{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/480 - Karar No:2024/247<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2022/480 <br>KARAR NO\t: 2024/247<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/198 E-2022/38 K<br><br>ASIL DAVADA<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>ASIL VE BİRLEŞEN<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/04/2024<br><br>\tAsıl davada davacı vekili tarafından açılan itirazın iptali, birleşen davada davacı vekili tarafından açılan itirazın iptali davalarında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşlen davanın reddine dair verilen kararına karşı süresi içerisinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tAsıl davada davacı vekili; müvekkili ile davalı borçlu arasında 19/06/2017 tarihinde ...'de bulunan ... ... projesi kapsamında inşa edilecek ... işlerinin onaylı projesine, teknik şartname, ekteki çizim, standartlara uygun bir şekilde malzemeli olarak imalatı, nakliyesi, montajı, işçiliği ve belirtilen birim fiyatlardan yapılması konusunda taşeron sözleşmesi yapıldığını, davalı işveren tarafından, projeye konu yerin sözleşmeye uygun şekilde zamanında teslim edilmediğini, proje onay tarihinden 5,5 ay sonra 12/12/2017 tarihinde yer teslimi yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin kış şartlarında çalışmak zorunda kaldığını ve buna bağlı ciddi sorunlarla karşılaştığını, işin montaj süresi uzadığından ve iş gücü kaybı nedeniyle müvekkiline ek maliyet getirdiğini, müvekkilinin, davalı şirketi 06/09/2017 tarihli e-mail ile sözleşmeye konu yerin davalıca yapılmakta olan betonarmesinin tamamlanmadığı, yapılanların ise mesnet plakalarının olmadığını, montaj yapılacak alanın zemin dolgusunun dahi yapılmadığı ve mevcut şartlarda çalışmanın mümkün olmadığı ve hatta malzeme stoklanması için dahi yer olmadığı konularında uyardığını, sonrasında davalı işvereni ankraj plakalarının yapılmamış olduğu, betonarme yapının kolonlarının koordinatları ve kotlarında uygulama projesine göre ciddi sapmalar olduğu hususlarının bildirildiğini, davalının bu bildirimlere herhangi bir cevap vermediğini, davalıya sözleşme konusu işle ilgili son durumun, uygun zemin bulunmadığının ve yer teslimindeki gecikmenin ihtar edildiğini, davalı işverenin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini ve eksik ifada bulunduğunu, sözleşme dışındaki işlerin ek ödeme yapılmadan yapılmasını talep ettiğini, bunun üzerine davalı ile ankraj temizliği, mesnet plakların temizliği gibi sözleşme dışı işlerin müvekkili tarafından yapılması ve ek imalat bedellerinin kesin hesaptaki tutarlara uygulanması konusunda mutabakata varıldığını, işin yapımı sırasında ortaya çıkan bütün eksik işlerin müvekkili tarafından giderildiğini ancak bu ek imalat bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, davalıya geçici kabulün yapılarak bakiye ödemenin yapılması konusunda 14/03/2018 tarihinde ihtar gönderildiğini, ancak müvekkilinin bu talebinin kabul edilmediğini, asıl işveren ... Belediyesi tarafından dava konusu işin 30/10/2018 tarihinde kesin kabulünün yapılarak 05/09/2018 tarihinde kesin hesabın yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun 3 nolu ve kesin hakediş bedeline konu 16/04/2018 tarihli 296.840,13 TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiğini, davalı tarafından faturanın kabul edilmediğini ve iade edildiğini, bunun üzerine Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/12371 Esas sayılı takip dosyasında faturanın tahsili için davalıya karşı icra takibi yapıldığını, davalının borca haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin cari hesap bakiyesine göre 221.912,31 TL davalıdan alacağı olduğunu, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek; davalının icra takibindeki borca, yetkiye