{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ              <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2022/1373 <br>KARAR NO\t: 2024/632<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 25/05/2022<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/357 E.-2022/374 K.<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>\t<br>Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t                        :<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; 04-05-06 Kasım 2020 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan EIF 2020<br>Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı'nda salon temini amacıyla müvekkil ile davalı firma arasında, salon kirası ve ödeme bilgilerinin yer aldığı Organizasyon Teklifi adı altında belgenin imzalandığını, müvekkilinin gerçekleştirilmesi planlanan uluslararası etkinliğin yapılacağı salonların kira bedeline mahsuben davalı tarafa 18.11.2019 tarihinde 185.000,00 TL ön ödeme yaptığını, 07.12.2020 tarihli 434.500,00 TL bedelli çeki teslim ettiğini, <br>Dünyada ve ülkemizde etkisini devam ettiren COVİD-19 salgın hastalığı sebebi ile gerçekleştirilmesi planlanan EIF 2020 Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarının iptal edildiğini ve müvekkilince bu hususun duyurulduğunu, <br>EIF Enerji Kongresi ve Fuarı'nın COVİD-19 salgını sebebi ile gerçekleştirilemeyecek olması nedeniyle ödenen meblağın  ve çekin iadesinin Ankara 38. Noterliğinin 16.06.2020 tarihli ihtarnamesi ile istendiğini ancak davalı tarafça olumsuz yanıt verildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde Organizasyon Satış Sözleşmesinin 6. maddesi kapsamında müvekkilinden %100 iptal tazminat kesintisi yapılacağını bildirmiş ise de, bahsi geçen sözleşmenin müvekkilince imzalanmadığını, müvekkilince sadece teklifin imzalandığını, bu belgede ise hizmetin detaylarına ilişkin hiçbir maddenin yer almadığını, <br>\tMüvekkilinin davalı tarafça müvekkilince imzalandığı iddia edilen matbu \"Organizasyon Satış Sözleşmesini\" 2020 yılı hariç her yıl davalının dayatması ve hakim durumunu kötüye kullanması sebebiyle imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilince davalı hakkında 04.05.2020 tarihinde Rekabet Kurumu'na şikayette bulunulduğunu,<br>COVİD-19 salgın hastalığı sebebiyle uçuş ve seyahat kısıtlamalarının devam ettiğini, insanların zorunlu olmadıkları sürece yurt içi ve yurtdışı seyahat etmeyi tercih etmediklerini, müvekkilince organize edilen etkinliğin yabancı katılımcıların etkinliğe katılamayacak olmaları sebebiyle iptalinin zaruri bir hal aldığını, bir çok yerli ve yabancı firmanın 2020 sene sonuna kadar uzaktan çalışma yöntemi ile çalışmalarına devam ettiklerini, <br>\tTicaret Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Sekreteri tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda fuar düzenlenmesinin 01.09.2020 tarihine kadar yasak olduğunu, davalının fuarın yapılabileceği ısrarının insan hayatını hiçe saydığının ve sadece kârını düşündüğünün bir göstergesi olduğunu, <br>\tMüvekkilinin bahse konu kongre ve fuarı 13 yıldır kesintisiz olarak yaptığını, ancak katılımcıların ve ziyaretçilerin sağlığını düşünerek bu yönde karar aldığını, fuarların 1 Eylül'den sonra yasak kapsamından çıkarılsa dahi müvekkilinin bu fuarı düzenleme imkânının kalmadığını, davalının müvekkiline herhangi bir hizmet vermemesine ve iptali 6 ay önceden haber vermelerine rağmen 2 ay gibi kısa bir sürede kongre ve fuarın organize edilerek yapılmasını beklediğini, <br>\t2020 senesi içerisinde düzenlenmesi planlanan fuar etkinliklerinin tamamının COVİD-19 salgın hastalığı sebebiyle iptal edildiğini ve iptal edilmeye devam edildiğini, 2021 yılı fuar etkinliklerinin iptallerinin dahi gündemde olduğunu, <br>\tKabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkiline imzalanmış şekilde sunulan \"Organizasyon Satış Sözleşmesi\"nin 7. maddesindeki mücbir sebep hükümlerinin işlerlik kazandığını,  mücbir sebebin halen devam ettiğini ve uzunca bir süre devam etmeye devam edeceğini,<br>\tİleri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 6100 sayılı Kanunun 109. maddesi gereğince 18.11.2019 tarihinde ödenen 185.000,00 TL.'nin şimdilik 1.000,00 TL.'sinin ihtarname tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, 07.12.2020 tarihli 434.500,00 TL. bedelli çekin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş;<br>\t04.04.