{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1138 - Karar No:2024/258<br>                       <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2023/1138 <br>KARAR NO\t: 2024/258<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/449 E-2020/473 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 29/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/04/2024<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalılar hakkında açılan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; davalıların Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2016/19144 Esas sayılı icra takibinde borca ve yetkiye haksız olarak itiraz ettiklerini, takip konusu borcun dayanağının, İçişleri Bakanlığı İkmal Daire Başkanlığı tarafından açılan 2015/33356 Kayıt no’lu ihalenin, davalıların kusuru nedeniyle feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı müspet zararı (mahrum kalınan kazanç kaybı) ile işbu ihale sebebiyle yapılan tüm masraflar olduğunu, davalılara ürünlerin derhal teslimi için müvekkili tarafından önce Ankara 40.Noterliği’nin 25/08/2015 tarih ve 26406 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarname davalılarca tebliğ alınmasına rağmen cevap verilmediği gibi, teslimatın da gerçekleşmediğini, davalıların sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle müvekkilinin de İdareye karşı olan yükümlülüklerini yerine getiremediğini, İdare ile müvekkili arasında yapılan sözleşmeye göre malların teslimi tarihi 23/08/2015 olmasına,  cezalı sürenin ise 02/10/2015 tarihinde dolmasına karşın, davalılar tarafından süresinde veya cezalı sürede üretim yapılmadığından İdareye teslimat yapılamadığını, feshe bağlı olarak da ihaleye katılım için sunulan 4.700,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun İdare tarafından irat kaydedildiğini, 1 yıl süreyle kamu ihalelerine katılma yasağı verildiğini, ayrıca idarenin bu malların temini için yeniden ihaleye çıkması ve daha yüksek fiyattan bir başka firmadan temin etmesi nedeniyle İdarenin aradaki farka ilişkin 38.253,60 TL menfi zararını ve diğer tüm masraflarını müvekkilinden tahsil ettiğini, davalılar sözleşmeye konu edimi yerine getirmeyerek borca aykırı davranmış olup; bu nedenle müvekkilinin uğradığı zararları gidermek zorunda olduklarını, sözleşme konusu edimin, teknik hususlar içermekte olup, davalıların kendilerine gönderilen sözleşme ve teknik şartnameye uygun mal üretip teslim etme borcu altına girdiklerini, üretim için istenilen kumaşın tutturulamadığı belirtilerek üretim yapmayacaklarının bildirilmesinin açıkça sözleşmeye aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalıların müşterek ve müteselsil olarak zarardan sorumlu olduklarını belirterek; davalıların Ankara 32. İcra Müdürlüğü’nün 2016/19144 Esas sayılı icra takibine, borca ve yetkiye yaptıkları itirazın iptalini, haksız itiraz sebebiyle borçluların her biri yönünden %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tDavalılardan ... ve Tic. Ltd.Şti. vekili; davacının davalı ... firması aracılığı ile müvekkiline ulaştığını, müvekkilinin ürünü teknik şartnamenin 2.2.1 kısmında bulunan materyali tutmadığından yapamayacağını bildirmesi üzerine, bu hususları içeren bir yazı yazılmasının istendiğini, bunun üzerine müvekkilinin de test raporları ile birlikte 27/07/2015 tarihli “Termal Çorap” konulu yazı ile istenilen bilgileri gönderdiğini, müvekkiline davacı tarafından bahsedilen sözleşmeyi imzalaması için teklifte bulunulduğunu, ancak müvekkili şirket yetkilisinin sözleşme ile ihale konusu sözleşmenin yaptırımlarına ilişkin böyle bir sorumluluk alamayacağını bildirerek imzalamaktan imtina ettiğini, sözleşmeyi imzalamadığı için sözleşmedeki yetki şartının da geçerli olmadığını, genel yetki kurallarına göre müvekkilinin adresi Bakırköy Adliyesi sınırları içinde olduğundan söz konusu takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmadığını, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davacının mevcut bir zararı var ise de bu hususta müvekkili firmanın bir kusuru bulunmadığını belirterek; davanın reddini ve davacı aleyhine %20 tazminat takdirini savunmuştur.