{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1932 Esas<br>KARAR NO: 2024/348<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/10/2019<br>NUMARASI: 2017/659 Esas, 2019/1077 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ... Poliçesi ile sigortalı konutun bulunduğu binanın giriş katında yaşanan patlama nedeniyle sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle sigortalıya 40.727,25 TL hasar tazminatı ödendiğini, işyerinin bodrum katında bulunan ve davalı şirkete ait ... marka tüplerden sızan gazların patlaması sonucu hasarın gerçekleştiğini, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, takip talebinde borçlu olarak ... Genel Müdürlüğü'nü göstermişlerse de kasıtlarının ... AŞ olduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında özetle; müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için öncelikle olayın LPG tüpünden kaynaklandığının tespit edilmesi gerektiğini, akabinde, tüplerde imalat hatası bulunduğunun ve tüplerin ayıplı olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, tüplü LPG kullanıcısının uyması gereken yükümlülükleri yerine getirmediğini ve tüpleri herhangi bir havalandırmanın olmadığı bodrum katta bulundurduğunu, kullanıcının tüpü cihaza kendisinin bağlaması veya daha sonra kullanılmak amacıyla birden fazla tüpü muhafaza etmesi durumunda bayinin işi ifa etmesini engellendiğini, bu durumda müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının zararı ve miktarını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı ...'ın TBK'nın 71. maddesi gereğince meydana gelen olaydan kusursuz sorumlu olduğu, davacının sigortalıya yaptığı ödemenin somut olaya uygun ve kadri maruf bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin 40.727,25 TL alacak yönünden devamına, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, kanunda kusursuz sorumluluk hallerinin sınırlı olarak sayıldığını, TBK'da LPG üreticisinin kusursuz sorumluluğu bulunduğuna dair hüküm bulunmadığından, müvekkilinin sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğunu, müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi için öncelikle olayın LPG tüpünden kaynaklandığının tespit edilmesi, bu husus tespit edildiği takdirde ise olaya karışan tüplerde imalat hatası ve tüplerin ayıplı olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, dosyada müvekkili şirkete ait olan tüplerin olaya sebebiyet verdiğine, imalatında bir hata bulunduğuna, ayıplı olduğuna ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığını, tüplü LPG kullanıcısının uyması gereken yükümlülükleri yerine getirmediğini ve tüpleri herhangi bir havalandırmanın olmadığı bodrum katta bulundurduğunu, kullanıcının tüpü cihaza kendisinin bağlaması veya daha sonra kullanılmak amacıyla birden fazla tüpü muhafaza etmesi halinde bayinin işi ifa etmesini engellediğinden, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, davacı sigortacının konut sigorta poliçesi ile sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı sigortacıya ... Poliçesi ile sigortalı konutun bulunduğu binanın giriş katında yaşanan patlama nedeniyle sigortalı konutta hasar meydana geldiği, hasar nedeniyle davacının sigortalıya 40.727,25 TL hasar tazminatı ödediği ve ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edilmediği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece; davalının LPG tüpü imalatçısı olarak, önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden doğan zarardan kusursuz sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacıya sigortalı konutta, LPG tüpü patlaması nedeniyle oluşan zarardan LPG tüpü imalatçısı davalı ...'ın sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 30/07/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; dosyada, hasarın tüpün imalat hatası veya yarılması nedeniyle gerçekleştiğini ispatlar herhangi bir belgeye veya ifadeye rastlanmadığı, dava dışı ... Gıdanın tüpleri işyerinin bodrumunda konuşlandırması ve zaman içinde alması gereken önlemleri almayarak gaz sızıntısına ve bu suretle patlamaya neden olduğu, davalı ... AŞ'nin hasarın oluşmasında kusurunun olmadığı belirtilmiştir. 05/08/2019 tarihli raporda; davalı ...'ın kusuru olsun ya da olmasın LPG dolum, taşıma, kullanımı gibi süreçlerde emtianın tehlikeliliği ve işletmesinin tehlikeliliği gözetilerek meydana gelen riskler ve bunun yol açtığı zararlardan kusursuz sorumlu olduğu, sigortalıya ödenen hasar tazminatının uygun olduğu belirtilmiştir. İlk alınan raporda, tüplerde imalat hatası bulunmadığından davalının sorumlu olmadığı, ... Gıda'nın sigortalı konutta hasara neden olan LPG tüpünü havalandırmanın temin edilmediği bodrum katta muhafaza ettiği, LPG tüpü kullanıcısının mevzuatın kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği belirtilmiş iken, ikinci raporda, LPG üreticisi davalının hasarda kusursuz sorumlu olduğu belirtilmiştir. Ancak mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Öte yandan patlama ile ilgili yürütülen ceza soruşturması bulunduğu anlaşılmasına rağmen, soruşturma neticesinde herhangi bir dava açılıp açılmadığı, açılmışsa neticesi de araştırılmadan hüküm kurulması da doğru değildir. Bunun yanında mahkemece konuya ilişkin ikincil mevzuat hükümleri de gözetilerek, usulüne uygun LPG tüpü depolama ve bağlantı hususlarına uygun olarak tüplerin kullanılıp kullanılmadığı, ortamda yeterli havalandırma olmadığı halde tüplerin bu alanda kullanılıp kullanılmadığı ve tüpün bulunduğu yerde herhangi bir gaz kaçağı durumunda bunu tespit eden ve alarm veren cihazın sağlanıp sağlanmadığı gibi hususlar değerlendirilmeli, buna göre dava dışı işyeri sahiplerinin bir kusurunun bulunup bulunmadığının saptanması, ayrıca usulüne uygun tesisat ve depolama alanı olmamasına rağmen tüp tedariği yapmaya devam eden davalının kanunun kendisine yüklediği teknik açıdan eğitim, bilgilendirme ve kalite artışı yönündeki hususlarda yeterli özeni gösterip göstermediği gözetilerek, davalı ... A.Ş.’nin olaydaki hukuksal sorumluluğunun bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Buna göre mahkemece LPG tüplerini bulunduran işyeri sahipleri veya üçüncü kişiler hakkında, sigortalı konutta hasara neden olan patlama nedeni ile açılmış ceza davası var ise, sonucunun beklenmesi, ceza dosyası getirildikten sonra kimya, yangın ve sigortacı bilirkişilerden, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve yukarıda belirtilen hususlarda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/659 Esas, 2019/1077 Karar ve 25/10/2019 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 836,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 409,2‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı  tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01524ab7834b6e9d","SID":"6865a12b154eb96f"}}