{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas - Karar <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 19/04/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 22/04/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 24/11/2022 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalıya 25.11.2019 tarihinde düzenlenen... nolu fatura ile 21 litre Coolness Cilt Yenileyici Krem satışı yaptığını, borçlu .....'nın 24.09.2019 tarihinde müvekkili şirkete dava konusu fatura borcu için ''krem bedeli ön ödeme'' açıklamasıyla 1.200-TL, 15.01.2020 tarihinde ise ''.... nolu faturaya mahsuben'' açıklamasıyla 5.000-TL ve 11.11.2019 tarihinde ''5 litrelik krem bedeli'' açıklamasıyla 5.000-TL ödediğini, davalının toplamda müvekkili şirkete 11.200-TL ödeme yaptığını, fakat kalan borcunu ödemediğini, bu sebeple borçluya Konya . Noterliği'nin .. yevmiye numaralı ihtarname gönderdiğini, davalının ise faturayı kabul edip ödemeler yapmasına rağmen haksız şekilde Konya .. Noterliği'nin 28.02.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturaya itiraz süresi geçtikten çok sonra itiraz ettiğini, davalının 25.11.2019 tarihli faturaya itiraz etmediğini, bu faturaya istinaden ödemeler  yapmış olmasına rağmen kötü niyetli vermiş olduğu ihtrarname cevabı nedeni ile söz konusu fatura bedelinin kalan bakiyesinin tahsili için Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı/borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun 18.08.2020 tarihli dilekçesiyle yapılan takibe itiraz ettiğini, borçlunun müvekkili şirkete olan borcunun bir kısmını ödeyerek aslında zımnen borcunu ve davaya konu faturayı kabul etmiş bulunduğunu,  müvekkilinin alacağının likit alacak olduğunu, yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bilinmekte veya bilinebilecek durumda olduğunu, davalı borçlu ihtarnamesinde açıkça faturanın tebliğ edildiğini ve ancak içeriğine itiraz ettiğini bildirdiğini, oysa faturaya veya içeriğine 8 gün içerisinde itirazını ileri sürmesi gerektiğini, dolayısıyla kendisine ihtarname çekildikten sonra faturanın içeriğine itiraz edemeyeceğini, kaldı ki bu hususun da doğru olmadığını, fatura içeriğinin tamamının kendisine teslim edildiğini, bu durumun taraflar arasında yapılan whatsapp yazışmalarından açıkça anlaşılabileceğini, ayrıca dava konusu üretilen kremlerin ancak sipariş üzerine üretilebilecek ve stokta bekleyemeyecek ürünlerden olduğunu,  tamamen özel yöntemlerle ve çok hassas işlemlerle ürünün kullanıma uygun hale gelebildiğini, dolayısıyla müvekkilinin sipariş almadan üretim yapmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davalının Konya.. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız, nedensiz ve kötüniyetli itirazının kaldırılmasını, takibin aynen tüm alacak miktarları ve ferileri ile birlikte devamını, davalı aleyhinde alacak toplamının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önce ticari ilişki içerisinde olmadığı davacı şirket ortakları ..... ve ..... ile kendilerinin ürettikleri ozon maddeli kozmetik ürün olarak iddia ettikleri krem hakkında görüştüklerini ve müvekkililin, davacı firma tarafından üretilen kremlerin pazarlanması işini kabul ettiğini, devamla pazar oluşturmak için davacı şirketten belli bir miktar krem alarak yurt içinde ve yurt dışında dağıtım yaptığını, ancak kremin ilk pazarlamasının yapılmasının ardından kremin cildi tahriş ettiğini ve ciltte yanma hissi uyandırdığı hususlarında ciddi şikayetler alınmış olduğunu, gelen şikayetler sonrası müvekkilinin şirket yetkilileri ile görüşmek istediğini, fakat karşısında herhangi bir muhatap göremediğini, bunun üzerine yaptığı araştırmalar ve yaptırdığı incelemeler sonucunda müvekkiline kozmetik ürün diye satılan kremlerin gerçekte kozmetik krem olmadığını, medikal bir ilaç olduğunu öğrenmiş bulunduğunu, kimsenin sağlığını tehlikeye atmamak için satmış olduğu kremleri topladığını, krem satışına son verdiğini ve sadece bu iş için kurmuş olduğu şahıs işletmesini kapatmış olduğunu, müvekkilinin davacı şirket ile yapmış olduğu anlaşma sonucunda kozmetik grubunda yer aldığı iddia edilen kremlerden 10,5 litre satın aldığını ve dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 10,5 litre kremin ücretini davacı tarafa ödemiş olduğunu, ancak müvekkilinin 21 litre krem aldığına ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını,  müvekkilinin davacı şirketten sadece 10,5 litre krem aldığını ve bunun da bedelini ödediğini, davacı tarafın iş bu iddiasını sadece ... nolu faturaya dayandırmakta olduğunu, ancak faturanın tek başına malların teslim edildiğini ispatlayamayacağını,  müvekkilinin faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirmiş olmasının tek başına fatura içeriğini kabulü anlamına gelmeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirketin, müvekkiline fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığını, müvekkilinin davacı şirket tarafından dolandırılmış olduğunu, davacı şirketin müvekkiline kendi hilelerinden kaynaklanan ayıplı mal satmış olduğunu, kanunsuz olan bir ürünün bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin kendisini dolandıran davacı şirket ve yöneticileri hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı olan iş bu davanın reddi ile  davacının kötü niyetli olması sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"....Dosya kül halinde değerlendirildiğinde; davacı vekilince davalı aleyhine açılan işbu davada, davalı borçlunun Konya ..