<br>\tDavalılardan ... Gıda İnş. Teks. Ür. San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisi; tarafları ile diğer davalı ve davacı arasında bağıtlanmış geçerli bir sözleşme olmadığını, geçersiz bir sözleşmenin içeriğinde yer alan yetki şartının da geçersiz olduğunu, bu nedenle yetkili icra daire ve mahkemelerinin İstanbul/Bakırköy icra daireleri ve mahkemeleri olduğunu, İİK’nın 61. maddesi kapsamında, açılan dava icra takibinin içerik ve tutarıyla sınırlı olup, davacının bunun dışındaki talep ve beyanlarının reddi gerektiğini, davacının bir kamu ihalesine katılarak idareyle sözleşme imzaladığını iddia ettiğini, sonuçlarından ise davalı 3.kişileri sorumlu tutmaya çalıştığını, açıklanan nitelikte bir ihaleye girmelerinin ve bu kapsamda idareyle herhangi bir sözleşme yapmalarının söz konusu olmadığını, bu gibi durumlarda, genel ve özel kanun hükümleri ile bu kapsamdaki sözleşmelerin niteliği gereği, aracı veya alt üretici kullanılmasının mümkün olmadığını, varsa aksi yöndeki alt sözleşmelerin şekil şartı, kanuna aykırılık ve daha birçok açıdan geçersiz olduğunu, kaldı ki, TBK’nın 97. maddesi uyarınca, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin fesih isteminde bulunan tarafın, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiğini, somut olayda, davacıyla bir sözleşme taslağı çalışması yapılıp burada işe başlamadan önce davacı tarafından aracı (veya üretici) firmaya 10.000 TL ödeme yapılması öngörüldüğünü, bu ödeme yapılmadığı için de üretici tarafından sözleşme imzalanmadığını, keza dava dilekçesinde dahi ne taraflarına ne de üreticiye, davacı tarafından bu yönde yapılmış bir ödeme bilgisi olmadığını, ortada bir sözleşme olmadığı gibi olduğu varsayılsa dahi işe başlama bedeli ödenmediğinden, karşı taraftan ifa isteminde bulunulamayacağını, dava dilekçesinden anlaşılabildiği kadarıyla, alt üretici olan diğer davalının, 27/07/2015 tarihinde davacıya geri bildirimde bulunduğunu, terditli olarak sözleşmenin kurulması ya da kurulmaması yönünde beyanda bulunduğunu, davacının seçim hakkını sözleşme kurulmamasından yana kullandığını kabul ve ikrar etmesi nedeniyle talep ve dava hakkı bulunmadığını, yine söz konusu 27/07/2015 tarihli bildirim üzerine, davacının ihale şartlarını yerine getirebilecek, en azından zararın büyümesini engelleyecek zaman ve imkânı bulunduğunu, bunu kullanmayıp zarar ettiğinden bahisle 3.kişilere rücu etmeye çalışmasının dürüstlük kuralına ve işin özelliğine aykırı olduğunu, davanın müteselsil sorumluluğa dayalı alacak istemine ilişkin olup, müteselsil sorumluluk için, aynı tarafta en az iki borçlu olması gerektiğini, oysa delil olarak sunulan taslak sözleşmede, diğer davalının (üreticinin) imzası bulunmayıp, salt bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca üretici imzası bulunmayan bir sözleşmenin ifasının, taraf ve konu açısından imkansız olacağını, “... Otomotiv Gıda Tekstil Şirketi Temizlik Turizm San Ve Tic Ltd.