{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2021/1562<br>KARAR NO\t\t: 2024/517<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO\t\t: 2019/632 <br>KARAR NO\t\t: 2021/334<br>DAVA TARİHİ\t: 10/12/2019<br>KARŞI DAVA TARİHİ\t: 17/01/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2021<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARŞI DAVA\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 02.04.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 03.04.2024<br><br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.06.2021 tarih ve 2019/632 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>ASIL DAVADA;<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin inşaatını üstlendiği ... Mah. ... Sok. No:.../...-... adresindeki taşınmazın bir kısım poliüretan imalatları, tasarım ve montaj işlerini 11/12/2014 tarihli sözleşme ile üstlendiğini, tarafların keşif ve proje ile mutabık kaldığı bahsi geçen uygulama malzemelerini müvekkilinin İzmir temsilciliğini yaptığı Antalya merkezli ... Sistemleri firması tarafından üretildiğini ve teslim edildiğini, sözleşme uyarınca yer teslimi Şubat ayı başında başlaması gerekirken, bu tarihte montaja uygun koşulların davalı tarafından sağlanamadığını, müvekkilinin montaja uygun koşulların sağlanamadığı yönündeki itirazlarına karşın davalının ısrarlı talepleri ile 04/03/2015 tarihinde montaja başlamak zorunda bırakıldığını, davalının yol açtığı mevcut olumsuz koşullara ve maliyette yarattığı ek artışlara karşın, müvekkilinin iki ayrı ekiple montajları gerçekleştirdiğini ve kendisine yer teslimi yapılmasından itibaren sözleşmedeki süreden önce işi teslim ettiğini, davalı tarafın sözleşmeden kaynaklanan borcunu çeşitli tarihlerde kısmen TL cinsinden ödediğini, ancak ödeme tarihlerindeki kur üzerinden bakiye kalan bedeli bugüne kadar ödemediğini, bakiye bedelin ödenmemesi üzerine müvekkilinin çeşitli tarihlerdeki ödeme talebine yanıt verilmediğini, son olarak 11/12/2015 tarihinde kısmi bir ödeme daha yapıldığını, ödemelere ilişkin 3 ayrı fatura tanzim edildiğini, bugüne kadar müvekkilinin alacaklarının ödenmediğini, bunun üzerine dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculuk sürecinin uyuşmazlıkla sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 1.000 EURO alacak ve sözleşmesel cezai şartın 30/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. \t<br>CEVAP: <br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacı yanın iddialarının maddi gerçeğe aykırı olup, dava ile ileri sürülen haksız taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, bununla birlikte davacının zamanaşımına uğrayan taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı yan arasında 11/12/2014 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Sok., No:.../...-... adresinde bulunan, ...'a ait inşası devam eden yapının, projelere uygun olarak cephelerinde yer alan poliüretan imalatları, tasarım ve montaj işlerinin anahtar teslimi götürü götürü fiyat esasları ile yapımı işine dair sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşme süresinin \"işbu sözleşme konusu işlerin malzeme tasarım ve üretimine, sözleşme tarihi itibariyle hemen başlanacak olup, malzeme teslimatı sözleşme tarihinden 45 iş günü sonra sonra yapılacak ve montaj işleri, malzemelerin şantiyeye indirilmesine müteakip 30 iş günü içerisinde tamamlanacaktır. Ancak işveren tarafından ilave imalatların istenmesi durumunda, imalatlar için gereken süre, işin süresine ilave edilir. İşin süresi tarafların anlaşması ile değiştirilebilecek olup; doğal afet, seferberlik vb mücbir sebeplerle geçen süreler sözleşme süresine ilave edilir.\" şeklinde belirlendiğini, buna göre sözleşmenin imzalandığı 11/12/2014 tarihini takip eden 45 iş günü sonunda 12/02/2015 tarihinde gerçekleşmesi gereken malzeme teslimini ancak 28/02/2015 tarihinde gerçekleştirdiğini, imalatın ise ancak 04/03/2015 tarihinde başlayabildiğini, yine sözleşme gereği imalatların bitirilmesi gereken tarihin 26/03/2015 olmasına rağmen bu tarihte işin teslim edilmediğini, davacı yanın akdedilen sözleşme ile üstlendiği edimleri vaktinde ve gereği gibi yerine getirmediğini, bu sözleşmeden doğan alacağı kalmadığı gibi müvekkilinin de zarara uğramasına yol açtığını, davacının sözleşme gereği yer tesliminin Şubat ayı başında yapılması gerekirken bu tarihte montaja uygun koşulların davalı tarafça sağlanmadığı gerekçesiyle montaja ancak 