{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1768 Esas<br>KARAR NO: 2024/631<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/06/2021<br>NUMARASI: 2020/507 E. - 2021/512 K.<br>DAVANIN KONUSU: Sözleşmenin İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı banka alacağının tahsili amacıyla borçlular .... Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiğini, borçluların menkul, gayrimenkul malları ile hak ve alacaklarının haczi ve muhafazası için 26/12/2019 tarihinde \"... ... Mah. .... Sok. No: ... Kepez/Antalya\"  adresine gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında davacı müvekkilinin davalı bankaya bildirdikleri miktarı, belirtilen hesaba, istenilen açıklamayla birlikte ödenmesi ve davacı müvekkilinin istirdat davası ile tazminat davalarından feragat ettiğine dair beyanlarının alınması şartı ile muhafaza işleminin sonlandıracaklarını ve açılacak istihkak davasını kabul edeceğini bildirdiğini, müvekkilin dava dışı borçlularla hiç bir ilgisi bulanmamasına rağmen cebri icra baskısı altında ve yaklaşık değeri 1.250.000,00-TL olan 100 tona yakın tavuklarının bozulma riski karşısında davalı bankanın şartlarını kabul etme zorunda kaldığını, anılan anlaşma yazılılık koşuluna bağlı olmadığından, yazılı protokolde yer almayan fakat protokole ait bu anlaşmada haciz mahallinde bulunan tanık beyanları ile ispatlanacağını, gelinen noktada davalı banka açıkça müvekkilinin zor durumundan yararlanarak ve bu durumu bilerek kendine aşırı oranda fayda sağladığını belirterek gabin ve aldatma sebebine dayalı olarak dönme ve şimdilik 65.000,00-TL menfi zararın avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  gabin nedeni ile sözleşmenin iptalinin talep edilebilmesi için karşılıklı edimler arasında açık nispetsizlik bulunması gerektiğini, ancak somut olayda böyle bir durumdan söz edilemeyeceğini TBK'nın 26. maddesi gereğince sözleşme serbestisinin esas olduğunu, bu ilke gereğince taraflar bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar dahilinde özgürce belirleme hakkına sahip olduklarını ve somut olayda müvekkili banka 26/12/2019 tarihinde usul ve yasaya uygun haciz işlemini gerçekleştirdiğini, haciz işlemi sırasında davacı tarafından istihkak iddia edilmesi üzerine icra müdürlüğünde dosyanın İİK'nın 97. maddesi gereği icra hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, bunun üzerine İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/18 E. 2020/4 K. sayılı kararı ile davacının istihkak iddiasının reddine karar verildiğini, ek haciz işlemi sırasında davacı tarafından borçluları aynı olan İstanbul ... icra müdürlüğünün ... E. sayılı dosya borcu üstlenildiğini ve dosyaya istinaden 68.000,00 Tl ödeme yapıldığını bu ödeme üzerine davacı ile istihkak kabul protokolü tanzim edildiğini, protokole istinaden  İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/67 E. sayılı istihkak davasından davanın kabul edildiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın da reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; \" depoda bulunan tavukların daha değerli olduğunu, bunların haczi ile yetinilmesini belirtmelerine rağmen haciz memuru ve alacaklı vekilinin ısrarlı olarak faaliyeti engelleyecek şekilde iş makinesi ve bilgisayarlara el konulduğunu, böylelikle davacının protokolü yapmaya icbar edildiğini belirtmişlerdir. Ne var ki davacı tanıklarının anlattığı işbu maddi vakıalar İİK'nın 85/6 maddesi gereğince hacizde tertip ilkesine aykırılık ve orantısız haciz işlemleri iddiasına dayalı olarak memur işleminin icra mahkemesine şikayetine