Şti.” den taraflarına gönderilen, ancak aynı şirkete iade edilen 10.000,00 TL tutarın, davacı ... ile bir alakası olmadığını, bu çerçevede, gerçek kişi olan davacının, taslak sözleşmenin yürürlüğe girme şartı olan 10.000,00 TL ödemeyi yapmadığını, dolayısıyla sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, ortada geçerli bir sözleşme olduğu varsayılsa bile, kendi edimini yerine getirmeyen davacının TBK’nın 97. maddesi kapsamında karşı taraftan ifa isteminde bulunma hakkı olmayacağını,  dava dışı ... Mobilya’nın da böyle bir hakkı olmadığını, zira ne davaya ne de söz konusu sözleşme taslağına taraf olmadığını, gönderilen havale dekontuna tek taraflı iradesiyle yazdığı açıklamanın hukuki bir bağlayıcılığı olmayacağını, zaten bu açıklama taraflarınca kabul edilmediği için, paranın aynen kendilerine iade edildiğini belirterek; davanın reddini,%20 kötüniyet tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tMahkemece davanın; itirazın iptali davası olduğu, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, menfi zararın, sözleşmenin feshi ile alacaklının uğramış olduğu fiili zarar olduğu, fiili zararın sözleşmenin kurulması için yapılan giderler; noter masrafı, harç parası, pul, seyahat ücreti ve sair harcamalar olduğu, taraflar arasında Emniyet Genel Müdürlüğü İkmal Daire Başkanlığı 3 nolu Satın Alma Şube Müdürlüğü tarafından açılan termal çorap ihalesi işinin yerine getirilmesi konusunda anlaşma yapıldığı, davalılardan ... Ltd. Şti'nin, Emniyet Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı yazıdan ve dava dosyasına Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sunulan 6 ve devamı numaralı belgelerin incelenmesinden davacıyı ihalede yetkilendirdiği, diğer davalı ... Ltd. Şti. firması ile davacı arasında 26/05/2015 tarihli sözleşme imzalandığı, bu sözleşme hükümlerine göre Emniyet Genel Müdürlüğü'nce açılan 22.000 adet termal çorap ihalesinin ... Ltd. Şti. firması tarafından üretilmesi, davalı ... Ltd. Şti. tarafından davacıya aracı firma sıfatıyla teslim edilmesi yönünde anlaşıldığı, bunun karşılığında davacının aracı ... Ltd. Şti.'ye 71.280,00 TL ödeme yapmayı üstlendiği, yapılan ödemenin üretici firma ve aracı firmanın kendi aralarında yapılacak anlaşma ile paylaşılacağının hüküm altına alındığı, sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 7. maddesinde ayıptan sorumluluk hususunun belirlendiği, buna göre \"aracı (...) ve üretici (...) firmalarının üretim konusu olan malı özen ve dikkat yükümlüğüne uyarak ayıpsız bir şekilde alıcı firmaya teslim etmek zorunda oldukları, üretilen ürünün ayıplı ya da verilen siparişe uygun olmaması durumundu alıcı firmanın ürünü kabul zorunluluğu olmadığı, üretilen ürünlerde ortaya çıkabilecek açık, gizli ayıptan, üretim hatalarından, ham madde nedeniyle oluşabilecek ayıplardan vb. her türlü ayıptan alıcı firmanın sorumluluğunun bulunmadığı, bu sorumluluğun aracı ve üretici firmaya ait olduğu, alıcı firmaya üretim konusu ürünlerle ilgili idare tarafından açılabilecek her türlü davaya, aracı ve üretici firmanın ihbar olunması durumunda katılmak ve sorumluluğu üstlenmek zorunda oldukları, üretime konu eşyalarla ilgili olarak alıcı firmaya sirayet edebilecek her türlü hukuki, idari, maddi, cezai yaptırımlardan dolayı üretici ve aracı firmaya rücu etme hakkının saklı olduğu, dava dışı idare Emniyet Genel Müdürlüğü’nün dava konusu ihaleye ait termal çorapların ihalesini davacı firmaya yapmasına rağmen davalı üretici firmanın ihale şartnamesinde belirtilen kalite ve nitelikte ürün ortaya koyamaması nedeniyle ihaleyi iptal ederek ikinci teklif ile son teklif arasındaki fark olan 38.253,60 TL’yi davacı firmadan tahsil ettiği, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda hüküm bulunması nedeniyle davalıların bu tutardan sorumlu tutuldukları, dava, menfi zararların tazminini de konu aldığından, davacı tarafından yapılan noter harç ve giderleri ve sözleşme damga vergisi gibi masrafların da karşılanmasını gerektirdiği, davacı tarafından mahrum kalınan kâr yönünden de talepte bulunulduğu halde mahrum kalınan kârın hesaplanmasının imkanı bulunmadığından reddi gerektiği, ayrıca icra inkâr tazminatının da alacağın yargılamayı gerektirmesi bu haliyle likit olmaması nedenleriyle reddi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, her iki borçlu yönünden müteselsilen; Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2016/19144 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 38.253,60 TL asıl alacak, 2.420,51 TL noter harç ve ücreti, 444,50 TL sözleşme damga vergisi, 4.700,00 TL teminat mektubu bedeli, 105,88 TL teminat güncelleme bedeli, 148,79 TL ihtarname ücreti olmak üzere toplam 46.073,28 TL üzerinden dava tarihinden itibaren avans faizi ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavalılardan  ... ... San. ve Tic. Ltd.