04/03/2015 tarihinde başladığını iddia etmiş ise de, sözleşme gereğince davacının edimi olan malzemelerin temini ve nakliyesi işini ancak 28/02/2015 tarihinde gerçekleştirmesi nedeniyle işe geç başlanabildiğini, nakliyenin bu tarihte yapıldığını gösterir fatura ibraz edildiğini, dolayısıyla davacının davalı tarafça montaja uygun yer tesliminin sağlanmadığı iddiasının maddi gerçeğe aykırı olduğunu ve işin gecikmesindeki gerçek nedenlerin üzerinin kapatılması amacıyla ileri sürüldüğünü, davacının hangi kalem için ne miktar talepte bulunduğunu açıklaması gerektiğini, davacının müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmamakla davanın tümden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacı yana işbu sözleşme gereğince 12/12/2014 tarihinde 25.000,00-TL, 17/03/2015 tarihinde 14.500,00-TL ve 11/12/2015 tarihinde 10.000,00-TL ödeme yapıldığını, davacının bu tutarlar dışında hak ettiği başkaca bir alacağının bulunmadığını, sözleşme gereği kararlaştırılan bedelin davacının yaptığı işler de göz önünde bulundurulduğunda eksiksiz olarak ödendiğini, bu nedenle davacının 1000 EURO tutarında alacak talebinin reddi gerektiğini, tarafların sözleşme yapıldığı sırada kuru sabitlediğini, 1 euro=2,77-TL olarak belirlendiğini ve bu hususta mutabık kalındığını, bu nedenle davacının dava tarihindeki kur üzerinden alacak talep etmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, davacıya yapılan tüm ödemelerin süresinde ve eksiksiz olarak yapıldığını, davacının sözleşme gereği cezai şart talep koşullarının oluşmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın tümden reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>KARŞI DAVA: <br>Davalı-karşı davacı vekili tarafından verilen karşı dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davalı yan arasında 11/12/2014 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Sok., No:.../...-... adresinde bulunan, ...'a ait inşası devam eden yapının, projelere uygun olarak cephelerinde yer alan poliüretan imalatları, tasarım ve montaj işlerinin anahtar teslimi götürü götürü fiyat esasları ile yapımı işine dair sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşme süresinin \"işbu sözleşme konusu işlerin malzeme tasarım ve üretimine, sözleşme tarihi itibariyle hemen başlanacak olup, malzeme teslimatı sözleşme tarihinden 45 iş günü sonra sonra yapılacak ve montaj işleri, malzemelerin şantiyeye indirilmesine müteakip 30 iş günü içerisinde tamamlanacaktır. Ancak işveren tarafından ilave imalatların istenmesi durumunda, imalatlar için gereken süre, işin süresine ilave edilir. İşin süresi tarafların anlaşması ile değiştirilebilecek olup; doğal afet, seferberlik vb mücbir sebeplerle geçen süreler sözleşme süresine ilave edilir.\" şeklinde belirlendiğini, buna göre sözleşmenin imzalandığı 11/12/2014 tarihini takip eden 45 iş günü sonunda 12/02/2015 tarihinde gerçekleşmesi gereken malzeme teslimini ancak 28/02/2015 tarihinde gerçekleştirdiğini, imalatın ise ancak 04/03/2015 tarihinde başlayabildiğini, yine sözleşme gereği imalatların bitirilmesi gereken tarihin 26/03/2015 olmasına rağmen bu tarihte işin teslim edilmediğini, belirtilen tarihlerde gecikmeli olarak yapımına başlanan işlerde davalı yüklenicinin bu iş iç in yeterli sayıda ve nitelikte işçi çalıştırmak yerine bizzat kendisinin ve tek başına uygulama yapması ve yapılan uygulamanın da işe uygun malzeme kullanılmadan ve eksik malzeme ile yapılması nedeniyle pek çok sıkıntı yaşandığını, davalı yükleniciye bu sorunların giderilmesi için gerekli uyarılarda bulunulduğunu, davalı tarafça üstlenilen ısı yalıtımı için panel montaj işinde projede belirtilen ebatlardaki plakaların binanın dış cephesine montajının yapılacağını, davalı tarafça yapılan uygulamada mekanik montaj denilen vida ve dübel sistemlerinin yetersiz kullanıldığını, mastik-silikon yapıştırıcılar kullanılması gerekirken bu uygulamanın neredeyse hiç yapılmadığını, üstelik bu işin uzmanı olan ve özellikle bu işin eğitimini almış kişilerden oluşturulacak bir ekiple çalışması gereken işte bizzat davalı ... tarafından tek başına uygulama yapıldığını, sözlü olarak yapılan uyarılardan sonra yüklenici tarafından bazı müdahaleler yapılmış ise de, işin gereğine, ilim ve fen kurallarına uygun olmayan bu müdahalelerle sorunun giderilmediğini, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davalıya hitaben 28/12/2015 tarihli e-posta gönderildiğini, fotoğraflardan