{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/743 <br>KARAR NO\t: 2024/184<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2024<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2024<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/10/2022<br>KARAR TARİHİ\t : 27/03/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>MAHKEMEMİZ ------ ESAS SAYILI DOSYASINDA <br><br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin Davalı -----Kooperatifi'nin ortağı olduğu, davalı kooperatifin 17.09.2022 tarihinde 2021 hesap yılı Olağan Genel Kurul toplantısını gerçekleştirdiği, alınan kararlara ilişkin düzenlenen genel kurul tutanağının müvekkiline henüz tebliğ edilmediği, müvekkili tarafından fotoğrafı çekilmek üzere temin edildiği, genel kurulda davalı kooperatifin hazirun listesinde 1213  (binikiyüzonüç) ortağı bulunduğu, 148 (yüzkırksekiz) ortağın asaleten, 473 (dörtyüzyetmişüç) ortağın vekaleten olmak üzere toplam 621 (altıyüzyirmibir) ortağın hazirun listesini imzaladığı ve toplantıda hazır bulunduğu, buna göre toplantı yeter sayısının mevcut olduğu hususlarının kayıt altına alındığı, davalı kooperatifin usul ve yasaya aykırı, hukuken yoklukla malul olduğu açık maddelerin hukuken yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptalini talep ettiklerini,  iptali istenen maddeleri içerir tutanağa konu genel kurulun seçimsiz olağan genel kurul olarak düzenlendiği, tüm üyelere duyuru ve bildirimler ile genel kurul gündem maddelerinin bu şekilde yasaya uygun sürelerde bildirildiği, üyelerden alınan vekaletlerde önerge sunma ve seçim olması halinde oy kullanılmasına ilişkin yetki bulunmadığı, ilgili vekaletlerin kapsamının gündemde yer alan maddeler ile ilişkili olduğu, gündemde olmayan maddeler açısından vekaleten kullanılan oylar ve imzaların geçersiz sayılması gerektiği, mali genel kurulda ibra maddesinden önce istifa eden yönetim kurulu üyelerinin beyanlarına rağmen divan başkanının oturuma son vermediği, toplantıya devam ettiğini,  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 447. maddesinin (b) bendine göre \"pay sahibinin bilgi alma , inceleme ve denetleme haklarını , kanunen izin verilen ölçü  dışında sınırlandıran \" amir hükmüne aykırı olarak sunulan önergeyi kabul ettiği ve önerge verme yetkisi bulunmayan vekaletnamelerin imzası ile kanuna aykırı biçimde seçime gidildiğini, genel kurulda sunulan önergede yer alan imzaların incelenerek, seçim ve önerge verme yetkisi bulunmayan vekaletnameler ile verilen önergenin iptali ve bunun sonucunda önergenin iptal olması sebebiyle önergeye konu 9. maddenin iptali, mutlak butlanla malullük sebebiyle yönetim ve denetim kurulunun görevlerine ivedikle son verilerek kooperatifin organsız kalmaması sebebiyle tedbiren kayyum atanmasına, bu talebin reddi halinde yönetim ve denetim kurullarının kooperatifin rutin işleri dışında tüm yetkilerine tedbir konulmasına, 9. maddede toplantı nisabın kaybedilmesi sebebiyle toplantının sonlandırılmaması ve devam edilmesi neticesinde görüşülmeye devam edilen 10.,11.,12.,13.,14.,15.,16., ve 17. maddelerin iptaline, genel kurul gündemi madde 5'in görüşülmesinden önce yönetim ve denetim kurullarının istifa etmesine rağmen görüşülmesine devam edilen maddelerin mutlak butlanla sakat olması sebebiyle tümünün iptaline ve yine dolayısı ile kooperatifin organsız kalmaması sebebiyle tedbiren kayyum atanmasına bu talebin reddi halinde yönetim ve denetim kurullarının kooperatifin rutin işleri dışında tüm yetkilerine tedbir konulmasına, davalı kooperatifin işbu seçimli olağan genel kurul toplantısını düzenleyen yönetim ve denetim kurulunda görev alan ve ilgili genel kurulda ibra edilmeyen ----  tekrardan ana sözleşmeye aykırı olarak seçilmesi mümkün olmadığından yine ilgili maddenin iptaline ve karar verilene kadar ilgili kişinin yetkilerine tedbir konulmasına, davalı kooperatifin yönetim ve denetim kurullarının seçimi toplantı ve karar nisaplarına, usul ve yasaya aykırı olduğundan seçilmiş görünen halihazırda  yönetim ve denetim kurularının davalı kooperatifin rutin işleyişine dair işler hariç kooperatifin esaslı işlerini yapmamaları ve yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istenen maddenin uygulanmasının durdurulması hususunda teminatsız olarak ivedi şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,davalı kooperatifin yönetim ve denetim kurullarının usul ve yasaya aykırı şekilde teşekkül ettiğinin hukuken sabit olduğunu, yönetim ve denetim kurullarının görevine tedbiren son verilmesi ve olağanüstü genel kurul için gerekli tedbirlerin alınması için Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na Mahkemece bilgi verilmesini,  Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın gözetim ve denetimine tabi olan kooperatifin yönetim ve denetim kurulllarının usul ve yasaya aykırı şekilde teşekkül ettiğinin hukuken sabir olduğunu, 5983 sayılı yasanın 3. maddesi uyarınca yönetim ve denetim kurullarının görevine tedbiren derhal son verilmesi ve olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması için Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na Mahkemece bilgi verilmesini, dosya kapsamının ayrıcalıklı uzmanlık gerektirmesi sebebiyle üniversitede görevli öğretim üyesi bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP\t:Davalı vekilinin Mahkememiz ------ Esas sayılı dosyasına ve birleşen dosyalara verdiği cevap dilekçesinde özetle, davacıların bir kısmının kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri olup diğerlerinin onlara destek veren kişilerden oluşan gruplar olduğu, ------ dışındakilerin nisabı düşürmek için Genel Kurulu terk edenler olduğunu, dolayısı ile iptalini istedikleri maddeler görüşülürken Genel Kurulda olmayan kişilerin iptalini istedikleri maddelere ilişkin dava hakları olmadığını, ------ iptalini istedikleri maddelerde aleyhine oy kullanmadıkları gibi, genel kurul tutanağına usulüne uygun bir şerh koymadıkları, madde oylanmadan önce konulan peşin şerhlerin dava açma hakkı tanınmadığını; yasa dışı tedbir talebinin yasal şartları taşımadığının huzurdaki dosya ile birleşen -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasında verilen ara kararıyla sabit olduğunu, anılan kararla mahkeme tarafından yasal şartlara haiz olmayan tedbir talebinin reddedildiğini;  toplantıda 513 vekaleten katılım olduğu,  bu durumun Bakanlık temsilcisi, ibra edilmemiş yönetim kurulu üyeleri ------ imzası ile tutulan tutanaklar ile sabit olduğu, bu vekaletlerin Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ---- İl Müdürlüğünde muhafaza edildiği, vekaletlerin baştan sona hükümet komiserleri ile birlikte bizzat davacılar ---- - ve ----- -- gözetiminde verildiğini, vekalet kartlarının bu kişilerin nezaretinde hazırlandığını; -, Kooperatifler Kanunu 45/1 maddesine aykırı hareket ederek en geç 30.06.2022 tarihinde yapılması gereken 2021 Olağan Genel Kurul toplantısını 17 Eylül 2022 tarihine kadar sebepsiz olarak yapmadıklarını ve hesap vermekten kaçındıklarını; Genel Kurulda ibra edilmeyen yönetim kurulunun azli ve yerlerine yeniden üye seçilmesinin hukuka uygun olduğunu, Kooperatifler Kanununun 46/3 maddesinin buna cevaz verdiğini, üyelerin  10/100 imza ile gündeme seçim maddesi koydurmasının mümkün olduğunu, yarıdan bir fazlasının kabulü ile genel kurulda seçim kararı alınabileceğini, üyelerin yasal haklarını kullanarak genel kurula seçim maddesi koydurduklarını, Kooperatifler Kanununda, üyeyi vekaleten temsil eden kişinin önergeleri imzalayamayacağı yönünde bir madde olmadığını; üyenin vereceği vekaletin yazılı olmak dışında her hangi bir şekil şartına tabi olmadığını, kendisine yetki verilen vekilin her türlü oylamaya katılıp, önergeleri imzalayabileceğini, Genel Kurulda kullanılan vekaletnamelerin ibra edilmeyen Yönetim Kurulu tarafından hazırlanarak üyelere gönderildiğini, vekaletnamede \"TAM YETKİ İLE BENİ TEMSİLE” şeklinde ibare yer aldığını, vekilin, üyeyi genel kurulda tam yetki ile temsil ettiğini, önergenin nerede ise toplantı nisabı ile verildiğini; yönetim kurulunun istifası sonrası Genel Kurula devam edilemeyeceği iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Genel Kurulun Toplantı Divanı tarafından idare edildiğini ve Yönetim Kurulunun istifası ile Genel Kurulun yarıda bırakılamayacağını, öyle olsaydı ibra olmayacağını anlayan bütün yönetim kurulları istifa esip ibra olmamalarının önüne geçebileceğini, gündemde seçim maddesi olması halinde istifanın yeni yapılacak organ seçimine hiçbir etkisi olmayacak, seçim olacağı için ve yeni yönetim ve denetim seçileceği için kooperatifin organsız kalmayacağını, davacıların, gündeme seçim maddesi konduktan sonra, yeni organ seçiminin hemen öncesinde istifalarının seçime hiçbir etkisinin olmadığını, yapılan seçim ile organların yeniden oluşturulduğunu ve kooperatifin organsız kalmadığının aşikar olduğunu, davacı yanın iddiası ile toplantı divanının boşalan yönetim kurulu yerine yedekleri göreve çağırma hakkı ve buna yetkisi olmadığını, kaldı ki toplantıda yeni yönetim kurulu seçili olduğundan yedeklerin göreve çağrılmasını gerektirir her hangi bir durum ve hukuki fayda olmadığını; toplantı nisabının hiç düşmediğini, son madde görüşüldüğü anda dahi nisabın mevcut olduğunu, dava dilekçesindeki iddianın aksine toplantıda seçim maddesinin görüşüldüğü ve oylandığı maddeler dahil toplantı nisabının sağlandığı yazılı delil ile sabit olduğunu, üyeler oy kullanırken seçim hazirununa imza atarak seçim zarflarını aldıklarını, bu imzalar üzerinden hareket edildiğinde, sadece oy kullanan ve haziruna imza atan üyelerin asalet ve vekalet sayıları toplamı nisabı sağlamaya fazlasıyla yettiğini, bu sayıya toplantı sonuna kadar salonda hazır olan, ancak seçimde oy kullanmayan, oy kullanmadığı için seçime ilişkin hazırlanan tutanakta imzası olmayan asil ve vekil üyeler eklendiğinde nisabın fersah fersah aşıldığını, örnek olarak, ----, elinde 9 vekalet olan ----- ve - ---- salonda hazır olduklarını fakat organ seçiminde ve sonraki gündem maddelerinde oy kullanmadıklarını, dolayısıyla seçime ilişkin oy verme tutanağını da imzalamadıklarını; üye sayısı 1000'in üzerinde olan kooperatiflerde bir ortak 9 kişiye vekalet edebildiğini, ancak organ seçimlerinde ne kadar vekaleti olursa olsun ortağın vekaleten ancak bir oy kullanabildiğini, buna karşın seçim maddesinde nisap hesaplanırken tüm vekaletlerin hesaba katılmakta olduğunu, seçim maddesinde oy kullanmış ve tutanağı imzalamış üyelerin asalet ve vekaletleri sayıldığında gözden kaçmış olabilecek vekalet ve asaletler hariç en az 319 ortağın seçim oylamasında temsil edilmiş olduğunun görüldüğünü, bu sayının 303 olan nisabın üzerinde olduğunu, bunun üzerine muhalif olup seçim öncesi zapta şerh koyan üç davacı ile --- - eklendiğinde sayının 332 kişiye ulaştığını, salonda hazır olup oy kullanmayan üyeler bu sayıya eklendiğinde sayının 350 kişiyi aştığını, açık oylamada nisap olmadığı tespit tespit edilmiş olsa Hükümet Komiserlerinin müdahale ederek toplantıyı bitirmesinin gerektiğini, bunun yasal zorunluluk olduğunu, davacıların nisap olmadığını iddia ettikleri 9 no'lu seçim maddesinde görev süresine ilişkin açık oylama yapılarak seçim maddesi görüşülürken nisabın varlığı kullanılan oylarla (318+10=328) tespit edildiği bu durumun tutanağa geçirilmiş olduğunu, seçim maddesinden sonra davacıların hiçbir şekilde nisap sayımı istemediklerini, hiçbir madde de ret oyu kullanmadıklarını, karşı oy kullanmadıkları gibi 14. madde dışında kararlara karşı<br>muhalefet şerhi de yazdırmadıklarını, davacılardan sadece ---- 14. maddeye muhalefet şerhi verdiğini, ancak onun dahi maddeye ret oyu kullanmadığını, maddenin oy birliği ile kabul edildiğini; Cimer cevabından ---- - denetime seçilmesinde ve yönetim süresini tamamlamasının önünde herhangi bir engel olmadığının yazıldığını, ---- - ibra edilmeyen denetim kurulunda yer almadığı gibi ibra edildiği 24.10.2021 tarihinden sonra tekrar denetim görevi de üstlenmediğini; yönetim kuruluna seçilen üyelerin kooperatif ile davalık olduğu ve bunun bir menfaat çatışması yarattığı söylenmişse de anılan dava ile huzurdaki davanın konularının birbirinden farklı olduğunu, --- --. Asliye Ticaret Mahkemesinde----- sayılı dosya kapsamında açılan davada müvekkilleri lehine tedbir kararı verildiğini, BAM'ın davalıların tedbire itirazlarını reddettiğini, anılan durumda kooperatifi zarara uğratanın davacılar olduğunu, müvekkil Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin ilk kez yönetime seçildiklerini, kurulun hiçbir üyesinin bu dava ve şikayetlerde taraf olmadıklarını, bu nedenle her hangi bir menfaat çatışmasından bahsedilemeyeceğini, yasal dayanaktan yoksun davanın ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>BİRLEŞEN----- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ -----KARAR SAYILI DOSYASINDA :<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı  kooperatifin 17/09/2022 tarihinde yaplan 2021 hesap yılı Olağan Genel Kurul toplantısında sunulan önergede yer alan imzaların incelenerek, seçim ve önerge verme yetkisi bulunmayan vekaletnameler ile verilen önergenin iptali ve bunun sonucunda Önergenin iptal olması sebebiyle önergeye konu 9. Maddenin iptali, ve dolayısı ile mutlak butlanla malullük sebebiyle Yönetim Ve denetim Kurulu'nun görevlerine ivedikle son verilerek Kooperatif'in organsız kalmaması sebebiyle tedbiren kayyum atanmasına bu taleplerinin reddi halinde yönetim ve Denetim Kurulları 'nın Kooperatif'in rutin işleri dışında tüm yetkilerin tedbir konulmasına, 9. Maddede toplantı nisabın kaybedilmesi sebebiyle toplantının sonlandırılmaması ve devam edilmesi neticesinde görüşülmeye devam edilen 10.,11.,12.,13.,14.,15.,16., ve 17. Maddelerin iptaline, genel Kurul Gündemi Madde 5'in görüşülmesinden önce Yönetim ve Denetim Kurullarının istifa etmesine rağmen görüşülmesine devam edilen maddelerin mutlak butlanla sakat olması sebebiyle tümünün iptaline ve yine dolayısı ile kooperatifin organsız kalmaması sebebiyle tedbiren kayyum atanmasına bu taleplerinin reddi halinde Yönetim ve Denetim Kurulları 'nın Kooperatif'in rutin işleri dışında tüm yetkilerin tedbir konulmasına, davalı Kooperatif'in işbu Seçimli Olağan Genel Kurul toplantısıını düzenleyen Yönetim ve Denetim Kurulunda görev alan ve ilgili Genel Kurulda ibra edilmeyen ---- - tekrardan ana sözleşmeye aykırı olarak seçilmesi mümkün olmadığından yine ilgili maddenin iptaline ve karar verilene kadar ilgili kişinin yetkilerine tedbir konulmasına, davalı Kooperatif'in Yönetim ve Denetim Kurulları'nın seçimi toplantı ve karar nisaplarına, usul ve yasaya aykırı olduğundan seçilmiş görünen halihazırdaki Yönetim ve Denetim Kuruları'nın davalı Kooperatifin rutin işleyişine dair işler hariç kooperatifin esaslı işlerini yapmamaları ve yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istenen maddenin uygulanmasının durdurulması hususunda teminatsız olarak ivedi şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,davalı Kooperatif'in Yönetim ve Denetim Kurullarının usul ve yasaya aykırı şekilde teşekkül ettiği hukuken sabit olduğundan, Yönetim ve Denetim kurullarının görevine tedbiren son verilmesi ve olağanüstü Genel Kurul için gerekli tedbirlerin alınması için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na  mahkemece bilgi verilmesini, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın gözetim ve denetimine tabi olan Kooperatif'in Yönetim ve Denetim Kurulllarının usul ve yasaya aykırı şekilde teşekkül ettiği hukuken sabir olduğundan. 