{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2228 Esas<br>KARAR NO: 2024/453<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 30/04/2019<br>NUMARASI: 2014/581 Esas, 2019/255 Karar<br>DAVA: ALACAK <br>KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 01/05/2008 tarihli Tıbbi Cihazlar Bakım Onarım Hizmet Sözleşmesi ile müvekkili şirketin ilgili ekipmanlara servis hizmeti sağlanması işini üstlendiğini, sözleşmede ödeme günü ile fatura tarihi arasında kalan süre için döviz kuru farkı faturası kesileceği ve ödemede geciken süre için aylık % 6,87 oranında gecikme faizi tahakkuk ettirileceğinin kararlaştırıldığını, verilen hizmete karşılık toplam 49.380,74 TL tutarında 4 adet fatura düzenlendiğini, davalının faturalara itiraz etmemesine rağmen fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine fatura alacakları ve gecikme faizinden kaynaklı faiz ile birlikte toplam 58.813,13 TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini  ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davanın kabulü ile 49.380,74 TL'nin icra takip tarihinden işletilecek % 6,87 oranında gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı karşı davacı vekili cevabında ve karşı davasında; müvekkilinin davacıdan aldığı MR cihazı için taraflar arasında bakım ve onarım sözleşmesi yapıldığını, ancak cihaz yeni olmasına rağmen uzun süre arızalar verdiğini, davacı karşı davalının bakım-onarım sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini ve cihazın uzun süre tamir edilemediğini, yeterli servis hizmeti verilemediğinden davacının alacak talebinin samimi olmadığını, müvekkili şirketin ... Merkezi'nin hizmet alımı ihalesini kazanması üzerine cihazın İstanbul'a taşınması ve montajı için taraflar arasında 22/10/2010 tarihli protokol düzenlendiğini, protokol gereği davacının 31/12/2010 tarihine kadar cihazı çalışır vaziyette teslim etmesi gerekirken, teslimin 22/04/2011 tarihinde yapılabildiğini, bu süreçte müvekkilinin hasta alamamasından kaynaklı maddi zarara uğradığını, ayrıca ...nin ihaleyi feshinin gündeme geldiğini, protokol gereği cihazın çalışır bir halde teslimini takip eden ay sonrası için servis ve bakım faturaları düzenlemesi gerektiğini, cihazın teslimini takip eden ay sonrasına dair, 2011 yılı Haziran ayı servis fatura bedelini ödediklerini, protokole aykırı düzenlenen faturaları iade ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davası ile; hasta alınamamasından kaynaklı maddi zararına karşılık olarak şimdilik 5.000,00 TL'nin 27/05/2011 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; asıl dava yönünden; cihazın tam ve çalışır vaziyette 02/01/2011 tarihinde davalı karşı davacıya teslim edildiği, teslim tarihi ve protokol hükümlerine göre bakım onarım hizmet bedeline ilişkin 2011 yılı Ocak için düzenlenen fatura bedelinin davalı karşı davacıdan talep edilemeyeceği, ancak 2011 yılı Şubat, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin düzenlenen fatura karşılığı toplam 39.924,33 TL'nin talep edilebileceği; karşı dava yönünden ise; cihazın 02/01/2011 tarihinde teslimi sonrası, cihazda meydana gelen arızaların kurulum ve servis hatasından kaynaklandığına ilişkin delil bulunmadığı, karşı davacının 2011 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle delil olarak değerlendirilemeyeceği, 2011 yılı defterleri delil olarak değerlendirilse bile yıllar itibariyle değişen ciro bedellerinin sadece dava konusu MR cihazının performansından kaynaklandığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, ...nin ihaleyi feshettiğine dair de delil bulunmadığı, buna göre karşı davacının cihazın tam ve çalışır vaziyette teslim edilmemesi ve geç teslimi nedeniyle hasta alınamamasından kaynaklı zarara uğradığı iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalı karşı davacının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 36.924,83 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı karşı davacı vekili istinaf nedenleri olarak; cihazın teslimine dair 02/01/2011 tarihli tutanakta yer alan imzanın müvekkilinin çalışanı ya da yetkilisine ait olmadığını, cihazın eksiksiz, ayıpsız ve tam çalışır şekilde teslim edilmediğini, davacı karşı davalı yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğinden hüküm altına alınan alacağı bulunmadığını; karşı davaları yönünden ise; cihaz çalışmadığından müvekkilinin cirosunun düştüğünü, MR cihazının 26 defa arızalanması nedeniyle işlemlerde aksama olup olmadığı, arıza tarihlerinde kaç hasta için bu cihazın kullanılabileceği ve bunların tedavi bedellerinin araştırılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Asıl dava, MR cihazı için yapılan bakım ve onarım hizmet alacağının ödenmesi istemine, karşı dava ise cihazın arızalanması nedeniyle hasta alınamamasından kaynaklı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacı karşı davalının fatura dayanağı bakım ve onarım hizmetini gereği gibi yerine getirip getirmediği ve  bu faturalardan kaynaklı alacağı bulunup bulunmadığı, davacı karşı davalının sözleşmeyi gereği gibi ifa etmediğinin kabul edilmesi halinde, sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle davalı karşı davacının zararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 21/05/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı karşı davalının 2010-2011 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve alacağına dayanak faturaların ticari defterlerinde yer aldığını; davacı karşı davalının cihazın bakımını düzgün bir şekilde yaptığını ve arızaları iyi bir şekilde giderdiğini kanıtlaması gerektiğini, teknik servis raporlarına göre cihazın 7 aylık sürede 26 kez arızalandığını, bu nedenle cihazın bakımının ve arızaların giderilmesi işinin gereği gibi ifa edilmediğini; davalı karşı davacının, karşı davalının sözleşme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığı iddiasını ispat edemediğini, karşı davacının ciro kaybının karşı davalının sözleşme ihlalinden kaynaklandığına dair herhangi bir delil bulunmadığını belirtmişlerdir. 