da davalı tarafça yapılan imalat ve uygulamalarda henüz iş teslim edilmeden meydana gelen ayıpların ve hasarların açıkça görüldüğünü, mal sahibi ... tarafından bu hasarların giderilmesi hususunda farklı tarihlerde ... İnş firmasına talep ve uyarılarda bulunulduğunu, her seferinde davalı ...'a yapılan sözlü uyarılara ve davete rağmen cevap verilmemesi üzerine tüm ayıp ve eksiklerin giderilmesi için çalışmaların müvekkili ... Şti tarafından yaptırıldığını, bu işler için ekiplere yapılmış olan ödeme makbuzlarının da sunulduğunu, meydana gelen tüm bu ayıpların müvekkili tarafından giderildiğini ve işin ancak bu sayede teslim edilebildiğini, bina köşelerine alüminyum çıtalar uygulandığını ve decopol panoların duvar zemini ile yapışması için gerek uygun mastik malzeme ile gerekse mekanik dübel vida sistemi uygulanmak suretiyle sağlandığını, decopol çatı elemanlarının çatlak kısımlarının yine aynı şekilde tamir edilip çatının ahşap kısımlarının tamamen boyandığını, söz konusu iş nedeniyle en son 2019 yılı Eylül ayında müvekkili tarafından tamirat işleminin yapıldığını, halen daha cephe ve çatıda çatlamalar meydana geldiğini, dava dışı mal sahibi tarafından müvekkilinin müdahalesinin talep edildiğini, davalı tarafın yüklenmiş olduğu işi gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle müvekkili tarafından yapılan harcamalar nedeniyle uğradığı ve ileride uğraması muhtemel tüm zararların davalıdan tahsili gerektiğini, bu işin tamamlanması davalı tarafın sebep olduğu zararların giderilmesi için defalarca boya ve malzemeler alındığını, işçi çalıştırılarak uygulama yaptırıldığını, yatak odasındaki gardrobun sökülmesi ve dolabın arka tarafında meydana gelen rutubetin giderilmesi için komple dolabın sökülmesi, duvardaki kabarmaların temizlenmesi, menfez yapımı, yeniden boyama yapılması ve dolabın yerine takılması işlerinin yapıldığını, dış cephede montaj, boya, panellerin gereği gibi montajı için mekanik ve kimyasal sistemler uygulandığını, özellikle köşe bileşimlerinde meydana gelen açılmaları kapatabilmek için alüminyum çıtalar takıldığını, bu iş ve işlemler nedeniyle yapılan malzeme ve işçilik bedellerine dair fatura ve makbuzlar ibraz edildiğini, bu kalemlere ilişkin zararın tespit edilebildiği ve fazlasına ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 11.665,00-TL olduğunu, davalıya ödenmesi gereken 3.822,50-tL anılı zararlara mahsup edilmekle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.842,50-TL olduğunu, dava dışı iş sahibi tarafından müvekkiline ödenecek olan iş bedelinden kesintiler yapıldığını, 4250,00-TL tutarındaki kesintinin sebebinin davalının yüklenmiş olduğu işte yanlış ve eksik uygulama yapması sonucu meydana gelen hasarlar olduğunu, müvekkilinin bu zararının da davalı yandan tahsil edilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin \"cezalar\" başlıklı 6.maddesine göre davalı yüklenicinin bu sözleşme uyarınca cezai şart ödemesi gerektiğini, bu nedenle sözleşme bedeli olan 19.250 euronun (euro kuru sözleşmenin 7.maddesinde 2,77-TL olarak sabitlenmiştir.) her gün için %0,2 oranına karşılık gelen günlük gecikme cezası her ne kadar toplam gecikme göz önüne alınıp hesaplandığında daha yüksek bir rakam çıkıyor ise de, ceza bedeline ilişkin \"sözleşmenin %20'sini geçmeme\" kaydı nedeniyle bu alacak kalemine ilişkin talebin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.664,50-TL olduğunu, açıklanan nedenlerle; karşı dava olarak fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi uyarınca, davalı ... tarafından noksan bırakılan ve ayıplı işler bedeli olarak şimdilik 7.842,50-TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, sözleşmenin 6.maddesinde kararlaştırılan gecikme cezası bedeli olarak şimdilik 10.664,40-TL'nin temerrüt tarihi olan 26/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, davalının işi geciktirmesi nedeniyle müvekkili şirketin alacağından dava dışı iş sahibi tarafından yapılan kesinti bedeli 4.250,00-TL'nin kesinti tarihi olan 27/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>KARŞI DAVAYA CEVAP: <br>Davacı-karşı davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davalı-karşı davacının açtığı dava eser sözleşmesinden kaynaklanan noksan ve ayıplı işlerin bedeli ile gecikme cezası bedeline yönelik olduğunu, sözleşmenin 11/12/2014 tarihinde akdedildiğini, bu itibarla karşı davanın ikame edildiği tarih olan 17/01/2020 tarihinde 