{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/584 <br>KARAR NO: 2024/537<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 28/02/2024 (Derdest)<br>NUMARASI: 2024/106 Esas <br>DAVA: Ticari Şirket (Yönetim  Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;  \"Müvekkilim ... Kartal ... Noterliği'nin 07.07.2023 tarihli ... sayı ile tasdikli, 20.06.2023 tarihli Genel Kurul Kararı ve Kartal ... Noterliği'nin 21.07.2023 tarihli ... sayı ile tasdikli, 20.06.2023 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı ... Anonim Şirketi 'nin Yönetim Kurulu üyesi ve başkanı, münferiden temsil yetkilisi ve aynı anda tek pay sahibi haline gelmiştir. İşbu durum 24.07.2023 tarihli 10877 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 1061. sayfasında ilan edilmiştir Müvekkilim bu işlemlerden sonra kendi kişisel hayatında eşi ... ile anlaşmazlıklar yaşamaya başlamıştır. Yaşanan bu anlaşmazlıklar evlilik ilişkisini etkilediğinden ... tarafından anlaşmalı boşanma protokolü ile evlilik sona erdirilmeye çalışılmıştır. Müvekkilimin imzasına sunulan 17.01.2024 tarihli boşanma protokolü metninde, Müvekkilim açısından ne denli ağır şartların ileri sürüldüğü açıkça görülmektedir. İşbu şikayet dilekçemiz ekinde yer alan boşanma protokolü ...'ın imzasını taşımaktadır. Söz konusu protokolde Müvekkilimin tek pay sahibi olduğu ... A.Ş.'nin bedelsiz olarak tüm hisseleri, demirbaş ve dönen varlıkları da dahil olmak üzere tüm mal varlığı değerleriyle birlikte ...'a devri talep edilmiştir. Müvekkilim bunun karşısında söz konusu protokolü imzalamaktan imtina etmiştir. Söz konusu protokolün eşi tarafından imzalanmış bir sureti Müvekkilimde mevcut olup işbu dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmuştur .Daha sonrasında Kartal ... Noterliği'nin 23.01.2024 tarihli ... sayı ile tasdikli 17.01.2024 tarihli 1 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile ...'ın tek pay sahipliğinin tescili yapılmış, aynı günde Kartal ... Noterliği'nin 23.01.2024 tarihli ... sayı ile tasdikli 17.01.2024 tarihli Genel Kurul Kararı ile de ... A.Ş.'nin Yönetim Kuruluğu üyeliği ve başkanlığı, münferiden temsil yetkisi ...'a devredilmiştir. Bu şekilde Müvekkilimin şirketi ile hiçbir bağlantısı kalmamıştır. Ancak söz konusu tescil ve ilana dayanak kararlardaki imza müvekkilime ait değildir. Müvekkilimin imzası taklit edilmek suretiyle söz konusu kararlar alınmış ve tescil ettirilmiştir. Müvekkilin imzası taklit edilerek gerçekleştirilen bu işlemler neticesinde ... şirketin tek yetkilisi haline gelmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus, ... tarafından Müvekkilime imzalatılmaya çalışılan boşanma protokolünün ve imzaların taklit edilmek suretiyle sahte olarak hazırlanan Yönetim Kurulu ve Genel Kurul kararlarının aynı tarihli (17.01.2024) olmasıdır. Bu durum şikayet olunan tarafında boşanma protokolü ile sağlayamadığı kazancı hukuka aykırı yollarla elde etmeye çalıştığını açıkça göstermektedir. Bu hususa ilişkin olarak tarafımızca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet gerçekleştirilmiş olup şikayet dilekçemiz soruşturma esası aldığında Sayın Mahkemeniz ile paylaşılacaktır. Mahkemeniz tarafından yaptırılacak imza incelemesinde Kartal ... Noterliği'nin 23.01.2024 tarihli ... sayı ile tasdikli 17.01.2024 tarihli 1 sayılı Yönetim Kurulu Kararındaki imzanın Müvekkilimin elinin ürünü olmadığı açıkça ortaya çıkacaktır. Bu süreçte şirketin malvarlığı değerlerinin paraya dönüştürülmek suretiyle şirketin geri döndürülmesi imkansız zarara uğratılması riski mevcuttur. Bu sebeple Mahkemeniz tarafından ivedilikle imza incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Bunun için Müvekkil en kısa zamanda imza örneği vermeye hazırdır. Bunun yanında geçen sürede şirket tüzel kişiliğinin zarara uğratılması ihtimali kuvvetle muhtemel olup en kısa süre içerisinde imza incelenmesinin yapılması ve şirketin mal varlıklarına tedbir konulması zaruridir. Müvekkilim yerine imzasının taklit edilmek suretiyle Yönetim Kurulu Kararı alınmış olması durumunda söz konusu Yönetim Kurulu kararının \"yokluk\" ile sakat olacağı Sayın Mahkemenizin malumudur. Yokluk ile sakat olan hukuki