itirazının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik takibin devamını, davalının itiraz ettiği kısma ilişkin %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacı ile yapılan 19/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesi gereğince işin yer tesliminden itibaren 45 gün içinde, tüm imalatın 75 gün içinde tamamlanması gerektiğini, yer tesliminin projeye uygun olarak 08/09/2017 tarihinde yapıldığını, bu durumun ... SGK Müdürlüğüne verilen dilekçelerden de anlaşılacağını, 19/06/2017 tarihinin sözleşme, 07/09/2017 tarihinin yer teslimi ve 08/09/2017 tarihinin ise işe başlama tarihi olduğunu, işçilerin buna göre sigortaya girişlerinin yapıldığını, davacının yerin projeye uygun teslim edilmediği iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davalının işi süresinde tamamlamadığını, bu nedenle müvekkilin idareye karşı işi zamanında teslim edememe riskinin doğduğunu, davalının işin zamanında teslimi konusunda defalarca şifaen uyarıldığını, davacının işi zamanında teslim edememesi nedeniyle müvekkilinin şantiyede çalışan diğer taşeronların zararını gidermek zorunda kaldığını, davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak ayıplı mal kullanarak imalat yaptığını, asıl işveren İdarenin bunu fark etmesi üzerine davacının kendi hatasını düzeltmek için yeni malzemeler getirdiğini, davacının kusuru nedeniyle işte gecikmeler yaşandığını ve müvekkili firmayı idareye karşı zor duruma düşürdüğünü, davacının betonarmedeki aplikasyon sorunları, kış şartları gibi iddialarının kusurunu kapatmaya yönelik olduğunu, dava konusu olayda müvekkiline atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, davalıya sözleşme konusu işle ilgili 864.400,00 TL ödeme yapıldığını belirterek; davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı takdirini savunmuştur.\t<br>\tBİRLEŞEN ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2019/388 ESAS 2019/1106 KARAR SAYILI DOSYASINDA;<br>\tDavacı vekili; tarafların 19/06/2017 tarihli Taşeron Sözleşmesi ile .../...'de ... ... projesi kapsamında inşa edilecek ... işlerinin onaylı projesine, teknik şartname, ekteki çizim ve standartlara uygun bir şekilde malzemeli olarak imalatı, nakliyesi, montajı ve işçiliğinin belirtilen birim fiyatlardan yapılması konusunda anlaştıklarını, davalının bu sözleşmedeki edimlerini süresinde yerine getirmediğini, işin süresinde bitirilmemesinin en önemli nedeninin davalının imal etmiş olduğu malzemelerin iş sahibi tarafından kabul edilmemesi üzerine yeniden yapılması nedeniyle geçen süre olduğunu, bu nedenle uğradığı zararların ve sözleşmede belirtilen ceza-i şartın tahsili için Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün 2019/2701 sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı takdirini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; dosyanın Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/198 sayılı dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğini belirterek, projeye konu işin yapılacağı yerin uygun biçimde teslim edilmediğini, davacının edimlerini yerine getirmediğini, davacının geçici kabulü yaptığını, sözleşmeden doğan tüm edimlerin yerine getirildiğini belirterek davanın reddini, %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı takdirini savunmuştur.<br>\tMahkemece; asıl davanın eser sözleşmesine dayanan icra takibine vaki itirazın kısmen iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın davacının sözleşme yükümlülükleri ve sözleşme dışı işler yapıp yapmadığı, davalının eksik ödeme yapıp yapmadığı ve davacının sözleşmedeki sürelere uyup uymadığı noktasında toplandığı, ispat yükü açısından davacının işi eksiksiz teslim ettiğini, davalının yer teslimini usule uygun yaptığını, davacının sözleşme dışı yaptığını iddia ettiği işleri davacı yapmadı ise kimin yaptığını ve ödemeleri yaptığını ispatlamak durumunda