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu itibarla karşı davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı-karşı davacı şirketin ortakları ile müvekkilinin eski arkadaş olduklarını, bu kişisel ilişkinin gereği olarak süreci büyük oranda sözlü iletişim ile yönettiklerini, özelikle 11/12/2014 tarihli sözleşmede malzeme tesliminin ve işe başlanılmasının sözleşme tarihinden itibaren 45 iş günü sonra (12/02/2015) yapılması yer alsa da, davalı-karşı davacının dava dışı mal sahibine karşı tüm işlerinin teslim sürelerinde sıkıntı yaşamaması amacı ve talebi üzerine malzeme teslimi ve uygulama 2015 Şubat ayının başında başlatılmak üzere tarafların mutabık kaldığını, bu mutabakata uygun olarak müvekkilinin uygulama ekibi ile programını yaptığını, ancak Ocak ayı sonlarına doğru yine davalı-karşı davacının sözlü talebi üzerine uygulama başlangıcının Şubat ayı ortalarına ertelendiğini, teklif formları ve sözleşmede yer aldığı üzere davalı-karşı davacının koşulları sağlaması gerekmesine karşın 19/02/2015 tarihinde uygulama yapılacak konuta ait alt kat doğrama tadilatlarının yapılmadığı, stor kutularının takılmadığı, mevcut yüzeyin uygulamaya uygun olmadığı, sıvaların yapılmadığının görüldüğünü, müvekkili tarafından bu şekilde imalatın yapılamayacağının bildirilmesi üzerine davalı-karşı davacının sözlü talebi ve mutabakat ile uygulama başlangıcı ve ürünlerin sevkiyatının Mart ayı başına ertelendiğini, sözleşmenin sadece ürünlerin imalatı ve montaj işlerini kapsadığını, nakliye ve ürünlerin şantiye sahasına indirilmesinin davalı-karşı davacıya ait olmasına rağmen 28/02/2015 günü şantiyeye gelen ürünlerin nakliye aracının sürücüsü ve bizzat davacı-karşı davalı ... tarafından şantiye sahasına indirilmek zorunda kalındığını, bu ertelemeye rağmen Mart ayı başı itibariyle davalı-karşı davacının şantiye programında gecikmelerinin olduğu, ince sıva yapamayacakları, aksi durumda işlerinin çok gecikeceği bildirip uygulamanın mevcut yüzey boyalarında kabarmalar ve dökülmeler olduğu, bunların üzerine uygulama yapılamayacağı, bu yüzeylerin kazınması ve şakülünde olmayan bazı yüzeylerin de sıvanarak düzeltilmesi gerektiği davalı-karşı davacıya tekrarla bildirildiğini, davalı-karşı davacının kazıma işlerinin yapıldığını, mevcutta kalan boyaların ise sağlam olup kazınamadığını ve işe başlanması gerektiğini, aksi durumda işin tesliminde çok gecikeceklerini ve dava dışı mal sahibine karşı sorumlu olacaklarını müvekkiline bildirildiğini, müvekkilinin de talep üzerine sözleşmenin 7.maddesinin şartını davalı-karşı davacı yerine getirmemesine karşın iskelenin 04/03/2015 tarihinde montaj işlerini yapacak ekibin ve bizzat müvekkili ... tarafından 2021 sokak cephesinde kurulacak montaj işlerine başlanıldığını, davalı-karşı davacının kusuru ile işe başlama gecikmiş olmasına karşın, müvekkilinin iyiniyetle ve davalı-karşı davacı şirket ortağı arkadaşlarını korumak saikiyle hareket ettiğini, davalı-karşı davacının kusurundan kaynaklanan nedenle oluşan gecikmeye karşın imalata başlanıldığı tarih itibariyle işin teslim tarihinin sözleşmede yer alan 30 iş günü olarak bakıldığında 16/04/2015 tarihi olduğunu, deniz yönündeki cepheye geçildiğinde orta kısımda -üst mutfak penceresi altı- yer alan kat silmesinin montajının yapıldığını, ancak bir süre sonra kat silmesi yüzey boyasının duvardan ayrılmasıyla boya katmanı ile birlikte düştüğünü, bu durumda kazımanın yeterli olmadığı tekrar elden geçirilmesi gerekliliğinin davalı-karşı davacı şirket müdürünün eşi ve aynı zamanda şirket ortağı .... beye bildirildiğini, bu nedenle işe 1 gün ara verildiğini, kazımaların elden geçirildiğinin davalı-karşı davacı tarafından bildirilmesi üzerine yeniden iskele kurularak 13/03/2015'de tekrar işe başlanıldığını, ancak 14/03/2015 Cumartesi günü montaj yapılacak yüzeylerin hala çok kötü olmasından dolayı müvekkilinin montaj elemanlarının işi söz verdikleri sürede tamamlayamayacaklarını bildirerek gün sonunda işi bırakacaklarını bildirdiklerini, bunun üzerine yüklenicinin 16/03/2015 Pazartesi günü maliyetleri artmasına karşın 3 kişilik yeni ekip ile işe devam ettiğini, 19/03/2015 günü çalışma iskelesinin kurulacağı yere bahçe toprağı geleceğinden davalı-karşı davacının talebi üzerine işe bir gün ara verildiğini ve ertesi gün iskele tekrar kurularak çalışmaya başlanıldığını, davalı-karşı davacının talebi ile bu kez teras cephesinde teras seramiklerinin