konu olacaktır. Lakin tek başına gabin ve ikrahın varlığını ispat etmeye yeterli değildir. Bir başka söyleyişle, orantısız ve tertipsiz haciz ikrahın varlığını tek başına ortaya koymamaktadır. Diğer yandan davacı yan ödeme yaparken herhangi bir ihtirazı kayıt şerhi de koymuş değildir. Sonuç olarak dosyada toplanan mevcut delillere göre protokolün gabin ve ikrah hukuksal nedenine dayalı olarak iptalinin yasal şartlarının oluşmadığı,\" gerekçesi ile, davanın REDDİNE, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan \"istihkak kabul protokolü\" isimli sözleşme her iki tarafa borç yükleyen ivazlı sözleşme olduğunu, parasal değeri ölçülemeyen edimleri ve taahhüt edilen edimleri kapsadığını, edimler arasındaki oransızlığın tayin edilebilmesi için işbu edimlerle birlikte karşı tarafın elde edeceği maddi menfaatin ölçülebilmesi elzem olduğundan bilirkişi incelemesine yapılması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkilinden istenen ödemenin şartları davalı tarafından belirlendiğini,  ödeme dekontundaki açıklama kısmına kadar müdahale edildiğini,bu durumda \"ihtirazi kayıt\" şerhi nin olmamasının gerekçe gösterilmesi hatalı olduğunu, mahkemece toplanan delillere taraflarınca dayanılan icra dosyası içeriklerine, haciz tutanaklarına, davaya konu protokole yer verilmediğini, müvekkili tarafından 15/01/2020 tarihinde İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/67 E. Sayılı dosyası üzerinden istihkak davası açıldığını, davalının istihkak iddiasını kabul etmediğini,  davalı protokole açıkça aykırı davrandığını, Taraflara ait edimler arasında açık bir oransızlık olduğunu, davalı banka bildirdikleri miktarı belirtilen hesaba istenilen açıklamayla birlikte ödenmesi ve davacı müvekkilin istirdat davası ile tazminat davalarından feragat ettiğine dair beyanlarının alınması şartı ile muhafaza işlemini başladığı yerde bırakacağını ve açılacak istihkak davasını kabul edeceğini bildirdiğini, müvekkili dava dışı borçlularla hiçbir ilgisi bulunmamasına rağmen cebri icra baskısı altında, İİK kapsamında teminat yatırma hakkının kullandırılmasına olanak verilmemesi ve yaklaşık değeri 1.250.000,00 TL olan 100 tona yakın tavuklarının bozulma riski karşısında (zor durumda kalma) davalı bankanın şartlarını kabul etmek zorunda kaldığını,  müvekkili davalı bankanın istemi doğrultusunda ...  ait   ... nolu hesaba, \"İstanbul 1. İcra 2019/39322 E.\" açıklaması ile 65.000,00 TL gönderdiğini,  haciz mahallinde bulunan alacaklı vekili ... elden 3.000 TL verdiğini,  imzalanan istihkak kabul protokolü kapsamında davalı bankadan yargılama gideri, vekalet ücreti, tazminat taleplerinden vazgeçileceği, yine davalı banka aleyhine istirdat, tazminat, şikayet vs. herhangi bir hakla dava ikame etmeyeceğine ilişkin taahhütte bulunduğunu,  davalının ihtiyati haciz sonucu haczettiği mallar üzerinde satış hakkı olmadığını, davalı banka, müvekkilinin zor durumundan yararlanarak kendine fayda sağladığını, müvekkili ihtiyati haciz tutarını ödeyerek haczi durdurmayı düşünürken soğuk hava motoru da yerinden söküldüğünü ve 1.250.000,00 TL değerindeki tavuk etleri davalı bankanın talebi doğrultusunda bozulmaya bırakıldığını,  müvekkilinin tek amacının muhafaza altına alınan ve kaldırılan soğuk hava ünitelerinin bulunduğu depoda mevcut 100 ton tavuğun zayi olmasını engellemek ve yine muhafaza altına alınan el konulan bilgisayarlardan muhasebe ve finans verilerinin, müşteri carilerin yedeklenmesini sağlamak olduğunu,   müvekkilin başka bir icra dosyasına ödeme yaparak dava dışı borçlunun borcunu üstlenmesi şeklinde davalıya karşı yönelttiği bir önerisi olmadığını, dava dilekçesinde  TBK 28 mad. aşırı yaralanma (gabin) TBK 36. mad. aldatma (hile) hukuksal nedenine dayanılmasına rağmen mahkemece yalnız gabin iddiasının değerlendirildiğini, aldatma (hile) nedenine ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, ayrıca taraflarınca değinilmeyen TBK 37 mad.yazılı korkutma (ikrar) nedeni ile hatalı gerekçe oluşturduğunu belirterek tüm bu nedenlerle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir.  İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu istihkak iddiası kabul protokolünün iptali istemidir. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında alacaklı ... Aş tarafından borçlular ... Ltd. Şti. ve  ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmıştır. İşbu takibe istinaden Antalya Banka alacakları İcra Dairesinin ... talimat sayılı dosyasında 26/12/2019 tarihinde haciz işlemi gerçekleştirildiği, istihkak iddiası üzerine İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 2020/18 E. 2020/4 K. sayılı kararı ile  istihkak davası açmakta muhtar olmak üzere takibin devamına karar verildiği, 10/01/2020 tarihinde tekrar muhafaza ve  hacze gelindiği akabinde dava konusu olan 10/01/2020 tarihli istihkak iddiası kabul protokolü tanzim edildiği, protokole istinaden banka tarafından istihkak iddiasının kabul edileceğinin belirtildiği, İstanbul 7.İcra Mahkemesinin 2020/67 E. 2020/683 K.sayılı kararı ile kabul nedeni ile 3.kişinin istihkak davasının kabulüne karar verildiği görülmüştür. Mahkemece tanıklar dinlenmiştir. Tanık  ... beyanında; aynı zamanda davacının vekili olduğunu, haciz esnasında hazır bulunduğunu, istihkak iddiaları üzerine buradaki talimat icra müdürlüğü yapılması gerekeni İstanbul'daki İcra Hukuk Mahkemesinden sormak üzere yazı yazdığını, alacaklı taraf İstanbul da ki kararı öğrenir öğrenmez taraflarına dava açmak için süre verildiğinden haberleri yokken tekrar hacze gelindiğini, orada soğuk hava deposu ile muhasebe kayıtlarının bulunduğunu, haciz memurlarının bilgisayarı haciz edip muhafaza altına almak istediğini ve onların  soğuk hava deposunda bulunan tavukların değerinin çok daha fazla olduğunu bunların haczedilmesinin yeterli olunacağını müvekkilinin de ticaretine devam etmesine imkan verilmesini istediklerini, buna rağmen hacizde ısrarcı olunduğunu,  bilgisayarları götürüp motorları da söktüklerini, uzlaşma çabaları sonucu bahsi geçen asıl borçlunun bu takibe esas olmayan başka bir dosyada ki borcunun hemen o an ödenmesi şartı ile muhafaza işlemlerini durduracaklarını beyan ettiklerini,  müvekkilinin yaptığı görüşmeler sonucu  talep edilen 183.000,00 TL'yi toplamayamadığını,  68.000,00 TL'lik bir kısmı temin edebildiğini, bunun üzerine daha önce hazırlanmış bir protokolü imzalamak üzere önlerine koyduklarını, bu işlemlerin hepsi 15-20 dk içinde gerçekleştiğini, depo ve motorların götürülmesi içerisindeki malların bozulmasına ve müvekkilinin ticaretinin bitmesine sebep olacağı korkusu ile hazırlanan protokolü imzaladıklarını, 3.000,00 Tl'yi elden teslim ettiklerini, kalan 65.000,00 TL yi hesaba gönderdiklerini beyan etmiştir. Tanık  ...  