{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/22 Esas<br>KARAR NO: 2024/623<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/11/2019<br>NUMARASI: 2015/50 E. - 2019/1027 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA DİLEKÇESİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait iş yerinin 29/08/2014 tarihinde gece 02:00-04:00 saatleri arası soyulduğunu, müvekkilinin kasasında bulunan 37 adet toplam 3.585.924,00 TL tutarında çeklerin çalındığını, Balıkesir C. Başsavcılığında soruşturma başlatıldığını, Balıkesir 1. Asliye Hukuk mahkemesi'nin 2014/333 E. Sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını ve dava sonuna kadar ödeme yasağı kararı alındığını, keşidecisi ... Ltd. Şti. olan ... Bank ... nolu, 31/12/2014 keşide tarihli çekin 02/01/2015 tarihinde ... Bayrampaşa Şubesi'ne davalı ... tarafından ibraz edildiğini beyanla anılı .... Ltd. Şti. olan ... Bank ... nolu, 31/12/2014 keşide tarihli, 150.000 TL tutarlı çekle ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle; .... Tic. Ltd. Şti. Firmasına ait işyerinde 29/08/2014 gününde meydana gelen hırsızlık neticesinde müvekkilinin kasasında bulunan 37 adet toplam 3.585.924,00  TL  tutarında çeklerin çalındığını, Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/333 esas sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, keşidecisi  .... Ltd. Şti. Olan ... Bank ... kodlu ... Şubesine ait 31/12/2014 keşide tarihli, ... numaralı çekin 02/01/2015 tarihinde ... Bankası Bayrampaşa şubesine ibraz edildiğini, dava konusu çek yönünden İst. 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/50 E. Sayılı dosyası ile menfi tespit talepli dava açtıklarını huzurdaki davanın aynı çeke ilişkin olduğunu belirterek iş bu davanın İst. 16. ATM'nin 2015/50 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dava konusu çek yönünden borçlu olmadıklarını tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ: Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın menfi tespit davası olduğunu ve ancak müvekkiline yöneltilebileceğini, diğer davalıların davalı sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin çekte iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacı ... dava dilekçesinde borçlu olmadığı ile ilgili hiçbir beyanının bulunmadığını, davacının çekin keşidecisi olduğunu, ayrıca dava konusu çekteki lehtar ve ilk ciranta olan dava dışı ... adına atfen atılan imzanın şirket yetkilisine ait olmasa dahi keşideci olan davacı şirketin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" Asıl davaya ilişkin olarak; dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 20/12/2017 tarihli imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; inceleme konusu olan şüpheli borçlu imzasının davacı şirketin üç adet imza yetkilisinin imzaları ile şüpheli imza arasında genel dizayn, eğim, ölçü, aralık ve orantılar, hız ve akıcılık ve tüm bunların oluşturduğu ritm, form ve ritim/form dengesi unsurları bakımından örneklerden tamamen farklı olduğu, aynı elden çıkmış olabileceklerini gösteren hiçbir benzerliğin bulunmadığının tespit edildiği, dosya kapsamına alınan 30/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda asıl dava davacısı şirketin ticari defterlerinin incelendiği, davalı ...'ın  ticari defterlerini usulüne uygun davetiyeye rağmen ibraz etmediği, bu nedenle ibrazdan kaçınmış sayıldığı, ticari defterlerin incelenmesinde davacının birleşen dava davacısı ile aralarında çekten kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğu, asıl ve birleşen dava davalıları ile asıl dava davacısı ... şirketi arasında herhangi ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığı saptanmıştır. Çek üzerindeki lehtar imzasının davacıya ait olmadığı grafoloji incelemesi ile sabittir, çek lehtarı olan asıl dava davacısı ... ile birleşen dava davalıları ve hem asıl hem de birleşen dava