döşenmesi için 3 gün işe ara verildiğini, 01/04/2015 tarihinde iskele kurularak tekrar işe başlanıldığını ve 13/04/2015 tarihinde cephe kaplama işlerinin tamamlandığını, 18/04/2015 tarihinde kaynak ve tij montajlarını gerektiren daha özel bir imalat olan teras korkuluk montajlarını bu işin uzmanı olan 2 kişilik başka bir ekip tarafından yapıldığını, davalı-karşı davacının yeterli sayıda ve nitelikte işçi çalıştırılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı-karşı davacının kusurundan kaynaklanan nedenlerle müvekkilinin iki ayrı ekipte toplam 5 nitelikli personel ile imalatları gerçekleştirmek zorunda kaldığını, bu durumun maliyetlerine olumsuz yansımasına karşın müvekkili tarafından iyiniyetle yerine getirildiğini, müvekkilinin davalı-karşı davacı tarafından kazınmasını talep ettiği ancak davalı-karşı davacının gerekli çalışmayı yaptığını ve yüzeyin sağlam olduğunu, uygulamanın bu yüzey üzerine yapılmasını belirtmesi üzerine ve sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen ibareye uygun olarak uygulama yapıldığını, ancak yapıştırıcı ürünün ne kaplama malzemesinden ne de yapıştığı yüzeyden ayrılmadığını, işverenin sağlam olarak belirttiği boya katmanı, yapıştırıcı ve kaplama malzemesi ile birlikte tüm yapışma yüzeyi boyunca duvardan ayrıldığını, terasta yapılan seramik süpürgeliklerin silikon boyalı duvar yüzeyine kalekim ile yapıştırıldığının görüldüğünü, bu uygulamanın kısa sürede çatlayıp süpürgeliklerin duvardan ayrılabileceği, uygulamanın poliüretan mastik esaslı yapıştırıcılar ile yapılmasının daha doğru olacağının davalı-karşı davacı temsilcisi Alper beye hatırlatıldığını, buradaki çatlamaların nedeninin bu olduğunu, sözleşme aşamasında binanın tek eğimli olan teras çatısının cephe kaplama uygulamaları başlatıldıktan sonra davalı-karşı davacı tarafından çift eğimli çatıya dönüştürüldüğünü ve ilave olarak gelen mahya ve kiremitler ile birlikte 21/04/2015 tarihinde çift eğimli çatı olarak tamamlandığını, bu esnada teras çatısı kiremitlerinin bina duvarı ile birleştiği yerden ve diğer taraflardan da kiremitlerin yan alın tahtası ile birleştiği yerlerden su girişi olabileceğinin davalı-karşı davacı temsilcisine bildirildiğini, tüm bildirimlere rağmen geri dönüş yapılmadığını, açıklanan nedenlerle; karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 11.06.2021 tarih ve 2019/632 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararı ile özetle; <br>''I-Asıl dava bakımından ; davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>-1.941,33EURO karşılığı alacak bedeli 1941,33x6,4333 =12.489,15-TL'nin  dava tarihi olan 10/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3.850.00 Euro gecikme bedeli karşılığı 3.850,00x6.4333 =24.768,20-TL'nin  dava tarihi olan 10/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>II-Karşı dava bakımından; davanın KISMEN KABULÜNE,<br>Eksik ve kusurlu işler bedeli olarak tespit edilen 2.650,00-TL nin karşı dava tarihi olan 17/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>1-Davalı-karşı davacı ... Ltd. vekili tarafından verilen 04.08.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;<br>  - Davacı - karşı davalının müvekkilinden hiçbir alacağı bulunmadığından asıl davanın tümden reddi gerektiğini,<br>-Hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, bilirkişilerin yetki aşımı yaparak hukuki nitelendirmede bulunduklarını, bu hatalarından ek raporda da dönülmediğini, yapılan tespit ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu, bilirkişilerin fen kurallarına göre  yapılan işlere dair değerlendirmede bulunulmadığını,<br>-Sözleşme gereği yapılan imalatların bitirilmiş ve kullanılıyor olması müvekkili şirketin iş sahibine olan sorumluluğu gereği eksik ve ayıplı imalatları kendi ekipleri ve imkanları ile gidermiş olması sayesinde olduğunu,<br>-Sözleşme gereği imalatların bitirilmesi gereken tarih 26.03.2015 olmasına rağmen bu tarihte iş teslim edilmediğini, işin teslim edilemediğine dair tüm yazışmalar ve deliller  ibraz edilmesine rağmen bilirkişilerce  ve mahkemece hiç bir şekilde incelenmediğini,<br>-Bilirkişilerin davacı-karşı davalının gecikmelerini hiç irdelemediğini, bu gecikmeler nedeniyle müvekkili tarafından yapılan ödemelerin geciktiğinden bahisle gecikme cezasına hükmolunmasının hatalı ve hukua aykırı olduğunu,<br>-Bilirkişilerin incelemelerini yüzeysel olarak yaptıklarının bilirkişi raporunda çok açık şekilde