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; davalıya ödenen 185.000,00 TL.'nin bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, 07.12.2020 tarihli ve 434.500,00 TL bedelli çekin iadesine karar verilmesini istediklerini, ıslah edilen tutarlara ilişkin harcın 18.09.2020 tarihinde ödendiğini açıklamıştır. <br>\tDavalı vekili; davacının organizasyon sözleşmesini imzalamadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, beyanlarının çelişkili ve kötüniyetli olduğunu, basiretli bir tacir olarak imzaladığı sözleşmenin niteliğini, içeriği, yükümlülüklerini ve sonuçlarını bilmesi gerektiğini, müvekkilinin kimseyi kendisi ile sözleşme yapmaya zorlamadığını, kaldı ki müvekkilinin Ankara'da tekel konumunda olmadığını, <br>\tDavacının 4-5-6 Kasım 2020 tarihinde yapılması planlanan EIF 2020 Fuarı'nı, Mart ayında devletin yetkili organlarınca alınan (etkinlik tarihini kapsamayan) kısıtlama tedbirlerine dayanarak iptal etmek istediğini, COVİD-19 salgınının müvekkilinin de öngöremeyeceği bir durum olduğunu, Haziran ayında olan yasak sebebiyle Kasım ayındaki etkinliğin de \"muhtemelen\" yasaklanacağı şeklindeki bir düşünce ile iptal edilmesinin, bu salgının davacı tarafından kötüye kullanılarak, etkinliğin iptalini sözleşme şartlarına aykırı biçimde \"bedelsiz\" olarak sağlamaya çalışmak olduğunu, ancak bu hususun müvekkilinin de zarara uğramasına sebep olduğunu, <br>\tAna faaliyeti Kongre ve Fuar İşletmeciliği olan alanların da 1 Eylül 2020 tarihinden itibaren düzenlenebileceğinin Ticaret Bakanlığı tarafından belirtildiğini, yine 1 Eylül tarihi itibariyle gerek yurtiçi gerekse yurtdışı uçuşlarında herhangi bir kısıtlama kalmadığını, oteller vb. yerlerin de çalışmalarına kaldığı yerden devam ettiğini, belirtilen etkinliğin gerçekleşmesi için (salgından kaynaklı) hiç bir yasal ve fiziki engel bulunmadığını, <br>Hukukumuzda \"ahde vefa\" ilkesinin geçerli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye mümkün olduğunca bağlı kalınması ve sözleşme şartlarına öncelik tanınması gerektiğini, sözleşmenin 6. maddesine göre, davacı tarafından yapılan iptallerin, iptal süresine göre belli bir ücrete tâbi olduğunu, 6 ay ve daha kısa bir süre öncesinden yapılan iptallerde ücretin tamamının, iptal tazminatı olarak tahsil edildiğini, <br>Etkinlik tarihinde salgına dair herhangi bir kısıtlama, yasak vb. olmaması nedeniyle iptalin  mücbir sebepten değil normal bir iptal olarak kabul edilmesi ve bu nedenle sözleşme şartları doğrultusunda iptal tazminatının ödenmesi gerektiğini, <br>Taraflar arasındaki sözleşmenin, 4-5-6 Kasım 2020'de gerçekleşecek etkinlikle ilgili yer kiralama ve organizasyonda hizmet sağlama sözleşmesi olduğunu, davacının organizasyon tarihinden önce hizmet almadığı iddiasının da kötüniyetli olduğunu,<br>Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Davacı şirket ile davalı arasında EİF 2020 Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarına katılım hususunda teklifname ile ödemelere ilişkin belgeler imzalanmış, davacının sunduğu teklifin eki olduğu belirtilen sözleşme davacı tarafından imzalanmamıştır. Teklifnameye göre davacı 4, 5, 6 Kasım 2020 tarihlerinde yapılacak fuar etkinliğine katılmayı kabul edip, ekteki belgede belirtilen KDV hariç 525.000 TL salon kirasını ödemeyi kabul etmiş, 18/11/2019 tarihinde 185.000 TL ödeme yapılmış, Garanti Bankası Gaziosmanpaşa Ankara Şubesine ait 07/12/2020 