{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1897 Esas<br>KARAR NO: 2024/457<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 27/02/2020<br>NUMARASI: 2014/673 Esas, 2020/175 Karar<br>DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 01.06.2013-30.06.2014 süreli ...’in Kayıtlı Elektronik Posta Servisinin Pazarlama Satış ve Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi düzenlendiğini, davalı şirketin Bakırköy ... Noterliğinin 19.03.2014 tarihli ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin 18.03.2014 tarihi itibarı ile fesh edildiğini ihtar ettiğini, ihtarnamede; müvekkil şirketin sözleşmenin 3.2 maddesi gereğince taahhüt ettiği uzman personeli tahsis etmediği, bu nedenle sözleşmenin 3.10 ve 3.11 maddelerinde belirtilen hedeflerin ve satış taahhütlerinin gerçekleşmediğinin iddia edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, taraflar arasındaki sözleşmede 75 adet bayi açılması hedeflenirken müvekkil firmaca açılan bayi sayısının 86'yi bulduğunu ve Kayıtlı Elektronik pazarındaki ..., ...’e Pazar üstünlüğü sağlandığını, müvekkili şirketin hedeflenen minimum kayıtlı elektronik posta adres sayısına ulaşamadığı iddia edilmişse de, bu sayılar için herhangi bir taahhüt verilmediğini ve gelişmeler düşünülerek hedef olarak tutulduğunu, davalı şirketin fesih ihtarnamesinde; müvekkilinin sözleşmenin 5.1 maddesinde düzenlenen gizlilik taahhüdünü de ihlal ettiğinin iddia edildiğini, müvekkil şirket ile ihtarnamede bahsi geçen ... Hizmeti A.Ş. arasında hiçbir organik ya da profesyonel ilişki yada danışmanlık bağının mevcut olmadığını, müvekkil tarafından ticari ve gizli belgelerin bu şirkete aktarıldığı iddiasının gerçekdışı olduğunu, ihtarnamede ... isimli çalışanın davalı şirketten ayrılıp bir diğer şirkette çalışmaya başlamasının müvekkili ile ilişkilendirildiğini, fakat bunun kabulünün mümkün olmadığını, ihtarnamede müvekkili şirketin rekabet yasağına aykırı fiiler işlediği ileri sürülmüşse de, müvekkilinin haksız rekabet teşkil eden fiilinin bulunmadığını, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağına ilişkin bir hüküm de bulunmadığını, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen, 2014 yılı Ocak ayı hizmet bedelinin eksik ödendiğini ve Şubat ve Mart ayları ödemelerinin ise hiç yapılmadığını, ayrıca sözleşmenin 6. maddesi uyarınca sözleşme süresi içinde sözleşmenin feshedilmek istenmesi halinde 90 gün önceden fesih iradesinin karşı tarafa gönderilmesi ve 90 gün süre için de hizmet bedelinin ödenmesi gerektiğini, davalının 90 günlük önele uymadan sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle 90 günlük hizmet bedelinin de ödenmesi gerektiğini, ancak ihtarnameye rağmen alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek 2014 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları için 87.857,48 TL ve sözleşmenin 6. maddesi uyarınca 90 günlük süre için 205.320,00 TL alacaklarının ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevabında; davacı şirket yetkilisinin sözleşmenin imzalanmasından 5 ay sonra üçüncü bir şahsa ... AŞ adlı şirket kurdurduğunu ve müvekkili şirket çalışanı ... ile birlikte müvekkili aleyhine faaliyette bulunduğunu, davacı şirket ile ... AŞ'nin adreslerinin aynı olduğunu, müvekkili şirket bayilerinin ... AŞ'ye yönlendirildiğini, müvekkili şirketten öğrenilen bilgi ve sırlar kullanarak başka şirketlerle, müvekkilinin yaptığı anlaşmalarda mevcut aynı şartlarla sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından hazırlanan bayilik sözleşmesinin ...AŞ'ye uyarlandığını,  davacının müvekkili şirketin rakibi olan ... AŞ isimli firma ile ortaklık kurarak sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacı şirket yetkilisinin çalışanlarına müvekkiline beyan ettiği ücretlerden eksik ödeme yaparak ve masrafları fazla göstererek müvekkilini zarara uğrattığını, bu nedenlerle sözleşmeyi feshettiklerini, davacı şirket