olduğu, davacının işi eksiksiz teslim edip etmediği hususunda yapılan incelemede; dava dışı idare tarafından tanzim edilen 04/07/2018 tarihli geçici kabul ve 18/12/2018 tarihli kesin kabul tutanakları ile işin sözleşme ve eklerine uygun şekilde imal edildiği anlaşıldığından kabul yapılmış olduğundan işin eksiksiz yapıldığı, davalı tarafından üçüncü kişiye imalat yaptırıldığı da iddia edilmediğinden işin davacı tarafından eksiksiz yapıldığının kabul edildiği, işin süresinde teslim edilip edilmediği hususunda yapılan incelemede; taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca işin onaylı projesinin davacıya verilmesinden itibaren 75 gün içinde imalatların tamamlanıp davalıya teslim edileceği, proje revizyonları, iş artışları, yer teslimi yapılmaması, ödeme gecikmesi gibi hallerde taşerona (davacıya) süre uzatımı verileceği hususlarının kabul edildiği, davalının davacıya yer teslimini sözleşmeye uygun yapma yükümlülüğü olduğu, sözleşmenin 4. ve devamı maddelerinde tam bir yer tesliminden bahsedebilmek için; zemin dolgusunun yapılmış olması, konstrüksiyonun oturacağı taşıyıcı alt yapının proje değerlerine uygun kot ve koordinatlarda, ankrajların projeye uygun kot ve koordinatlarda, bulonların beton dökümünde betondan korunmuş şekilde montajının işverence yapılıp taşerona yer tesliminin yapılacağının düzenlendiği, davalı tarafından yer tesliminin 07/09/2017 tarihinde yapıldığı iddia edilmişse de, taraflar arasındaki maillerden ve dosyaya ekli fotoğraflardan ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere davalı tarafından iş sahasının 4. maddede belirlenen şartlarda davacıya teslim edilmediği, iki etap halinde imal edileceği anlaşılan projede düğün salonu bölümünün tesliminin yapılıp, pazar yeri bölümünün ise teslimin zamanında yapılmadığı, bu nedenle taraflar arasında imzalanan 12/12/2017 tarihli tutanakla yer tesliminin sözleşmeye uygun olarak yapıldığının kabul edildiği, davalının cevap dilekçesi ile işi 31/03/2018 tarihinde teslim aldığını bildirdiği, teslim alınan işte sözleşmeye aykırılık bulunduğuna ilişkin ihtirazi bir kaydın bulunduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, hal böyle olunca davacının işi süresinde ve sözleşmeye uygun yaptığının kabul edildiği, fazla imalatlara ilişkin yapılan incelemede; davalının sözleşme gereği yer teslimini konstrüksiyonların montajına uygun şekilde yapma yükümlülüğü olduğu, taraflar arasındaki yazışmalar, tanık beyanları ve hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davacının alandaki eksiklikleri montaja hazır hale getirmek için giderdiği ve bunu da davalı tarafa bildirdiği, hal böyle olunca davacının sözleşme dışı imalatlar nedeniyle 10.637,50 TL alacaklı olduğunun kabul edildiği, eksik ödemeye ilişkin tarafların ticari defterlerinde yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre sözleşme bedelinin KDV dahil 1.048.655,62 TL olduğu davalının toplam ödemelerinin 864.400,00 TL olduğu, davacının bakiye 184.255,62 TL alacaklı olduğunun kabul edildiği, birleşen dava yönünden ise; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacının teslimde gecikmiş olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/12371 esas sayılı icra takibine vaki itirazın 194.893,12 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, hükmedilen 194.893,12 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşen davanın ispatlanamadığından reddine, icra takibinin kötü niyetli olarak başlatıldığı davalı tarafından ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. \t<br>\tAsıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda; taraflar arasında düzenlenen 19/06/2017 tarihli taşeron sözleşmesi uyarınca işin yer tesliminden itibaren 45 gün içinde, tüm imalatın 75 gün içinde tamamlanması gerektiğini, aşamalarda sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere yer tesliminin projeye uygun olarak 07/09/2017 tarihinde yapıldığını, bu hususun resmi belge niteliğinde olan ... SGK Müdürlüğüne verilen dosya içeriğinden anlaşıldığını, davacı-karşı davalının yerin projeye uygun teslim edilmediği şeklindeki iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, gecikmenin davacının proje ve teknik şartnameye aykırı ayıplı mal kullanması, durumun idare tarafından fark edilmesi üzerine malzemeleri sahadan toplayarak, tekrardan imalat yaparak saha getirmesi çalışmalarından kaynaklandığını, bilirkişi raporunda yer tesliminin 12/12/2017 tarihli tutanak baz alınarak o tarihte yapıldığı görüşünün dosyada bulunan işyeri teslim tutanağı ve SGK giriş bildirgelerine göre hatalı olduğunu, 04/10/2017 tarihinde gönderilen mail’den anlaşılacağı üzere davacının 16/09/2017 tarihinde uzay çatı projesinde C blok olarak belirtilen düğün salonu binasına ait uzay çatı kiriş elemanları montajına başlandığını, ancak montaja başlanan uzay çatı kiriş elemanlarının şartnameye uygun galvanizleme işlemleri yapılmadığından idare kontrolörlerince kabul edilmediğini, uygun olmayan kiriş malzemelerinin 02/10/2017 tarihinde sahadan çekildiğini, akabinde 06/10/2017 tarihinde davacı (karşı davalı) tarafından hatalarının kabul edildiğine dair mail gönderildiğini, bu mail ile hatalı imalat davacı (karşı davalı) tarafından kabullenilmesine rağmen bilirkişi raporunda bu durumdan da hiç bahsedilmediğini, dava dışı idare tarafından düzenlenen kesin kabul tutanağından yola çıkılarak davacı firmanın yüklenmiş olduğu işi eksiksiz yaparak teslim ettiği anlamının çıkarılamayacağını, zira idareye karşı sorumlu olan yüklenici müvekkili firmanın tüm eksik ve noksan işleri tamamlayarak idareye kabule sunduğunu, bilirkişi heyetinin kendini mahkeme yerine koyarak yanlış tespitlerde bulunduğunu, bilirkişi heyetinin resmi nitelikte SGK’dan alınan belgeyi ve davacı taşeronun çalıştırdığı kendi işçileri tarafından imzalanan o tarihte halen çalıştıklarını belirtir 21/03/2018 tarihli tutanağı göz ardı ederek davacının bildirimde bulunduğu 14/03/2018 tarihini işin teslim tarihi olarak kabul etmesinin hatalı olduğunu, zira davalı müvekkili tarafından 12/03/2018 tarihinde uyarı niteliğinde bir ihtarname gönderilerek iş programının aksadığının, iş akışına göre yapılması gereken diğer işlerin ileri tarihlere sarkacağının ve bu konuda doğacak ceza ve mağduriyetlerin davacıya yansıtılacağının ihtaren bildirildiğini, işin bitim tarihinin resmi SGK belgesinden de anlaşılacağı üzere 31/03/2018 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda iş yeri teslimi yapılan tarih olan 07/09/2017 tarihinden itibaren proje arası ile sahada imalat başlangıcı arasında 14 gün, yer teslimi ile işin teslimi arasında 159 gün olmak üzere toplam 173 gün gecikme yaşandığından günlük 1.000,00 TL üzerinden toplam 173.000,00 TL gecikme cezası ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki ihtarnamede cezai şart talep edilmediğinden ve ihtarname süresi içerisinde iş teslim edildiğinden gecikme cezası talep edilemeyeceğine ilişkin tespitinin de hatalı olduğunu, ihtarnamenin işin devamı sırasında gönderilmiş olup cezai şartın uygulanacağından da bahsedildiğini, ankraj plakalarına ait projelerin hazırlanması ve imalatların yapılması kalemlerinin taşerona ait olup bedelinin yüklenici firma tarafından ödendiğini, bedeli alınan hizmetin sorumluluğunun tekrar müvekkili firmaya yüklenmesinin hukuka uygun olmadığını, mali defterlerin incelenmesi neticesinde davacı (karşı davalı) şirkete 5 adet çek ile toplam 750.000,00 TL ve daha sonra 114.400,00 TL ödeme yapılarak toplamda 864.400,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davacı (karşı davalı) şirketin yapmış olduğu işler karşılığında KDV dahil 789.472,18 TL'yi faturalandırdığını, bu durumda 74.927,82 