{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/385 <br>KARAR NO\t: 2024/642<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 02/12/2020<br>NUMARASI\t: 2018/347 E. - 2020/762 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bayrampaşa Metrobüs durağında içinde bir miktar para ile şahsi eşyaları ve ... Tozkoparan şubesine ait 14/04/2018 tarihli, ... çek numaralı, 50.000 TL bedelli çek ile 13 adet çeki kaybettiğini, çeklerle ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, dava konusu çek ... tarafından ya da ciro edilerek vereceği üçüncü şahıslar tarafından icra takibi yapılmak suretiyle müvekkili aleyhine işlem yapılması muhtemel olduğunu, müvekkilinin zarara uğrayacağı muhtemel olduğundan çek üzerine ihtiyati tedbir kararı verilerek çekin iptali ile borçlu olmadığının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar tarafına yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. Tarafına usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap vermediği gibi duruşmalara da bu davalı tarafından gelen olmamıştır. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafına usulüne uygun olarak yapılan tebligata karşı dosyaya delil dilekçesi sunarak davanın reddini talep etmiştir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Dava; davaya konu ... Tozkoparan Şubesine ait 14/04/2018 tarihine ait ... çek nolu 50.000,00 TL bedelli çekteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır. Dava  konusu ... Merter Çarşı Şubesine ait 14.04.2018 keşide tarihli ... seri nolu 50.000 TL'lik çekin ön yüzünde davacıya atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'nun eli ürünü olmadığı grafolog bilirkişi raporuyla tespit edilmekle davacının dava konusu çek bedelinden davalı şirketlere karşı borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu çek incelendiğinde keşidecinin davacı ... , lehtarının davalılardan ... Ltd. Şti. Ve son yetkili hamilin diğer davalı ... Ltd. Şti. olduğu görülmüştür.  Kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereğince son hamil davalı ... Ltd. Şti.'nin usulüne uygun ciro silsilesi ile aldığı çekteki imzanın davacıya ait olduğunu bilemeyeceği dikkate alınarak dosya kapsamında da bu davalının ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğu hususun ispat edilememesi nedeniyle bu davalı yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. Lehtar diğer davalı ... Ltd. Şti. İse çeki doğrudan keşideci davacıdan almış olmakla çekteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığını bilmemesi mümkün olamayacağından bu davalı yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir\" gerekçesi ile karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Yerel Mahkeme tarafından verilen hükmün eksik inceleme sonucu verilmiş olduğunu, davalı tarafın itirazlarının değerlendirilmemesi, çeklere ilişkin resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlaması yönünden açılan soruşturma dosyasının sonucunun beklenmemesi, davacının aynı imzalı başkaca çeklerini ödeyip ödemediği hususunun bankalardan araştırılmaması  ve bu hususlarda inceleme ve araştırma yapılmadan, deliller toplanmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  -Müvekkili şirketin, dava konusu çeki ciro yoluyla  diğer davalıdan aralarında yapılan ticari alışveriş nedeniyle almış iyi niyetli hamil olduğunu, çeki süresinde bankaya ibraz ettiğini, Diğer davalı şirketin ise kendisinin alacaklı olduğunu, benzer imzalı çeklerin kendisine ödendiğini ve çekin kendisine imzalı surette verildiğini beyan ettiğini, bu hususlar araştırılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, -müvekkilinin mağduriyeti sebebiyle çeke ilişkin olarak yapmış olduğu şikayet sonucu açılan ve Antalya Cumhuriyet Savcılığının 2020/9376 sayılı soruşturma dosyasının sonucunun beklenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının imza inkarında bulunduğu bankadaki aynı imzayı havi çeklerin ödenip ödenmediği hususunda  araştırma yapılmaması, bu  hususta bankaya yazı yazılarak aynı imzalı çeklerin ödenip ödenmediği hususlarının araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine davacının çek düzenleme hususunda başkaca kişilere ( işlerini takip eden ...na ) yetki ve vekalet verilip verilmediği, özellikle şikayet konusu olayda adı geçen kişilere imza yetkisinin verilip verilmediği hususunda  araştırma yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekli belgeler celp edildikten sonra yetkisiz temsilde temsil edilenin, yetkisiz temsilcinin kendi adına imza almasına ses çıkarmayarak, yetkisiz temsil imzasının sonuçlarını yüklendiği durumlarda sorumluluğu  olduğu hususunun değerlendirilmemesi ve buna göre eksik inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı karar verildiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bu çek için davalı şirketlere borçlu olmadığının tespitinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, icra takibine konu edilen kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası olup, davacı dava ve takip konusu çekteki imzayı inkâr etmiştir.  12/11/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu ... Merter Çarşı Şubesine ait, 14.04.2018 keşide tarihli ... seri nolu, 50.000 TL'lik çekin ön yüzünde davacıya atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'nun eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.  ... Merter Çarşı Şubesine ait 14.04.2018 keşide tarihli ... seri nolu 50.000 TL'lik çekinkeşidecinin davacı ... , lehtarının davalılardan ... Ltd. Şti. Ve son yetkili hamilin diğer davalı ... Ltd. Şti. olduğu görülmüştür.Davalı taraf her ne kadar daha önce yapılmış çek ödemeleri olduğu gerekçesiyle imza itirazında bulunulamayacağını ileri sürmüş ise de, davalının başka çeklerdeki imzasını inkar etmemesi, bu çekteki imzasını inkar etmeyeceği anlamına gelmeyeceği gibi davalı tarafça aynı ticari ilişki içerisinde aynı şekilde imzalanmış farklı çeklerin ödendiği ya da vekil tarafından imzalandığına dair somut delil bulunmadığından araştırılmasına gerek görülmemiş olup,  bu istinaf sebebi de yerinde bulunmamıştır. Takibe dayanak teşkil eden çekteki keşideci imzasının sahteliği iddiası mutlak def'i niteliğinde olduğundan herkese karşı ileri sürülebilir. Çekte keşideci imzası kurucu unsurdur. Somut davada keşidecinin imzasının sahteliği sabit hale geldiğinden keşideci çekten dolayı kimseye karşı sorumlu olmayacağından bu def'iyi çekte yer alan ilgililere ve hamile yani herkese karşı ileri sürebilir, yani bu bir mutlak def’idir. Yani hamilin iyi niyetli veya kötü niyetli olması veya ağır kusurunun bulunup bulunmaması sonucu değiştirmeyecektir, bu hususlar sadece kötü niyet tazminatı taktirinde dikkate alınabilir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2020 tarih ve 2018/347 E. 2020/762 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 853,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,75-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0fe40f6b554b779","SID":"ed3294d681fbfd49"}}