{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/190 <br>KARAR NO\t: 2024/596<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/392 E.  -  2021/409 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2021 tarih ve 2020/392 Esas - 2021/409 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı gerçek kişiler tarafından 2020/01590 sayılı iplik bobini tasarımı başvurusu yapıldığını, müvekkili tarafından 2016/01941 sayılı tasarım ve internet görsellerine dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, YİDK tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığını, bu tasarımların müvekkiline ait olan ve 2010 yılından beri üretilip kamuya arz edilen birçok tasarımın birebir aynısı olduğunu, davalıların daha önceden kamuya sunulmuş ürünleri kendi adlarına tescil ettirmek suretiyle piyasada tekel yaratmaya ve tasarımlar üzerinde tek başına hak sahibi olmaya çalıştıklarını, davalıların kötü niyetli hareket ettiklerini ileri sürerek, YİDK'in 2020/T-733 sayılı kararının iptaline, davalılara ait tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>        Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer davalılar vekili, müvekkilleri tasarımının davacıya ait 2016/01941 nolu tasarımla benzer olmadığını, söz konusu tasarımların kullanım amacına uygun olarak belli şekli zorunluluklarda yapılması gerektiğini, benzerlik değerlendirmesinde bu unsurların dikkate alınamayacağını, genel bakışta bile her iki tasarımın farklı olduğunu, müvekkilleri tasarımının yeni ve ayırt edici bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, bilgilenmiş kullanıcı nazarında davaya konu tasarımın davacının ileri sürdüğü tasarım karşısında yenilik ve ayırt  edicilik koşullarını sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmadığını, dava konusu tasarımın SMK'da aranan yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını, davalının tasarımının müvekkiline ait olan ve 2010 yılından beri üretilip kamuya arz edilen birçok tasarımın birebir aynısı olduğunu, yayına itiraz dilekçesinin 5. vd. sayfalarında yer verilen görseller ile yine dava dilekçesinde ayrıntısıyla açıkladıkları tasarımın, dava konusu tasarım ile aynı bulunduğunu, davalıya ait tescili istenen ürünün, iplik bobinlerinde yıllardır kullanılan klasik bir model olduğunu, bu sebeple tesciline karar verilerek tekelleştirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı  Yasa'nın  56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.  <br>\tGörüldüğü üzere anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E.- 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir. Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın yeni mi, yoksa harcı alem bir tasarım mı olup olmadığı hususları, tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.          <br>\tSomut olayda, davaya konu tasarım, iplik bobini tasarımıdır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımın, davacının 2016/01941 sayılı tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olduğu açıklanmış, mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı yönünden ise bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacı vekili, hem dava konusu tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olmadığını ileri sürmüş, hem de gerek tasarım başvurusuna itiraz aşamasında hem de dava dilekçesinde bir kısım görsellere dayanmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna da bu yönlerden itiraz etmiş olmasına karşın  mahkemece davacının itirazları karşılanmamış, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.    <br>\tYukarıda açıklandığı üzere, bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş ise o tasarım yeni kabul edilmeyecektir. O halde ilk derece mahkemesince, davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar karşılanmadan ve mutlak yeniliğe ilişkin araştırma yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tBu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde, davacı tarafça hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanması ve mutlak yenilik araştırmasının yapılması işbu  dava yönünden esasa etkili bir delil niteliğinde bulunduğundan, söz konusu deliller değerlendirildikten sonra yeni bir karar verilmesi zorunludur. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 06/12/2021 gün ve 2020/392 Esas - 2021/409 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı  tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  22/03/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024 <br>\t\t\t\t<br> Başkan<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Üye<br>...<br> <br> Katip<br>...<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e13ef70af9b0fb7","SID":"f8a24f8bdefc45e2"}}