{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/62 - 2024/519<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/62 <br>KARAR NO\t: 2024/519<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/1095 Esas 2023/1213 Karar<br><br>DAVACI\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17/04/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı dava dilekçesinde; ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın 15/09/2022 tarihinde ... plakalı aracına çarptığını, % 100 hatalı olan  ... plakalı aracın, aracına çarpmasından dolayı aracının değer kaybı olarak tarafına 70.000,00 TL'nin ödenmesini talep ettiğini, ancak tarafına ... Sigorta tarafından 13.398,21-TL olarak yatırıldığını ödenen bu miktarın eksik ve aracının hasarını karşılamadığını belirterek, 70.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit  ve istirdat davaları talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" denildiğini, eldeki davanın, değer kaybından doğan tazminat talebini içeren ticari dava olduğu, dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmadığı, davacıya, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı davetiye gönderildiği, gönderilen meşruhatlı davetiyenin  03/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde davacı tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle, \"dava şartı noksanlığı bulunduğundan, 6100 Sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı istinaf dilekçesinde; arabuluculuk şartı olduğunu sonradan öğrendiğini, zaman darlığı nedeniyle başvuru yapamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı istemine ilişkindir.<br>HMK'nın 355.maddesine göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.  <br>HMK'nın 352.maddesinde istinaf istemine konu edilen karara ilişkin inceleme yapılmadan önce ön inceleme yapılması gerektiği düzenlenmiştir. Ancak maddede belirtilen eksikliklerin bulunmadığı dosyalarla ilgili olarak inceleme yapılması söz konusu olacaktır. Eksiklik olarak öngörülen hususlardan biri de \"başvuru sebeplerinin veya gerekçelerinin\" hiç gösterilmemesidir.<br>Yine istinaf dilekçesinde yer alması gereken hususları düzenleyen HMK'nın 342/2-e bendi gereğince istinaf dilekçesinde \"istinaf sebepleri ve gerekçesi\"nin belirtilmesi gerektiği, 342./3.fıkrasında ise, istinaf dilekçesinin, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp 355.madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılacaktır.<br>HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf incelemesi, \"istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı\" olarak yapılır. Ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bu durum resen gözetilir.<br>İstinaf yargılamasının temelini istinaf dilekçesi, bu dilekçenin temelini ise, istinaf sebep ve gerekçeleri oluşturur. İstinaf dilekçesi adı altında sunulan bir dilekçe, içinde istinaf iradesini taşısa da bu sadece istinaf başvurusunun yapılmış olmasını sonuçlar. İstinaf yargılamasının yönünü çizen esaslı unsur istinaf dilekçesi içindeki sebep ve gerekçelerdir.<br>Kanun koyucu, istinaf kanun yoluna başvurmak isteyen tarafları istinaf sebeplerini göstermekle yükümlü kılmıştır. İstinaf sebeplerinin en önemli etkisi, istinaf incelemesinin kapsamı konusunda ortaya çıkmaktadır. İstinaf mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak esas hakkındaki kararı değiştirebilmesi için bunu gerekli kılan hataların veya eksikliklerin istinaf sebepleri arasında gösterilmesi gerekir. Bu zorunluluk kamu düzenine ilişkin olanlar hariç tüm istinaf sebepleri bakımından geçerlidir. <br>Bunun yanında istinafa başvuran tarafın, istinaf sebeplerini yeterince somutlaştırması da gerekmektedir. İstinaf sebeplerini sadece şekli bir koşulu yerine getirmek amacıyla genel ifadeler kullanılmak suretiyle ileri sürülmesi yeterli değildir. İlk derece yargılaması ve kararıyla ilgili somut hatalar veya eksiklikler belirtilmelidir. İlk derece mahkemesi kararının sadece usul ve yasaya aykırı olduğu ya da sadece delillerin yanlış ve eksik değerlendirildiğini ileri sürmek somutlaştırma açısından yetersiz kalacaktır. İstinaf sebep ve gerekçelerini içermeyen dilekçenin sunulması halinde istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekecektir.<br>Görüldüğü üzere HMK, istinaf sebepleri ve gerekçelerinin istinaf dilekçesinde hiç gösterilmemiş olmasını, istinaf başvurusuna ilişkin usule aykırılık olarak kabul etmiş, bu nedenle hiçbir istinaf sebep ve gerekçesi içermeyen dilekçeler, ilk derece mahkemesi yargılaması ve bu yargılama neticesinde verilen kararda kamu düzenine aykırılık olmayan hallerde ön inceleme aşamasında reddedileceği öngörülmüştür.<br>Yapılan açıklamalar kapsamında, davacı tarafından ibraz edilen 13/12/2023  tarihli istinaf başvuru dilekçesinin HMK'nın 342, 352 ve 355. maddelerinde öngörülen biçimde istinaf sebep ve gerekçeleri içermediği, bu halde istinaf incelemesinin sadece kamu düzenine aykırılık ile sınırlı olarak yapılabileceği, 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi yapılmış, ayrıca, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa \"Dava Şartı Olarak Arabuluculuk\" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında; \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesi bulunduğu, bu düzenlemelere göre, 01.01.2019 tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticari davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurulup, anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu, arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceği, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir durumun da bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru dilekçesinin gerekçe ve sebep içermemesi ve kararda kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hataya da rastlanılmamış olması nedeniyle,  6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1  maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan   269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına‬,<br>3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4677e11476c7efa9","SID":"6bf9b8d9a1d7355b"}}