{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/733 Esas<br>KARAR NO: 2024/630<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/04/2021<br>NUMARASI: 2020/337 E. - 2021/276 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ... davalı ile ....Tic.Ltd.Şti.yetkilisi olarak 20/03/2018 tarihinde Genel Factoring sözleşmesi imzaladığını, ... yetkilisi olduğu şirket adına imzaladığı sözleşmeyi şahsen müteselsil kefil olarak da imzaladığını, yine 09/03/2018 tarihli Genel Factoring Sözleşmesi ön bilgi formunu da şirket yetkilisi Tahir Kılagöz'ün şirket kaşesi üzerine ve ayrı bir formada kendi adına müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşme ve ön bilgi formlarının tek nüsha olarak hazırlanmış olup davacıya ıslak imzalı nüshaların verilmediğini, Genel Factoring Sözleşmesi ve davacı ... kefilliğine ilişkin olarak da davacıya boş senet imzalatıldığını, senette keşideci bölümünde davacı şirkete ait altlı üstlü 2 kaşe olmakla birlikte davacının imza kısmına da kaşe vurarak ...  yetkilisi olarak burayı imzaladığını, aval verenler kısmını da davacının el yazısıyla doldurarak imzaladığını ve senedin geri kalan kısmı boş olacak şekilde davalı şirket yetkililerine teslim edildiğini, bu senedin sözleşmesel ilişkinin teminatı niteliğinde olduğundan bir teminat senedi olduğunu, ancak ne senet üzerinde bu hususta bir şerh ne de sözleşmede senede atıf yapılarak teminat senedi niteliği kazandırılmadığını, ancak senet ile sözleşmenin düzenlenme tarihi ve imza tarihlerinin aynı olduğunu, davalının Beşiktaş ....Noterliğinin ... yevmiye 06/07/2018 tarihli ihtarnamesini keşide ederek şirkete temlik edilen faturalar ve işbu fatura borcunun ödenmesini teminen şirketlerine devir ve teslim edilen çek keşidecilerinin ve muhatapların mali durumlarında olumsuzluk ve sıkıntılar olduğu, keşideciye ait çeklerin karşılıksız kaldığı ve bedellerinin ödenmediğinin isihbar edildiğinden bahisle factoring hesabının 06/07/2018 tarihi itibarı ile kapatıldığının ihtar edildiğini, ihtarnamede %60 temerrüt faizi talep edilerek 1 gün süre verilmek suretiyle bu bedellerin ödenmesinin talep edildiğini, davacının da Beyoğlu ....Noterliğinin ... yevmiye 12/07/2018 tarihli ihtarname keşide ederek henüz çeklerin vadesinin gelmediğini, istihbaratı bilgi ile işbu çeklerin ödenmeyeceği savı ile hareket edip faktoring hesabının kapatılmasının sözleşmeye aykırı olduğu ve %60 temerrüt faizi istenmesinin mevzuata aykırı olduğunu ifade ettiğini, sonrasında davalının davacının kendilerine boş olarak doldurduğu 1.000.000 TL bedelli senedi sözleşmeye aykırı şekilde doldurarak 12/07/2018 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibi yaptığını,  davalının işbu istihbarat bilgisine henüz vadeler gelmeden ulaşabiliyor olması ve bu bilginin hukuki yollardan edinilmesinin ne kadar zor hatta mümkün olmadığı gerçeği ve kendilerinin de bu bilgiyi ikrar etmesi karşısında İstanbul C.Başsavcılığına 2020/27504 soruşturma sayılı dosyası ile hukuk dışı olduğunu düşündükleri işleme ilişkin ve davaya konu senedin sözleşmeye aykırı olarak doldurulması nedeniyle şikayette bulunduklarını, icra dosyasına süresi içerisinde icra takibine-borca itiraz mahiyetinde dava ikame edildiğini, İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/580 esas sayılı dosyasında verilen karar aleyhe olduğundan istinaf ettiklerini, sonrasında davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile bir icra takibi daha yapıldığını, işbu takibe karşı da icra takibine-borca itiraz mahiyetinde derdestlik itirazı ile birlikte dava ikame ettiklerini, İstanbul 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/681 esas sayılı doyasında kayıtlı davada aleyhe karar verildiğini, davalının alacaklı olduğunu fatura ile ispat etmek zorunda olduğunu,  bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının tedbiren geçici olarak durdurulmasına, icra takibine konu senedin boş olarak teslim edilmiş olduğundan ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak