihli, 31.01.2017 vade tarihli 92.205,00-TL bedelli .... İzmit Şubesi’nden teminat mektubu ile 100.000,00-TL başka bankadan verilme teminat mektuplarının davalı şirkete verildiğini; davalıdan gelen talep üzerine 2012 yılında imzalanan 3 ve 2013 yılı Ocak ayında imzalana bir adet sözleşmenin feshine ilişkin 27.06.2013 tarihli fesih protokolü imzalandığını, bu protokol kapsamında sözleşmelerin 15.07.2013 tarihi itibarı ile feshedildiğini;; buna rağmen davalı şirket uhdesinde kalan teminat mektuplarının iadesi gerekirken iade edilmediğini; özelleştirme sonrasında davalı ile 17.07.2013 tarihli ve daha sonra da 07.07.2015 tarihli Birim fiyat Esaslı Anahtar Teslim Endeks Okuma, Enerji Kesme Açma ve Sökme Takma Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, bahsi geçen 100.000,00-TL bedelli teminat mektubunun ... Bankası T.A.O Çanakkale Şubesi’nin 08.06.2015 tarih 120.000,00-TL bedelli teminat mektubu ile değiştirildiğini, sözleşmenin 31.10.2017 tarihinde sona erdiğini; teminat mektubunun iadesine ilişkin 15.07.2013 tarihinde feshedilen sözleşmede açık hüküm bulunduğunu; söz konusu ihale kapsamında çalıştırılan işçilere ait SGK kapanışlarının yapılarak ilgili evrakın davalı şirkete teslim edildiğini; akabinde birkaç defa teminat mektubunun iadesinin talep edilmesine rağmen teminat mektuplarının iade edilmediğini; 10.12.2012 tarih 31.01.2017 vadeli 92.205,00-TL bedelli ... İzmir Şubesi’nden verilmiş bulunan teminat mektubunun aynı şekilde iade edilmemesi sebebi ile nakde tahvil edilmemesi için İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/93 D. İş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararı verildiğini; davalının teminat mektubu iadesini işçi alacakları ile yükümlülükleriniz ve riskleriniz devam ettiğinden şeklinde açıklama ile reddettiğini; bu gerekçenin gerçek olmadığını; yeni taşeron şirket tarafından iş akitleri devam ettirilmeyen işçilere yasal haklarının ödendiğini; çalışmaya devam ettirilen işçiler bakımından ise işyeri devri hükümleri çerçevesinde sorumluluğun yeni taşeron şirkete geçtiğini; vadesi gelmiş bir işçi alacağının bulunmadığını; ne zaman ortaya çıkabileceği belli olmayan bir kıdem tazminatı riski yüzünden teminat mektubunun risk devam ettikçe iade edilmemesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını belirterek davalı şirket tarafından kanuna aykırı olarak tahsil edilen bedelsiz ve konusuz kalmış teminat mektubu dolayısıyla ödenmiş olan 120.000,00-TL’nin ödeme günü olan 20.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu teminat mektubunun 2012/108728 ihale kayıt numaralı, 2012/34 HA sözleşme dosya numaralı “İzmir İli, Konak – Eşrefpaşa - Yenişehir” ilçeleri GPRS’li Endeksör ile Endeks Okuma” himzet alımı işi için alınan kesin teminat mektubu olduğunu; anılan işin 02.01.2013 -15.07.2013 tarihleri arasında davalı tarafından yürütüldüğünü; davalının 27.06.2013 tarihli dilekçesine istinaden sözleşmenin feshine ilişkin protokol düzenlenerek sözleşmenin 15.07.2013 tarihi itibarı ile feshedildiğini; 01.10.2013 tarihinde hizmet alım işinin kabulü için yazı yazılarak, çalışanlar ve özlük haklarına ilişkin bilgi ve belge istendiğini; istenen belgelerden kıdem tazminatı ödendiğine dair banka dekontları, yıllık izin bordro/dekontları, ibranameler tamamlanmadığı için kesin kabulün yapılamadığını; 31.01.2017 tarihli SGK ilişiksizlik yazısının teminat mektubunun vadesinin dolacağı gün şirkete ulaştığını,2013 yılında talep edilen belgelerin teminat mektubu vade tarihinde hala tamamlanamadığını, sözleşmenin 12.4 maddesinde teminat mektubunun iade edilme koşullarının düzenlendiğini, davacı şirketin söz konusu koşulları yerine getirmediğini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun işyeri devri hükümleri çerçevesinde dava açılma riskinin devam ettiğini; ihale kapsamında 60 işçinin istihdam edildiğini, bunların fesihten kaynaklı alacaklarının ödenmediğini; kendilerine işçilik alacaklarına yönelik husumet yöneltildiğini, davacının ihale bitimi nedeniyle doğan ve müvekkil şirket tarafından hak edişlere dahil