tarihli, 8031228 seri nolu 434.500,00 TL'lik çek verilmiştir. Davacı 18/08/2020 tarihinde açtığı iş bu dava ile COVİD 19 salgını nedeniyle fuarın gerçekleştirilmeyecek olmasından dolayı mücbir durum nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ödenenin iadesi istenmekte, dosyaya sunulan delil ve belgeler ile bilirkişilerden alınan raporlara göre de COVİD 19 salgını ve bu salgın kapsamında alınan tedbirler nedeniyle sözleşilen tarihte fuar yapılmasının ve katılımının imkansız hale geldiği, TBK'nun 136, 137 ve 138.maddelerine göre davacının COVİD 19 salgınından ötürü ifa güçlüğü içinde bulunması nedeniyle sözleşmeden dönme hakkının bulunduğu, davacının çektiği ihtarlarla da bu hakkını kullandığı, bu durumda da sözleşmedeki imzaların davacıya ait olması(?) nedeniyle genel hükümlere göre davacının bu fuar katılım sözleşmesindeki teklifname nedeniyle herhangi bir borcu bulunmadığından, davacı verilen çekin iptali ile kendisine iadesini, ödeme tutarı olan 185.000 TL'yi de dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile iadesini isteyebilir. <br>....<br>Toplanan delillere göre, davacının imzalamış olduğu teklifname ve salon kiralaması başlıklı belgeye göre belirtilen tarihlerde fuara katılımı kabul ettiği ve davalıya da belgelerde yazılan ödemelerden 185.000 TL'yi daha sonra ödeyip, bakiye bedel için ... Şubesine ait 07/12/2020 tarihli, 8031228 seri nolu 434.500,00 TL'lik çeki verdiği, COVİD 19 salgını nedeniyle davacının sözleşmeden dönme hakkını haklı olarak kullandığı, bu durumda da davacının fuar katılım belgesinden dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığı, bu durumda da davacının ödediği parayı faizi ile isteyebileceği, verdiği çekin de iptali ile kendisine iadesini isteyebileceği\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının organize edeceği EİF 2020 Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuar ile ilgili organizasyon nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bedelsiz olduğu belirlenen ... Şubesine ait 07.12.2020 tarihli, 8031228 seri nolu 434.500,00 TL'lik çekin iptaline, davacıya iadesine, yapılan ödeme olan 185.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre her davanın açıldığı tarihteki maddi vakıalara ve mevzuat hükümlerine göre incelenerek sonuçlandırılmak zorunda olduğunu, bu kuralın dayanağının ise HMK 319. maddesinde düzenlenen iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ilkesi olduğunu, gerekçeye alınan fesih, arabuluculuk ve dava tarihi itibariyle varlığı söz konusu olmayan 02.10.2020 tarihli genelgenin davanın tarafları ile de bir ilgisinin olmadığını, <br>\tŞöyle ki; Türkiye genelinde  Covid 19 kapsamında kapanma 14 Mart 2020 ile 4 Mayıs 2020 arasında gerçekleştirildiğini, ardından 1 Haziran 2020 ile yurt dışı seyahatlerin başladığını, turizmin engellenmemesi ve turizm işletmelerinin zora düşmemesi için otel ve kongrelerin önünün de açıldığını, resmi tatiller hariç bir daha da sokağa çıkma yasağı uygulanmadığını, Kasım 2020'nin başındaki fuarın gerçekleştirilmesine hukuki ve fiili hiçbir engel bulunmadığını, mücbir sebebin etki edeceği sürecin atlatıldığını, bu durumun davacıya kiraladıkları salonların sözleşme gereği talep ettikleri tarihlerde hazır tutulacağı da belirtilerek bildirildiğini, yine sözleşme gereği bu kiralamanın askıda tutulabileceğinin de açık olduğunu, davacının sözleşmeyi fesih tarihinde de, dava tarihinde de fuarın gerçekleşmesine engel bir durum bulunmadığını, <br>Nitekim Türkiye genelinde Kasım 2020 ayı içerisinde sayısız konser, tiyatro, atölye, sergi ve fuar gerçekleştirildiğini, sektördeki firmaların tedbirlerin kalkması ile basiretli bir iş adamı gibi davranarak etkinliklerin gerçekleştirilmesi çabasına giriştiğini ve başardığını, <br>Davacının fuarın altından kalkamayacağını, işi başaramayacağını anlamasıyla pandemi bahanesi ile kendini bu işten kurtarma çabasına giriştiğinin