doldurulup takibe konmuş olduğundan senet vasfına haiz olmaması nedeniyle kambiyo senedi olarak takibe konulamayacağından senedin iptali ile işbu takibin iptaline, bu mümkün değilse arabuluculuğa başvuru tarihi olan 09/10/2019 tarihinde ödenmiş olan 4 çek bedeli 138.624,69 TL bedel yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine,  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar-kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senedin davacının iddia ettiği gibi teminat senedi niteliğinde olmadığını, senedin davalı faktoring şirketine 20/03/2018 tarihli faktoring sözleşmesi ile doğan borca karşılık olarak davacılar tarafından verildiğini, bir senedin teminat senedi olduğunun açıkça senet metninde belirtilmesi ya da teminat senedine konu sözleşmede teminat senedi olduğunun belirlenebilmesi gerektiğini, senet incelendiğinde ne senet metninde bir ibarenin ne de davacının delilleri arasında senede atıf yapılan bir sözleşmenin bulunmadığının görüldüğünü, bu nedenle takibe dayanak senedin teminat senedi olmayıp kambiyo vasfına haiz olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve görüşüne göre bir senedin teminat vasfını taşıyabilmesi için senet üzerine neden teminat verildiğinin ayrıntılı olarak belirtileceği ya da ayrı bir belge ile söz konusu senedin teminat senedi olduğunun belirlenmesi gerektiğini, aksi halde senedin teminat senedi vasfını taşımayacağı ve bono niteliğinde olup kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip konusu edilebileceğini, senedin teminat olarak verildiğini ve aynı şekilde boş olarak verilip sonradan doldurulduğu iddiasını ispat yükü davacılar üzerinde olup davacı yanca senedin teminat olarak verildiğine ve sonradan doldurulduğuna ilişkin  kanıt olarak hiçbir yazılı belge sunulmadığını, taraflarınca İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davacılar aleyhine senetten kaynaklı olarak icra takibi başlatıldığını ve borçlular hakkında icrai işlemler yapıldığını, ancak açılan takip sonucu davalının alacağının tahsil edilemediğini, bunun üzerine vadesi gelen çek için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile çek keşidecisine ve cirantalara karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibi başlatılarak takiplerin birbirinden bağımsız olmadığının açıklandığını, davacı tarafın derdestlik itirazında bulunmasının kötü niyetle itiraz ettiğinin göstergesi olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılabilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığını, faktoring şirketlerinin de bankalar gibi ... altındaki risk merkezi tarafından üyeleriyle paylaşılan karşılıksız çek bilgileri, kredi limit, risk ya da temerrüte uğramış alacaklar ve bunun gibi finansal bilgilere ulaşma hakkına sahip olduklarını, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi hukuk dışı yollardan elde edilmiş bilgiler bulunmadığını, risk merkezinden alınan bilgiler doğrultusunda keşideci  ....A.Ş.nin 02/07/2018 tarihinde çek yazdırmaya başladığı ve çeklerin ödenmemiş olması gerekçesiyle davacıya ihtarname çekerek hesabının kat edildiğini, davacının davalı şirkete teslim etmiş olduğu 5 adet çekten sadece ... keşideli 159.000 TL bedelli çekte sorun olması sebebiyle hesap kat edilerek tüm riskin takibe konu edildiğini, diğer çek dökümlerinin ve keşidecilerinin ihtarnamede yazmasının da bu sebeple olduğunu, kaldı ki ... çekinin vadesinde yazıldığını ve sadece kısmi bir tahsilat yapıldığını, çekten dolayı açılan icra takibinin de derdest olduğunu, takibe konu senet ve çekin faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik hükmü uyarınca davalı şirketin kayıtlarına işlendiğini, mücerret kıymetli evrak asıl borç ilişkisinden de bağımsız olup kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesinin söz konusu olduğunu, bununla birlikte davacının kambiyon evrakları üzerindeki imzaya ilişkin hiçbir itirazı bulunmadığını, davalı şirketin iyi niyetli hamil olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince;  