{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                    T.C.<br>               SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/177 <br>KARAR NO\t: 2024/685<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:12/10/2022<br>NUMARASI\t:2020/448 Esas - 2022/462 Karar<br><br>DAVACI\t:... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ...- ...<br>DAVALI\t:ŞEKERBANK T.A.Ş - ...<br>VEKİLİ\t:Av.  ... - ...<br>DAVA\t:İpoteğin Fekki ve Alacak<br>DAVA TARİHİ\t:30/10/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t:19/04/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:29/04/2024<br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... İli ... İlçesi ... Köyü sınırları içerisinde bulunan ... Ada ... Parsel'de bulunan taşınmazın üzerine ipotek konulduğunu ve bu ipoteğe istinaden de 2 Yaka Mağazacılık Tekstil A.Ş'ye kredi kullandırıldığını, anılan işlemlerin usulsüz olarak tesis edildiğini, bununla birlikte kredinin kullandırılması sonrası kredi haricinde 2 Yaka Mağazacılık A.Ş.'ye ait olan kredi dışı borçların da müvekkiline yüklendiğini, gerek ipoteğin usulsüzlüğü gerekse müvekkiline yükletilen ödemelerin usul ve yasaya aykırı olarak mağduriyet yaratılması nedeni ile işlemlerin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin yıllardan beri bankaya birçok ödeme yaptığını, anılan ödemelerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar öyle olmasa da bir an için taraflar arasındaki ilişkinin  hukuka uygun olduğuna kanaat getirilse dahi müvekkilinin kapsamındaki kredi borcundan çok daha fazla bir miktar ödediğini ve müvekkili ile hiçbir ilgisi bulunmayan 2 Yaka Firması'na ait kredi kartı, çek defteri bedeli gibi ödemelerin de müvekkiline yükletilmekte olduğunu, şu aşamada borcun müvekkiline ödenmesinin haksız olduğunu, tarafların bu tutumunda kötü niyetinin bulunduğunu, ilgili hususta bankaya ekte sunulan ihtarnamenin gönderildiğini ve banka tarafından olumsuz cevap verildiğini, tüm bu nedenlerle; yargılama süresince ipotek kapsamındaki borçların tedbiren durdurulmasına, ... İli ... İlçesi ... Köyü sınırları içerisinde bulunan ... Ada ... Parsel'de bulunan taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine, müvekkilinin banka nezdinde ödemesi gerekli bir borç bulunmadığının tespitine, müvekkili tarafından yahut müvekkili adına yapılan haksız ödemelerin tespiti ile işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir. <br><br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçesinde müvekkili ile Şekerbank arasında 2 sayfalık resmi senet düzenlendiğini, resmi senette kredi alacaklısı olarak müvekkilinin göründüğünü iddia ettiğini, var olan belgelerin yokmuş gibi gösterilerek davacı tarafından mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, aynı resmi senedin devamında yer alan ve müvekkili tarafından dosyaya ibraz edilen sözleşme şartları incelendiğinde ipoteğin 2 Yaka Mağazacılık Testi Ticaret A.Ş.'nin borcundan kaynaklandığının açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın yanılgıya düştüğü ve hukuka aykırı beyanlarda bulunduğunu, davacı tarafından borç miktarının arttırılarak müvekkilinden ek ücretler talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunun iddia edilmiş olduğunu, bu iddiaların tamamen gerçeklikten uzak olduğunu belirterek, eksik inceleme ile verilen tedbir kararının kaldırılmasına, davacı tarafça haksız ve hukuksuz şekilde açılan ipoteğin kaldırılması ve istirdat davasının öncelikle süresinde açılmamış olması sebebiyle davanın reddine, mahkeme aksi kanaatteyse dava dışı şirketin borcuna istinaden konulan ipoteğin borcun ödenmemiş olması sebebiyle kaldırılmasının mümkün olmaması ve usul yasaya aykırı bir işlem yapılmamış olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın REDDİNE , ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporlarına itirazlarında da belirttikleri ipoteğin usulüne uygun tesis edilip edilmediğinin irdelenmesi ile davacıdan talep edilen alacak kalem ve miktarlarının irdelenmesi gerektiğini, incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını talep ettiklerini, ikinci bilirkişi raporun alınma sebebi olan itirazlarının hiçbir şekilde karşılanmadığını ve donelerin de eksik ve yanlış incelendiğini, hiçbir ödeme yapılmadığı belirtilmiştir ki bunun kabulünün mümkün olmadığını, yine bir başka hususun ise hiçbir ödeme yapılmadığı belirtilmiş olmasına rağmen firmaca ödeme yapılıyor olması dolayısı ile sürekli olarak yeni kredi kullandırımının olağan olduğunun belirtildiğini, gerekçeli kararda davanın Ticaret Mahkemesi görev alanına giriyor olması nedeniyle genel işlem koşulu kavramının irdelenemeyeceği dolayısıyla da tüm bedellerin davacıca karşılanmasının usule uygun olacağının belirtildiği, ancak ilgili hususun gerek Ticaret Hukuku gerekse mantık çerçevesinde kabulünün mümkün olmadığını, muvazaalı işlemlerin aşikar olduğu ve neticeten de ilgili bedellerin davacıya yükletilmesinin kabulünün mümkün olamayacağını, Mahkemece davanın açılması sebebinin irdelenmediğini,  \"Doğmuş doğacak\" ibaresinin gerekçeli kararda yeterli görüldüğü, ancak Yargıtay'ca ilgili borcun hangi hususa ilişkin olduğunun belirtilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki son iddialarının da bir an için ipotek geçerli kabul edilse dahi davacıya yüklenen kredi kartı, çek defteri bedeli gibi kalemlerden davacının sorumlu olup olmayacağının,  ipotek usulsüz olduğunu, konkordato ilan edilen süreçte yapılandırmalar, krediler gerçekleştirildiğini; firmaca ödeme yapılmayacağının bankaya bildirilerek borç arttırıldığını ve bankaca da ödeme yapılmayacağı bilinerek bu durumun kabul edildiği ve iki kurumun birlikte davacıyı  mağdur ettiğini, en aleyhe ihtimalde dahi ödenmemesi gereken kalemlerin davacıya yüklendiği ve davacıca bir kısım ödemelerin gerçekleştirildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/10/2022 tarih, 2020/448 Esas - 2022/462 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava ipoteğin fekki ve alacak talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davalı ile dava dışı asıl borçlu 2 Yaka Mağazacılık Tekstil Ticaret A.