Şti. vekili istinaf başvurusunda; davacının, davasını 26/05/2015 tarihli taraflar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmeyi dayanak kabul ederek açtığını, cevap dilekçesinde sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığı dile getirilince de sözleşmenin geçerliliğinin herhangi bir şekle bağlı olmadığını, tarafların iradesinin uyuşması için yazılı bir sözleşmeye gerek olmadığını dile getirdiğini, mahkemenin, müvekkilinin iradesinin davacı ile uyuşmadığı için sözleşmeyi imzalamadığını idrak edemediğini, müvekkili ...’ın, o zaman da sözleşme koşullarını kabul etmediğini davacı tarafa ilettiğini, diğer davalı ...’nın da davacının beyanlarından anlaşılacağı üzere sözleşmeyi göndermediğini, bu nedenle sözleşme aslının davacı tarafça sunulamadığı gibi, bu sebeple tarafların dava konusu anlaşmaya ilişkin iradelerinin uyuştuğundan bahsedilemeyeceğini, davacının, müvekkili ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin sözleşmeyi kabul ettiğine veya imzaladığına ilişkin hiçbir kayıt sunamadığını, hal böyle iken mahkemenin davacının zararından müvekkilini sorumlu tutmasının hakkaniyete uygun olmadığını, kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşmenin diğer tarafı bağlamayacağını, şu halde, tarafların kararlaştırdıkları şekle uymadan yaptıkları sorumsuzluk anlaşmasının da hüküm ifade etmeyeceğini, davacı tarafın, diğer davalı ...'ya yazılı sözleşmeyi mail olarak atmasının tarafların sözleşmeyi yazılı bir şekilde yapmayı kararlaştırdıklarını açıkça gösterdiğini, davacının dava tarihinde, müvekkili ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin bu sözleşmeyi imzalamadığını bildiğini, buna rağmen kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, müvekkili ...’ın sözleşmeyi 26/05/2018 tarihinden sonra gördüğünü ve kabul etmediğini, hal böyle iken 26/05/2018 tarihinde sözleşmenin varlığından dahi haberdar olmayan müvekkilinin sözleşme maddeleriyle sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, davacının, söz konusu ihaleye müvekkili ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin adına ve hesabına girmediğini, kendi adına ve hesabına girdiğini, mahkemece, kendi adına ve hesabına ihaleye giren firmaya hiçbir sorumluluk addetmeksizin davalıların sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığını, yetki belgesinin ancak davacının, müvekkili ... adına ihaleye girmiş olması halinde anlam teşkil edeceğini, bu sebeple, sözleşmenin geçerliliğine dayanak kabul edilen yetki belgesinin bir geçerliliği bulunmadığını belirterek; mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalılardan ... Gıda İnş. Teks. Ür. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda; uyuşmazlık konusu 26/05/2015 tarihli sözleşme üç taraflı (Alıcı + Aracı + Üretici) olmasına rağmen, üretici imzası bulunmadığından sözleşmenin ve içeriğindeki yetki şartının hükümüz olduğunu, her iki davalının yerleşim yeri de İstanbul olup, müvekkili şirket açısından yetkili icra dairesi ve mahkemelerinin İstanbul Bakırköy olduğunu, davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini, diğer davalının (üretici), aracı müvekkiline ve alıcı davacıya, teknik şartnamede belirtilen kumaşı tutturamadığı gerekçesiyle üretim yapamayacağını bildirdiğini ve sözleşmeyi imzalamadığını, bu hususun davacı alıcı ile diğer