{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2021/1607<br>KARAR NO\t\t: 2024/565<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO\t\t: 2020/103<br>KARAR NO\t\t: 2020/723<br>DAVA TARİHİ\t: 12.02.2020<br>KARAR TARİHİ\t: 09.12.2020 <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali  (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18.04.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 18.04.2024<br><br> İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.12.2020 tarih ve 2020/103 Esas, 2020/723 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen 12.02.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; fatura alacağına istinaden davalı aleyhine takip yapıldığını, davalının  takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının ... Belediyesi ... Ek Hizmet Binasının yapımı işini üstlendiğini, davalının alt yüklenici olarak müvekkili ile anlaştığını, bu anlaşmaya göre her ayın 5. günü hakediş yapıldıktan sonra ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini, davalıya fatura kestiği halde davalının ödeme yapmadığını, davalının amacının takibi sürüncemede bırakmak olduğunu belirterek İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3123 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya fatura ve cari hesaptan kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığını, ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığında bunun tespit edileceğini, bu nedenle müvekkilinin takibe itirazlarının haklı ve yerinde olduğunu, davacının müvekkili ile aralarında alım satım ilişkisi olduğunu ve malın  müvekkiline teslim edildiğinin ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 09.12.2020 tarih ve 2020/103 Esas, 2020/723 Karar sayılı kararında özetle; davacının, davalı aleyhinde İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3123 Esas sayılı dosyasında cari hesap alacağına ilişkin takip başlattığı, ödeme emrinin borçluya 14.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun yasal süresi içerisinde 15.03.2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, iş bu itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edildiği, borçlunun takibe itirazının iptalinin talep edildiği, davacının dava dilekçesinde ekinde sunduğu 07.11.2018 tarihli sözleşmeye  göre davacı ile davalı arasında ... Belediyesi ... Ek Hizmet Binası inşaatının otopark perde, polüretan yalıtımı, perde yalıtımı ve drenaj levhası serilmesi işine ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme  kapsamında davalının işveren, davacının ise yüklenici sıfatına sahip olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin ödeme başlıklı hükmüne göre ödemelerin her ayın 5'inde hakediş yapıldıktan sonra 90 günlük çekler karşılığında yapılacağının taraflarca kararlaştırıldığı, davacının bu sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlediği 08.12.2018 tarihli 30.697,70 TL bedelli faturaya istinaden 12.03.2019 tarihinde davalı aleyhine takip başlattığı,  ancak  taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre 08.12.2018 tarihli faturanın 05.01.2019 tarihinde yapılacak hakedişten sonra 90 günlük vade ile ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı dikkate alındığında takip tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olmadığı, bu nedenle  davalının ödeme emrine yönelik muaccel bir borcu bulunmadığından bahisle yapılan itirazın yerinde olduğu, davalının takibe itirazının hukuka uygun olduğu, davacının iddia ve taleplerinin yerinde olmadığı, davacının kötüniyetli hareket ettiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davanın ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 13.08.