taraflar arasında 20/03/2018 tarihli Genel Faktoring sözleşmesi akdedildiği, 20/03/2018 düzenlenme tarihli 1.000.000 TL bedelli 04/07/2018 vadeli bononun davalı şirket adına keşide edildiği, bononun davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı defterlerinde ise alınan teminatlar başlıklı ana hesap altında kaydedildiği görülmüştür. Davacının ticari işlemleri neticesinde 3.kişilere düzenlemiş olduğu faturalar istinaden tahsil etmiş olduğu 5 adet çekin sözleşme kapsamında davalıya devir ve temlik edildiği, söz konusu işlemlerin her iki tarafından yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça sözleşmenin  Teminat ve Ödeme Vasıtaları ile Takas ve Mahsup Hakkı Başlık 3.maddesine istinaden davaya konu çeklerin keşidecilerinin ve muhataplarının mali durumlarında olumsuzluk ve sıkıntılar olduğu, keşideciye ait çeklerin karşılıksız kaldığı ve bedellerinin ödenmediğinin istihbar edildiğini beyanla davacıya gönderilen ihtarname ile faktoring hesabının kapatıldığı, davalı tarafından 4 adet çek toplamı 138.624,69 TL'nin takip talebinden sonra tahsil edildiği, davacı tarafça tahsil edilemeyen 31/07/2018 tarih 159.000 TL bedelli çekin vadesi beklenmeden tahsil edilmeye çalışıldığı iddia edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin Teminat ve Ödeme Vasıtaları ile Takas ve Mahsup Hakkı Başlık 3.maddesinde \"...borçların vadelerinde kısmen veya tamamen ödenmeyeceğinin önceden anlaşıldığı ve/veya gerekli gördüğü her türlü hallerde, belirlediği süre içinde teminatların değiştirilmesini ve/veya gerekli görülebilecek ek teminat verilmesini talep edebileceği gibi, faktoring işlemlerinden doğan alacağının tamamının geri ödenmesini talep ile alacağın tahsilini teminen kanuni takip yollarına başvurma hak ve yetkisine haizdir.\" dendiği, yine davaya konu edilen 1.000.000 TL bedelli bononun davacı tarafça teminat senedi olduğu, davalı tarafça ise faktoring sözleşmesi ile doğan borca karşılık olarak verildiği iddia edilmiş ise de, bononun teminat senedi şekil şartlarına uygun olmadığı anlaşılmakla birlikte sözleşme ile aynı tarihte düzenlenmiş olması da dikkate alındığında sözleşmelerin sorumluluklarının teminatı olarak ek teminat olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’na dayanılarak çıkarılan ve 04/02/2015 tarih ve \"29257 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan\" Faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik\"in 8. maddesinde de açıkça düzenlenmiş ve ek teminat niteliğinde alınan senetlerin tahsil koşulları belirlenmiştir. Anılan Yönetmelik hükmüne göre “müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için, alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmiş olması, alınan kambiyo senedi veya diğer senet karşılığında hiçbir şekilde kambiyo senedi veya diğer senedin ilgililerine finansman sağlanmaması, kuruluşun işlem ve muhasebe kayıtlarında ek teminat mahiyetinde anılan kambiyo senedi veya diğer senedin ilgili borcun teminatı karşılığında alındığına ilişkin kayıt düşülmesi gerekir. Davalı faktoring şirketinin yukarıda açıklanan sözleşme hükümleri çerçevesinde müşteriden almış olduğu teminat senedini sözleşmede kararlaştırılan rücu hakkına dayanarak ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesine uygun biçimde takibe koyması mümkündür.İncelenen davalı kayıtlarına göre takibe konu edilen senedin yönetmeliğe uygun şekilde ticari defterlerde kayıtlı olduğu görüldüğü, gerekçeleriyle,Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibin iptaline yönelik talebinin REDDİNE, Taraflar arasında düzenlenen 20.03.2018 tarihli Genel Factoring Sözleşmesi kapsamında  davalı firmaya tevdii edilen  30.07.2018 vadeli 60.000,00-TL bedelli, 15.08.2018 vadeli 35.520,00-TL bedelli, 25.08.2018 vadeli 32.000,00-TL bedelli ve 25.09.2018 vadeli 11.104,69-TL bedelli olmak üzere toplam 138.624,69-TL çek bedelinin dava tarihinden önce tahsil edildiği anlaşılmakla İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 