davalı üreticinin kabulünde olduğunu, üretici imzası (tarafı) olmayan sözleşmenin imkansız hale gelmiş olup,  TBK’nın 136. maddesi uyarınca müvekkili hakkındaki davanın reddi gerektiğini, diğer davalının (üreticinin) 27/07/2015 tarihli yazılı beyanıyla, teknik sebeplerle üretim yapamayacağı hususunu davacı alıcıya bildirdiğini ve sözleşmeyi imzalamadığını, bu hususun her üç tarafın da kabulünde olduğunu, davacının diğer davalıya (üreticiye) ihbarının 25/08/2015 tarihli olduğunu, hal böyleyken, müvekkilinin iradesi dışında meydana gelen bu imkansızlık nedeniyle sorumlu tutulmasının akıl, mantık ve vicdana aykırı olduğunu, kaldı ki üretici imzası bulunmayan sözleşmenin 5. maddesinde öngörülen işe başlamadan önce davacı (alıcı) tarafından, aracıya (müvekkile) ödenmesi gereken 10.000,00 TL’nin de ödenmemiş olup, sözleşmenin hiç bir zaman yürürlüğe girmediğini, her ne kadar dava ve sözleşme dışı ... Ltd. isimli bir şirket tarafından, müvekkilinin banka hesabına bir EFT düşmüş ise de, göndericinin dava dışı farklı bir tüzel kişi olması, ayrıca üreticinin üretim yapamayacağını müvekkiline bildirmesi nedeniyle, müvekkilinin anılan EFT’yi dava dışı göndericinin banka hesabına iade ettiğini, bu nedenle ortada geçerli bir sözleşme olmadığı gibi, olduğu varsayılsa dahi işe başlama bedeli ödenmediğinden (koşul gerçekleşmediğinden), kendi edimini yerine getirmeyen davacının müvekkilinden talepte bulunma hakkı olmadığını, davacının ihale şartlarını yerine getirebilecek, en azından zarar oluşmasını engelleyecek zaman ve imkânı olduğu halde, bunu kullanmayıp, müvekkiline rücu etmeye çalışmasının TMK’nın 2 ve 3.maddelerine aykırı olduğunu,  üreticinin 26/05/2015 tarihli sözleşme taslağını imzalamaktan imtina ettiği gibi 27/07/2015 tarihinde üretim yapamayacağını da bildirdiğini, davacının önünde 3 ay ile 1 ay gibi tedarike elverişli süre olduğu halde bunu kullanmadığını, bu durumun açıkça hakkın kötüye kullanımı olup davanın reddi gerektiğini belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın  usul (yetki) ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda; müvekkilinin mahrum kaldığı kâra ilişkin talebinin hesaplanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, oysa dava dilekçesinde, müvekkilinin bu ihaleden elde edeceği kârın ne kadar olduğunun, taraflar arasında nasıl anlaşıldığının belirtildiğini, taleplerinin 1 yıl yasaklama kararı sebebiyle müvekkilinin giremediği ihaleler ve dolayısıyla elde edemediği kârlar olmayıp, iş bu ihale ile sınırlı ve rakamsal olarak çok net olan kâr bedeli olduğunu bu kalem yönünden mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, itirazın iptali halinde alacaklının icra inkar tazminatı isteyebilmesi için gerek uygulamada, gerekse öğretide öngörülen alacaktaki “likit” yani muayyenlik ve belirlenebilirlik koşulunun somut olayda gerçekleştiğini, hal böyle olunca mahkemece, takip konusu alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından bahisle icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmesinin doğru olmadığını, kararın bu açıdan da incelenmesi ve icra inkar tazminatı yönünden de mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek; mahkeme kararının mahrum kalınan kâr ve icra inkar tazminatı yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizin 28/09/2023 tarih ve 2023/730 Esas-2023978 Karar sayılı geri çevirme kararı uyarınca Mahkemece gerekçeli karardaki katip imza eksikliği ikmal edilmiş olmakla, istinaf başvurularının esası incelenmiştir.