beyanında: Davacının çalışanı olduğunu, alacaklı taraf 2. Kez hacze geldiğinde dolapların fişini kestiğini, motorları söküp götürmek istediğini, depolarda değeri 1 milyon 200 bin TL'yi bulan yaklaşık 100 ton mal olduğunu, bunu trans paletleri  ile dışarı çıkarmak istediklerini ve kendilerinin buna izin vermediğini, fortlift getirmek istediklerini, dükkan sahibi zemine zarar vereceği gerekçesi ile karşı çıkmasına rağmen fortlift gelip çalışmaya başladığını, patronlarının kendilerini orada bulunan arabayı kamyonu veya dosyaya bir teminat yatırmayı teklif ettiğini ve bunu kabul etmediklerini, onlar malları değil motorları götürmek istediklerini, bu motorların değeri içindeki mallardan düşük olduğunu, ancak mallar dışarıda kalınca bozulacağı için patronlarının taleplerini kabul etmek zorunda kaldığını, üç bin lirayı o an elden verdiğini, kalan kısmını da bi on dakika içinde havale yapıldığını beyan etmiştir.  Tanık ... beyanında: Davacının arkadaşı olduğunu, haciz esnasında orada olduğunu, davalı taraf 2. Kez hacze geldiğinde doğrudan soğuk hava deposu motorlarına ve bilgisayarlara el attığını, motorların borularını kesmeye başladığını, kendilerine malların bozulabileceği söylense de buna devam ettiklerini, ... beyin borç için çeşitli teminatlar teklif etmesine rağmen onlar malları kaldırmaya devam ettiklerini, ... beyin telaşla para bulmaya çalıştığını, karşı taraf başka bir dosyaya para yatırılırsa uzlaşma sağlanabileceğini söylediğini, o anda üç bin TL elden verildiğini, bunun dahi zapta yazılması tartışma olduğunu, kalan kısmın ne zaman gönderildiğini tam bilmediğini beyan etmiştir. Tanık  ... beyanında; taraflar arasındaki hacze ve tartışmalara şahit olmadığını, bahsi geçen soğuk hava deposu motorlarını satan kişi olduğunu, devraldığı bir dükkanda bulunan depolardaki motorları davacıya gösterdiğinde satın almak istediğini, 2019 yılında bunları 70.000,00 TL civarında sattığını, tam olarak motorların işleyişi ile ilgili bilgi sahibi olmadığını beyan etmiştir. Tanık  ...  beyanında; davacının arkadaşı olduğunu, bahsi geçen haciz esnasında orada olmadığını, davacı onu arayarak para lazım olabileceğini söylediğini, bunun üzerine davacının yanına haciz mahalline gittiğini, gittiğinde motorların söküldüğünü gördüğünü,  davacı motor sökülürse malların bozulacağını oradaki arabalarının borca karşılık alınmasını teklif ettiğini, teklifinin kabul edilmediğini, taraflar anlaşamayınca davacının kendisinden borç olarak istediği 50.000,00 TL'yi arkadaşının hesabına gönderdiğini, davacının paranın kalan kısmını da başkalarından temin ettiğini beyan etmiştir.<br>Tanık ... beyanında; davacının çalışanının babası olduğunu, 2. Haciz esnasında ziyaret amaçlı orada olduğunu, ne olduğunu sorduğunda eski kiracının borcunundan dolayı hacze geldiklerini söylediklerini, davacı borcuna karşılık arabasını teklif etmesine rağmen karşı taraf motorları haczetmek istediğini, davacı içindeki malların bozulacağı söylemesine rağmen karşı tarafın hacze devam edip motorları sökmeye başladıklarını, daha sonra fortlift geldiğini ancak dükkan sahibi bunu içeri sokmak istemediğini, anlaşma yapmak için  davacının ofisine çıkıldığını, karşı tarafın başka bir icra dosyasına ödeme yapılmasını talep ettiğini, kendisininde bunu duyduğunu, icra memurunun onları dışarı çıkardığını, davacının 3.000,00 Tl ödeme yaptığını duyduğunu, davacı malları çürüyeceği için telaş içinde borç bulmaya çalıştığını, kendisininde  karşı tarafın avukatına bir milyonluk mal çürüyecek yapmayın dediğini, ancak avukatın onu ilgilendirmeyeceğini söylediğini beyan etmiştir. Tanık  ... beyanı; haciz yapılan dükkanın sahibi olduğunu, 2. hacizin başından beri orada olduğunu, soğuk hava deposunu davacıya kiraladığını gösterir kira sözleşmesini getirmek için oraya geldiğini, önceki kiracı daha önceden işletmesini Lara'ya taşıdığını, kira sözleşmesini adreslerin karışmaması için getirip gösterdiğini, haciz esnasında karşı taraf soğuk hava deposundaki motoru söküp