belirtildiğini,<br>-Mahkemenin ortada bir teslim tutanağı dahi yokken yüklenici tarafından işin gecikme olmadan tamamlandığına dair tespite itibar etmesinin hatalı olduğunu,<br>-Davacı-karşı davalının bizzat el yazısı ile sözleşmeye 1 Euro=2,77 TL kaydı ile kuru bu tutara sabitlediğini halde Mahkemece yapılan ödemelerin ödeme tarihlerindeki TCMB Euro kuru üzerinden hesaplamasının hatalı olduğunu, sözleşmedeki kurun sabitlendiğine dair kaydın davacı-karşı davalının yazısı olup olmadığının tespiti için yazı incelemesi yapılması talebinin mahkeme tarafından kabul edilmediğini, <br>-Müvekkili tarafından eksik yapılan ödeme olmadığı gibi geç ödeme yapılmasının da sözkonusu olmadığından cezai şarta hükmedilmesinin doğru olmadığını, cezai şart talep etme hakkının müvekkili şirketin hakkı olduğunu,<br>-Yargılama esnasında davacı-karşı davalının eksik ve ayıplı işlere dair işarte ettikleri hiçbir hususun incelenmediğini, delilleri değerlendirilmediğini,<br>-Karşı davlarının kabul edilen kısmının eksik olmakla birlikte bu kabul dahi davacı-karşı davalının teslim olgusunu gerçekleştirmediğinin açık göstergesi olduğunu, davacı-karşı davalının taleplerinin kabul edilemeyeceğini ortaya koyduğunu,<br>-Dava dışı iş sahibi tarafından müvekkilden kesintiler yapıldığını, bu kesintilerin karşı yandan tahsilinin gerektiğini,<br>-Davacı-karşı davalı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığından reddinin  gerektiğini,<br>Belirterek kararın kaldırılarak, asıl dava yönünden davanın tümden reddine, karşı davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>2-Davacı-karşı davalı ... vekili tarafından verilen 06.09.2021 tarihli katılma yolu ile istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;<br>Asıl dava yönünden,<br>-Mahkemenin müvekkilinin alacağını tarafların özgür iradesi ile belirlenen tutara  göre değil, keşif özeti tutarı olan 19.087,36 Euro'ya göre belirlendiğini, alacak bedelinin 2.103,37 Euro olarak belirlenmesi  gerektiğini,<br>-Asıl davada reddedilen tutar üzerinden 1.042,45TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 4.080,00TL olarak hatalı şekilde davalı lehine vekalet  ücretine hükmedildiğini, <br>Karşı dava yönünden,<br>-Müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği tüm hizmet ve mal teslimlerini yapıp eksiksiz olarak fiilen teslim ettiğini, imalatlar sürecinde ve sonrasında davalı/karşı davacı tarafından talep edilen ek işler ile değiştirilmesi istenilen imalatların ek hiç bir bedel alınmaksızın yerine getirildiğini, bu nedenle 2.650,00TL eksik ve kusurlu işler bedeli olarak tahsiline karar verilmesine ilişkin kaldırılması gerektiğini,<br>Belirterek kararın kaldırılmasına,  davalarının tam olarak kabulüne ve buna uygun olarak yargılama giderleri ile avukatlık ücreti hükümlerinin hükme bağlanmasına, aksi durumda dahi, asıl davanın kısmen reddi nedeniyle davalı lehine hüküm altına alınan karşı yan vekalet ücretinin 1.042,45-TL olarak düzeltilmesine, karşı davanın tam olarak reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı/karşı davacı yana yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Asıl dava, taşeron tarafından açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli ile  cezai şart alacağının tahsili davasıdır.<br>Karşı dava ise, yüklenici tarafından açılan eksik ve ayıplı iş bedeli, cezai şart alacağı ile dava dışı  iş sahibi tarafından kesilen kesinti bedelinin tahsili davasıdır.<br>İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın asıl davada davacı vekili ve davalı vekili; karşı davada ise davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br> Taraflar arasında ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Sok., No:.../...-... adresinde bulunan, dava dışı ...'a ait inşası devam eden yapının, projelere uygun olarak cephelerinde yer alan poliüretan imalatları, tasarım ve montaj işlerinin yapımı  konulu 11.12.2014 tarihli eser sözleşmesi yapıldığı; sözleşmenin bedelinin 19.087,36 Euro olduğu, davacı-karşı davalının taşeron, davalı-karşı davacının yüklenici, iş sahibinin ise dava dışı ... olduğu, davalı-karşı davacı yüklenici tarafından 49.500,00TL ödeme yapıldığı hususlarında taraflar  arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Asıl davada, davacı taşeron eser sözleşmesi kapsamında  davalı yüklenicinin yol açtığı olumsuz koşullara ve maliyetlerdeki ek artışlara rağmen sözleşmedeki edimlerini yerine getirerek süresinden önce işi teslim ettiğini, davalı yüklenicinin iş bedelini çeşitli tarihlerde kısmen Türk Lirası cinsinden ödediğini, ancak ödeme tarihlerindeki kur üzerinden bakiye bedelleri ödemediğini belirterek ödenmeyen iş bedeli ve cezai şartın tahsilini talep etmiştir.