{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>36. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/3092 <br>KARAR NO: 2024/639<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2021<br>NUMARASI: 2020/17 E. -  2021/982 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... San. A.Ş. nin ... sıra numaralı 15.05.2015 başlangıç tarihli Kiralama ve Hizmet Sözleşmesi ile ticari ilişkiye girdiklerini, ... San. A.Ş.nin grup şirketi olan davalı/borçlu ... A,Ş. 01.02.2017 tarihli yazısı ile müvekkili şirkete başvurarak sözleşme kapsamındaki servis hizmetini kendisinin alacağını, makineleri kendisinin kullanacağını, sözleşmeyi tüm şartları ile kabul ettiğini, bundan böyle faturaların kendisi adına tanzim edilmesini bildirdiğini, bu talebin müvekkili şirket tarafından kabul edildiğini, sözleşme kapsamında davalı/borçlu şirketin aynı adreste (makinelerin kurulum adresinde) makineleri kullanmaya devam ettiğini ve kendisine servis hizmet verildiğini, yine sözleşmedeki şartlar çerçevesinde her ay hizmet ve makine tahsis bedeli olarak faturalar düzenlendiğini ve kendisine tebliğ edildiğini, taleplerine rağmen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı/borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin alacağının likit ve muayyen olduğunu, davalı-borçlunun itirazının iptali ile %20 icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle fatura tanzim edildiğini ve bu faturalar  uyarınca müvekkilinden alacaklı olduğunu beyan ettiğini, ancak bildirilen borç tutarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin dava dilekçesinde bahsi geçen faturalara ilişkin hizmeti almadığını,  yerleşik yargıtay içtihatlarında da fatura tanziminin hizmetin verildiği anlamına gelmemekle tek başına ispat aracı da olmayacağını belirttiğinden alacağını faturaya dayandıran davacının fatura içeriğindeki hizmeti verdiğini ve faturaların usulüne uygun tebliğ edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafın dilekçesi ekinde bir kısım mail çıktılarının sunulduğunu, bu belgelerin borcun varlığına ilişkin delil teşkil etmediğini, müvekkilinin  davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağını aynı zamanda müvekkilinin temerrüde düşürülmediğinden faiz talebi ve faiz oranının yerinde olmadığını, davacının %20 den az olmamak üzere talep ettiği icra inkar tazminatı talebine itiraz ettiklerini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, %10 dan az olmamak üzere idari para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu; davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; salt fatura düzenlenmiş olması davada haklılığın kabulü için yeterli olmadığını, davacının taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı müvekkili şirkete 15.05.2015 tarihli sözleşme ile kira ve servis hizmeti verildiğini, bu kapsamda e-fatura düzenlendiği, müvekkilden takip sonrası faiz ve feriler dışında 48.231,43-TL alacaklı olduğu iddiası ile işbu davayı ikame ettiğini, davacının, alacağına dayanak yaptığı faturaya konu hizmeti/malı verdiğini de ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmamakta olup davacının düzenlediği faturaların tek başına ispat vasıtası olmadığını, alacak talebinde bulunan davacının öncelikle kendi edimini ifa ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının dayanak yaptığı faturaların tek başına ticari ilişkinin ve alacağın varlığını gösterir nitelikte bir belge olmadığından ve davacının incelenen ticari defterlerinde de sadece işbu faturalar kayda alındığından davacının defterlerine göre alacaklı olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından alacaklı olduğuna veya öncelikle kendi edimini ifa ettiğine dair dosyaya sunmuş olduğu, iddiasını ispatlar bir belge, delil bulunmadığını, yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.05.2005 E. 2004/7832 K. 2005/4738 sayılı kararına göre,\".... faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı taktirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesi doğar. bu durumdan, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaz. uyuşmazlık halinde, işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerekir....\" denildiğini, davalı taraf davaya konu fotokopi makinaların müvekkil şirkete teslim ediliğini dahi ispat etmiş değilken vermediği hizmete karşılık bir de salt davacı tarafın sözde sözleşmeye göre tutulan tek taraflı kayıtlarına göre sayfa başı ücret talep ettiğini. ancak taraflarınca davalıdan hiçbir hizmet alınmadığı belirtildiğinden sözleşme de de kabul edilmemesine rağmen davacının tek taraflı kayıtları dikkate alınarak düzenlenen rapora göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, mahkeme kararında yer alan faiz başlangıç tarihleri, faiz miktar ve  oranının yerinde olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin kabulü yönünde verilen kararın da  yerinde olmadığın, davacının alacak iddiası da yargılamayı gerektirmekte olup bilirkişi raporuyla tespit edilebilmiş olduğundan likit olmadığını ve davacının alacağının olup olmadığı, varsa ne miktarda alacağı olduğu, kesinlikle borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde belirlendiğini, yapılan takipte, kötüniyetli olan, haksız takibe itiraz eden  müvekkili şirket değil, vermediği bir hizmete, teslim etmediği bir mala ilişkin fatura düzenleyerek, kendisine göre alacak yaratan ve haksız ve kötüniyetli olarak müvekkili şirket hakkında takip yapan davacı olduğunu, davacı taraf defterleri nazara alınarak kurulan hüküm hatalı olup kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava;''tacirler arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali'' istemine ilişkindir. Taraflar arasında 15.05.2015 tarihli 60 ay süreli fotokopi makinesi  kiralama ve servis hizmeti sözleşmesi akdedildiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu bulunmayan fotokopi ve baskı makineleri ile yazılım çözümlerinin kiralanması ve servis hizmetlerinin sağlanması için sözleşme yapıldığı, davacının  bu sözleşmeye göre ticari defter ve kayıtları dayanak göstererek davalı aleyhine icra takibi başlattığı, sözleşmeye göre, kiralayanın sözleşmede belirtilen makine ve ekipmanlarını kiracıya sağlamakla yükümlü olduğu, kiralayanın ayrıca servis hizmetleri ile ücretsiz olarak orjinal donanım, aksesuar ve sarf malzemelerini (toner, bdrum, yedek parça) temin edeceğinin kararlaştırıldığı, buna göre; sözleşmenin bir bütün olarak tacirler arasındaki hizmet sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Davanın dayanağı İstanbul Anadolu ... İ. M nün ... Esas sayılı dosyası ile,davacının davalı hakkında 17/01/2019 tarihinde, ticari defter ve kayıtlara dayalı olarak 48.231,43 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının yasal sürede borca itirazı ile takibin durduğu görülmüştür. Davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenmiş faturaların açık bedeli ödenmemiş fatura olduğu, fatura muhteviyatlarının \"Fotokopi-Yazıcı Kiralama ve Kağıt Başı Baskı” bedeli olduğu, taraflar arası makine kiralama hizmetinin dava dışı ... AŞ. ile 15.05.2015 tarihinde 5 yıllık “Kiralama ve Servis Hizmet sözleşmesi” ile başladığı, devamında ise aynı hizmetin kesintisiz devam ettiği fakat davalı yanın 01.02.2017 tarihli beyanı ile hizmete konu tüm şartların davalı yan ile aynen devam edeceğine ilişkin davalı yanın kaşe imzalı beyanının mevcut olduğu, yine Şubat 2017 ila takibe konu Mart 2018 dönemine ilişkin hizmet bedelinin, davalı  tarafından davacıya ödendiği, bu döneme ilişkin taraflar arası ihtilaf olmadığı, Nisan 2018 ve Ocak 2019 dönemine ilişkin faturaların huzurdaki davaya konu takip ile davalı yandan talep edildiği, kiralanan ve baskı alınan makinaların davalının uhdesinde (kendi işyerinde) olduğu, hali hazırda davalı tarafından davacı yana teslim edildiğine ilişkin somut bir bilgi belgenin dosyaya sunulu olmadığı, fatura içeriği birim fiyatları incelendiğinde taraflar arası sözleşmeye uygun olarak fiyatlandırıldığı, her bir faturanın E-Fatura olduğu, davalı yana elektronik ortamda tebliğ edildiği, faturalara davalı yanın 8 gün içinde itiraz ettiğine dair dosyada mevcut belge ya da bilgi olmadığı, faturaların usulüne uygun düzenlendiği, fatura muhteviyatlarındaki “Sayfa Başı Çıktı ve Makine Kiralama hizmetinin”, davacı yan tarafından davalı yana verildiğine ilişkin karine oluşturduğu, ancak davalının kira-hizmet ilişkisini kabul etmediği, bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için