5983 sayılı yasanın 3. Maddesi uyarınca Yönetim ve Denetim Kurullarının görevine tedbiren derhal son verilmesi ve Olağanüstü Genel Kurul toplantısı yapılması amacaıyla gerekli tedbirlerin alınması için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na mahkemece bilgi verilmesini, dosya kapsamı ayrıcalıklı uzmanlık gerektirmesi sebebiyle üniversitede görevli öğretim üyesi bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>BİRLEŞEN----- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ------ ESAS ----- KARAR SAYILI DOSYASINDA :<br><br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı  kooperatifin 17/09/2022 tarihinde yaplan 2021 hesap yılı Olağan Genel Kurul toplantısında sunulan önergede yer alan imzaların incelenerek, seçim ve önerge verme yetkisi bulunmayan vekaletnameler ile verilen önergenin iptali ve bunun sonucunda Önergenin iptal olması sebebiyle önergeye konu 9. Maddenin iptali, ve dolayısı ile mutlak butlanla malullük sebebiyle Yönetim Ve denetim Kurulu'nun görevlerine ivedikle son verilerek Kooperatif'in organsız kalmaması sebebiyle tedbiren kayyum atanmasına bu taleplerinin reddi halinde yönetim ve Denetim Kurulları 'nın Kooperatif'in rutin işleri dışında tüm yetkilerin tedbir konulmasına, 9. Maddede toplantı nisabın kaybedilmesi sebebiyle toplantının sonlandırılmaması ve devam edilmesi neticesinde görüşülmeye devam edilen 10.,11.,12.,13.,14.,15.,16., ve 17. Maddelerin iptaline, genel Kurul Gündemi Madde 5'in görüşülmesinden önce Yönetim ve Denetim Kurullarının istifa etmesine rağmen görüşülmesine devam edilen maddelerin mutlak butlanla sakat olması sebebiyle tümünün iptaline ve yine dolayısı ile kooperatifin organsız kalmaması sebebiyle tedbiren kayyum atanmasına bu taleplerinin reddi halinde Yönetim ve Denetim Kurulları 'nın Kooperatif'in rutin işleri dışında tüm yetkilerin tedbir konulmasına, davalı Kooperatif'in işbu Seçimli Olağan Genel Kurul toplantısıını düzenleyen Yönetim ve Denetim Kurulunda görev alan ve ilgili Genel Kurulda ibra edilmeyen ---- - tekrardan ana sözleşmeye aykırı olarak seçilmesi mümkün olmadığından yine ilgili maddenin iptaline ve karar verilene kadar ilgili kişinin yetkilerine tedbir konulmasına, davalı Kooperatif'in Yönetim ve Denetim Kurulları'nın seçimi toplantı ve karar nisaplarına, usul ve yasaya aykırı olduğundan seçilmiş görünen halihazırdaki Yönetim ve Denetim Kuruları'nın davalı Kooperatifin rutin işleyişine dair işler hariç kooperatifin esaslı işlerini yapmamaları ve yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istenen maddenin uygulanmasının durdurulması hususunda teminatsız olarak ivedi şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,davalı Kooperatif'in Yönetim ve Denetim Kurullarının usul ve yasaya aykırı şekilde teşekkül ettiği hukuken sabit olduğundan, Yönetim ve Denetim kurullarının görevine tedbiren son verilmesi ve olağanüstü Genel Kurul için gerekli tedbirlerin alınması için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na  mahkemece bilgi verilmesini, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın gözetim ve denetimine tabi olan kooperatifin yönetim ve denetim kurullarının usul ve yasaya aykırı şekilde teşekkül ettiğinin hukuken sabir olduğunu ve 5983 sayılı yasanın 3. Maddesi uyarınca yönetim ve denetim kurullarının görevine tedbiren derhal son verilmesi ve olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması amacıyla gerekli tedbirlerin alınması için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na Mahkemece bilgi verilmesini, dosya kapsamı ayrıcalıklı uzmanlık gerektirmesi sebebiyle üniversitede görevli öğretim üyesi bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davalı kooperatifin 17.09.2022 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararların (9,10,11,12,13,14,15,16 ve 17.maddeler) dava dilekçesinde dile getirilen sebeplerle kanun ve kooperatifin ana sözleşmesi ile iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, buna bağlı olarak alınan kararının iptalinin gerekip gerekmediği, alınan kararlarda butlan ve yokluk hallerinin mevcut olup olmadığı, asıl dosya ve birleşen davacıların davalı kooperatif ortağı olup olmadıkları,  davacıların  alınan kararlara usul ve yasaya uygun bir muhalefet şerhi olup olmadığı, alınan vekaletlerde önerge sunma ve seçim olması halinde oy kullanmasına dair yetki olmaması nedeni ile gündemde madde olmayan hususlarda vekaleten kullanılan oylar ve imzaların geçersizliği sonucuna varılıp varılamayacağı, gündemde madde olmayan yönetim ve denetim kurullarının seçimine dair alınan kararın yok hükmünde olup olmadığı, bu yönde gündemde madde olmamasına rağmen seçim ve oylama yapılıp yapılamayacağı, yönetim kurulu üyelerinin toplantı esnasında istifa etmesi durumunda toplantıya devam edilip edilemeyeceği, toplantı ve karar nisabına dair davacı yanca ileri sürülen hususlar ve davalının savunmaları nazara alındığında genel kurulda alınan kararların yokluk-butlan veya iptal yaptırımına tabi tutulmasının mümkün olup olmadığına ilişkindir.Kooperatifler kanununun gündem başlıklı 46. Maddesi \" Toplantı çağrısına ve ilana gündem yazılır. Anasözleşmenin değiştirilmesi bahis konusu ise, yapılacak ilanda değiştirilecek maddelerin numaralarının yazılması ile yetinilir. Dörtten az olmamak üzere ortakların en az 1/10'u tarafından genel kurul toplantısından en az 20 gün önce yazılı olarak bildirilecek hususların gündeme konulması zorunludur.Gümdemde olmayan hususlar gürüşülemez. Ancak, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunmaları halinde, hesap tetkik komisyonunun seçilmesi, bilanço incelemesinin ve ibranın geriye bırakılması, çıkan veya çıkarılan ortaklar hakkında karar alınması, genel kurulun yeni bir toplantıya çağrılması ve kanun, anasözleşme ve iyiniyet esasları ile genel kurul kararlarına aykırı olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararlarının iptali, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınır.<br>\" hükmüne haizdir. Keza oy hakkı başlıklı 48. Maddesi \"  Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir..\" hükmüne haizdir. <br>Oylamaya katılamayacak kişiler başlıklı 50. Madde \" Kooperatif işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış olanlar Yönetim Kurulunun ibrasına ait kararlarda oylamaya katılamazlar. Bu hüküm denetçiler hakkında uygulanmaz.  Ortaklardan hiçbiri kendisi veya karı ve kocası yahut usul ve füruu ile kooperatif arasında şahsi bir işe veya davaya dair olan görüşmelerde oy hakkını kullanamaz.\" hükmüne haizdir.  51. Madde ise \"  Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Kooperatifin dağılması veya diğer bir kooperatifle birleşmesi ve anasözleşmenin değiştirilmesi kararlarında fiilen kullanılan oyların 2/3 ü çoğunluğu gereklidir. Anasözleşme, bu kararların alınması için oy çoğunluğu hakkında daha ağır hükümler koyabilir.\" hükmüne haizdir. <br>Kararların bozulması başlıklı 51. Madde \"  Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.<br>1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri;<br>2. Yönetim Kurulu;<br>3. Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri;<br>Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur.<br>Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür.<br>Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir.<br>Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder.<br>\" hükmüne haizdir. <br>Kooperatifler kanunun 98. Maddesi \" Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.