Ş. arasında 19.10.2015 tarihli ... seri numaralı 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, 26.11.2015 tarihinde, mülkiyeti davacıya ait olan ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaza dava dışı asıl borçlu 2 Yaka Mağazacılık Tekstil Ticaret A.Ş. lehine 680.000,00 TL üst sınır ipoteği tesis edildiği, davacı ipotek tesisinin yasaya uygun olmadığı, yapılan ödemelerin ipotek borcundan fazla fazla olduğu, ipoteğe konu edilmeyen alacakların davacıya haksız olarak yükletildiği, sözleşmede yazan bazı hususların genel işlem şartı mahiyetinde olduğundan bahisle ipoteğin fekki ve fazla ödenen miktarın davacıya iadesi için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>Taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir. (4721 sayılı yasanın 850.maddesi) Rehin hakkı, ancak tapuya kayıtlı taşınmazlar üzerinde kurulabilir. (4721 sayılı yasanın 853.maddesi) Taşınmaz rehni tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklıdır. Taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği, resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. (4721 sayılı yasanın 856.maddesi)<br>Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir. İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez. (4721 sayılı yasanın 881.maddesi) Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir. İpotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli taşınmaz üzerinde 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması hâlinde ipotek, malikin talebiyle tapu müdürlüğünce terkin edilir. (4721 sayılı yasanın 883.maddesi)<br>Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer. (4721 sayılı yasanın 884.maddesi)<br>İpoteğe ilişkin olarak; Türk Medeni Kanunu'nun 875 inci maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır. Alacaklı, ipoteğin fekki için anaparanın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebileceğinden, ipoteğin kaldırılmasına ancak anaparanın, gecikme faizinin, icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi hâlinde karar verilebilir. Taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur. <br>Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; Mülkiyeti davacıya ait ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaza dava dışı asıl borçlu 2 Yaka Mağazacılık Tekstil Ticaret A.Ş. lehine 680.000,00 TL üst sınır ipoteği tesis edildiği dosyaya gelen İzmit Tapu Müdürlüğünün 03.11.2020 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. 4721 sayılı yasanın 856.maddesine göre ipoteğin tapu kütüğüne tescil ile kurulacağı, ipoteğin kurulmasına ilişkin sözleşmelerin geçerliliğinin resmi şekilde yapılmasına bağlı olduğu düzenlenmiştir. İzmit Tapu Müdürlüğünün 03.11.2020 tarihli yazı cevabı ekinde gönderdiği tapu kaydı ve ipoteğe ilişkin sözleşmenin incelenmesinde, taraflar arasındaki ipotek sözleşmesinin tapu müdürlüğünde, 26.11.2015 tarihinde 29355 yevmiye sayılı işlemle yapıldığı bu şekilde ipoteğin 4721 sayılı yasanın 856.maddesine uygun olarak düzenlendiği görülmüştür.<br>Yine 4721 sayılı yasanın 881.maddesine göre hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir. İpotek sözleşmesinin yapıldığı tarih olan 26.11.2015 tarihinde, dava dışı asıl borçlu 2 Yaka Mağazacılık Tekstil Ticaret A.Ş. ile davalı arasında 19.10.2015 tarihli ... seri numaralı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi ilişkisinin bulunduğu, yine sözleşmede açıkça yazdığı üzere doğmuş ve doğacak tüm borçlardan ipotek borçlusu davacının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. <br>İpotek ayni teminat olmakla temin olduğu borç ilişkisini açıkça senette gösterilmesi gerekir. Doğasında borcun aynen temin edilmesi olduğuna göre temin edilen borcun asaleten/ kefaleten olmasının önemi bulunmadığına göre TBK 21 anlamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2019/1064 esas 2021/1606 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1999 esas 2023/5800 karar sayılı ilamları)<br>Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yapılan ödemeler düşüldüğünde takip tarihi itibariyle 402.210,12 TL asıl alacak, 1.157,04 TL işlemiş faiz ve 11.610,00 TL depo talebi olmak üzere toplam 414.977,16 TL alacağın bulunduğu, asıl borçlunun daha sonra yapılandırma talebinde bulunması üzerine yeni yapılan anlaşma sonrası asıl borçlunun 493.987,00 TL anapara borcu bulunduğunun tespit edildiği, davacı tarafından sunulan dekontlardaki ödemelerin kefil olan ... tarafından yapılan ödemeler olduğu, anılan ödemelerin banka tarafından gönderilen ödeme kayıtlarında da göründüğü, davacının bunun dışında ödeme iddiasını yazılı bir şekilde ispat edemediği, dolayısıyla borcun hala devam ettiği, bu şekilde ipotek akit tablosunun sözleşme şartlarının 1.maddesindeki ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığı gibi davacının 4721 sayılı yasanın 884.maddesi kapsamında bir talebinin de bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetlidir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı ile 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>3-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/04/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye  ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ee199f0b0f37cf8","SID":"1688240cf5150a7b"}}