138.624,69-TL tutarı kadar davacıların davalı şirketlere borçlu olmadığının TESPİTİNE, Şartları oluşmadığı anlaşılmakla tazminat taleplerinin REDDİNE, İhtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece açılan davanın kısmen kabul edildiğini, davanın red edilen yönünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının faktoring firması olduğunu, matbu hazırlanan sözleşmeler ile işlem yapması sebebiyle müvekkillerine bu sözleşmeleri makul bir süre önceden teslim ederek inceleme imkanı verdiğini ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasındaki Genel Faktoring  Sözleşmesi kapsamında Ön Bilgi Formu ve GFS sözleşmesinin imza tarihleri incelendiğinde her ne kadar tarihleri farklı olsa da; müvekkili Ön Bilgi Formunu önceden imzalayıp sözleşmeyi incelemiş görünse de tüm evrakları aynı gün imzaladığını, TBK m.21 kapsamında müvekkilleri aleyhine olan hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiğini, mahkemece bu hususta hiçbir inceleme yapılmadığını, müvekkilin İstanbul ... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasındaki senedi kabul anlamına gelmemekle beraber, Genel Faktoring Sözleşmesine istinaden karşı tarafın keşide ettiği  ihtarname ile  temerrüt koşulu oluşmadığını, karşı taraf bir kısım borçluların çeklerinin yazıldığının istihbar edildiğinden bahisle Genel Faktoring Hesabı'nın kat edildiğini bildirerek ihtarnamenin müvekkillerine tebliğ tarihi itibari ile ile 1 gün içerisinde talep edilen 297.624,69 TL'nin ödenmesini talep ettiğini, 1 günlük ödeme süresi  TMK m.2 kapsamında Dürüstlük Kurallarına aykırı olduğunu, tarafları tacir olan bir hukuki ilişkide 1 gün içerisinde bir tacirin kendi kusurundan kaynaklı olmayan bir işlemden dolayı 1 gün içerisinde 297.624,69 TL nakiti ödemesi ticari hayatın ve olağan akışına aykırı olduğunu,  müvekkiline çeklerden hangisinin ve hangi şirketin ödemelerinin sıkıntıya girdiği bilgisi verilmediğini, ihtarnamede de bu hususa dair bilgi verilmeden tüm alacaklar talep edildiğini, temerrüt şartı yerine getirilmediğini, karşı tarafın asıl alacak ferisi olarak talep ettiği faiz, komisyon gibi bedellerin hukuka aykırı olduğunu, takibin bu yönden iptali gerektiğinden mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ilişki sadece faktoring sözleşmesinden kaynaklı olduğunu, başka bir hukuku ilişki olmadığını, davalı müvekkilinden boş ve imzalı olarak bir evrak aldığını, daha sonra bunu ticari defterlerine teminat senedi olarak işlediğini,, akabinde de bu boş evrakı daktilo ile doldurarak senet haline getirdiğini  ve farklı vade tarihi koyarak mücerret bir ilişki için alınan bir senet gibi göstermeye çalıştığını, davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak doldurulan  evrak, senet olarak kabul edilse dahi bu evrakın niteliği teminat senedi olduğunu, teminat senedinin icra takibine konu edilmesi mümkün olmadığını, mahkemece bu konu üzerinde durulmadığından bu yönden de kararın kaldırılması gerektiğini, davalı tarafın takibe konu senedin teminat senedi olmadığı, mücerret bir ilişkiye ilişkin senet olduğu iddiasının asılsız olduğunu, Müvekkilin ticari defterlerinde İstanbul .... İcra Müd. ... E. Sayılı icra takibine konu senedin olmadığı, icra takibine konu 04.07.2018 vade tarihli senedin de davalı ... Faktoring ticari defterlerinde olmadığı tespiti, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 31/12/2028 tarihli teminat senedi olduğunu,  davalı bu teminat senedinin boş olan vade tarihini 04.07.2018 tarihi olarak daktilo ile doldurduğunu, esasen teminat senedi olan bu evrakı mücerret bir ilişkiden doğmuş gibi takibe koyduğunu, bunların dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının dosya kapsamında Genel Faktoring Sözleşmesi ilişkisi dışında hiçbir delil sunmadığını, davalının alacaklı olduğunu ispatla mükellef olduğunu, mahkeme iş bu evrakın dolu halinin, senet olarak icra takibine konu edilmesini doğru bulduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu olup olmadığının, borçlu