{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ              <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t      : 2022/1609 <br>KARAR NO\t : 2024/625<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/05/2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/582 E.-2022/331 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkili kooperatifçe inşaatı devam eden kat irtifaklı bağımsız bölümlerin ferdileşmesi yapılarak tapuda bir kısım ortaklara devredildiğini, bu bağımsız bölümlerden 13 tanesinin ... adına kat irtifakı kurulduğunu, davalının B Bloktaki 29,  40, 52, 69, 71 ve  73 nolu bağımsız bölümler yönünden devren ortak olarak kabul edildiğini ancak davalının taahhüt ettiği sermaye payını ödemediği gibi, genel giderler, alt yapı giderleri vs ortak giderleri ödememek için kooperatiften istifa ettiğini, kooperatif ortaklığı nedeniyle adına tahsis ve tescil edilen konutların ferdi tapularını da kooperatife iade etmediğini, müvekkili kooperatifin ödemiş olduğu aidatları davalıya iade etmeye hazır olduğunu ileri sürerek, davalının ödemiş olduğu aidatlardan genel giderler ve diğer giderler düşülmek suretiyle kalan alacaklarının iadesi koşulu davalı adına kayıtlı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; Kooperatifler Kanunun 81/2. maddesinde, \"Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır.\" hükmü uyarınca çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyerinin çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağını, davacı arsa sahibi kooperatifin maliki olduğu arsada kat karşılığı verilmesi ile ortakların konutlarına kavuşacaklarını, nitekim kat karşılığı olarak konutlar imal edilerek inşaatın tamamlandığını ve iskân aşamasına geldiğini, kooperatifin amacına ulaştığını, bu aşamada müvekkili ile davacı kooperatif yönetimi mutabık kalarak kooperatif yönetimince matbu olarak düzenlenip mail yolu ile müvekkiline ulaştırılan örnek istifa metni ile ortaklıktan ayrılmanın gerçekleştiğini, aynı hüküm uyarınca müvekkiline davacı kooperatifçe tasfiye masrafı adı altında  bir borç bildirimi ve talebi olmadığını, müvekkilinin genel giderler, alt yapı giderleri vs ortak giderleri ödememek için istifa ettiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin istifa tarihinde ortaklıktan kaynaklı herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin istifa beyanının kendisine tahsis edilen taşınmazı kooperatife bırakma iradesi taşımadığını, kooperatifin diğer ortaklarının aynı şekilde ferdi tapularını aldıklarını, kooperatif tarafından sadece bir veya birkaç ortağa yönelik olarak iş bu davanın açılmasının Kooperatifler Kanununun 23. maddesine aykırı olduğunu, istifa metninin de ibra niteliğinde olduğunu, müvekkili tarafından yapılan araştırmada müvekkilinin üyelikten ayrılmasından sonra kooperatif yönetiminin birçok usulsüz işlemler yaptığı ve kooperatif aleyhine tespit ettikleri 8 adet iptal davası olduğunun anlaşıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesince; \"Davalının 18/10/2016 tarihli istifa dilekçesinin kooperatife tebliğine ilişkin belge mevcut olmayıp davacı tarafça da taraflarına tebligat yapılmadığı savunulmakta olup kooperatif kayıtlarına göre 12/12/2016 tarihinde üyelikten çıktığı kaydının yer aldığı, ister istifa tarihi isterse üyelikten çıktığı tarih esas alınsın kooperatifin bu tarihler öncesinde üst birliğe 732.904,44 TL borcu bulunduğu ve dava tarihi itibariyle bu borcun daha da çoğaldığı dikkate alındığında, davalının istifasının üyeliği sürmekte olan kooperatif üyeleri açısından parasal yükümlülüğünün artışına yol açtığı dikkate alındığında davalı yan tarafından davacı kooperatif ortaklığından istifa ettiğine yönelik bildirimde bulunulmasına, davacı tarafça bu istifanın kabul edilerek kayıt altına alınmış olmasına karşın davalı yanın bu istifasının kooperatifin parasal yükümlülüklerinin istifa öncesinden gelen ve halen devam eden kooperatifin parasal borcu yönünden, eşitliğin sağlanmasına yönelik olarak ve ileride ortaya çıkabilecek olan parasal yükümlülüklerden sorumlu tutulmamasına yol açacağı, bu istifanın kooperatiften edindiği konutları kooperatife iade ederek yaptığı ödemeleri geri almaya yönelik olmadığı, davacı kooperatifçe istifa kabul edilmiş ise de kooperatifin henüz amaçlarını gerçekleştirememiş olması ve bu nedenlerle, Yasanın 23.maddesinde yer alan eşitlik ilkesi dikkate alındığında ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi ile