davalısı ... arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı yapılan defter incelemesinde ortaya çıktığından davacı menfi tespit istemekte haklı olduğundan asıl davada davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Birleşen davaya ilişkin olarak, lehtar imzasının sahte olduğunun yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, lehtardan sonra gelen ciranta davalı ...'in İstanbul CBS'nın 2015/35717 soruşturma numaralı dosyasındaki ifadesinde \"çek üzerindeki imza bana ait değildir ayrıca benim şirketimin ... isimli şirketle herhangi bir mal alışverişim olmamıştır, tahminime göre bu çek tamamen sahte olup imza bana ait değildir, ayrıca benim ciro etmiş gibi gözüken ... şirketi ile bir ilişkim olmamıştır, gerek ...'u gerekse ... yetkilisi ... ile hiçbir alışverişim olmamıştır, suçlamayı kabul etmiyorum çek arkasındaki şirket kaşesi benim kaşeye benzemektedir ancak imza bana ait değildir\" diyerek çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ikrar ettiği, davalı ...'un ifadesinde \"evrak ekinde bulunan çeklerden hiçbir bilgim yoktur, firmam tarafından kullanılıp kullanılmadığını bilmiyorum, ben hiçbir çeke imza atmadım, hiçbir çeki ciro etmedim, bu çekler vekaletimin bulunduğu ya ... tarafından imzalanmıştır ya da ciro edilmiştir\"  diyerek çek üzerindeki imzayı tamamen inkar etmediği vekillerinden birinin attığını kabul ettiği ancak  ... adına atılan imzanın vekaleten atıldığına dair çek üzerinde bir şerhin  bulunmadığı, davalı ...'ın ifadesinde \"150.000 TL'lik ... şirketi emrine keşide edilmiş çeki ben o tarihte kendisinden inşaat malzemesi aldığım ... İnşaat şirketinden almış olduğum mallara karşılık çeki almıştım, bu çeki daha sonra ... Bankası Bayrampaşa şubesine götürüldüğümde çalıntı olduğu söylendi ve çeke el konuldu ben çekte son ciroyum, çekteki Baran ticaret kaşesi benim kapatılan şirketime aittir ve imza benim imzama benziyor, ben bu çeki daha sonra avukatıma vererek icra takibi yaptırdım ancak hiçbir şey alamadım, bu nedenle ben mağdur oldum çekin çalıntı olduğunu ve başkaları tarafından piyasaya sürdüğü konusunda bir bilgim yoktu, ben bu çeki ... isimli ... şirketi sahibinden almıştım şirketimin kaşesi ve üzerindeki imza bana aittir\" dediği, davalılar ... ve ...'un savcılıktaki beyanlarının birbiri ile tutarsız olduğu, taraf ticari defterlerinin incelenmesine dair 06/06/2018 tarihli duruşmada verilen ara karar gereğince ticari defterlerini ibraz etmeyen davalı ...'ın ibrazdan kaçınmış sayıldığı, davalıların ifadelerinde oluşan çelişkinin defter incelemesi ile de bertaraf edilemediği,  tacirin basiretli olması kuralı gereğince son hamil ...'ın çeki alırken bankada gerekli sorgulamayı yapması halinde hırsızlık nedeniyle zayi olan çek hakkında verilen ödeme yasağı kararından haberdar olabileceği, kendisinden önceki 3 ciranta imzasının sahte olması nedeniyle çeki iktisap ederken gerekli araştırmayı yapmayan davalı ...'ın diğer davalı beyanları da göz önüne alındığında ağır kusurlu olduğu,  her ne kadar  (birleşen) davacı keşideci imzaların istiklali ilkesi gereğince lehtar imzasının sahteliğine dayanarak borçsuzluğunu ileri süremez ise de, TTK'nun 792. maddesi gereğince çeki iktisap eden son hamilin kötüniyetli yahut ağır kusurlu olması halinde borçlu olmayacağı, çeki iktisap ederken gerekli özeni göstermeyen ağır kusurlu hamilin iyiniyet ilkelerinden faydalanması mümkün olmadığından bu davada kambiyo hukuku kurallarının sağladığı korumadan da yararlanamayacağı, bu nedenle birleşen davada keşidecinin açtığı davanın da kabulünün gerektiği anlaşıldığından mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya mündericatından edinilen vicdani kanat gereğince;\" gerekçeleriyle asıl davada; davanın kabulü ile, keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. Olan, ... Bank ... kodlu Mega Center Şubesine ait 31/12/2014 keşide tarihli, ... seri numaralı 150.000 TL bedelli, çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada; davanın kabulü ile, keşidecisi .... Tic. Ltd. Şti. Olan, ... Bank ... kodlu ... Şubesine ait 31/12/2014 keşide tarihli, ... seri numaralı 150.000 TL bedelli, çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, karar verimiştir.