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; davalının muacceliyet yönünden herhangi bir itirazı olmamasına rağmen mahkemece resen bu hususta değerlendirme yapılmasının usule aykırı olduğunu, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde karar vermesi gerektiğini, bu nedenle taraflarca ileri sürülmeyen bir hususun mahkemece resen değerlendirilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme ile müvekkili firmanın alt taşeron olarak ... Belediyesi ... Ek Hizmet Bina inşaatının otopark perde, poliüretan yalıtımı, perde yalıtımı ve drenaj levhası serilmesi işini üstlendiğini, üstlendiği işin bir kısmını yaptığını ve yaptığı işlerin karşılığı olarak takip konusu faturayı kestiğini, kesilen faturayı davalı şirketin kaşesi ile onayladığını,  davalının kaşelediği faturanın ödenmesi için 90 günden fazla beklendikten sonra icra takibine konmuş iken mahkemenin, 08.12.2018 tarihli faturanın 05.01.2019 tarihinde yapılacak hak edişten sonra 90 gün sonra ödeneceği hususunun taraflarca kararlaştırıldığı sonucuna nasıl vardığını anlayamadıklarını, mahkemece faturanın davalı şirket tarafından kaşelendiğini görmeksizin fatura tarihini takip eden ayın 5'inden sonra hakediş düzenlendiği varsayımı ile 90 günlük vade hesapladığını, davalının faturayı kaşeleyip alması ve defterlerine işlemesi davacı açısından işin yapıldığını ve ödemeyi hak ettiğini gösterdiğini, ayrıca Vergi Usul Kanunu'nun 231. maddesine göre faturanın malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde düzenleneceğinin belirtildiğini, müvekkilinin 07.11.2018  tarihli sözleşme ile üstlendiği işe başladığını, bir aylık süre içinde yaptığı imalata karşılık dava konusu faturayı düzenlediğini, mahkemenin fatura tarihini hakediş tarihi olarak kabul etmesi gerekirken fatura tarihinden sonraki ay olan 05.01.2019 tarihinde yapılacak hakedişi esas alarak 90 günlük vadenin dolmadığından bahisle alacağın muaccel olmadığı yönündeki değerlendirmesinin somut duruma uymadığını, müvekkilinin resmi bir kuruma yapılan bir iş için yapmadığı bir işi faturalandırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince her ayın 5'inde hak ediş yapılacağı kararlaştırıldığından müvekkilinin işe başladıktan sonra yaptığı ilk imalata istinaden 08.12.2018 tarihli 30.697,70 TL. bedelli faturayı kestiğini, kendisine davalı tarafından verilmesi gereken çekin verilmemesi üzerine asıl iş sahibi olan ... Belediyesi'ne başvurduğunu, belediyeden olumlu yanıt almaması üzerine 90 günlük vade tarihini beklediğini, 12.03.2019 tarihinde icra takibi başlattığını, işe başlamanın 07.11.2018 fatura tarihinin 08.12.2018, takip tarihinin 12.03.2019 olduğu nazara alındığında sözleşme ile kararlaştırılan 90 günlük muacceliyet süresinin dolduğunu, bu nedenle mahkemenin alacağın muaccel olmadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığını, mahkemece, delillerim incelemeden ve tanıkları dinlemeden karar verildiğini, müvekkilinin, alt taşeron olarak üstlendiği işi yaptığını, ancak davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine ... Belediyesi'ne başvurduğunu, belediyenin sözleşmenin kendilerine verilmediği gerekçesi ile işlem yapmayacağını bildirdiğini, ... Belediyesi'nden davalının yaptığı işlere ilişkin dosya ve tutanakların getirtilmesi halinde, fatura konusu işlerin ne zaman yapıldığının anlaşılacağı gibi bu hususun fotoğraf ve tanıkların dinlenmesiyle de açıklığa kavuşturulabilmiş olacağını, mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verdiğini, mahkemece tensip zaptı ile davalı şirket defterlerinin incelenmesine karar verildiğini ve Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığını, davalı şirkete yapılan tebligata rağmen defterlerini ibraz etmediğinden defter incelemesi yapılamadığını, ancak Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün dosyada mevcut BA form örneğinden müvekkilinin kestiği faturanın kuruma beyan edildiğinin anlaşıldığını, faturayı alırken kaşeleyen davalının faturaya itiraz etmemesinin fatura içeriği olan işin yapıldığını ve faturanın hakediş yerine de geçtiğini gösterdiğini, mahkemenin hakediş tarihi olarak fatura tarihinden sonraki tarih olan 05.01.2019 tarihine esas almasının hiçbir dayanağının olmadığını, her iki tarafın tacir olup, olmayan bir işe dayanılarak fatura düzenlenemeyeceğini bilebilecek durumda olduğunu, 05.01.2019 tarihinde yapılacak bir hak edişe dayanılarak 08.12.2018 tarihinde fatura kesilmesinin mantıksız olduğunu, davalının da fatura ve içeriğine itiraz etmemesinin işin yapıldığını teyit ettiğini, bu nedenle açtıkları davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, yukarıda açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davalarının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br> Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan  fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan  itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.  TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak  yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise iş sahibine aittir.<br><br>İtirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın  takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan  taleplerin bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir. (Emsal HGK Esas 2011/19-617 Karar 2011/749 tarih 14.12.2011 ve Esas 2006/19-260 Karar 2006/251 tarih 03.05.2006)<br>Somut olayda; Taraflar arasında ... Belediyesi ... Ek Hizmet Binası inşaatının otopark perde, polüretan yalıtımı, perde yalıtımı ve drenaj levhası serilmesi işine dair 07.11.2018 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. <br>Davacı vekili, davacı yüklenicinin sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini, hak ediş düzenleyip 08.12.2018 tarih 30.697,70 TL meblağlı faturayı davalı iş sahibine teslim ettiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsiline  karar verilmesini istemektedir.<br>Davalı vekili, davalının, davacıya faturadan kaynaklanan hiç bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davacının takibe konu malları davalıya teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini, davacı yanın haksız, dayanaksız ve kötüniyetli takip başlattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br> Taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde; \" işin bedeli 55.00 TL/m2+KDV olarak  belirlenmiş olup, işin bedeli şu şekilde ödenecektir. Ödeme: Her ayın 5'inde hakediş yapıldıktan sonra 90 günlük çek verilecektir.\"  düzenlemesi yer almaktadır. <br>Mahkemece,  taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre 08.12.2018 tarihli faturanın 05.01.2019 tarihinde yapılacak hakedişten sonra 90 günlük vade ile ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı dikkate alındığında takip tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sabit olup, sözleşme ile  kanuna, ahlaka ve adaba aykırı olmamak koşuluyla  kararlaştırılan hükümler her iki yan için bağlayıcıdır. Sözleşme 07.11.2018 tarihinde akdedilmiş, takibe dayanak perde yalıtım malzemesi ve uygulamasına ilişkin fatura ise 08.12.208 tarihinde düzenlenmiştir. <br>Davacı yüklenici 07.11.2018  tarihli sözleşme ile üstlendiği işe başladığını,  işe başladıktan sonra yaptığı ilk imalata istinaden 08.12.2018 tarihli 30.697,70 TL. bedelli faturayı düzenlediğini, davalı iş sahibi tarafından verilmesi gereken çekin verilmediğini beyan ettiğine ve icra takibi, takibe dayanak faturanın düzenlendiği tarihten 3 ay 4 gün sonra 12.03.2019 tarihinde başlatıldığına göre, ilk derece mahkemesince davacının iddialarına dair araştırma yapılmadan, davalının,  davacı yükleniciye, mahkemenin kabulüne göre 05.01.2019 tarihinde  90 günlük çek verip vermediği  hususu üzerinde durulmadan takip tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Davaya dayanak sözleşmenin son sayfasında sözleşmenin üç sayfa olduğu belirtildiği halde dosyaya sözleşmenin iki sayfasının ibraz edildiği görülmektedir. Mahkemece, sözleşmenin tüm sayfalarının ibraz edilmesi için davacı yana süre verilmeli, varsa sözleşmenin eksik olan kısımları dosyaya kazandırılmalı,  davacı yüklenicinin takibe dayanak faturaya ilişkin imalatı yapıp yapmadığı araştırılmalı, gerektiğinde bu hususta mahallinde refakate alınacak uzman bilirkişi ile birlikte keşif yapılıp, rapor alınmalı, davacı yanın ticari defter ve belgeleri üzerinde de hesap  bilirkişisi aracılığıyla inceleme yaptırılıp dosyada mevcut BA formlarıyla birlikte değerlendirilerek rapor alınmalı, sonucuna göre davacı yüklenicinin, davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa miktarı  yöntemince saptanmalıdır.<br>Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup, davacı vekilinin istinaf itirazları isabetli görülmüştür.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden  kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, KABULÜ ile,<br>2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.12.2020 tarih ve 2020/103 Esas, 2020/723 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde yatıran davacıya ilk derece mahkemesince geri verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84861c73387191ac","SID":"997a7fa4e703a199"}}