ise ne kadar borcu kaldığının araştırılmadan karar verildiğini, davalının mücerret senet iddiası da yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kısmen kabul kararının kaldırılarak takibin iptaline, davalının kötü niyetli olduğundan %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İİK 72.mad. göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasında alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... Ltd. Şti., ... aleyhine bonoya istinaden 297.624,69 TL asıl alacak 1289,69 Tl işlemiş faiz, 313,72 Tl protesto masrafı olmak üzere toplam 299.228,10 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takibe dayanak bononun tanzim tarihi 20/03/2018, vade tarihi 04/07/2018, bedelinin 1.000.000,00 TL olduğu davacılardan  ... Ltd. Şti.  keşideci diğer davacı ...ün avalist olduğu görülmüştür. Davacılar tarafından dava dilekçesi ile dava konusu bononun faktoring sözleşmesine istinaden teminat amaçlı verildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ve dava etmişlerdir. Beşiktaş .... noterliğinin 06/07/2018 tarihi ... yev.nolu ihtarnamesi ile davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen ihtarnamede 5 adet çek bedelin toplamı 297.624,69 TL ihtarnamenin tebliğine müteakip 1 gün içinde ödenmesi talep edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 05/01/2021 tarihli muhasebe bilirkişisine ait raporda, her iki tarafın defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığını, davaya konu çeklerin 20.03.2018 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi kapsamında davalı ... A.Ş. 'ne devir ve temlik edildiği, söz konusu işlemlerin her iki taraf yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı  ... A.Ş. 'nin, Teminat ve Ödeme Vasıtaları ile Takas ve Mahsup Hakkı Başlık 3.Maddesi istinaden davaya konu çeklerin keşidecilerinin ve muhataplarının mali durumlarında olumsuzluk ve sıkıntılar olduğu, keşideciye ait çeklerin karşılıksız kaldığı ve bedellerinin ödenmediği istihbar edildiğini ve bu sebeple faktoring hesabını kapattığına yönelik Beşiktaş .... Noterliği 06.07.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini davacıya keşide ettiği, ardından İstanbul .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile 04.07.2018 vadeli 1.000.000,00.TL tutarındaki bono 'ya istinaden ödenmeyen davaya konu çeklerin toplam bedeli kadar olan asıl alacak için 297.624,69.TL tutarında 12.07.2018 tarihinde takip talebi başlattığı. yapılan incelemede, 31.07.2018 tarihli 159.000,00.TL tutarındaki çek haricindeki diğer (4) adet çek 'in (toplamı:138.624,69.TL) takip talebinden sonraki tarihlerde tahsil edildiği, fakat 31.07.2018 tarihli 159.000,00.TL tutarındaki çekin ise tahsil edilmediği ve davalı şirket hesabında bakiye olarak kaldığının tespit edildiği. davalının münakit sözleşmeye dayanarak, takip tarihinde ödenmemiş olan davaya konu 297.624,69.TL toplam tutarındaki asıl alacak için icra takibinin yerinde olduğu, icra takibinden sonra ödenmiş olan 138.624,69.TL tutarındaki kısmı düşüldükten sonra kalan tutar için takibin devam etmesi gerektiği, davaya Konu 1.000,000,00.TL tutarlı bononun, taraflar arasındaki 20.03.2018 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlendiği , söz konusu evrakın, şekil yönünden kambiyo senedine haiz bono unsurlarını taşımakta olduğu, diğer taraftan, şeklen teminat senedi şartlarını taşımamakla birlikte, sözleşme tarihinde düzenlenmiş olması ve sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesi için ek teminat olarak tevdi edildiğinin anlaşıldığı, davalı faktoring şirketinin; 6361 Sayılı Kanun Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 8.maddesini gözeterek, alacağının vadesinde ödenmediği, sorunlu hale geldiği, kambiyo senedi ilgililerine finansman sağlamadığı ve muhasebe kayıtlarında, \"alınan teminatlar\" hesabına kaydettiği, ayrıca, icra dosyası incelendiğinde, bono üzerindeki 1.000.000,00.TL tutarındaki bedel üzerinden değil, davalı faktoring şirketinin asıl alacağını teşkil