19/02/2015 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda; davalı karşı davacının 2011 yılı envanter defterinin hiç tasdik edilmediğini, yine yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığını, bu nedenle sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığını, ticari defterlerinde davacı karşı davalının alacağına dayanak faturalara rastlanmadığını belirtmiştir. 06/09/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı karşı davalının bakım ve servis hizmetine ilişkin 29/04/2011 ve 31/05/2011 tarihli faturalar nedeniyle toplam 24.412,28 TL alacaklı olduğu, karşı dava yönünden cihaz nedeni ile zarara uğranıldığı iddiasına ilişkin ciro farkı ile sözleşme arasında bağlantı kurulamadığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişiler 12/04/2017 tarihli ek raporlarında kök rapordaki görüşlerini tekrarlamışlar, 08/01/2018 tarihli 2. ek raporlarında ise davacının 28/02/2011 tarihli fatura nedeniyle de alacağı bulunduğu, bu nedene davacı karşı davalının 36.924,83 TL alacağı bulunduğunu belirtmişlerdir. 1-Asıl dava, bakım ve onarım işi için düzenlenen fatura alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı, MR cihazının bakımının yapılması ve arızaların giderilmesi işi nedeniyle düzenledikleri fatura alacağının tahsilini talep etmiş, davalı taraf, davacının edimini kötü ifa ettiğini, cihazın sık sık arızlandığını, cihazdan gerektiği gibi istifade edemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir (BK. M. 97) Tam iki taraflı sözleşmelerde kendi edimini ifa etmeyen veya kötü ifa eden taraf, diğer taraftan karşı edimi talep ettiğinde ödemezlik ile karşılaşabilir. Ödemezlik def’i taraflara karşı edim ifa edilinceye ya da ifası teklif edilinceye kadar kendi borcunu ifadan kaçınma imkanı sağlar. Somut olayda davalı, davacının servis ve bakım işini gereği gibi ifa etmediğini ve bu nedenle cihazın sürekli arızalandığını beyan ederek  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu nedenle davacının; -davalının hizmet bedelini ödememe gerekçesinin, cihazın teslim edilmediği olgusu olduğu, davalının ödemezlik define temel teşkil eden hizmetin gereği gibi yerine getirilmediği olgusuna dayanmadığı- yönündeki beyanı yerinde değildir. Öte yandan davacı yüklenicinin cihazın bakımını düzgün şekilde yaptığını ve arızaları iyi bir şekilde giderdiğini kanıtlaması gerekir. Ancak teknik bilirkişi raporları ve servis raporlarına göre, cihazın 2011 yılı Ocak ve Temmuz ayları arasında 26 kez arızalanması nedeniyle, davacının cihazın bakımını ve arızaların giderilmesi işini gereği gibi ifa etmediği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının servis ve arızaların giderilmesi işini gereği gibi ifa etmediği anlaşıldığından, davalının ödemezlik defi gereği asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de, davacının asıl dosyada itirazın iptalini değil, alacağın tahsilini talep etmesine rağmen, talep dışına çıkılarak takibe itirazın kısmen iptaline karar verilmesi de doğru olmamıştır. 2-Karşı davada, karşı davacı, karşı davalının edimini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüşse de, karşı davacının, karşı davalının sözleşme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığı iddiasını ispat edemediği, ciro kaybının davacı karşı davalının sözleşme ihlalinden kaynaklandığına dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece karşı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile davalı karşı davacının asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesinin asıl davaya yönelik hükmünün kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında asıl davanın reddine, ilk derece mahkemesinin karşı davanın reddine karar verilmesine dair hükmünde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı karşı davacının karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Davalı karşı davacının karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2)Davalı karşı davacının asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile KABULÜ ile İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/581 Esas, 2019/255 Karar ve 30/04/2019 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3)ASIL DAVANIN REDDİNE, 4)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davacı karşı davalı tarafından peşin olarak yatırılan 843,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 415,70 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı karşı davalıya İADESİNE, 5)Davacı karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6)Davalı karşı davacı tarafından karşılanan 925,00 TL yargılama giderinin davacı karşı davalıdan  alınarak davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, 7)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf Başvurusu Yönünden; 8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacı karşı davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davalı karşı davacı tarafından karşılanan 41,75 TL istinaf yargılama gideri ile 576,20 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 617,95‬ TL'nin davacı karşı davalıdan  alınarak davalı karşı davacıya VERİLMESİNE, 9-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince karşı davada alınması gereken 427,60 TL harcın davalı karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 631,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 203,40 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı karşı davacıya İADESİNE, 10)Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen miktarın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı yasanın 362/1-a bendi gereğince asıl dava yönünden kesin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361/1.maddesi gereğince karşı dava yönünden kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık  süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"750b2d2f4644b5f6","SID":"fca323da80d69b6a"}}