{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/296 <br>KARAR NO\t\t: 2024/635<br>KARAR TARİHİ\t: 19/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2023 (ARA KARAR)<br>NUMARASI\t\t: 2023/828 Esas  <br>DAVA\t\t: Alacak <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/03/2024<br><br>\t     İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemenin 2021/1163 Esas sayılı dosyasında davalının konkordato projesinin  tasdikine, 10/08/2023 tarihli konkordato revize projesi ekindeki taksitli ödemeler tablosunun kararın eki sayılmasına, alacak kaydı eksik yapıldığını iddia eden tarafların İİK'nın 308/b. Mad. gereği dava açma hakları bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına  karar verildiğini, tasdik kararının 16.10.2023 tarihinde ilan  edildiğini, yasal sürede iş bu davayı açtıklarını, müvekkili ile davalı arasında yıllara sair ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki çerçevesinde davalılar tarafından yıllar içerisinde müvekkile bir çok çek verildiğini ve  ödendiğini, ayrıca  yine müvekkili tarafından davalı tarafa 19/02/2021  tarihinde 70.000,00 USD  borç para  verildiğini, buna ilişkin dekontun   ekli olduğunu, ancak 2021 yılı ve sonrasında davalıların borcuna karşılık müvekkile vermiş olduğu çekleri ve borçlarını ödemediklerini, bu çeklerin bir kısmıyla ilgili icra takibi de başlatıldığını, sonrasında davalı tarafın Konkordatoya başvurması ve tedbir kararı alması nedeniyle icra takibine konu edilmeyen birçok çek bulunduğunu, davalıların bu çekleri ve borçlarını ödemediği gibi, muhasebe kayıtlarına da bu çeklerin ödenmiş gibi göstererek, müvekkile olan borcundan mahsup ettiğini ve revize projede de bu nedenle müvekkile hiç borcunun gözükmemesinin sağlandığını, karşılığı olmayan ve/veya ödenmeyen bir çekin ödenmiş gibi muhasebe sisteminde gösterilmesinin aynı zamanda suçta teşkil ettiğini, buna ilişkin müvekkilin tüm şikayet haklarının saklı  olduğunu, davalı tarafça böylelikle konkordato onay aşamasında da gerekli çoğunluğun sağlanması hususunda hukuka aykırı davranıldığını, davalı hakkında ödenmeyen çeklerden dolayı Akhisar İcra Ceza Mahkemesinin 2022/39 Esas, 2022/3 Esas sayılı dosyalarından karşılıksız çek keşide etmek suçundan dolayı şikayette bulunulduğunu, yargılamanın devam ettiğini, Mahkememiz tarafından söz konusu karar ile birlikte, müdahale dilekçesi ve alacak bildiriminde  belirtilen alacak miktarı dikkate alınmadan, 10.08.2023 tarihli konkordato revize projesiin kararın eki sayılmasına karar verildiğini,  bu projede  müvekkili şirketin alacağının 650.000,00 TL olarak nisaba  ve konkordato  projesine  dahil edildiğini,   kalan kısma  itiraz ettiklerini, gelinen aşamada fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile  cari hesaptan  ve diğer ticari ilişkilerden kaynaklı   alacak  miktarının 850.000,00 TL ve 70.000 USD (Faiz ve feriler hariç) nin tespiti ve davamızın kabulü ile, konkordato ayakta ise Mahkememizin  2021/1163 E.2023/565 ve 13.10.2023 tarihli kararı ile tasdik edilen konkordato projesi içerisinde ödenmesini, şayet konkordato ayakta değil ise fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile tam tahsilini  talep ettiklerini, İ.İ.K 308/b-2 fıkrası dikkate alınarak ihtiyati tedbir taleplerinin  kabulü ile tensiple birlikte iş bu davanın konusunu teşkil eden, müvekkil şirket alacağının konkordato projesinin tasdikine dair kararda belirtilen taksit tarihlerinde sayın mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkil alacağının 850.000,00 TL + 70.000  Amerikan doları olarak kabulü ile tasdik edilen konkordato projesi çerçevesinde infazına karar verilmesini, konkordato yürürlükte değil ise alacaklarının tam tahsiline ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa  yükletilmesine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"...İhtiyati tedbir,  6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı  maddelerinde  düzenlenmiştir.  <br>HMK'nın  389. maddesinde ihtiyati  tedbirin  şartları  düzenlenmiş olup, HMK'nın 389/1 maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br> 6100 sayılı HMK’nın 390/3. maddesinde; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde hüküm altına alınmıştır. <br>İhtiyati  tedbirde asıl olan  ihtiyati  tedbire  esas   olan  bir  hakkın  bulunması  ve  bir ihtiyati  tedbir sebebinin ortaya  çıkmasıdır. Bunlar  ihtiyati  tedbirin temel  şartlarını oluştururlar. Madde de  bu iki  hususa  yer  verilmiş  ihtiyati  tedbire ilişkin  hak ve özellikle  ihtiyati  tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir  talebinin  kabulü  veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak  hakime  bırakılmış, ancak ihtiyati  tedbirin  uyuşmazlık  konusu  hakkında  verileceği  düzenlenmiştir.<br>Dilekçe kapsamına ve oluşan vicdani kanıya göre; Davanın, İcra ve İflas Kanunu’nun 308/b. maddesinde düzenlenen konkordato talep eden borçlunun alacağa itiraz etmesi sonucu çekişmeli alacak haline gelen alacağının tahsiline ilişkin olduğu, talebin, çekişmeli hale gelen ve konkordato projesinde yer almayan alacağın tahsili istemli davada alacağın konkordato projesinin tasdikine dair kararda belirtilen taksit tarihlerinde Mahkememizce  belirlenecek  bir banka  hesabına  bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davanın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, talep tarihi itibariyle davacı  alacağının bulunup bulunmadığı ve  miktarları yönünden  sunulan deliller  birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığının yargılamaya muhtaç olduğu, yaklaşık ispat şartının bu aşamada gerçekleşmediği ve bu itibarla HMK.'nın 389, 390 ve devamındaki maddelerindeki ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından talebin  reddine karar verilmiştir. '' gerekçesi ile; <br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br> İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklarının sunmuş oldukları çeklerle sabit olduğunu, mahkemeden talep ettikleri ihtiyati tedbir talebinin, müvekkili şirket alacağının konkordato projesinin tasdikine dair kararda belirtilen taksit tarihlerinde yerel mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi olduğunu,  söz konusu tedbirin, davalıların mülkiyet haklarını kısıtlayan, malları üzerinde tasarruf yetkisini kısıtlayıcı bir tedbir talebi olmadığını, yerel mahkemenin 12/12/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve İ.İ.K 308/b-2 fıkrası dikkate alınarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile davanın konusunu teşkil eden, müvekkili alacağının konkordato projesinin tasdikine dair kararda belirtilen taksit tarihlerinde yerel mahkemece gösterilecek bir banka hesabına bloke edilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: alacak, talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;   alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesine, yaklaşık ispat koşulunun oluşmamasına, davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olmasına, şayet dava sonunda davacı alacaklı ise zaten alacağa hükmedilecek olmasına  göre  ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2023 Tarih ve 2023/828 Esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcı peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  \t<br>5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 19/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4481092bed1abc8a","SID":"1aaffcc84c5528ec"}}