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatı talep edilmiş olup, alınan rapor ve dosya kül halinde değerlendirildiğinde, davacı taraf alacağını ispatlamış olup, davalı yanca verilen kesin süreye rağmen yemin deliline başvurmamış olduğundan dolayı asıl alacak olan  11.102,00-TL tutarında davacının alacaklı bulunduğu, ancak takipten evvel davalı temerrüde düşürülmediğinden dolayı davalının icra takibi ile temerrüde düştüğü kabul edilmekle takipten evveli için hesaplanan faizin yerinde olmadığı...\" gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile; davalının Konya .. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 11.102,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, 11.102,00 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarla yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen miktarın %20'si olan 2.220,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br> İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla müvekkilinin söz konusu ürünü araştırdığını ve davacı şirketin İnnopark güvencesi altında olmasının da etkisiyle davacı firmanın güvenilir olduğunu düşünerek kremin pazarlanması işini kabul ettiğini, görüşme sonucunda kremin müvekkiline anlatıldığı şekilde olmadığını, kozmetik değil aslında medical bir ürün olduğunun ortaya çıktığını, yerel mahkeme gerekçesinden  de anlaşılacağı üzere; davacı şirket ortakları, müvekkiline ürün hakkında asla doğru bilgi vermediğini, güvene dayalı olması gereken ticaret ilişkinin unsurlarının gerçekleşemediğini, dolayısıyla haksız sebeplerle başlatılan takip kapsamında açılan itirazın iptali davasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme  kararının yerinde olmadığını ve kaldırılması gerektiğini, davacı şirketin, müvekkilinin kendilerinden 21 litre krem aldığını iddia ettiğini, bu iddiasını sadece elindeki faturaya dayandırdığını, müvekkilinin aldığı ürünlerin miktarını davacıya ödediğini, müvekkili borçlu olduğu kısmı ödemiş bulunduğundan yapılan icra takibinin haksız olduğunu ve haksız takip kapsamında müvekkili hakkında icra inkar tazminatı hükmedilmesinin yerinde olmadığını beyanla davacı tarafın haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde \"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\" denilmiştir.<br>Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.<br>Ticari işletme, TTK'nın 11/1.maddesindeki tanıma göre; esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Esnaf işletmesi ile ticari işletme arasındaki sınırın ise Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak kararname ile belirleneceği hükme bağlanmıştır.Kanunda ticari işletme için herhangi bir miktarda gelir değil, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşar düzeyde gelir sağlama amacı aranmıştır.<br>Türk Ticaret Kanunu'nun 3.maddesinde; \"ticari iş\" kavramı açıklanmış ve \"Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.\" denilmiştir.<br><br>Ticaret hayatının temel sujesi olan \"tacir\" de yine  işletme kavramı bağlamında tanımlanmış ve \"bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi\"ye tacir deneceği TTK'nın 12/1.maddesinde belirtilmiştir. <br>Türk Ticaret Kanunu tacir kavramını gerçek kişiler ve tüzel kişilerde ayrı ayrı ele almış, gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması bir ticari işletmenin mevcut olması, bir ticari işletmenin işletilmesi ve ticari işletmenin kısmen de olsa o kişi adına işletilmesi unsurlarına bağlanmıştır. Tüzel kişi tacir kavramının kapsamı ise TTK'nın 16/1. maddesinde düzenlenmiştir.<br>Buna göre; ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.<br>Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve  İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.\t<br>Nispi ticari davalar ise,  her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.<br>Somut olaya gelince; davacının davalıya krem satışı yaptığını, davalının borcunun bir kısmını ödemediğini bu borcun tahsili için Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davalının tacir kaydının 28/01/2020 tarihinde terkin edildiği, gelen vergi kayıtlarına göre davacının takip ve dava tarihinde tacir olmadığı, bu nedenle eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115. maddelerine  göre dava şartı olarak görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece  res'en göz önünde bulundurulması zorunludur ve görev konusunda kazanılmış hak da söz konusu olmayacağından  ilk derece mahkemesince görev hususu değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar ittihazının usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın görev hususunda değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih ... Esas .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 189,59 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/04/2024 tarihinde oybirliği ile  HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0bb7aac6338d823","SID":"1c9ffd3f374ffa6e"}}