<br>Karşı davada davacı yüklenici ise, taşeronun sözleşme kapsamında teslim etmesi gereken tarihte işi teslim etmediğini, işin gecikmesi nedeniyle dava dışı iş sahibi tarafından kendilerinden kesinti yapıldığını, eksik ve ayıplı imalat bulunduğunu belirterek eksik ve ayıplı iş bedeli, gecikme nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ve dava dışı iş sahibi tarafından yapılan kesinti bedelinin  tahsilini talep etmiştir.<br>Somut olayda uyuşmazlığın, eser sözleşmesi kapsamında taşeronun yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, işin sözleşmede belirtilen sürede teslim edilip edilmediği, dava dışı iş sahibi tarafından yükleniciden gecikme nedeniyle kesinti yapılıp yapmadığı, eksik ve ayıplı iş ile taşeronun bakiye iş bedeli alacağının bulunup bulunmadığı ve tarafların cezai şart istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında yapılan 11.12.2014 tarihli eser sözleşmesinde sözleşmenin bedelinin 19.250,00 Euro olduğu,sözleşme üzerinde el yazısı ile 1 € = 2,77 TL olarak yazılmış olduğu, yüklenici tarafından tarafların Euro kurunu 2,77 Euro olarak sabitlediklerinin iddia edildiği, taşeron davacı-karşı davalı ise Euro kurunun sabitlenmediğini savunduğu; taşeron davacı -karşı davalı tarafından 25.12.2014 tarihli  25.000,00 TL bedelli, 27.03.2015 tarihli 14.500,00 TL bedelli ve 15.12.2015 tarihli 13.372,00 TL bedelli olmak üzere toplam 52.872,00 TL bedelli faturaların düzenlendiği, yüklenicinin ticari defterleri  üzerinde  yapılan bilirkişi incelemesine  göre  25.000,00 TL bedelli fatura ve 14.500,00 TL bedelli faturanın  kayıtlı olduğu, 15/12/2015 tarihli 13.372,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığı, yüklenici tarafından ise son fatura  hariç fatura tutarlarıyla uyumlu olarak 12.12.2014 tarihinde 25.000,00TL, 17.03.2015 tarihinde 14.500,00 TL ödendiği, ayrıca 11.12.2015 tarihinde ise 10.000,00 TL ödendiği, yapılan ödemelerin alt yüklenicinin de kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda  sözleşme üzerinde el yazısı  ile 1 € = 2,77 TL olarak yazılmış olduğunun tarafların kabulünde olması, alt yüklenici tarafından düzenlenen 3 adet faturanın TL cinsinden düzenlenmesi, faturaların Türk lirası karşılığı gösterilerek Euro olarak düzenlenmemesi, bilirkişi heyeti tarafından işin bitirildiği bedelin 19.087,36 Euro olduğunun belirtilmesi, buna göre alt yüklenici tarafından düzenlenen 3 adet fatura bedeli toplamının 52.872,00 TL olması nedeniyle alt yüklenicinin de 19.087,36 Euro iş bedelini sözleşmede belirtilen  2,77TL 'den  Türk lirasına çevirerek 52.872,00TL bedelli faturaları düzenlediği gerçeği karşısında tarafların sözleşmede Euro kurunu sabitledikleri anlaşılmış olup bilirkişilerin taraflar arasındaki sözleşmede Euro kurunun sabitlenmediği belirtilerek yapılan hesaplamasının Mahkemece hükme esas alınması usule ve yasaya aykırı olduğundan bu husustaki davalı-karşı davacı yüklenici vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.<br>Götürü bedelli işlerde Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında sözleşme ile üstlenilen imalatın, eksik ve kusurları dikkate alınıp düşülmek suretiye fiziki gerçekleşme oranının tespiti edilmesi, tespit edilen bu orana götürü bedele uygulanmak suretiyle hak edilen bedelin hesaplanması ve hesaplanacak bedelden iş sahibinin kanıtlanan ödemeleri düşülerek yüklenici alacağının tespiti gerektiği kabul edilmektedir.<br>Taraflar arasındaki sözleşme götürü bedelli sözleşme olup, götürü bedelli sözleşmelerde iş sahibinin (somut olayda davalı-karşı davacı yüklenicinin) iş bedelinin tamamını (davacı-karşı davalı taşerona) ödememesi halinde eksik işlerin giderim bedelini talep etmesi mümkün olmayıp, bu durumda fiziki oran yöntemi olarak adlandırılan, eksik ve kusurlar da dikkate alınıp düşülmek suretiyle, gerçekleştirilen imalât gözetilerek iş bedeli belirlenmesi gerekmektedir. (Yargıtay 6.HD’nin Esas ve  2023/2651 Karar sayılı kararı)<br>Eser sözleşmesi ilişkilerinde, sözleşme ilişkisinin devam ettiği sürece ve yüklenicinin işi bırakıp gittiği ya da eksik bıraktığı kanıtlanmadıkça gerçekleştirilen imalâtın yüklenici tarafından yapılmış olduğu karinesi kabul edilmekte