hüküm ifade edeceğinden, davacının istifası ve bu istifanın kooperatif yönetim kurulunca kabulü ile kayıt altına alınmasının 1163 sayılı Yasanın 10., 17. ve 23. maddeleri uyarınca geçerli olmayacağı ve davalının kooperatif ortaklığının ve bu kapsamda da ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği, <br>Davacı tarafından davalıdan genel kurul kararlarına göre aidat vb. alacak talebinde bulunabileceği, ortada geçerli bir istifa bulunmadığı için davalıya tahsis edilen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile kooperatif adına tescilinin dava konusu yapılamayacağı anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde vicdani kanaat oluşmakla\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 10. maddesi uyarınca her ortağın istediği zaman ortaklıktan istifa etmek suretiyle çıkma hakkına sahip olduğunu, ortaklıktan çıkmanın eşitlik ilkesi ile ilgili bulunmadığını, bunu yasaklayan herhangi bir ilkenin ana sözleşmeye konulamayacağını, ortağın çıkma isteğinin kabul edildiğine dair bir karar alınmazsa ortağın noterden gönderdiği çıkma bildirimi ile ortaklıktan çıkmış sayılacağını, davalının da noter ihtarı ile çıkma isteğini Yönetime bildirdiğini, İlk derece Mahkemesinin bu yöndeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, <br>Ferdileşmenin kat irtifakı kurulduktan sonra inşaatlara başlanmadan yapılmasını engelleyen bir hüküm olmadığını, ferdileşme aşaması ana sözleşmeye göre işlerin tamamlanmasından önce ise istifa eden ortağın aldığı tapuyu yolsuz tescil olması, sebepsiz olması nedeniyle geri vermesi gerekeceğini, <br>Müvekkili kooperatifin üst birliğe halen arsa bedeli borcu bulunduğunu, yine üst birlik tarafından müvekkilinin alt yapı borcunun tahsili için açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın icra takibine konulduğunu, <br>Aidatları ödemek istemeyen bazı ortakların istifa ettiklerini ancak aldığı konutun tapusunu geri vermediğini, davalının istifa ettiği tarihte inşaatın %25 seviyelerinde olduğunu, istifa etmesine rağmen aldığı konutu vermemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, <br>İstifa tarihine kadar genel kurullarda kararlaştırılan aidatların ödenip ödenmediğinin bu dava ile ilgisinin bulunmadığını, davacının aldığı konutu iade ettikten sonra dava açarak Kooperatifler Kanununun 17 ve ana sözleşmenin 15. maddesine göre hesaplaşacağını, bu hesaplaşmanın konut iadesi ile alakası olmadığını, ödediği miktar varsa genel giderler düşüldükten sonra kalanın geri verileceğini,<br>Müvekkili kooperatifin tüm işlerini tamamlayarak tasfiyeye girmediğini, bu nedenle 81. maddenin uygulanmasının mümkün olmadığını,<br>Davacının gerek Kooperatifler Yasasına, gerekse de TBK'nın 207. maddesine göre iktisap sebebi olan aidat ödeyerek tasfiye aşamasına kadar ana sözleşmedeki işlerin tamamlanmasına katkı yapmadığını, bedel ödenmediğinden adına ferdileştirilen konutun iktisap sebebinin batıl olduğunu, bu konutlar bitirilinceye kadar konutların bedelinin aidatlar ile ödeneceğini bilen ve bilmesi gereken, istifa eden kötü niyetli üyenin korunamayacağını,  aldığı tapuyu geri vermek zorunda olduğunu, <br>Açık kapı ilkesinin bir kooperatife ortak olabilme özgürlüğü olduğunu, dileyen herkesin kooperatife ortak olabileceğini ancak kooperatife ortak olmaya zorlanamayacağını, ayrıca ortağın dilediği zaman kooperatiften istifa etme özgürlüğü anlamına da geldiğini, Kooperatifler Kanunu m. 11/III'te bir ortağın hiçbir surette kooperatiften çıkamayacağına ilişkin bağlamların hükümsüz olacağının ifade edildiğini, <br>Davalı istifa ettiği için kendisinden aidat istenmediğini, <br>Davanın reddine ilişkin gerekçe tam anlaşılamamakla birlikte hukuka aykırı olduğunu,<br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, istifa eden ortağa tapuda devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı kooperatif adına tescili istemine  ilişkindir. <br> Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesi \"Yönetim kurulu, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.\" hükmünü içermektedir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.<br>Davalı tarafından 18.10.2016 tarihinde noter aracılığı ile dava konusu taşınmazlara isabet eden kooperatif ortaklıklarından istifa ettiği anlaşılmış olup, yukarıda açıklandığı üzere davacı kooperatifin kabulüne bağlı olmaksızın istifası gerçekleşmiştir.