<br>\" hükmüne haizdir. <br>Davacılar genel kurullarda alınan kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürmüştür. Öncelikle yokluk-butlan ve iptal yaptırımlarının içeriğine dair genel açıklamalar yapılacak, bilirkişi raporunun önemli kısımları aynen alıntılanacak ve tüm dosya kapsamına göre sonuca gidilecektir. <br> Hukukî işlem, bir veya birden çok kişinin hukuk düzeninin öngördüğü sınırlar içinde gerektiğinde diğer unsurlarla birlikte hukukî sonuçlar doğurmaya yönelik irade açıklamasından oluşan hukukî bir olgudur. İrade açıklamasının yönelmiş olduğu hukukî sonuç, bir hakkın veya hukukî ilişkinin kurulmasından, değiştirilmesinden, devredilmesinden veya ortadan kaldırılmasından ibaret olabilir. Bir hukukî işlemin meydana gelmesi, hüküm ve sonuçlarını doğurabilmesi, birden çok kişinin irade beyanına bağlı ise bu hukukî işlemlere iki veya çok taraflı hukukî işlem denir. Çok taraflı hukukî işlemler, sözleşme ve karar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Karar, aynı gruba dâhil kişilerin ortak bir iş veya amaca ilişkin olarak başkana yöneltilmiş irade beyanıdır. Dolayısıyla hukukî işlemlerin hükümsüzlük hâlleri “karar” için de geçerlidir. Dolayısıyla karar şeklindeki bir hukukî işlemin hükümsüz olması, onun yöneldiği hukukî sonucu gerçekleştirme gücünün olmadığı anlamına gelmektedir.<br>Sermaye şirketlerinde genel kurul kararlarının doğrudan veya dolaylı etkilerini gösterebilmeleri her şeyden önce hukuk kurallarına aykırı bulunmamalarına, hukuken mevcut ve geçerli olmalarına bağlıdır. Kararların mevcudiyet ve geçerlilik şartları, kanun koyucu tarafından şirketin, azınlığın, şirket alacaklılarının ve müstakbel pay sahiplerinin hak ve çıkarları ile kamu düzeninin diğer gerekleri göz önünde bulundurulmak suretiyle çeşitli kanun hükümleriyle tespit edilmiştir. Meydana gelişi veya içeriği bakımından bu hükümlere ve bunların ışığında düzenlenmiş olan şirket esas sözleşmesine aykırı bulunan kararlar hukuken hükümsüz olurlar. Genel kurul kararlarında bu hükümsüzlük, ihlâl edilen hukuk kuralının niteliğine göre iptal edilebilirlik, butlan veya yokluk olarak karşımıza çıkmaktadır.<br> Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden iptal edilebilirlik anonim şirketlere yönelik olarak somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 381. (6102 sayılı TTK’nın 445.) maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. 6762 sayılı TTK’nın 536. (6102 sayılı TTK’nın 622.) maddesi yollamasıyla anonim şirket genel kurul kararlarının iptali hakkındaki hükümlerin limited şirket için de uygulanması gerekecektir. 6762 sayılı TTK’nın 381. (6102 sayılı TTK’nın 445.) maddesi gereğince kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açılabilecektir. İptal davasına konu bir genel kurul kararı, şekil veya içeriği bakımından sakat olsa bile iptaline dair hüküm kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olarak kabul edilir. Süresinde ve usulüne uygun olarak açılan bir iptal davasında verilen iptal kararı kesinleşirse, bu karar geçmişe etkili olarak hüküm doğurur. Kararın alınmasından itibaren üç ay içinde dava açılmazsa veya açılan dava reddedilirse söz konusu aykırılık ve bu nedenle kararın iptal edilebilirliği artık ileri sürülemez. <br> Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden butlan, 6762 sayılı TTK’da ayrıca düzenlenmemiştir. Ancak 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenen butlan yaptırımı, genel kurul karalarının butlanı hakkında da uygulanmaktadır. Bu itibarla emredici hukuk kurallarına, ahlaka aykırı veya imkânsız olan genel kurul kararları da batıl sayılmaktadır. Öte yandan 6102 TTK’nın 447. maddesi ile genel kurul kararlarının butlanı açıkça düzenlenmiştir.  Buna göre genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran; pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran; anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. 6102 sayılı TTK’nın 447. maddesinde genel bir düzenleme yapılmamış, sadece örnek niteliğinde butlan sebepleri sayılmakla yetinilmiştir. Dolayısıyla 6102 sayılı TTK’nın 447. maddesinde sayılmayan durumlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesi uygulanacak; emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan genel kurul kararları da batıl sayılacaktır. <br>Batıl bir hukukî işlem, unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olmakla birlikte, konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hukukî hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren kesin olarak hükümsüzdür. Bu kesin hükümsüzlük kural olarak düzeltilemez nitelikte olup hukukî yararı bulunan herkes tarafından bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebilir. Mahkemeye sunulmuş olan olaylardan anlaşılmak koşuluyla hâkim tarafından res’en göz önünde tutulur. <br> Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden olan yokluk, ne 6762 sayılı TTK’da ne de 6102 sayılı TTK’da düzenlenmemiştir.Yokluk yaptırımının kanunlarda düzenlenmemiş olması, yokluk yaptırımının hukukî işlem niteliğinde olan genel kurul kararları hakkında uygulanamayacağı anlamına gelmemektedir. Bir hukukî işlem, meydana gelişi bakımından emredici hukuk kurallarına aykırı ise o işlem yok hükmündedir. Meydana gelişe ilişkin olan emredici hukuk kuralları, hukukî işlemin unsurlarını oluşturan, onun mevcudiyet şartlarını belirleyen kurucu-şekli nitelikteki hükümlerdir. İçeriğe ilişkin emredici hukuk kurallarına aykırılık hâlinde butlan söz konusu olup hukukî işlem şeklen mevcut olmakla birlikte konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hüküm ve sonuçları, daha başlangıçtan itibaren hiç kimseye karşı meydana gelmez. Kurucu-şekli nitelikteki emredici hukuk kurallara aykırılık hâlinde ise yokluk söz konusu olup kurucu unsurların veya kanuni şeklin eksikliği sebebiyle hukukî işlem şeklen meydana gelememektedir. Dolayısıyla butlanda hukukî işlemin meydana gelmesi için gerekli olan içerik unsurları vardır; fakat hukuk düzeni bu içerik bakımından amaçlanan sonuçların meydana gelmesini kesinlikle reddetmektedir. Yoklukta ise hukukî işlem için gerekli olan içerik şekli bakımdan dahi meydana gelmiş değildir (-----).  Görüldüğü üzere yokluk ve butlan arasında, sebepleri yönünden bir farklılık olmakla birlikte ayrıca bu iki kavrama bağlanan hukukî sonuçlar da, sınırlı da olsa, farklıdır. Bu farklardan birisi hukukî tahvil müessesesidir. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir sonuç bağlanması mümkün değilken şeklen mevcut ancak batıl olan hukukî işleme hukukî tahvil yoluyla bir hukukî sonuç bağlanması mümkündür. Yokluk ile butlan arasındaki en önemli fark ise TMK’nin 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması yasağı bağlamında ortaya çıkar. Butlan durumunda şekli anlamda bir genel kurul kararı mevcut olduğundan bu kararı ve butlan sebeplerini bilen bir kişinin aradan uzun bir süre geçtikten sonra dava veya itiraz yoluyla genel kurul kararının butlanına dayanması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olabilir. Hâkim butlanın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı veya hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığını her olayda re’sen ve ahval ve şartların heyeti umumiyesini göz önünde tutarak serbestçe takdir edecektir (----). Oysa yokluk durumunda, ortada şekli bakımdan dahi bir genel kurul kararı bulunmadığından bunun yokluğunun tespit edilmesinin istenmesi hiçbir şekilde hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilemeyecektir (-----).