<br>İSTİNAF: Davalılar ...(temlik eden) ...(temlik alan) vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... Süt ürünlerinin davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, ... aleyhine girişilen bir icra takibi bulunmadığını, ... Ltd. Şti. İle ilgili olarak  İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını takipten sonra davacıların mahkemeye başvurduğunu,  birleşen dava davacısı olan ... Ltd. Şti. Dava konusu çekin keşidecisi olup, çekteki imzaya ve borca yönelik bir itirazı bulunmadığını, davacının  diğer davacının imzasının sahte olduğu iddiası ile mahkemeye başvurduğunu,  mahkemece  dava şartı göz ardı edilerek karar verildiğini, yelken gıda çekin keşidecisi olduğunu, çekteki imzanın ... yetkilisine ait olmaması Yelken gıdanın sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağını, bu konuda  emsal Yargıtay kararları da mevcut olduğunu,  mahkeme eksik inceleme ile karar verdiğini, müvekkilinin tacir olmadığından mahkemece istenen ticari defterleri sunamadıklarını, bu durumda kötü niyetli olmadıklarını, davacının istirdat talebi olmasına rağmen mahkeme bu konuda da karar vermediğini, hükme esas alının bilirkişi raporunda davalıların çeki ticari ilişkisi gereği çeki teslim aldıklarına yönelik bir belge sunmadıklarını ve bu nedenle çekin şirket kasasında olması gerektiğini, bu konuda ispat yükünün müvekkiline yüklenemeyeceğini, çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğünün olmadığını, davanın yalnızca menfi tespit davası olmadığını, çekin istirdat talebini de içerdiğini, ciro imzasının sahte olması, yalnızca davacı ... Ltd. Şti.'nin ticari defterleri incelenmesi ile müvekkilin ağır kusurlu olduğu sonucuna ulaşılarak, keşideci olan davacıyı sorumluluktan kurtaramayacağından verilen kararın reddini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davada; davacı vekili, dava konusu çekte lehtar olan davacı ... Ltd. tarafından, müvekkilinin kasasında bulunan birden fazla çekin 29/08/2014 tarihinde meydana gelen hırsızlık neticesinde çalındığından bahisle, çekten dolayı borçlu  olmadığının tespitini talep  etmiştir. Birleşen davada; davacı vekili, dava konusu çekte keşideci olan davacı .... Tic. Ltd. Şti tarafından, dava konusu çekin 02/01/2015 tarihinde davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiğini ve icra takibi başlatıldığını belirterek  çekten dolayı borçlu  olmadığının tespitini talep  etmiştir. Dava konusu çekin, ... Bank Aş, ye ait 31/12/2014 tarihli ... çek nolu 150.000 TL bedelli olduğu, çekin keşidecisinin birleşen davanın davacısı ... Tic. Ltd. Şti. , lehtar ... Tic. Ve San. Ltd. Şti., cirantaları ... LTD. Şti.- ..., olduğu görülmüştür. Mahkemece alınan 18/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda; çek arkasındaki .... Ltd. Şti kaşesi üzerine atılı şüpheli ciro imzası ile, davacı şirketin imza yetkilileri olduğu anlaşılan ..., ... ve ...'a ait dosyada mevcut incelemeye elverişli imza örnekleri arasında bu kişilerden birinin eli ürünü olduğunu gösterebilecek bir benzerlik unsurunun bulunmadığı beyan edilmiştir. Mahkemece alınan 30/01/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; Davacı ...  Ltd. Şti  ile diğer davacı ve çek keşidecisi ... LTd. arasında ticari ilişkinin öteden beri bulunduğu, düzenlenen çekin doğru olduğu, davacı ... Ltd. Şti'nin davalılardan hiçbirisiyle bir ilişkisinin bulunmadığı, ticari defter kayıtlarına göre alış verişinin bulunmadığı, dava konusu çekin davalılara ticari ilişki kapsamında teslim edilmesinin olanaklı olmadığı, davalıların dava konusu çekin ticari ilişki nedeniyle verilmiş olduğuna ilişkin hiçbir bilgi veya belgeyi dosyaya sunmamış olduklarını, davacı şirket kayıtlarına göre dava konusu çekin şirketin kasasında bulunuyor olması gerektiği belirtilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/35717 soruşturma nolu dosyasında ...  