<br>İlk derece Mahkemesince bu ilke açıklanmış ve davalı tarafça da istifanın kabul edildiği belirtilmiş ise de, \"kooperatifin henüz amaçlarını gerçekleştirememiş olması ve bu nedenlerle, Yasanın 23. maddesinde yer alan eşitlik ilkesi dikkate alındığında ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi ile hüküm ifade edeceğinden, davacının istifası ve bu istifanın kooperatif yönetim kurulunca kabulü ile kayıt altına alınmasının 1163 sayılı Yasanın 10., 17. ve 23. maddeleri uyarınca geçerli olmayacağı ve davalının kooperatif ortaklığının ve bu kapsamda da ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerinin devam edeceği,\" şeklinde gerekçe oluşturularak yanılgılı şekilde istifanın geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2012 tarih ve 5200 E. 7357 K., 24.09.2012 tarih ve 4006 E., 5357 K. 18.10.2012 tarih ve  4162 E., 6134 K. sayılı kararlarında açıklandığı üzere; <br>\"1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1. maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin amacı karşılıklı yardım ve dayanışma içinde ortaklarını konut veya işyeri sahibi yapmaktır. Kooperatifler giderlerini ortaklarından topladıkları aidatlar ile karşılamak zorunda olduklarından, ortağın da konut isteyebilmesi için yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve kooperatife borcu olmaması gerekir. İstifa eden ortak ise ancak Kanun'un 17. ve anasözleşmenin 15. maddesine göre kooperatiften istifa ettiği yıla göre genel gider payı düşüldükten sonra ödediği aidatın iadesini isteyebilir. Çıkan veya çıkarılan ortağın, kooperatif ortaklığı nedeniyle edindiği hakları da kooperatife iadesi gerekir. Bunun istisnası Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan kanun maddesinin 5983 sayılı Kanunu'nun 2. maddesi ile değiştirilen 2. fıkrası hükmüne göre; amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.\" <br>Buna göre kooperatif ortaklıklarından istifa eden davalı ortağın kooperatif ortaklıkları nedeniyle edindiği hakları kooperatife iadesi gerekmekte olup, davacı kooperatifin tapu iptali ve tescil talep etme hakkı, istifa eden ortağın Kooperatifler Kanununun 17/2. maddesindeki zaman aşımı süresinde isteyebileceği çıkma payı alacağı talep etme hakkından bağımsızdır. <br>İlk derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki görüşün benimsenmesi durumunda, kooperatifin tüm inşaatlar tamamlanıncaya kadar tasfiye haline giremeyeceği ve aidat toplamaya devam edeceği de gözetildiğinde, kooperatif ortaklığından istifa etmeyerek aidat ödemeye devam eden ortaklar ile istifa eden ve konutun tapusunu iade etmeyen eski ortaklar arasında eşitsizlik oluşacak, istifa eden ortak, somut olayda olduğu gibi istifa etmeyen ortakların ödemeleri ile tamamlanmış konutun/konutların sahibi olacaktır.<br>Buna göre İlk derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, kooperatiflerin amacına ve işleyişine uygun düşmeyen ve çelişkili gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların davalı adına tapu kayıtlarının iptali ile davacı kooperatif adına tesciline karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.2022 tarih ve 2019/582 E., 2022/331 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın KABULÜNE; ... parselde bulunan B blok 29, 40, 52, 69, 71, 73 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına kayıtlı tapu kayıtlarının İPTALİ ile davacı kooperatif adına TAPUYA TESCİLİNE,<br>İİK'nın 28. maddesi uyarınca karardan bir örneği ilgili Tapu Müdürlüğüne bildirilmesine,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 287.926,65 TL. karar ve ilam harcından davacı  tarafça peşin olarak yatırılan (8.538,75+61.479,00=) 70.017,75 TL.'nin mahsubu ile kalan 217.908,90 TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 342.300,00 TL.vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan  8.589,55 TL. ilk masraf,  194,00 TL. tebligat gideri, 270,30 TL posta gideri, 4.800,00 TL. bilirkişi ücreti, 350,00 TL keşif araç ücreti  ve 220,70 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 14.424,55 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın gideri içerisinden alınarak yatırana iadesine,  <br>7-Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalıdan alınarak  Hazine'ye gelir kaydına,\"<br>II-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>III-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>24.04.2024 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  24/04/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f68f1bed5c1f07ce","SID":"3b327c899bcc9b69"}}