<br> Yokluğun bir hukukî işlemin kurucu unsurlarındaki eksikliği ifade etmesinden hareketle genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine karar verilmesi için öncelikle kurucu unsurlarının neler olduğunun belirlenmesi gerekir. Genel kurul kararlarının kurucu unsurları “genel kurul” ve “karar”dır. Dolayısıyla bir genel kurul, kanunun öngördüğü kurucu-şekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde toplanmış veya kanunun öngördüğü kurucu-şekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde karar almışsa, alınan bu karar yoklukla maluldür. Örneğin usulüne uygun çağrı yapılmadan toplanan genel kurullarda alınan kararlar, toplantı ve karar nisaplarına riayet edilmeksizin alınan kararlar, Bakanlık temsilcisinin bulunması gerektiği hâllerde temsilci olmaksızın gerçekleştirilen toplantılarda alınan kararlar, hakkında hiç oylama yapılmadığı hâlde yapılmış gibi gösterilen kararlar kurucu-şekli unsurları eksik olduğundan yoklukla malul kararlardır. ( Bkz. Yargıtay Hukuk genel kurulunun ---- esas, ----- karar sayılı ilamı)Mahkememizce taraf delilleri toplanmış  davalı kooperatifin tüm defter ve kayıtları üzerinde 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; \"....Kooperatifler Kanunu m. 53 ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 38.maddesinde genel kurul kararlarının iptali paralel şekilde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelere göre, belirli koşulları sağlayan kooperatif ortakları toplantı tarihini izleyen bir ay içinde kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı genel kurul kararlarının iptalini Mahkemeden talep edebilirler. <br>Dosyada davacıların kooperatif ortağı olmadığına, asıl ve birleşen davaların süresinde açılmadığına dair bir tartışma yoktur. İptali istenen genel kurul kararları yönünden butlan veya iptal koşullarının bulunup bulunmadığı aşağıda tek tek incelenip değerlendirilmiştir:<br>1.Davacı taraf, alınan vekaletlerde ÖNERGE SUNMA ve SEÇİM olması halinde oy kullanılmasına ilişkin yetki bulunmadığını, ilgili vekaletlerin kapsamının GÜNDEMDE olmayan maddeler açısından vekaleten kullanılan oylar ve imzaların geçersiz. olduğunu ifade etmektedir. Davacı, genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğu iddiasını da geçersiz vekalet ile oy kullanılması sonucu gerekli karar nisaplarının sağlanamamasına dayandırmaktadır.<br>Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak<br>Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik m.18/(7) uyarınca:<br>Halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin Ek-3'teki örneğe uygun olarak noter onaylı şekilde düzenlenmesi (Mülga ibare:-----.) gerekir.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tEK-3<br>\t\t       (Değişik-----)<br>\t\t         VEKALETNAME ÖRNEĞİ<br>\t\t                   VEKALETNAME<br><br>\tSahibi. olduğum TL toplam itibari değerde paya ilişkin olarak .... Anonim Şirketinin ... tarihinde ....... adresinde saat ...... De yapılacak yılına ait olağan /olağanüstü genel kurul toplantısında beni temsil etmeye ve gündemdeki maddelerin karara bağlanması için oy kullanmaya .. «yı vekil tayin ettim.<br>\t\t\t\t\tVEKALETİ VEREN<br>\t\t\t\t\t  Adı Soyadı/Unvanı<br>\t\t\t\t\t       Tarih ve İmza<br><br>MADDE 21 uyarınca:<br>\t- (1) Vekaletnamede; şirketin unvanı, ait olduğu genel kurul toplantısının tarihi, vekilin adı ve soyadı, pay sahibinin pay adedi ile adı ve soyadı veya unvanı ve imzasının bulunması şarttır. Bu. bilgilerden herhangi biri bulunmayan özel veya genel vekâletnameler geçersizdir. Konuya ilişkin, Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik hükümleri ile Sermaye Piyasası Kurulunun düzenlemeleri saklıdır.<br>(2) Vekaletnameler, ait olduğu genel kurul toplantısı ve yeni bir vekil atanmadığı sürece hukuken bunun devamı sayılan toplantılar için geçerlidir. Gündemin değiştirilmemesi kaydıyla, nisabın yokluğu, azlığın talebi veya genel kurulun kararıyla yahut herhangi bir nedenle toplantının ertelenmesi halinde yapılacak toplantılar hukuken önceki toplantının devamı sayılır.\tSomut olayda genel kurulda kullanılan vekaletnameler incelendiğinde belirtilen mevzuat hükümlerine uygun olduğu görülmektedir. Mevzuat hükümlerinde ve tespit edilen yargı içtihatlarında bu yönde ayrı bir yetkilendirmenin gerekliliğine ilişkin bir husus tespit edilememiştir.<br>\tKooperatifler Kanunu m.98 atfıyla kooperatiflere de uygulanacak olan TTK.m. 427/1 e göre “Katılma haklarını temsilci olarak kullanan kişi, temsil edilenin talimatına uyar. Talimata aykırılık, oyu geçersiz kılmaz. Temsil edilenin temsilciye karşı hakları saklıdır”. Bu kapsamda, kooperatif ortağı tarafından verilen vekalet yetkisine aykırı bir kullanım olsa dahi, genel kurulda kullanılan oyun ve buna bağlı olarak alınan genel kurul kararının sakatlanması söz konusu olmaz; sözleşmeye dayalı nisbi hak kapsamında vekalet verene karşı sorumluluk söz konusu olabilecektir.<br>\tNetice olarak, davacının iddia ettiği önerge sunma ve seçim maddelerinde oy kullanma konusunda özel bir yetkinin bulunmamasının genel kurulda alınan kararların yokluğu, butlanı veya iptali sonucunu doğurmayacağı değerlendirilmekle birlikte, bu konuda nihai takdir Sayın Mahkemenindir.<br>\t2. Yönetim kurulunun istifası sonrası verilen önerge doğrultusunda yeni yönetim kurulunun seçilmesinde hukuka aykırı bir yön tespit edilememiştir. Neden aynı genel kurulda seçim yapılmayıp da yeniden olağanüstü bir genel kurul toplanması gerektiği hususu izaha muhtaçtır.<br>\tKooperatifler Kanunu m.46/3 gereğince, “yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi” genel kurula katılanların çoğunluğunun oylarıyla gündeme alınabilir.<br>TTK.m.413/3 hükmüne göre, Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır. Aynı husus Yönetmeliğin 25/1-b hükmünde tekrarlanmıştır. Dava konusu genel kurul toplantısı 2021 yılı olağan genel kurulu olup, gündemin 4. Sırasında bilanço ve gelir tablosunun görüşülmesine ilişkin olduğundan, YK üyelerinin azli veya istifası halinde yeni YK üyelerinin seçimi konusunda özel bir gündem maddesi bulunmasa dahi, bilanço ile ilgili bu gündem maddesi bağlamında genel kurulda yeni YK üyelerinin seçimi görüşülüp karara bağlanabilir.TTK.m.364/1'e göre, Yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, gündemde İlgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler.\tYine, Yönetmelik m.25/1-c hükmüne göre, “c) Yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi hususları, yıl sonu finansal tabloların müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır ve gündemde konuya ilişkin madde bulunup bulunmadığına bakılmaksızın istem halinde doğrudan görüşülerek karar verilir”.<br>\tYukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümleri gereğince, gerek gündemin 4. Sırasında yer alan finansal tablolar ile ilgili gündem maddesi bağlamında, gerekse gündemde madde bulunmasa bile haklı sebeplerle genel kurul YK üyelerini her zaman görevden alabileceğinden, azil, istifa vs. sebeplerle boşalan YK üyelikleri için gündemde özel bir madde bulunmasa dahi, gündeme bağlılık ilkesinin bir istisnası olarak seçim yapılabilecektir. Zira, genellikle genel kurul gündemini belirlemek ve genel kurulu toplantıya çağırmak görevi/ yetkisi YK'da olduğu için, YK üyelerinin kendilerinin görevden alınması konusunu genellikle gündeme almayacakları gerçeği gözetilerek, yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümleri ile hem YK üyelerinin azli ve yerlerine yeni seçim yapılması konuları gündeme bağlılık ilkesinin istisnalarından birisi olarak sayılmış hem azil/seçim konusu gündemde açıkça yer almasa bile finansal tablolarla ilgili gündem maddesiyle ilgili kabul edilmiştir.<br>\tGündemdeki ibra maddesi görüşülmeden önce YK üyelerinin istifası sebebiyle boşalan YK üyelikleri için seçim yapılamayacağı, yedek YK üyelerinin göreve çağrılması gerektiği, onların da görevi kabul etmemeleri halinde, konunun yeniden toplantıya çağrılacak yeni genel kurulda görüşüleceği iddialarının mevzuat dayanağı yoktur. Ayrıca böyle bir uygulama kooperatifin bir süre organsız kalmasına ve kooperatif işlerinin aksamasına sebep olabilecek niteliktedir. Dava konusu olayda yapıldığı şekilde, YK üyelerini seçme konusunda devredilmez/vazgeçilmez yetkiye sahip genel kurul zaten toplantı halinde iken, boşalan YK üyelikleri için seçim yapılmasında kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık olmadığı kanaatindeyiz.