<br>\tDava,  26/05/2015 tarihli sözleşmeye dayalı Emniyet Genel Müdürlüğü Bakım ve İkmal Daire Başkanlığınca 22.000 adet termal çorap üretimi ve teslimi konusunda davacı tarafça alınan ihale sonucu sözleşmeye konu malın üretilip kendisine teslim edilmediği, bu nedenle idare ile davacı arasındaki sözleşmenin feshedildiği belirtilerek, 26/05/2015 tarihli sözleşmeye dayalı tazminat (dava dışı iş sahibine ödenen tazminat, irat kaydedilen teminat mektubu bedeli, teminat mektubu güncelleme bedeli, damga vergisi, sözleşme ve noter harcı, ihtar masrafı, kâr kaybı) istemine ilişkindir. <br>\tDavacı ile davalı arasında 25/05/2015 tarihinde, davacı yüklenicinin, idarenin ihtiyacı olan 22.000 çift termal çorabı özellikleri teknik şartnamede düzenlendiği şekilde  temin ve idareye teslimini üstlendiği, bu sözleşme kapsamında 11. maddeye göre yüklenici tarafından 4.672,80 TL bedelli teminat mektubu verildiği, dava dışı iş sahibi idare tarafından 27/10/2015 tarihinde malzemelerin son teslim tarihi olan 23/08/2015 tarihine kadar firma tarafından herhangi bir teslimat yapılmamış olması, sözleşmenin 34.1 maddesine göre yükleniciye 30 gün cezalı ek süre verilmesine rağmen cezalı süre son teslim tarih olan 02/10/2015 tarihinde de herhangi bir teslimat yapılmaması nedeniyle sözleşmenin feshine karar verildiği, icra takibine dayanak sunulan belgelerden iş sahibi idare tarafından 38.255,55 TL iki ihale arası farkın, 4.700,00 TL kesin teminat tutarının, 105,88 TL teminat güncelleme farkının tahsil edildiği, yine ödenen 444,50 TL damga vergisi, 2.421,51 TL noter masrafı ile 148,79 TL noter masrafı makbuzunun takip dayanağı olarak sunulduğu görülmüştür. <br>\t26/05/2015 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; davalılardan ... ... San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin üretici, diğer davalı ...td.Şti.'nin aracı, davacının ise alıcı olarak yer aldığı, ancak sözleşmede sadece davacı ile davalılardan aracı ...… Ltd.Şti'nin isim, imza ve kaşesinin bulunduğu, sözleşmenin konusunun Emniyet Genel Müdürlüğü Bakım ve İkmal Daire Başkanlığı'nın ihtiyacı olup 29/04/2015 tarihinde 2015/33356 ihale kayıt numarası ile ihalesi yapılan 22.000 adet termal çorap malzemesinin teknik, idari ve sözleşme hükümlerine göre tamamının üretici firma tarafından üretiminin yapılması, aracı firma aracılığı ile alıcı firmaya teslimi olduğu, sözleşmenin 4. maddesinde üretici firma tarafından üretimi yapılan 22.000 adet termal çorabın aracı firma tarafından alıcı firmanın idare ile yaptığı sözleşmeye göre idareye teslim tarihi olan 24/08/2015 tarihinden en az 7 gün önce teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, aynı sözleşmenin \"Ödemeler\" başlıklı 5. maddesinde; işe başlamadan önce aracı firmaya 10.000,00 TL ödeme yapılacağı, geri kalan bakiyenin davacı alıcı firmanın idareden alacağı hakedişinden sonra aracı firmaya ödeneceği, idareye teslim edilen malın reddedilmesi veya idarece sözleşmenin feshedilmesi durumunda alıcı firmanın aracıya başta ödediği 10.000,00 TL’nin derhal ve ihtara gerek kalmaksızın iade edileceği, yine idarenin malı reddi veya sözleşmeyi feshetmesi halinde bu iş ile ilgili idare tarafından irat kaydedilen teminat, sözleşme giderlerinin (nakliye, karar damga vergileri, noter sözleşme bedelleri vs.) üretici ve aracı firma tarafından tamamının karşılanacağı, üretici ve aracı firmanın böyle bir durumda alıcı firmaya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine aynı sözleşmenin 7.maddesinde ise; aracı ve üretici firmanın üretim konusu malı özen ve dikkat yükümlülüğüne uyularak ayıpsız bir şekilde alıcı firmaya teslim etmek zorunda olduğu, alıcı firmaya üretim konusu ürünlerle ilgili idare tarafından açılabilecek her türlü davaya aracı ve üretici firmanın ihbar olunması halinde katılmak ve sorumluluğu üstlenmek zorunda olduğu, üretime konu eşyalarla ilgili olarak alıcı firmaya sirayet edebilecek her türlü hukuki, idari, maddi cezai yaptırımdan dolayı alıcının üretici ve aracı firmaya rücu etme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. <br>\t<br>\tDosya kapsamından, sözleşme hükümlerine uygun olarak 10.000,00 TL’nin 28/05/2015 tarihinde \"Emniyet Genel Müdürlüğü 22.000 Çift Termal Çorap ... Avans\" açıklaması ile davalı aracı ....Ltd.