edilerek ödenen işçilik alacaklarını alışanlara ödemeyerek yükümlülüğünü ihlal ettiğini; müvekkil şirkete borcu kaldığını; bu kapsamda teminatın iadesi için gerekli koşulların yerine devam ettiği sürece davalının davacıdan aldığı teminat mektuplarını uhdesinde tutmasının mümkün olduğu gerekçesiyledevam ettiği sürece davalının davacıdan aldığı teminat mektuplarını uhdesinde tutmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davayı reddettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: \"...Dava; davacının, davalı ile aralarındaki ticari hizmet alım sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle istirdadı talebine ilişkindir.<br>Somut olayda, davalı iş sahibi ile davacı yüklenici arasında, 2012/108728 kayıt numaralı 07.12.2012 tarihli “İzmir İli Konak, Eşrefpaşa ve Yenişehir İlçelerinin el bilgisayarı/endeksör ile (GPRS’li)endeks okuma ve düzenlenecek fatura bildiriminin aboneye bırakılması” işine ilişkin ticari hizmet sözleşmesinin imzalandığı, dava konusu ...bank Çanakkale Şubesi’nin  08.06.2015 tarih 7100042299 numaralı 120.000,00-TL tutarlı kesin teminat mektubunun anılan sözleşmenin 12. Maddesi kapsamında davalı idareye verilen kesin teminat mektubu olduğu, 2012//108728 kayıt numaralı 07.12.2012 tarihli ihale sözlemesinin taraflar arasında 27.06.2013 tarihinde düzenlenen “Sözleşmenin Feshine İlişkin Protokol” ile 15.07.2013 tarihi itibarı ile feshedildiği, davacı yüklenicinin SGK'dan ilişiksiz belgesi alarak davalı şirketten sözleşme kapsamında verdiği teminat mektubunun iadesini talep ettiği, davalı idarenin yüklenici iş sözleşmeleri gereğince işçilerine karşı olası hukuki uyuşmazlık yükümlülüklerinden, şirketlerinin de asıl – alt işveren ilişkisi sebebiyle İş Kanunu gereği sorumlu tutulması nedeniyle teminat mektubunu iade etmediği, dava konusu teminat mektubunun davalı idarenin talebi üzerine 20.02.2018 tarihinde nakde dönüştürüldüğü, bunun üzerine davacı yüklenici tarafından teminat mektubunun haksız ve sözleşmeye aykırı olarak nakde çevrildiği iddiasıyla teminat mektubu bedelinin istirdadı için  eldeki davanın açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet alım sözleşmesi uyarınca teminat mektubunun nakde çevrilmesi ve teminatın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı, teminatın geri verilmesi hususunun sözleşmenin 12.4. Maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre, teminatın geri verilmesi için üç koşulun varlığının arandığı, bu koşulların; taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi, SGK’dan ilişiksiz belgesinin getirilmesi, davacı yüklenicinin bu işten dolayı İdareye herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi şeklinde olduğu,  teminatın nakde dönüştürülmesi ise 12.4.3 maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre ayrı bir işyeri numarasının alındığı durumlarda, yüklenicinin bu iş nedeniyle İdareye ve SGK’ya olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatların paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edileceğinin öngörüldüğü, davacı şirketin ihale sözleşmesi konusu işin yapımı sırasında çalıştırdığı işçilerin, dava konusu ihale sözleşmesi süresini de içine alacak şekilde işçilik hakları iddiası ile açmış oldukları davaların ve icra takiplerinin bulunduğu, bu dosyalarda davalı şirketin davalı ve borçlu konumunda olduğu, bir takım dosyaların derdest olduğu, bir takım dosyaların istinaf incelemesinde olduğu, bir takım dosyaların ise sonuçlandığının görüldüğü, davaların sonucuna göre İş Kanunu’nun 2. maddesi, TBK 167. maddesi ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde rücu hakkının doğabileceği, kaldı ki bazı dosyalar için davalı idarenin ödemede de bulunduğu, dolayısıyla davacı yüklenicinin ihale konusu işten dolayı davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığına ilişkin tespitin yapılmasının mümkün olmadığı; bu hali ile taraflar arasında mevcut sözleşme kapsamında teminat iade şartlarının henüz doğmadığı; taraflar arası sözleşmenin 12.4.3.maddesi kapsamında teminat mektubunun nakde çevrilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı; SGK ilişiksiz belgesinin alınmış olmasının ise tek başına teminat bedelinin iadesine yeterli olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;<br><br>H Ü K Ü M  :  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının REDDİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından taleplerinin  tamamen anlaşılmadan ve sığ bir inceleme neticesi ve açık olan taleplerinin görmezden gelinerek “davacı yüklenicinin ihale konusu işten dolayı davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığına ilişkin tespitin yapılmasının mümkün olmadığı; bu hali ile taraflar arasında mevcut sözleşme kapsamında teminat iade şartlarının henüz doğmadığı; taraflar arası sözleşmenin 12.4.3. maddesi kapsamında teminat mektubunun nakde çevrilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı; SGK ilişiksiz belgesinin alınmış olmasının ise tek başına teminat bedelinin iadesine yeterli olmadığı anlaşılmakla ” gerekçesi ile haklı davalarının reddedildiğini, SGK ilişik kesme yazılarının davalı ... ile SGK arasında yapılan yazışma olduğunu, dosyaya sunulan işyeri kapanış bildirgesi ile SGK' ya müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.05.2013 tarih, 2012/11-1601 Esas, 2013/752 Karar sayılı ilamının yerel mahkemece hukuka aykırı bir şekilde dikkate alınmayarak haklı davalarının reddine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; ticari hizmet alım sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubu bedelinin iadesi istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında bilirkişiler Doç. Dr. S. ... ile  Dr. ...'den alınan  03/01/2020 tarihli raporda sonuç oarak; davalının, davacının ihale kapsamında çalıştırdığı işçilerin işçilik alacaklarından dolayı açılan dava dosyalarında davalı, icra dosyalarında borçlu olduğu; davaların sonucuna göre İş Kanununun 2. maddesi, TBK 167. maddesi ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde rücu hakkının doğabileceği anlaşılmakla davacı yüklenicinin ihale konusu işten dolayı davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığına ilişkin tespit yapılmasının mümkün olmadığı; bu hali ile taraflar arasında mevcut sözleşme kapsamında teminat iade şartlarının henüz doğmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>Taraflar arasında düzenlenen  sözleşmenin 12.4.3 maddesinde  göre ayrı bir işyeri numarasının alındığı durumlarda, yüklenicinin bu iş nedeniyle İdareye ve SGK’ya olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar ödenmemesi halinde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin teminatların paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edileceğinin öngörülmüştür.<br>Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca teminat mektuplarının iadesi için yüklenicinin idareye borçlu olmamasının  gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi heyeti  raporundan anlaşıldığı üzere dava dışı işçilerce taraflara karşı açılan ve  devam eden davalar bulunduğu, dava konusu teminat mektubunun alınmasının gerektiren muhtemel risklerin devam ettiği anlaşılmakla, teminat mektubu bedelinin iade şartlarının gerçekleşmediği ve ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;  ayrıca davacı tarafça, istinaf nedenleri arasında  ileri sürülen davaya konu sözleşmenin teminat mektubunun iadesine ilişkin maddelerindeki düzenlemenin  TBK'da düzenlenen Genel İşlem Koşullarına aykırılık teşkil ettiği yönündeki iddiaya  dilekçesinde açıkça dayanılmamış olmasına ve bu kapsamda 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesinin istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmış olmasına, denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda  karar verilmiş olmasına göre, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı  vekilinin  tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.      <br>HÜKÜM    : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2020 tarih, 2018/315 Esas ve 2020/256 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3acb1c1cacb36bc","SID":"decedd4b890a14e4"}}