<br>\t3. Yönetim kurulu üyeliklerinin en çok oyu alan adaylar arasından belirlendiği, bu kararların da genel karar nisabına uygun olarak alınması gerektiği davacı tarafından iddia  edilmektedir. Ancak kooperatiflerde yönetimin oluşturulabilmesi bakımından uygulanan bu usul Kooperatifler Kanununa ve ana sözleşmeye uygun olup, uygulamada da bu şekilde gerçekleşmektedir. Bu sebeple alınan kararın hukuka uygun olduğu düşünülmektedir. Şöyle ki; davacılar tarafından Kooperatifin üye tam sayısının 1213 olduğu, üyelerin 148'inin asaleten 473'ünün vekaleten toplantıda temsil edildiği, toplantıda hazır olduğu kayıt altına alınan 621 hazirunun yarıdan fazlasının 311 olduğu, Yönetim ve Denetim Kurulu'nun en az bu sayıda oyla seçilebileceği ifade edilmiştir.<br>\tKooperatif ana sözleşmesinin Görüşme ve Karar Nisabı başlıklı 33. Maddesine göre genel kurul için asgari toplantı yetersayısı kayıtlı ortakların 1/4'ü, karar yetersayısı ise ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasıdır. Buna göre asgari toplantı yetersayısı üye tam sayısının 1/4'ü, yani 304 kişidir. Karar yetersayısı ise ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasıdır.<br>\tGündemin 9. Sırasında görüşülen yeni YK ve DK üyelerinin seçimi maddesinin oylamasından önce, bir önceki 8.madde oylamasında 328 oy kullanıldığından, 9. Maddenin görüşülmesi sırasında salonda bu kadar kişinin bulunduğu kabul edilmiştir. Bu sayı asgari toplantı yeter sayısının üzerinde olduğundan toplantı yetersayısı vardır. Hazirun cetvelinde imzası bulunan ortak sayısı 621, ana sözleşme m.33 gereğince karar nisabı bunun yarıdan fazlası olduğu için, YK üyelerinin seçiminde karar yetersayısı 621/2 - 311'dir. YK'na seçilenlere verilen toplam oy sayısı 398 olduğuna göre, kanun ve ana sözleşmede öngörülen asgari toplantı ve karar yetersayılarının sağlanmış olduğu değerlendirilmektedir.<br>Zira dava konusu edilen genel kurulun 9. Sırasında görüşülen yönetim ve denetim kurulu seçimleri, genel olarak bilinen farklı aday listelerine topluca oy verilen ve listelerin yarıştığı çarşaf liste uygulaması şeklinde gerçekleşmemiştir. Seçime geçilmeden önce, yönetim ve denetim kuruluna aday olanların listesi belirlenerek, tek liste ile seçime geçilmiştir. Genel kurula katılıp oy kullananlar aynı tek listede yer alan bütün adaylardan istediklerini işaretleyerek oy vermişlerdir. Bu uygulamanın, genel kurulda oy kullanılmasını kolaylaştıran, tüm adayların yer aldığı listenin ortaklara sunulduğu, gizli oy açık sayım esasına uyulduğu bir yöntem olarak, genel kurulun iradesinin usulünce oluşmasına imkan verdiği, bu haliyle kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olmadığı gibi dürüstlük kurallarına da uygun olduğu söylenebilir.<br>\t5. Kooperatif yönetim kurulu üyeliğine seçilen kişilerin kooperatif tüzel kişiliği ile olan davaları sebebiyle tarafsız olamayacağı iddia edilmektedir. Konuya ilişkin Kooperatifler Kanunu m.56 şu şekildedir: <br>\tYönetim kurulu üyelerinde aşağıdaki şartlar aranır.<br>\t1. Türk vatandaşı olmak.<br>\t2. Amacı ve esas faaliyet konusu aynı olan başka bir kooperatifin yönetim kurulu üyesi olmamak.(2)<br>\t3.Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,<br>\t(-)(4) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından ya da bu Kanun hükümlerine göre mahkum olmamak.<br>\tÜyelik şartları denetçiler tarafından araştırılır. Bu şartları taşımadıkları halde seçilenler ile sonradan kaybedenlerin görevlerine yönetim kurulunca son verilir.<br>\tHaklarında yukarıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davası açılmış olanların görevleri ilk genel kurul toplantısına kadar devam etmekle beraber, yönetim kurulunca bu durumdaki üyelerin genel kurulca azli veya göreve devamı hakkında karar alınmak üzere yapılacak ilk genel kurul gündemine madde konulur.<br>\tBu veya anasözleşmede gösterilecek diğer bir sebeple yönetim kurulu toplantı nisabını kaybederse, boşalan yönetim kurulu üyeliklerine denetim kurulu üyeleri tarafından gecikilmeksizin yeteri kadar yedek üye çağrılır.<br>\tYönetim kurulu üyelerinden bir veya bir kaç kooperatifi temsil yetkisini haiz murahhas üye seçilebilir. Murahhas üyelerin seçilmesi ve değiştirilmesi Ticaret Siciline tescil ettirilir. <br>\tYönetim kurulu üyelerine genel kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiç bir ad altında başkaca ödeme yapılamaz. (Ek cümle:21/10/2021-7339/6 md.) Kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefil olan kooperatifler ile kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapan kooperatiflerin yönetim kurulu üyeleri, bunların ortağı olduğu üst kuruluşlarda görev alsalar dahi yalnızca bir ücret veya huzur hakkı alabilirler.<br>\tYönetim kurulu üyelerinin şahsi işleri ile ilgili konularda yönetim faaliyetlerine katılamayacağı açıktır. Bu sebeple somut olayda ifade edilen davaların yönetime seçilme konusunda bir engel teşkil etmediği mütalaa edilmektedir. <br><br>\tV. SONUÇ<br>\tDosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan mali inceleme ve tespitler ile yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu;<br>\t*Dava konusu 17.09.2022 tarihli genel kurulda alınan kararlar yönünden, bu aşamada kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık tespit edilemediği sonuç ve kanaatine vardığımızı....\" belirtmişlerdir. <br>\tMahkememiz kasasında bulunan kamera kayıtlarının olduğu hardiskin bilirkişi heyetine sehven verilmediği, raporun bu delil değerlendirilmeden düzenlendiği, davacılar vekilinin genel kurulda görüşülen 9. gündem maddesi öncesi toplantı nisabının kaybedildiğini bu durumun kamera kayıtlarından anlaşılabileceğini ileri sürmüş olması,  keza yeniden denetim kurulu üyeliğine seçilen ---- ilişkin raporda buna ilişkin değerlendirme yapılmamış olması nazara alınarak kooperatifin genel kurul karar defteri ve geçmiş dönem genel kurul tutanakları incelenerek bu kişinin hangi dönem denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı ve ibra edilmeyen denetim kurulu içinde olup olmadığı da tespit edilerek davacılar vekilinin itirazlarının ve davalı vekilinin rapora karşı bayenlarının karşılanması amacı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, ek bilirkişi raporunda özetle; \"....--- -- 05.05.2019 tarihinde yapılan genel kurulda 2019 ve 2020 dönemlerinde 2 yıl görev yapmak üzere denetim kurulu üyeliğine seçilmiştir. 24.10.2021 tarihinde yapılan 2019 ve 2020 dönemlerine ait genel kurulda denetim kurulu ibra edilmiştir. Aynı genel kurulda 2021 ve 2022 dönemlerinde 2 yıl görev yapmak üzere --- - - ve--- asil olarak, -- ---- ve ----  yedek üye olarak denetim kuruluna seçilmişlerdir. 17.09.2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ait genel kurulda yönetim kurulu ve denetim kurulu ibra edilmemiştir.Genel kurul tutanaklarının incelenmesinde; ---- - asil denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemlerde ibra edildiğinin anlaşıldığı ibra edilmeyen 2021 döneminde ---- - denetim kurulunda yedek üye olarak yer aldığı görülmüştür.<br> <br>GENEL DEĞERLENDİRME<br>Dosya kapsamında tarafımıza verilen hard disk izlenmiş genel kurul görüntüleri sayın mahkemenin verdiği görev doğrultusunda analiz edilmeye çalışılmıştır. Farklı kameralar ile yapılan kayıt incelendiğinde toplantı salonunda sürekli bir hareketliliğin olduğu görülmektedir.Özellikle toplantı Divan'ının bulunduğu bölümde gerçekleşen çekimlerden toplantı salonunda oylama sırasında kaç kişinin bulunduğunun anlaşılması mümkün olmamaktadır. Çekimlerde genel kurul sırasındaki kooperatif üyelerinin oylamaları, konuşmaları gündem maddelerini ilişkin tartışmaları anlaşılmakla birlikte genel kurul toplantı ve karar çoğunluğuna ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün olmamaktadır. Bu sebeple kök rapordaki görüşümüzü muhafaza ettiğimiz, söz konusu görüntülerde bu görüşü değiştirmemizi gerektirecek bir hususun tespit edilemediğini sayın mahkemenin takdirine arz ederiz.