faturada yazılı hizmetin davalıya verildiğinin faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre ( yemin teklifi dahil ) kanıtlaması gerektiği, çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı hizmetin davalıya verildiğini göstermeyip, bunun sadece hizmetin fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geleceğine ilişkindir. Davanın ticari defter ve kayıtlardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu davalı tarafın borcu kabul etmediği, davacı tarafın ticari ilişkide düzenlenen tüm faturalara konu hizmeti davalıya sunduğunu ispat etmesi gerektiği, dava konusu faturaların dava dışı ... Şirketi ile imzalana ve akabinde 01.02.2017 tarihli davalının kaşe ve imzasını taşıyan belge ile davalı ile devam edilen \"kiralama ve servis hizmet sözleşmesi\" kapsamında düzenlendiği, fatura muhteviyatlarının \"Fotokopi-Yazıcı Kiralama ve Kağıt Başı Baskı” bedeli olduğu, taraflar arası makine kiralama hizmetinin dava dışı ... AŞ. ile 15.05.2015 tarihinde 5 yıllık “kiralama ve servis hizmet sözleşmesi” ile başladığı devamında ise aynı hizmetin kesintisiz devam ettiği fakat davalı yanın 01.02.2017 tarihli beyanı ile hizmete konu tüm şartların davalı yan ile aynen devam edeceğine ilişkin davalı yanın kaşe imzalı beyanının mevcut olduğu, Nisan 2018 ve Ocak 2019 dönemine ilişkin faturaların huzurdaki davaya konu takip ile davalı yandan talep edildiği, kiralanan ve fotokopi alınan makinaların davalı yanın uhdesinde (kendi işyerinde) olduğu, hali hazırda davalı yan tarafından davacı yana teslim edildiğine ilişkin somut bir bilgi belgenin dosyaya sunulu olmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre de; davacının kullandığı programa giriş yapıldığında, sayaç günlüğü sayfasına giriş yapıldıktan sonra ilgili departmanın firmalar ile yaptığı anlaşmalar çerçevesinde müşteri firmanın bilgisayarına yüklemiş olduğu programlar ile şirket merkezinden direkt müşterinin  kullanmış olduğu makinesine ve yapılan anlaşmaya göre aylık olarak çekmiş olduğu sahifenin adedini hesapladığı, faturanın kesim tarihinde fatura kesmek için muhasebe birimine aylık sayaç numaralarının iletildiği, muhasebe biriminin sayaç numaralarını ekran üzerinden almasını müteakip müşteri firmanın sözleşmesi sistem üzerinden faturayı düzenleyen görevli tarafından incelendiği,  bu incelemede bir ay öncesine ait  numaratör bilgisi  ve makinenin özellikleri  birim ücret fiyatı müşteriye ait (siyah beyaz  çekim ücreti 0.006 eu, renkli çekim ücreti 0.006eu) ücretleri tespit edildiği, elde edilen bilgilerin ... programına aktarıldığı, sonrasında müşteriye ait kaç adet asıl ve ek sözleşme bulunduğu tespit edildiği, faturanın dönem tarihi  sistem tarihinde tespit edilip yine aynı program vasıtası ile girilen sayaç bilgilerini mahsup ederek faturaya konu edilecek aylık sayaç bilgisi ile birlikte tanzim edilerek faturaya aktarıldığı, çekim adetleri bu şekilde ücretlendirilerek  faturaya aktarıldığı ve sözleşme kapsamındaki müşterilerin faturalarnın bu şekilde düzenlendiği, sözleşmeye göre tanzim edilen faturaların hesaplanmasında, sözleşme içeriğindeki parametlerelerin ... yazılımına girilmesi ve aylık çekim miktarlarının yine sistem üzerinden elde edilmesi ile yazılım tarafından faturaya aktarılıp aylık olarak faturalandırıldığı, yazılım üzerinden yapılan kontrollerde takip dayanağı faturalardaki veriler, bilgiler ve miktarlar ile sistem üzerinde kayıtlı bulunan verilerin aynı olduğu ve tutarlı olduğu, bu durumda davacının faturalara konu hizmeti sunduğu belirtilmekle yine davalı hizmet almadığını, makinelerin kendisine tahsis edilmediğini ispatla mükellef olup bunu ispatlayamadığından, mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulü ile, alacağın faturaya dayanması ve likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir hata bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken  3.294,69 TL nispi istinaf  karar harcından peşin olarak alınan 823,68 TL' nin  mahsubu ile  bakiye 2.471,01  TL harcın davalıdan alınarak Hazine gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-b maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dce8b978bb74dff9","SID":"f7733c3789da9bc5"}}