açık olduğunu, önünde hiçbir engel kalmadığı halde fuarı gerçekleştirmekten kaçınanın davacı olduğunu, <br>Davacı tarafından fesih bildirimi yapılan tarihin 16.06.2020 olduğunu ki bu tarih itibariyle Türkiye'nin tamamen normalleştiğini, dava tarihinin 18.08.2020 olduğunu, genelge tarihinin ise 02.10.2020 olduğunu, <br>Fesih hakkının hukuki sonuçlarını kullanıldığı anda doğurması nedeniyle de fesih tarihindeki mevcut olan vakıalara göre değerlendirilme yapılması gerektiğini, 16.06.2020 günü değerlendirildiğinde davacının yaptığı etkinlik bakımından salon kirasının bir engel teşkil etmediğini, <br>Ayrıca iş bu davanın taraflarının genelgede sayılan kurumlardan olmadığını, yayımlandığı tarihten geçmişe yürütülen genelgenin, taraflı ve temel ilkelere aykırı şekilde davacı lehine yorumlandığını ve hükme esas alındığını, <br>Davacı tarafından düzenlenecek etkinlik için imzalanan sözleşmeye davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırdığını, bilirkişi incelemesi sonucu imzanın davacı tarafından atılmadığı konusunda görüş bildirildiğini, kendilerince rapora itiraz edildiğini ve dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin talep edildiğini, teknik bir konuda yapılan itirazın değerlendirilmesinin ancak teknik kişi tarafından yapılabileceğini, Mahkeme tarafından itirazları gözetilmeksizin raporun yeterli görüldüğünün belirtildiğini, davacı şirket yetkilisi ...'in yanyana attığı imzaların  bile birbirine benzemediğini, <br>Bilirkişilerden ...'ın bilirkişi listesindeki uzmanlık alanına göre ticaret hukuku ile ilgisi, bir uzmanlığı olmadığından mahkeme tarafından görevlendirmemesi, bilirkişinin de uzmanlık dışında olan bu dava nedeniyle görevi reddetmesi gerektiğini,<br>16.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun Prof. ... ve ... tarafından sunulması sonrasında sunulan itirazlar üzerine mahkeme tarafından 26.01.2022 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile heyete doktor bilirkişi eklenmesine karar verdiğini ve inceleme konusu ile ilgisi olmayan ...'ın  heyete eklendiğini, bilirkişilerin uzmanlık alanlarına ilişkin itirazlarının Mahkeme tarafından gerekçesiz olarak reddedildiğini, konusunda uzman olmayan bir bilirkişinin verdiği raporun hükme esas alınması, itirazlarının ise hiç bir şekilde değerlendirilmeksizin dosyanın karara çıkarılmasının kararın kaldırılması sebebi olduğunu, <br>Bunun yanında heyete 26.01.2022 tarihli 1 nolu ara karar ile eklenen bilirkişilerden ...'ın uzmanlığının ise, \"51.02 Adli Tıp 60.03 Adli Belge İncelemeleri (El Yazısı - İmza ve Sahtecilik olduğunu, ancak 17.02.2022 tarihli bilirkişi raporu içerisinde kendisinin uzmanlığına ilişkin tek bir inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığının anlaşıldığını, <br>Dava dilekçesinin 6. sayfası 2. paragrafındaki \"kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkile imzalanmış bir şekilde sunulan organizasyon satış sözleşmesinin\" ibaresi karşısında davacının sözleşme konusundaki mahkeme içi ikrarının dikkate alınmamasının yerinde olmadığını, <br>Bir hakkın kötüye kullanıldığının, bizzat davacının, dava dilekçesi, delil listesi ve ikrarı ile ortaya çıktığını, davanın TMK'nın 2. maddesi hükmü gereği reddi gerektiğini, <br>Mahkeme tarafından davanın \"Aşırı İfa Güçlüğü\" başlıklı TBK'nın 138. maddesindeki, \"....borçlu, hakimden yeni koşullara uyarlamasını isteme, bu mümkün olmadığı taktirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir...\" hükmü çerçevesinde görüldüğünün belirtildiğini, davada öncelikli şart olan yeni koşullara uyarlama ile ilgili olarak bir iddia, tespit, bilirkişi incelemesi olmadığını, kararda da bu hususun irdelendiğini, bu durumda davacının talebinin dava sırasındaki maddi vakıalar ve deliller, bilirkişi incelemesi, kararın dayanağı olan maddeye aykırı olduğunu, <br>Mahkeme tarafından bütün değerlendirme ve incelemelerin mücbir sebebin sadece davacı için geçerli olduğu noktasında toparlandığını, eğer bir mücbir sebep var ise, bu mücbir sebebin müvekkili şirket bakımından da geçerli olduğunun değerlendirilmediğini, müvekkilinin Haziran 2020 tarihi itibariyle başlayan normalleşme kapsamında basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğü içerisinde Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı,  İçişleri Bakanlığı ve ilgili birimler tarafından yayınlanan bütün düzenlemeleri dikkate alarak etkinlik alanını hazırladığını, buna ilişkin yayınlanan sağlık önlemleri ile yetinmeyerek sağlık güvenliğine yönelik her türlü hazırlığı gerçekleştirdiğini ve etkinliklere kapısını açtığını, <br>Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da feshin/dönmenin son alternatif olarak kullanılmasının kabul edildiğini, <br>Davacı tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak menfi tespit talebinin yanında 1.000,- TL'nin tahsilinin talep edildiğini, davacının sonradan 31.03.2022 tarihli dilekçesi ile davasını 185.000,-  TL'na ıslah ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere faizin talep tarihi ile işlemesi gerektiğinden 184.000.-TL'nin ıslah tarihi olan 31.03.2022 tarihi itibariyle işlemesi gerektiğini,<br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>1-Davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden; <br>Dava, fuar organizasyonunun mücbir sebeple iptali sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen tutarın istirdatı, verilen çekin iadesi istemlerine ilişkindir. <br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\t2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden; <br>Davacı vekili 04.04.2024 tarihli dilekçesinde; davalı her ne kadar Türkiye'de kurulu bir Anonim Şirket olmakla birlikte, asıl olarak Fransa'nın Lyon Şehrinde yer alan ve merkez ofislerinin de yine aynı yerde olduğu ... adlı bir firmanın şubesi olduğunu, bu şubenin fuar zamanlarında ATO tarafından yapılan ihale neticesinde seçildiğini ve ATO ile olan kira sözleşmeleri sona erdiği taktirde Türkiye sınırları içerisinde olmasına gerek olmayan bir şube olduğunu, alacaklarının teminat altına alınması gerektiği, geçici olan ve Türkiye şubesini kapayarak gidebilecek olan bir firma olduğu izah edilmesine rağmen yalnızca dava konusu çek ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verildiğini, 185.000,- TL. alacak tutarları ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmediğini,  davalı şirketin hisselerinin %99.8'i Fransa'da olan ... şirketine ait bir firma olan... A.Ş. tarafından devir alındığını, uzayan yargılama süreci ile birlikte alacaklarının tahsilinin tehlikede olduğunu, yargılama süresinin uzamasının, müvekkilinin alacak tutarının, ülkemizde yaşanan enflasyon ve döviz kurlarındaki artış sebebi Türk Lirasının kaybettiği değer baz alındığında bir hayli azalmasına sebep olduğunu belirterek, davalının bankalar nezdindeki vadeli vadesiz tüm hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına, 3. kişilerdeki alacaklarına, vergi daireleri nezdinde bulunan ihracat bedellerine, iade KDV alacaklarına, Anapara Koruma Amaçlı ve Anapara Garantili Fonlar, Hisse Senedi,Diğer (Hazine Bonosu & Devlet Tahvili/YP), Eurobond vb. tüm hesap türlerine ihtiyaten haciz konulmasını istemiştir. <br>İİK'nın \"İhtiyati haciz şartları\" başlıklı 257. maddesi, \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" hükmünü içermektedir.<br>İİK'nın 257. maddesi koşullarının bulunmaması ve İlk derece Mahkemesi kararının niteliği göz önüne alındığında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 42.318,00 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 10.580,00 TL'nin mahsubuyla kalan 31.738,00 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>24/04/2024 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  24/04/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0da5fd37beccb1a8","SID":"cb09b6c77202e437"}}