TL fazla ödeme yaptıklarının açık olduğunu, sonuç olarak Mahkemenin sadece bilirkişi raporunu baz alarak böylesine hatalı bir karar vermesinin  hukuka uygun olmadığını, davacı- karşı davalının edimlerini yerine getirirken kasti olarak hatalı malzeme kullanmasından dolayı gecikmeye meydan vermesinin ve bu hususun aşamalarda defalarca dile getirilmesine rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmamasının  davayı bu noktaya getirdiğini, ayrıca müvekkili alacaklı iken %20 tazminat ve karşı vekalet ücreti açısından borçlu durumuna düştüğünü belirterek; Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde asıl dava yönünden kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini veya Mahkeme kararının kaldırılarak (bozularak) dosyanın yeniden incelenmek üzere Mahkemesine gönderilmesini, karşı davalarının reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini veya Mahkeme kaldırılarak (bozularak) dosyanın yeniden incelenmek üzere Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.<br>\tAsıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemlerine ilişkin olup, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen kararına karşı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tAsıl dava, taraflar arasındaki 19/06/2017 tarihli sözleşme kapsamında bakiye iş bedeli ve sözleşme dışı iş bedeli talebi ile faturaya dayanmak suretiyle yapılan icra takibine itirazın iptali ve takibin devamı, birleşen dava gecikme cezası ve sair zararlar nedeniyle alacaklı olunduğu iddiası ile yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tTaraflar arasında düzenlenen 19/06/2017 tarihli \"... ...-... Sözleşmesi\" kapsamında asıl davada davacı-birleşen davada davalı... Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi (...) taşeron, davalı-birleşen davada davacı ... Sanayi İnşaat Tekstil Turizm Ticaret Limited Şirketi (...) yüklencidir.<br>\tSözleşmenin 5. maddesinde yapılacak imalatın kapsamı ve birim fiyatları gösterilmiş, 6. maddesinde sözleşmenin imzalanması ve avans ödemesi ile işe başlanacağı, uygulama projelerinin verilmesinden itibaren ve proje onayını müteakiben 40 gün içinde imalatın tamamlanıp şantiyeye getirileceği, yer teslimi itibariyle 45 günde montajın yapılacağı ve tüm işin 75 günde tamamlanacağı öngörülmüştür. Aynı  maddede işin süresinin uzatımı verilebilecek mücbir sebepler gösterilmiş, imalatın 75 gün içerisinde tamamlanmaması durumunda her gün 1.000,00 TL gecikme cezası kesileceği kabul edilmiştir.<br>Sözleşmenin 6. maddesinde yapılan ceza düzenlemesinin ifaya ekli ceza olduğu anlaşılmıştır.<br>\tYine yer tesliminin 07/09/2017 tarihinde yapıldığına ilişkin \"İş Yeri Teslim Tutanağı\" düzenlenmiş olmakla birlikte, sözleşme kapsamında 45 günlük montaj süresinin başlangıcını oluşturacak şekilde 12/12/2017 tarihinde montaja hazır yer tesliminin yapıldığına ilişkin ayrıca tutanak tutulduğu da dosya kapsamı ve mahkemenin kabulü ile anlaşılmaktadır.<br>\tDava dışı iş sahibi ile yüklenici ... arasında düzenlenen 20/07/2018 tarihli geçici kabul tutanağında işin bitim tarihi 04/07/2018 tarihi itibar edilmek suretiyle işte geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığı kabul edilerek geçici kabul yapıldığı anlaşılmıştır.<br>\tYüklenici ... tarafından taşeron ...'a gönderilmiş olan Ankara 57. Noterliği'nin 12/03/2018 tarih ve 10379 Yevmiye numaralı ihtarında, işin süresinin dolduğu, sözleşme şartları ile belirlenen sürede işin bitirilemediği, bu nedenle iş programının aksadığı bu konuda ...'un doğan gecikme cezaları ve itibar kaybından sorumlu olduğu belirtilerek, işin 2 gün içerisinde eksiksiz olarak bitirilmesi, geçici kabule hazır hale getirilmesi, malzeme kabul evraklarının kendilerine teslimi, aksi halde bu konuda doğacak her türlü maddi ve manevi ceza hak ve itibar kayıplarından dolayı ...'un