{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/248 - 2024/598<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/248 <br>KARAR NO\t: 2024/598<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/122 E.  -  2020/216 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/10/2020 tarih ve 2019/122 Esas - 2020/216 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili adına tescilli \"...\" asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin  2018/90142 sayılı \"... ... ...+şekil\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, müvekkilinin \"...\" markasını birebir ihtiva ettiğini, ilgili tüketici kitlesinin bu markaları karıştıracağını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, markalar arasında emtia benzerliğinin de bulunduğunu, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun tescili halinde bu tanınmışlıktan haksız yararlanılacağını, davalının kötü niyetli olarak marka başvurusu yaptığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-5776 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının mal ve hizmet sınıflarının da farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, müvekkilinin \"... ...\" markasının 1988 yılında ilk tescilinin yapıldığını ve bugüne kadar kullanıldığını, müvekkiline ait başvuru ile davacı markaları arasında benzerliğin bulunmadığını, taraf markalarının kullanım alanlarının da farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf malların satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri ile davacı tarafın itirazına mesnet 154898, 205934 ve 2017/75938 sayılı markaların kapsamlarındaki 30. sınıf mallar arasında benzerlik bulunduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, markalarda \"...\" ibaresinin müşterek olarak bulunduğu anlaşılsa da, dava konusu markanın bir bütün olarak \"... ...\" kavramsal ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin yanı sıra, arı peteği şeklindeki iki altıgen şekil ve bu şekillerin içerisinde bulunan \"...\" ibaresinin üzerinde kraliçe arı görseli ve yine bal peteği görseli içerisindeki \"...\" ibarelerinin özellikle görsel açıdan markaları birbirinden oldukça ayırdığı, bu ibarenin 30. sınıfta bulunan malları doğrudan tanımlamadığı, dolayısıyla soyut ve somut ayırt edici niteliğinin bulunduğunun söylenebileceği, ancak özellikle tatlı bir besin olan bal depo etmek için arılar tarafından yapılan bir nesne olması  nedeniyle, tatlı özelliği haiz şeker emtiası bakımından bu ibarenin ayırt ediciliğinin güçlü olduğunun söylenemeyeceği, zira \"...\" ibaresinin bal emtiasını ve bal emtiasının karakteristik özelliği olan tatlı besinleri ortalama tüketici nezdinde çağrıştıracağı, bu nedenle telmih yolu ile \"...\" ibaresinin tatlı ve şekerli ürünleri akla getireceği, dolayısıyla bu ibarenin özellikle 30.sınıfta bulunan ve içerisinde şeker barındıran mallar bakımından ayırt ediciliğinin güçlü olduğundan söz edilemeyeceği, bu nedenle SMK m.6/1 hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, davacı tarafından dava dosyasına, davaya gerekçe markaların tanınmış olduğu yönünde reklam, yazılı ve görsel basın haberleri, anket çalışmaları, promosyon çalışmaları, yıllık ajans raporları ve faturalar gibi davacı markalarının toplumdaki tanınmışlık düzeyini belgeleyici nitelikteki bilgi ve belgeler sunulmadığı, davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece aldırılan 06.03.2020 tarihli bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, söz konusu raporun hüküm kurmaya da elverişli olmadığını, anılan rapora dayalı olarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin davaya konu \"...\" markasını kullanarak seri marka oluşturma gayreti içerisinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı ...'in 10.10.2018 tarihinde, 2018/90142 sayılı \"... ... ...+şekil\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı, bu başvuruya davacı Şirketin 2017/75938, 205934 ve 154898 sayılı \"...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiği, davacı tarafın yeniden inceleme talebinin de YİDK'in 01.08.2019 tarih, 2019-M-5776 sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın davacı tarafa 05.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere iki aylık hak düşürücü süre içinde açılan işbu davada uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesi olup olmadığı, davacı markalarının tanınmış bulunup bulunmadığı ve buna bağlı bir tescil engelinin gerçekleşip gerçekleşmediği ile dava konusu başvurunun kötü niyetli yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkindir.  <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.  <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru kapsamında 35. sınıf hizmetler yer almaktadır. Davaya dayanak davacının 2017/75938, 205934 ve 154898 sayılı markaları ise 30. sınıf malları içermektedir.  Ticari bir malı üretenin bu malı satışa sunması ticari hayatın gereği olduğundan, davacı markalarının kapsamında bulunan 30. sınıftaki \"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez\" malları ile bu malların satışına özgü 35. sınıftaki perakendecilik hizmetleri arasında benzerlik mevcuttur. Bunun dışında kalan başvuru kapsamında kalan hizmetlerle, davaya dayanak davacı markalarının kapsamlarındaki 30. sınıf mallar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik bulunmamaktadır. Esasen bu husus, ilk derece mahkemesinin de kabulündedir.<br>\tİşaretlerin karşılaştırılmasına gelince; davacı tarafın markaları \"... ...\", \"... ...\" ve \"... ...\" ibarelidir. Söz konusu markalarda yer alan \"..., ..., ...\" ibareleri, anlamları itibariyle tanımlayıcı nitelikte olduklarından, başvurunun asli unsurunu \"...\" ibaresi oluşturmaktadır. Dava konusu davalı markası ise \"... ... ...+şekil\" ibareli olup, tertip tarzı itibariyle öne çıkan \"... ...\" ibaresi markanın asli unsuru konumundadır. Gerçekten de her ne kadar dava konusu başvuruda şekil unsur ile \"...\" ibarelerine yer verilmiş ise de şekil unsurunun iki ayrı ... şeklinden oluşması, \"...\" ibaresinin ise diğer kelimelere göre küçük olarak yazılması hususları dikkate alındığında, bu unsurlar tali konumdadır. Taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresi, 30. sınıf mallar yönünden doğrudan doğruya tanımlayıcı ya da tasviri bir işaret olmadığından, ayırt edici niteliği haiz olup, bu ibarenin, davalı markasında da aynen asli unsur olarak kullanılması, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğe yol açmaktadır. Her ne kadar davalı markasında \"...\" ibaresi de asli unsur olarak kullanılmış ise de bu ibarenin, \"...\" ibaresine vurgu yapması, dolayısıyla vurgunun \"...\" ibaresi üzerinde toplanması nedeniyle dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı kanaatine varılmış ve sonuç olarak taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu kabul edilmiştir.  \t <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. <br><br>\tHer ne kadar davacı tarafça, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına da dayanılmış ise de her iki iddianın da dosya kapsamındaki delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından, bu iddialara itibar etmek mümkün olmamıştır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br><br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 02/10/2020 gün ve 2019/122 Esas - 2020/216 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'in 01.08.2019 tarih, 2019-M-5776 sayılı kararının, 35. sınıftaki \"Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\" yönünden KISMEN İPTALİNE, Fazlaya ilişkin iptal talebinin REDDİNE,  <br>\t3-Dava konusu marka tescilli olmadığından, hükümsüzlük talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>\t4-Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile kalan 383,2‬0 TL'nin davalı ... ile davalı ... alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>\t7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00 TL bilirkişi ücreti, 244,71‬ TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 118,50 TL posta gideri, 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.383,91‬ TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/3'ü olan 794,64 TL'ye, 44,40 TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 883,44‬‬ TL'nin   davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin anılan davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba5462d19bf574f8","SID":"eaee86b3e31d2ab5"}}