{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA  NO: 2021/1176 <br>KARAR NO: 2024/694<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/03/2021<br>NUMARASI: 2021/282 Esas,  2021/323 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Haksız İşgal Tazminatı (Ecrimisil)<br>KARAR TARİHİ:21/03/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;  davalı şirketin özelleştirilmesinden sonra protokol ile kullanım için bedelsiz olarak tahsis edilen alanın boşaltılmadığını, bahse konu yer hakkında İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/402 Esas 2018/1075 Karar sayılı ilamıyla el atmanın önlenmesine karar verildiğini, davalının bu yeri 28/05/2013'ten beri bedelsiz olarak kullanması sebebiyle ecrimisil ödemesi gerektiğini, Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin açtıkları davada görevsizlik kararı verdiğini, dosyanın gönderildiği Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/855 Esas sayılı dosyasında da dava şartı arabuluculuk nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle yeniden başvuru yapılıp  anlaşılamaması sebebiyle 28/05/2013'ten itibaren hesaplanacak ecrimisil bedeline ilişkin şimdilik 50.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece ; davaya konu çekişmenin nispi veya mutlak ticari dava olmadığı kanaatiyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu kabul ederek görevsizlik kararı verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; alacaklarının kira ilişkisine dayanmaksızın kuruma ait taşınmazlardan protokolle tahsisi yapılan 21780 m²'lik ambar sahası ile 7226,70 m²'lik açık ambar sahasının kullanılmasından kaynaklı ecrimisil talebine ilişkin olduğunu belirterek görevli mahkemenin belirlenmesini talep etmiştir. Dava, haksız işgal tazminatı talepli bir davadır. Yasal dayanağı TMK'nın 995. maddesidir. Ecrimisilin hukuki niteliğine ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/06/2021 tarihli 2020/8-720 Esas 2021/802 Karar sayılı ilamında \"26.  Ecrimisile gelince; gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 1945/22 E, 1950/4 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Yine bahsi geçen İçtihadı Birleştirme Kararında; başkasının gayrimenkulünü haksız olarak zaptedip kullanmış olan kötüniyetli kimsenin o gayrimenkulü elinde tutmuş olmasından doğan zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereleri tazminle mükellef olduğu, bir zarara uğramamış malik veya zilyede ecrimisil adı veya başka bir ad altında herhangi bir tazminat vermekle mükellef olmadığı sonucuna varılmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira bedeli, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybı karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve  kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. 27.  Nitekim TMK'nın 995. maddesinin 1. fıkrasında, iyi niyetli olmayan zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır. Haksız işgal, haksız eylem niteliğinde olup, bu durumda ecrimisilin tahsili için genel mahkemelerde genel hükümlere göre dava açılabileceğinde kuşku bulunmamaktadır.\" denilmiştir. Haksız işgal tazminatına ilişkin görevli mahkemeye yönelik olarak ise Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15/03/2016 tarihli 2016/3248 Esas 2016/3118 Karar sayılı ilamında \"eldeki davada istenen el atmanın önlenmesi ve ecrimisilin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 683. ve 995. maddelerine dayandırıldığı; her ne kadar taraflar tacir olsalar dahi, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde de bu yönde bir iddiaya yer verilmediği, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir.\" denilmek suretiyle asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna işaret edilmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın taraflar arasında kira ilişkisi bulunmaksızın ve herhangi bir hakka dayanmaksızın kullanıldığı iddia edilen alana ilişkin haksız işgal tazminatı talepli olması sebebiyle mahkemece verilen görevsizlik kararı yerindedir. İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK 362/1-b  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f9d826618280267","SID":"11240e31df1bcdb6"}}