beyanında, dava konusu çeki ... şirketinden- ...'dan aldığını, daha sonra bankaya götürdüğünü, çekin çalıntı olduğunun söylendiğini ve çeke el konulduğunu, çekte son hamil olup ... kaşesinin kendi şirketi olduğunu, imzanın kendi imzasına benzediğini, icra takibine konu ettiğini belirtmiştir. Davalılardan ... Emniyette vermiş olduğu ifadesinde çeklerden bilgisi olmadığını, çeke imza atmadığını, keşide etmediğini, bu çeklerin vekaletinin bulunduğu ... tarafından imzalanmış yada ciro edilmiş olduğunu belirtmiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalılardan ... ve ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Konya .... İcra Müdürlüğünün  ... E.sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, yetki itirazının icra mahkemesince kabul edilerek dosyanın .... Ltd. Şti yönünden dosyanın Balıkesir  İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Balıkesir icra müdürlüğünce  .... Ltd. Şti  aleyhine başlatılmış bir takibin olmadığı görülmüştür. Dava konusu çekteki lehtar imzası lehtar .... Ltd. Şti'ne ait değildir. Dava konusu çekin Balıkesir 1.Asliye Hukuk Mahkemesenin (ATM sıfatıyla) 2014/333 E. 2017/731 K.sayılı dosyada davacı ... LTD.ŞTİ tarafından açılan çek iptali davasında birden fazla çekin içinde dava konusu olan çekinde bulunduğu ve zayi nedeniyle iptaline karar verilmiştir. Çek üzerindeki lehtar imzasının davacıya ait olmadığı grafoloji incelemesi ile sabittir, çek lehtarı olan asıl dava davacısı ... Ltd. ile birleşen davanın davalıları ve hem asıl hem de birleşen dava davalısı ... arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı yapılan defter incelemesinde belirlenmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/35717 soruşturma nolu dosyasında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/204456 E. sayılı dosyasına gönderildiği,  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yetkisizlik kararı verilerek dosyanın tekrar  İstanbul  Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/32637 E.sayılı dosya numarasını aldığı, soruşturmanın devam ettiği belirtildiği görülmüştür. Çekin hamili ... ve kendisinden önceki cirantalar hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan soruşturma dosyasının mevcut bulunduğu, davalılardan ... Emniyette vermiş olduğu ifadesinde çeklerden bilgisi olmadığını, çeke imza atmadığını, keşide etmediğini, bu çeklerin vekaletinin bulunduğu ... tarafından imzalanmış yada ciro edilmiş olduğunu belirttiğinden  mahkemece öncelikle beyanların hep birlikte değerlendirilerek  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/32637 E.sayılı dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağının değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurması gerekirken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalılardan ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a.6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine, davalılardan ... istinaf başvurusunun alacağı temlik etmesi sebebiyle HMK 346,352 madde gereğince usulden reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2019 tarih, 2015/50 E. 2019/1027 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalılardan ... istinaf başvurusunun alacağı temlik etmesi sebebiyle HMK 346,352 madde gereğince USULDEN REDDİNE, 5- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... ve davalı ... Duman  tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep etmeleri halinde  iadesine,6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"484cd50d7c901366","SID":"a19a812748fce0cd"}}