<br><br>V. SONUÇ<br>Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan mali inceleme ve tespitler ile yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu; <br>* Genel kurul tutanaklarının incelenmesinde; ----  asil denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemlerde ibra edildiğinin anlaşıldığı, ibra edilmeyen 2021 döneminde ----  denetim kurulunda yedek üye olarak yer aldığı, <br>* Ek rapor rapor kapsamında video kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda kök rapordaki görüşümüzü değiştirmemizi grektirecek bir husus tespit edilemediği, bu sebeple dava konusu 17.09.2022 tarihli genel kurulda alınan kararlar yönünden, bu aşamada kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık tespit edilmediği ...\" belirtilmiştir. <br>Yargıtay ----. HD.  ---- . Sayılı ilamında \"....\t1163 sayılı Kooperatifler Yasa’sının 53 ncü maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet  kurallarına aykırı olması durumunda, toplantıda bulunan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir.Ancak, emredici kurallara aykırılık halinde genel kurul kararları mutlak butlanla batıl olacağından bu halde iptalleri için açılacak davalarda muhalefet şerhi aranmaz.Öte yandan, gerek aynı Yasa’nın 46/2 nci maddesi, gerekse  kooperatif anasözleşmesinin 31/2 nci maddesi hükmünce, gündemde olmayan hususlar görüşülemez. Ancak, genel kurulun gündeme bağlı kalmadan görüşebileceği hususlar arasında yönetim kurulunun azli de bulunmaktadır. Azil mümkün olduğuna göre, bunun doğal sonucu olarak gündemde de yer almasa bile genel kurul seçim yapabilir. Aksi takdirde kooperatif organsız kalmış olur.\" belirtmiştir. <br>Kural olarak gündemde olmayan hususlar görüşülemez. Gündemde olmayan konular kooperatife ortak olanların en az 1/10'unun gündem maddelerinin görüşülmesine görüşülmesine geçilmeden önce yazılı teklifte bulunması ve genel kurula katılanların yarıdan bir fazlasının kabulü ile gündeme alınabilir. ( Bkz. Yargıtay -----. HD. 23.05.2005 TARİH------sayılı kararı ) <br>Gündemde olmasa bile genel kurul toplantısı sırasında kanunda ön görülen nisap dahilinde yönetici ve denetçilerin yerlerine yenilerinin seçilmesi her zaman mümkündür. Yönetici ve denetçilerin seçimi ile ilgili ek ilanın usulsüz yapılmış olması seçimlerin geçerliliğini etkilemez.( Bkz. Yargıtay hgk. ----- sayılı ilamı )  Gündemde olmayan konuların görüşülmesi yokluk değil iptal nedenidir. ( Bkz. Yargıtay -----. HD. 05.11.2007 t. ------ Sayılı kararı ) Kooperatifler kanununun  genel kurulun toplantı ve karar yeter sayısına ilişkin hükümleri emredici nitelikte olup bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları yok hükmünde olup bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunulmuş olma şartı aranmayacağı gibi bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları  da dinlenmeleri için zorunlu değildir. ( Bkz. Yargıtay -----. HD. 13.12.2018 T.-----Sayılı kararı )Her ortağın genel kurula katılma oy kullanma , seçme ve seçilme hakkı vardır. Oy kullanmak genel kurullarda alınan kararlara iştirak etmek demektir. Oy hakkı ortağın temel haklarından biridir. Devredilemez ve sınırlandırılamaz.  Ortak veya ortağın vekili olmayanların  oylamaya katılmaları  genel kurulun iptali nedenidir.  Genel kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir. Bu ilke kooperatiflerin eşitlik ilkesi gereğidir. Ortak yazılı olarak vekil tayin etmek sureti ile diğer bir ortağı  veya eş veya akrabasını temsilci tayin edebilir. Sözlü vekalet olmaz.Yukarıda ifade edildiği üzere Kooperatifler kanununun  genel kurulun toplantı ve karar yeter sayısına ilişkin hükümleri emredici nitelikte olup bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları yok hükmündedir. Asıl ve birleşen davacıların kooperatif ortağı olmadığına dair bir itiraz mevcut değildir.  Davacılar dava dilekçelerinde genel kurulda kullanılan vekaletlerde önerge sunma ve seçim olması halinde oy kullanılmasına dair yetki bulunmadığını, verilen vekaletlerin sadece gündemde olan maddeler açısından geçerli olabileceğini bu durumun mutlak butlan nedeni olduğunu ileri sürmüştür. Bilirkişi heyetinde davalı kooperatif ana sözleşmesinin ilgili hükümleri kök raporun 6 vd. Sayfalarında aynen alıntılanmış olup tekrara girmemek açısından  tekrar alıntılanmayacaktır. Kooperatifler kanununun 98. Maddesinin atfı ile kooperatifler kanununda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.Anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak bakanlık temsilcileri hakkında yönetmeliğin 18/7. Maddesi gereği örnek vekaletname kök raporun 16. Sayfasında alıntılanmıştır. Yine yönetmeliğin 21. Maddesi de alıntılanmış olup somut olayda genel kurulda kullanılan vekaletnameler incelendiğinde belirtilen mevzuat hükümlerine uygun olduğu görülmüştür. Ne mevzuat hükümlerinde ne de emsal Yüksek mahkeme kararlarında davacının iddiası gibi ayrı bir yetkilendirmenin gerekliliğine dair bir karara veya hükme rastlanmamıştır. Kaldı ki KK'nun 98. Maddesi atfı ile TTK'nın 427 maddesi gereği kooperatif ortağı tarafından verilen vekalet yetkisine aykırı bir kullanım olsa dahi bu durumun genel kurulun sakatlığı sonucunu doğurmayacağı, sözleşmeye dayalı nispi hak kapsamında vekalet verene karşı sorumluluğun söz konusu olacağı açıktır. Davacının bu iddiasına bu nedenle itibar edilmemiştir.Davacı ibra oylamasından önce yönetim kurulunun istifa ettiğini, bu nedenle toplantı başkanının olağanüstü genel kurulu toplaması gerekirken buna aykırı olarak toplantıya devam ettiğini, alınan bu kararın bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etmiştir. Koopratifler kanununun 46/3. Maddesi gereği yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin  azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi genel kurula katılanların çoğunluğunun oylarıyla gündeme alınabilir. TTK'NIN 364. Maddesi gereği de gündemde madde bulunmasa dahi haklı sebebin varlığında genel kurul kararı ile bunların her zaman görevden alınmaları mümkündür. Kök raporun 18. Sayfasında bu durum tefsiratlı olarak açıklanmış olup genellikle genel kurul gündemini belirlemek ve genel kurulu toplantıya çağırmak görevi/ yetkisi YK'da olduğu için, YK üyelerinin kendilerinin görevden alınması konusunu genellikle gündeme almayacakları gerçeği gözetilerek, yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümleri ile hem YK üyelerinin azli ve yerlerine yeni seçim yapılması konuları gündeme bağlılık ilkesinin istisnalarından birisi olarak sayılmış hem azil/seçim konusu gündemde açıkça yer almasa dahi genel kurulda karara bağlanabilecek konular arasında sayılmıştır. Davacıların ibra oylamasından önce yönetim kurulu üyelerinin istifası nedeni ile toplantının ertelenmesi gerektiğine dair iddiasının hukuki  bir dayanağı bulunmamaktadır.  Dava konusu olayda yapıldığı şekilde, YK üyelerini seçme konusunda devredilmez/vazgeçilmez yetkiye sahip genel kurul zaten toplantı halinde iken, boşalan YK üyelikleri için seçim yapılmasında kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık olmadığı görülmüştür. Keza yukarıda alıntılanan Yargıtay -----. HD. -----. Sayılı ilamında da azlin mümkün olmasına göre seçimin de her zaman yapılabileceği, aksi durumun kooperatifin organsız kalması anlamına geleceği de açıkça vurgulanmıştır. Davacının bu iddiası da yerinde olmayıp itibar edilmemiştir. Aksi durumda genel kurulda ibra edilmeyeceğini anlayan yöneticilerin bu yola girerek istifa etmek sureti  genel kurulu erteleme ve  kooperatifi organsız bırakması durumu doğacaktır ki bu da istenen bir sonuç değildir.Oylama nisapları yönünden yapılan değerlendirmede ise dava konusu genel kurulda davalı kooperatifin üye tam sayısının 1213 olduğu, üyelerin 148 inin asaleten 473'ünün vekaleten toplantıda temsil edildiği, toplantıda hazır olduğu tespit edilen 621 kişinin yarıdan bir fazlasının 311 olduğu, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 33. Maddesi gereği genel kurul için toplantı yeter sayısının kayıtlı ortakların 1/4 ü olduğu, karar yeter sayısının ise ortaklar cetvelinde imzası olanların yarıdan fazlası olduğu,Yönetim kurulu üyesi olarak seçilenlere verilen oy sayısının toplamda 398 olduğu, bu sayının karar yeter sayısı olan 311 in üzerinde olduğu, bu nedenle alınan kararda kanun ve ana sözleşmede ön görülen asgari toplantı ve karar yeter sayılarının sağlanmış olduğu sonucuna varılmıştır.  