eden, ödenmeyen çeklerin toplam tutarı (297.624,69.TL) üzerinden takip talebinin başlatıldığı, takibe konu senedin teminat senedi şartlarını taşımamakla birlikte sözleşme tarihinde düzenleşmiş olması ve sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesi için ek teminat olarak tevdi edildiği anlaşıldığı, davalı faktoring şirketinin 6361 sayılı kanun Faktoringi işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmeliğin 8.mad. gözetilerek alacağın vadesinde ödenmediği, sorunlu hale geldiği, kambiyo senedi ilgililerine finansman sağlamadığı, ve muhasebe kayıtlarında alınan teminatlar hesabına kaydettiğinin tespit edildiği, icra takibinin bono üzerinde yazılı olan bedel üzerinden değil davalı faktoring şirketinin asıl alacağını teşkil eden ödenmeyen çeklerin toplam tutarı üzerinden takibin başlatıldığı belirtilmiştir. Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Yönetmeliğin 8.maddesine göre faktoring şirketinin ek teminat olarak kambiyo senedi alması mümkün ise de bu senedin tahsile konu edilebilmesi için alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmesi gerekmektedir. Alacaklı faktoring şirketi tarafından Beşiktaş ... Noterliği tarafından düzenlenen 06/07/2018 tarih ... yev.nolu ihtarnamede faktoring sözleşmesine istinaden alınan 5 adet çek bedeli toplamı 297.624,69Tl'nin ödenmesinin 1 gün içinde talep edildiği, hesabın kat edildiği toplam çek bedelinin ödenmesi ihtar edilmiş ise de hesap kat tarihinden çek bedellerinin muaccel olmadığı, keşide tarihlerinin henüz gelmediği, ek teminat senedinin takibe konma koşulları oluşmadığı anlaşılıyor ise de senedin geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceğinden ek teminat mahiyetinde alınan senedin ve takibin iptali talebi yerinde görülmemekle birlikte, davacı vekilinin terditli olarak ileri sürdüğü, arabulucuya başvuru tarihinden önce 09/10/2019 tarihinde ödenmiş olan 4 çek bedeli 138.624,69 TL bedel yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Takip tarihi 12/07/2018 tarihinde, davacı tarafın borçlusu bulunduğu 4 adet çekin vadelerinin gelmediği, davalı tarafın kötü niyetli olarak takibi başlattığı anlaşıldığından, kabul edilen kısım yönünden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, taraflar arasında düzenlenen 20.03.2018 tarihli Genel Factoring Sözleşmesi kapsamında davalı firmaya tevdii edilen  30.07.2018 vadeli 60.000,00 TL bedelli, 15.08.2018 vadeli 35.520,00-TL bedelli, 25.08.2018 vadeli 32.000,00-TL bedelli ve 25.09.2018 vadeli 11.104,69-TL bedelli olmak üzere toplam 138.624,69-TL çek bedelinin dava tarihinden önce tahsil edildiği anlaşılmakla, Davanın KABULÜ ile; İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 138.624,69-TL tutarı kadar davacıların davalı şirketlere borçlu olmadığının TESPİTİNE, davacı lehine kabul edilen kısım üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/04/2021 tarih, 2020/337 E., 2021/276 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın KABULÜ ile;-İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu alacağın,  138.624,69-TL kısmı yönünden, davacıların davalı şirketlere borçlu olmadığının TESPİTİNE,-Davacılar lehine  %20 oranında 27.724,93 TL  kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili, ile davacılara ödenmesine,-İhtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.469,45 TL karar harcından peşin alınan 5.110,07 TL'nin mahsubu  ile 4.359,38 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 5.110,07 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 171,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.343,77 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine  göre  22.179,95 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/ç-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan, tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 76,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 238,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3937510e62dde6c9","SID":"26dbc2930712a5e7"}}