götürmek istediğini, bunun için fortlift getirdiklerini zemine zarar vereceği için bunu içeri sokmadığını, anlaşma yolu bulmaya çalıştıklaranı, ... hiç olmazsa ben biraz para vereyim diyerek anlaşmaya çalıştığını, sonrasında ofiste konuşulduğuna şahit olmadığını beyan etmiştir.Tanık ... beyanı; davacının çalışanı olduğunu, Satış ve Pazarlama ile ilgilendiğini, karşı taraf hacze geldiğinde nakliye vs. tam teçhizatlı geldiğini, doğrudan soğuk hava deposundaki motorlara yöneldiklerini, dış ünitelerini söktüklerini, tavuk üzerine dondurulmuş ürünler sattıkları için soğuk zincir onlar için çok önemli olduğunu, aksi halde mallarının imha edilmek zorunda kaldığını, bahsi geçen motorların söküldükten sonra yerine bir başkasının takılması 15-20 günlük bir süreyi alacağını, bu sürede mallarının hepsi telef olacağını, o an için depolarda yaklaşık bir milyon TL'nin üzerinde mal olduğunu, onlara teminat yatırmayı teklif ettiklerini ve karşı tarafın bunu kabul etmediğini, tarafı olmadıkları başka dosyanın borcunun ödemelerini istediklerini, hemen ödeme yapılmasını istediklerini, mallarının bozulacağı tüm müşteri kayıtlarının gideceği için biz alelacele sağdan soldan ulaşabildikleri herkesten para toplayarak, istedikleri ödemeyi yaptıklarını beyan etmiştir. Davacı işbu protokolün gabin ve hile nedeni ile iptalini, oluşan zararın tazminini talep etmiş olup mahkemece sadece gabin iddiasının değerlendirildiği, davacının hileye yönelik iddiasının değerlendirilmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili, müvekkilinin borçlu bulunmadığı parayı cebri icra tehdidi altında ödediğini ileri sürerek şimdilik 65.000,00 TL menfi zararının tazminini talep ettiği, davanın hukuki dayanağının hile ve gabin hukuksal nedenine dayandırdığı anlaşılmıştır. Maddi vakıaların anlatımı taraflara, hukuki nitelendirmesi ise hakime aittir. Dosya kapsamında bulunan icra dosya örneği, haciz tutanağı, protokol ve tanık beyanlarından davacının icra dosya borçlusu olmadığı adresinde haciz yapıldığı davacı tarafça haciz sırasında istihkak iddiasında bulunduğu icra mahkemesince takibin durdurulmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle tekrar muhafaza için gidildiğinde soğuk hava deposunda bulunan tavuk etlerinin bozulacağı düşüncesiyle protokol imzalanarak  borcun üstlenildiği ve ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Haciz tutanağı ve protokole davacı tarafça ihtirazı kayıt konulmadığı gibi, ödemenin de ihtirazı kayıt ile yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davalı alacaklı tarafça İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/67 E.  sayılı dosyasında açılan istihkak davasının protokol gereğince kabul edildiği anlaşılmıştır. Davacı hile ve gabin hukuksal nedenlerine dayanmıştır. Gabin (aşırı yararlanma) TBK 28.mad.düzenleşmiştir. Gabin karşılıklı edimler yükleyen sözleşmelerde edimler arasında aşırı oransızlık bulunması ve bu oransızlığın zarar görenin zor durumda kalması yada düşüncesizlik yada deneyimsizliğinden yararlanılması gerekmektedir. Taraflar arasındaki protokolün karşılıklı edimler yükleyen sözleşme olduğundan yada davalı alacaklının hile yaptığından bahsedilemeyeceği ancak maddi vakıa anlatımından cebri icra tehdidi (korkutma) TBK 37.mad. kapsamında irade serbestliğinin oluşup oluşmadığının tüm delillerin birlikte değerlendirilerek tespiti ve haklı görülürse zararın tazmini gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2021 tarih, 2020/507 E. 2021/512 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7e34247d97d030f","SID":"0874b47b3e876cf6"}}