işlemler hukuk aleminde hiç doğmamış olacaktır. Bu sebeple imzanın taklit edilmek suretiyle alınan kararlara dayanılarak yapılan işlemler hiç doğmamış olacaktır. Bilindiği üzere, tek pay sahipliğinin tescili kurucu değil açıklayıcı tescildir. Şirket esas sözleşmesi uyarınca şirketin payları nama yazılıdır. Anonim şirketlerde pay devri, çıplak pay devrinin söz konusu olması halinde TBK kapsamında yazılı şekil şartına bağlı alacağın temliki sözleşmesi ile, ilmühaber veya nama yazılı senedin devri söz konusu ise yazılı devir sözleşmesi ile senet üzerine yapılacak ciro ve teslim ile geçerlilik kazanmaktadır. Yönetim kurulu kararına dayanak bu yönde herhangi bir belge Müvekkilimce imza edilmemiştir. Bu sebeple Mahkemenizce yapılacak tahkikat neticesinde  29.01.2024 tarihli 11010 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 624. sayfasında ilan edilen  Kartal ... Noterliği'nin 23.01.2024 tarihli ... sayı ile tasdikli 17.01.2024 tarihli 1 sayılı Yönetim Kurulu Kararının yokluğunun tespitine karar verilmesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur.\" şeklinde beyanlarda bulunarak şirkete ait malvarlığı değerlerinin elden çıkarılması suretiyle şirketin geri döndürülemez zarara uğraması ihtimaline binaen şirkete ait malvarlığı sorgulaması neticesinde tespit edilecek taşınmaz, araç, banka hesaplarına ivedilikle tedbir konulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 28.02.2024 tarihli ara karar ile \"...Davacı tarafın davalının menkul ve gayrimenkulleri ile banka hesaplarına ihtiyati tedbir uygulanması talebinde bulunduğu, somut uyuşmazlıkta, dava konusunun, davalı şirketin yönetim kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin olduğu, tedbir konusu taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarının dava konusu edilmediği, HMK 389. maddesinin ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebileceğine ilişkin amir hükmü karşısında talebin reddine \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kararın iptalinin şirketin pay sahipliğini etkileyecek nitelikte olduğunu, dolayısıyla HMK md. 389 gereğince uyuşmazlığın konusunun mal varlığı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, şirket taşınır, taşınmazlarının ve banka hesaplarının dava konusu edilmediğinden bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddinin hukuk mantığına aykırı olduğunu, tedbir talebinde bulundukları dava konusu yönetim kurulu kararının yokluğunun tespiti olduğunu, huzurdaki davada şirketin taşınır, taşınmaz ve banka hesaplarının dava konusu edilmesinin hukuken mümkün olmadığını ancak şirkete ait bu değerlerin dava devam ederken el değiştirmesi riskinin söz konusu olduğunu, Mahkemenin tedbir taleplerini reddederken böyle bir gerekçe ileri sürmesinin hukuken hatalı olduğunu, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talepleri ret kararının kaldırılmasını, şirkete ait malvarlığı değerlerinin elden çıkarılması suretiyle şirketin geri döndürülemez zarara uğramasına binaen şirkete ait malvarlığı sorgulaması neticesinde tespit edilecek olan taşınmaz, araç ve banka hesaplarına, öncelikle teminatsız;  mahkemenin aksi kanaatte ise takdir olunacak bir teminat karşılığında tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, Yönetim Kurulu Kararının yokluğunun tespiti istemiyle açılan davada, davalı şirket malvarlığına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı şirket malvarlığına tedbir konulmasına yönelik olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 391.maddesinde  eşit işlem ilkesine aykırı olan , anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, Kartal ... Noterliği'nin 23.01.2024 tarihli ... sayı ile tasdikli 17.01.2024 tarihli 1 sayılı Yönetim Kurulu Kararındaki imzanın davacının  elinin ürünü olmadığı iddiasıyla davalı şirket  mal varlığı hakkında  ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. Somut olayda  davalı şirketin 17.01.2024 tarihli 1 sayılı Yönetim Kurulu Kararının yokluğunun tespiti istenmiş olup, ihtiyati tedbire konu edilen davalı şirket malvarlığı  uyuşmazlık konusu olmadığından mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ac2fe0a3582fe95","SID":"f5cd5e792e4ecabf"}}