Şti.'ye ödenmiş olduğu, ödenen bu bedelin 22/07/2015 tarihinde davalı aracı ....Ltd.Şti. tarafından herhangi bir açıklama yapılmaksızın gönderen hesaba iade edildiği, davacı yüklenici ... tarafından Ankara 40. Noterliği'nin 25/08/2015 tarih ve 26406 yevmiyeli ihtarnamesi ile davalılara sözleşme konusu olan 22.000 adet termal çorap malzemesinin iş bu ihtarın tebliğinden itibaren 1 gün içerisinde teslim edilmesini teslim edilmemesi durumunda yükümlülüğünün yerine getirmemesi sebebiyle idareye bu iş için yatırılmış ve idare tarafından irad kayıt edilecek teminat, sözleşme giderleri, karar ve damga vergileri, noter sözleşme bedellerinin, şirketin ihalelerden yasaklanmaması nedeniyle kayıp edileceği kazancının ve firmanın bu iş ile ilgili uğrayacağı tüm zararlar ile ayrıca 4735 sayılı yasanın 22. maddesine göre idareye ödemek durumunda kalınacak tüm zararlar ve giderler ile idarenin bu yüzden uğradığı ve taraflarına tazmin ettireceği zarar ve ziyanın rücu edileceğinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.<br>\tYine dosyada bulunan davalı .... Ltd. Şti tarafından 27/07/2015 tarihinde \"Termal Çorap\" konulu düzenlenen yazıda; 22.000 çift termal çorabın teknik şartnamesinde istenmiş olan materyal oranların istenilen iplikler kullanılmış olmasına rağmen tutmadığı, şartnameye çok yaklaşıldığı test sonuçlarının sunulduğu termal çorap şartnamesinin 2.2.1 kısmının yüzde orantılarının gönderilmiş olan test sonuç raporu analizleri doğrultusunda kurumun okey vermesi halinde imalatın gerçekleşebileceği, şartnamenin 2.2.1 kısmının test rapor sonuçları doğrultusunda değiştirilmesini arz ettikleri anlaşılmıştır.<br>\tTaraflar arasında düzenlenen sözleşmenin yukarıda belirtilen \"Ödemeler\" başlıklı 5. maddesinde belirtildiği şekilde sözleşmeden sonra 10.000,00 TL ödemenin 28/05/2015 tarihinde yapılmış olup, bu paranın 22/07/2015 tarihinde iade edildiği, yine davalı ....Ltd.Şti.'nin 27/07/2015 tarihli yazısı ile test sonuçları raporunun analizlerine göre  materyalin tutmadığının, davacı yükleniciye bildirildiği görülmüştür.<br>\tMahkemece; bu tarihlerden sonra davacı yüklenicinin dava dışı iş sahibi idareye karşı 25/05/2015 tarihli sözleşme ile  üstlendiği termal çorap teminine ilişkin ediminin ifası için makul süresi olup olmadığı araştırılarak, dava dışı iş sahibi idarece sözleşmenin feshedilmesinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında tarafların kusur durumları değerlendirilerek ve davalı ....Ltd. Şti. tarafından sözleşmenin imzalanmadığı, bu nedenle sözleşmenin tarafı olmadığı da gözetilmek suretiyle; taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek icra takibine konu her bir alacak kalemi hakkında konusunda uzman bilirkişi heyetinden Mahkeme denetimine uygun rapor almak, bu rapora itiraz olunması halinde ek raporla itirazlar karşılanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer  istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, Mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>\t2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 tarih ve 2017/449 Esas- 2020/473 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t- Davalı ....Ltd.Şti tarafından yatırılan 786,82 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t- Davalı ....Ltd.Şti. tarafından yatırılan 716,81 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 29/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  \t\t\t\t\t<br><br>  Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>    e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br> <br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"999e069bfcb37a8c","SID":"1b97b28d18d220ae"}}