Her ne kadar davacı yanca bu madde yönünden 8. Maddeye atıf yapıldığı oysaki bu maddede bir nisap sayımı yapılmadı ileri sürülmüş ise de esasen genel kurulda bu hususta maddi hata yapıldığının anlaşıldığı zira belirtildiği gibi 8. Maddede bir nisap sayımı olmadığı bu maddenin üye aidatlarının ödenmesine ilişkin olduğu ve oy birliği ile kabul edildiği, bu maddenin hemen altında olan 9. Maddede ise yönetim ve denetim kurulu üyelerinin görev süresinin  oylamaya sunulduğu, 1 yıllık görev süresinin 10 oy 2 yıllık görev süresinin ise 318 oy aldığı, oy toplamının 328 olduğu ve bu sayının da aynı madde içeriğinde geçen sayı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı yanca kamer kayıtlarının incelenmemesi nedeni ile haklı itirazda bulunulmuş ise de bu kayıtlar inceletilmiş yapılan incelemede kamera kayıtlarından nisabın azaldığına dair bir tespit yapılamadığı görülmüştür. Zorunlu olarak yazılı delil olan hazirun cetveline ve genel kurul toplantı tutanağına göre değerlendirme yapılmıştır.Denetim kurulu üyesi olarak seçilen kişiye dair davacı yanca itirazlar ileri sürülmüş mahkememizce  davalı kooperatifin geçmiş dönem genel kurul toplantı tutanakları ve kooperatif kayıtları genel kurul karar defteri uzman bilirkişiye yeninde inceletilerek ek rapor alınmıştır. Her ne kadar davacı yanca denetçinin 24.10.2021 tarihli genel kurulda 2019 ve 2020 faaliyet dönemleri için ibra edilmediği ileri sürülmüş ise de  dosyada mübrez 24.10.2021 tariihli genel kurulun 11. Sayfasındaki 6 numaralı gündem maddesinde denetim kurulunun 2019 ve 2020 yılları faaliyetlerinden dolayı ibra edildiği görülmüştür. Bu kişinin asil denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemlerde ibra edildiği, ibra edilmeyen dönemin ise 2021 yılına ilişkin yedek üyeliği dönemine ilişkin olduğu görülmüştür. ---- BAM  ----. HD. ------ Sayılı ilamında \"...Yönetim kurulunun yedek üyeleri icracı olmayıp  kanunda yedek yönetim kurulu üyelerinin de ibra kararındaki oylamaya katılamayacağına ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta olup istisnai bir durum geniş yorumlanamaz...\" belirtmiştir. Denetim kurulu yedek üyesinin de icracı olmadığı açık olup yedek üye olarak görev yaptığı dönemden dolayı ibra edilmemiş olması yeniden seçimine engel değildir.Davacılar iş bu davada ihtiyari dava arkadaşıdır. Yargıtay ----. HD.-----. Sayılı ilamında \"....Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul  ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak, her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre  kendisini  vekille  temsil  ettiren davacı lehine, reddedilen her bir dava yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul  ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak, her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre  kendisini  vekille  temsil  ettiren davacı lehine, reddedilen her bir dava yönünden de kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu husus dikkate alınmayarak kabul edilen ve reddedilen tazminatlar toplanarak davacılar ve davalı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de....\" Yargıtay ----. HD.-----. \"...Davacılar vekilinin temyiz harcını müvekkillerinden birisi için yatırdığı makbuzda yazılı miktardan anlaşıldığı, davanın, genel kurul kararlarının iptali ve kayyım tayini istemlerine ilişkin olduğu, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, her davacının davasının ayrı olduğu ve davacı sayısınca hüküm bulunduğu,..\" Yargıtay ----HD. -----.yargılamanın yenilenmesi istenen dava genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, her davacının davası ayrıdır ve bu nedenle de davacı sayısınca hüküm bulunduğundan her davacı için ayrı ayrı temyiz harcı alınması gerekmektedir. \" gerekçeleri ile aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların davalarında nasıl davranılması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcuttur.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve asıl ve birleşen davaların denetime uygun bulunan kök ve ek rapor ve yukarıdaki tespit ve değerlendirmeler kapsamında reddine karar verildiğinden her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Keza davacılar ihtiyari dava arkadaşı olmalarına rağmen tek bir harç ile dava açtıklarından oysaki aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan her bir davacı ayrı ayrı başvuru harcı ve karar ve ilam harcı yatırmak zorunda olduğundan bu harçların da tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;  <br>1-Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyası ile birleşen davaların ayrı ayrı reddine,<br>2-Mahkememizin ----- Esas sayılı dosyası yönünden;<br>a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harcın peşin alınan 80,70 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 346,90 TL harcın davacı----- tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,   <br>b-Mahkememizin ---- Esas sayılı dosyasın yönünden; Alınması gerekli 80,70 TL başvuru harcı, 427,60 TL karar ve ilam harcı toplamı 508,30 TL harcın davacı ------dışındaki diğer davacılardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,<br>C-Davalı  kendisini  vekil ile  temsil ettirdiğinden ve davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan Av. Asg. Üc. Trf. gereği  17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin her bir davacıdan ayrı ayrı tahsili ile  davalıya verilmesine,<br>3- Birleşen-----. Asliye Ticaret mahkemesi ----- Sayılı dosyası yönünden ;<br>A-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harcın peşin alınan 80,70 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 346,90 TL harcın davacı ----- tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,   <br>B-Bu davada davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduğundan Alınması gerekli 80,70 TL başvuru harcı, 427,60 TL karar ve ilam harcı toplamı 508,30 TL harcın----- dışındaki diğer davacılardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,<br>C- Davalı  kendisini  vekil ile  temsil ettirdiğinden ve davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan Av. Asg. Üc. Trf.  gereği  17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin her bir davacıdan ayrı ayrı tahsili ile  davalıya verilmesine,<br>4-Birleşen ---- . Asliye Ticaret mahkemesi ----. Sayılı dosyası yönünden ;<br>A-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harcın peşin alınan 80,70 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 346,90 TL harcın davacı----- tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,   <br>B-Bu davada davacılar ihtiyari dava arkadaşı olduğundan Alınması gerekli 80,70 TL başvuru harcı, 427,60 TL karar ve ilam harcı toplamı 508,30 TL harcın-----dışındaki diğer davacılardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,<br>C-Davalı  kendisini  vekil ile  temsil ettirdiğinden ve davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan Av. Asg. Üc. Trf. gereği  17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin her bir davacıdan ayrı ayrı tahsili ile  davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davalı yanca yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>7-6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın  tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak  (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere,taraf vekillerinin yüzüne karşı, oy birliği ile  açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95810f73f72eccf5","SID":"433eb9e0ae8263dc"}}