olup, bunun aksini ileri süren iş sahibinin ispatlaması gerekir. (Yargıtay 6.HD’nin 2022/4621 Esas ve  2022/5352 Karar sayılı kararı)<br> Somut olayda davalı-karşı davacı yüklenici tarafından eksik ve ayıplı işlerin kendileri tarafından tamirat,sıvama-boyama ve tüm işlerin  yapılmak suretiyle giderildiğinin ileri sürülerek bu iddianın ispatı için tanık dinletilmek istendiği ve eksik ve ayıplı işler için yapıldığı belirtilen fatura ve makbuzların sunulduğu halde, Mahkemece tanıkların dinlenmediği, sunulan makbuz ve faturaların davalı-karşı davacı yüklenicinin ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığının bilirkişiler tarafından incelenmediği gibi bilirkişiler tarafından yerinde inceleme yapılarak dosyadaki bilgi ve belgelere dayalı olarak düzenlenen kök ve ek raporlarda götürü bedelli sözleşmede fiziki orana göre hesaplama yapılmadığı, işin ne zaman teslim edildiği, yüklenici tarafından sözleşmede belirtilen ödeme şekline uygun olarak ödemelerin yapılıp yapılmadığı, ödemelerin sözleşmede belirtilen sürelerden sonra yapılıp yapılmadığı denetime ve hüküm kurmaya elverişli şekilde belirlenmediğinden bu husustaki davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı-karşı davacı vekilinin istinaf  istemi yerinde  görülmüştür.<br>Davalı-karşı davacı yüklenici vekili tarafından davaya cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı sunulan dilekçede zamanaşımı savunmasında bulunulduğu halde mahkemece gerekçeli kararda bu hususta değerlendirilme yapılmaması usule ve yasaya aykırı olduğundan bu husustaki davalı-karşı davacı yüklenici vekilinin istinaf  istemi yerinde  görülmüştür.<br>Kabule göre de, mahkemece asıl davada reddedilen miktar 162,04 Euro'nun mahkemece hükme esas alınan 1 Euro =6,4333TL'ye göre 1.042,45 TL olması nedeniyle takdir edilmesi gereken vekalet ücreti 1.042,45 TL olması gerekirken 4.080,00TL'ye hükmedilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan bu husustaki davacı-karşı davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.<br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş,<br>1-Davalı-karşı  davacının dinletmek istediği  tanıkların dinlenmesi;<br>2-Mimar bilirkişi, inşaat mühendisi bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan yeni bilirkişi   heyetinden davalı-karşı davacı yüklenicinin ticari deftere ve kayıtları incelenerek eksik ve ayıplı işlerin giderilmesi için yapıldığı belirtilen makbuz ve faturaların yüklenicinin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle taşeron tarafından gerçekleştirilen imalatlarda eksik ve ayıplı iş bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı, taşeronun gerçekleştirdiği imalâtın eksik ve kusurlarını da dikkate almak ve düşmek suretiyle sözleşmede kararlaştırılan işin tamamına göre fiziki oranı tespit ile bu fiziki oranı götürü bedele uygulamak suretiyle taşeronun hak ettiği iş bedeli ve fazla ödeme olup olmadığı; işin tesliminin ne zaman yapıldığı, taşerondan veya yükleniciden kaynaklanan gecikmeler sebebiyle işin tamamlanmasında gecikme olup olmadığı, yüklenici tarafından sözleşmede belirtilen ödeme şekline uygun olarak ödemelerin yapılıp yapılmadığı, ödemelerin sözleşmede belirtilen sürelerden sonra yapılıp yapılmadığı ve tarafların sözleşmede Euro kurunu 2,77 TL olarak sabitlemeleri dikkate alınmak suretiyle gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp asıl davaya yönelik zamanaşımı savunması da değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre asıl dava ve karşı davadaki talepler yönünden değerlendirme yapılıp sonucuna uygun  karar verilmelidir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı-karşı davacı vekillinin istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile,<br>2-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.06.2021 tarih ve 2019/632 Esas, 2021/334 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,<br>5-Davacı-karşı davalı vekili tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacı-karşı davalıya iadesine, <br>6-Davacı-karşı davalı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Davalı-karşı davacı vekili tarafından yatırılan toplam (59,30 TL + 636,26) 695,56 TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalı-karşı davacıya iadesine, <br>8-Davalı-karşı davacı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>9-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ea911ea9e302af9","SID":"147add87ffef6505"}}