sorumlu olduğu, hukuki haklarının aranacağı ihtar edilmiştir. Taşeron ..., 14/03/2018 tarihli yazısında sözleşme kapsamındaki imalatların sözleşme hükümlerine uygun olarak 14/03/2018 tarihi itibariyle geçici kabule hazır hale getirildiğini ve kullanıma sunulduğunu belirtmiştir. <br>\tYüklenici ... işin 31/08/2018 tarihinde bitirilerek teslim edildiğini, taşeron ... tarafından SGK’ya ilişik kesme için verilen yazıda da bu hususun belirtildiğini, ayrıca davacı işçileri tarafından tutulan 21/03/2018 günlü tutanakta da bu tarih itibariyle işin devam ettiğinin, tahmini 7 gün içerisinde bitirilebileceğinin yazıldığını iddia etmiş ve buna ilişkin SGK yazısı ve ilgili tutanağı 14/07/2021 tarihli bilirkişi kök raporuna karşı itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur.<br>\t6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179. maddesine göre; bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir. Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, gecikmiş ifadan önce keşide edilen ihtarla gecikme cezası isteme hakkı saklı tutulmuş ise isteme hakkı düşmeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2022 tarih ve 2021/3586 Esas-2022/1269 Karar) <br>\tMahkemesince alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda işin teslim edildiği tarih 14/03/2018 tarihi olarak kabul edilmiş,  yüklenici ... vekilince bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan ve yukarıda belirtilen belgeler ek raporda değerlendirilmemiş, taşeron ...'un bildirimi üzerine işin 14/03/2018 tarihinde ve bu tarihi izleyen tarihlerde neden yüklenici ... tarafından teslim alınmadığını ve teslimi kabulden haklı sebeplerle imtina edilip etmediğini gösterir bilgi ve belge bulunmadığı belirtilmiştir. Bu hali ile ek raporda işin teslim edildiği tarihe ilişkin yüklenici ... vekilinin itirazlarının karşılanmadığı gibi, Mahkemece de işin teslim edildiği tarihe ilişkin bir gerekçe ve kabul gösterilmemiştir.<br>\t\tMahkemesince yapılması gereken iş, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer teslim tarihinin 12/12/2017 tarihi olduğu kabul edilerek, bu tarihten itibaren sözleşmede öngörülen montaj süresi eklenmek suretiyle işin teslimi gereken tarihin belirlenmesi, yüklenici ... tarafından gönderilen Ankara 57. Noterliği'nin 12/03/2018 tarih ve 10379 Yevmiye numaralı ihtarındaki açıklama ve taleplerinin ihtirazi kayıt olarak kabul edilerek, taşeron ...'un 14/03/2018 tarihli ve işin bu tarih itibariyle geçici kabule hazır olduğuna ilişkin yazısı, yine yüklenici ... vekilinin bilirkişi kök raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan 21/03/2018 günlü tutanağın sıhhati, dava dışı iş sahibi ile yüklenici ... arasında düzenlenen geçici kabul tutanağı ve SGK'nın iş bitirmeye ilişkin yazısı da değerlendirilmek suretiyle işin fiili teslim tarihine yönelik taraf itiraz ve beyanlarını da karşılar nitelikte denetlenebilir ek bilirkişi raporu da alınmak suretiyle HMK’nın 297 maddesine uygun taraf iddia ve savunmalarını karşılar şekilde asıl ve birleşen dava hakkında karar verilmesinden ibarettir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t1-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>\t<br>\t2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2022 tarih ve 2019/198 Esas 2022/38 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın   ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t<br>\t4-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafından yatırılan 3.328,28 TL + 80,70 TL olmak üzere toplam 3.408,98‬ TL  istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl davada davalı-birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 28/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    \t\t\t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20fde2f27472c728","SID":"aca900c8188491ff"}}