yetkililerinin de aralarında bulunduğu kimselerin haksız rekabet, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması amacıyla suç duyurusunda bulunduklarını, davacının sözleşmede taahhüt ettiği satışları hiçbir zaman gerçekleştiremediğini, kurulduğu beyan edilen 16 bayinin müvekkili adına hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, 22 bayinin ise açıldıktan bir süre sonra sözleşmelerinin feshedildiğini, çalışanlara eksik ödeme yapıldığı ve masraflar fazla gösterilerek müvekkili zarara uğratıldığı halde davacıya hizmet bedelinin tamamen ödendiğini ve davacının alacağının bulunmadığını, fatura kapsamında hizmetin ifa edildiğinin ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davalı, taahhüt edilen personelin istihdam edilmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmişse de, sözleşmenin 3.2 maddesinde öngörülen yedi personelin davalı bünyesinde tam zamanlı işe başlatıldığı, davalının işten ayrılanlar yerine öneride bulunmadığı, bu şekilde sözleşmenin ihlal edildiğine ilişkin hiçbir somut delil ortaya konulamadığı; ayrıca sözleşmede belirlenen hedeflerin tutturulamadığı ileri sürülmüşse de, davalının fesih tarihinde internet sayfasında yayımlanan listede 80 adet aktif bayi yer aldığı, ayrıca süresinden önce sona erdirilen bir sözleşmede bir yıl için taahhüt edilen rakamlara ulaşılamamış olmasının sözleşmenin haklı sebeple feshine gerekçe olamayacağı; davalı çalışanı ...'ın doğrudan kendisini ayarttığı ileri sürülen firmada işe başlamayıp üç aydan fazla bir süre değişik şirketlerde iş görüşmelerinde bulunduğu, anılan  çalışanın 20.06.2013 -13.12.2014 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde çalıştığı,13.12 2014 tarihi itbariyle davalı şirketten istifa ederek ayrıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 18.03.2014 tarihinde feshedildiği nazara alındığında şahsın dava dışı ... veya davacı tarafından ayartıldığı iddiasının açıkça ortaya konulamadığı, bu kapsamda bir şirket çalışanının rakip şirkette çalışmaya başlamasının tek başına haksız rekabet oluşturmayacağı gibi davalı çalışanı ...’ın davacı ... A.Ş.’de değil dava dışı ... şirketinde istihdam edildiği; davalı çalışanının davacı ile aynı adreste faaliyet gösteren dava dışı ... firmasında istihdam edilmiş olmasının davacı ve ... şirket arasındaki organik bağın ispatı bakımından yeterli olmayacağı, şirketlerin aynı alanda faaliyet yürütmeleri ve yöneticilerinin birbirlerini tanımaları veya ortakların akraba olmalarının da organik bağın varlığı bakımından yeterli görülemeyeceği, feshin gerçekleştirildiği tarihte şirketlerin ortaklarının, yöneticilerin veya faaliyet alanlarının aynı olmadığı, şirketlerin arasında herhangi bir ticari ve iktisadi bağımlılığın bulunmadığı; davalıya ait izinsiz kullandıldığı belirtilen dökümanlara ilişkin e-postaların sözleşmenin feshinden sonrasına ait olması nedeniyle önceki tarihli feshe gerekçe olamayacağı; davalının bayilik sözleşmesi olarak kullandığı formun dava dışı ... firması tarafından değiştirilerek kullanılmakla birlikte  ... firması tarafından kullanılan formatın sır niteliğinde bir teknik bilgi olmadığı, fesih tarihinde internet ortamında bayilik sözleşmesine, gerekse de ...’in bayilerine ulaşılabildiği,  bu hali ile iddia edilen belgelerin herkese açık gizli bilgi/ticari sır niteliğine sahip olmayan bilgi ve belgeler olduğu, bu nedenlerle davacının sözleşmenin derhal feshini gerektirecek nitelikteki faaliyetlerinin ispatlanamadığı ve davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3 maddesine göre 3 aylık hizmet bedeli toplamı KDV dahil 205.320,00 TL talep edebileceği; davalının faturaları süresinde itiraz etmeyip kabul etmiş olması karşısında, fazladan hesaplanan tutarın davacının alacağından mahsubu gerekmediği, bu sebeple cari hesaptan kaynaklı 87.857,47 TL alacağın da tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 205.320,00 TL ve 87.857,47 TL alacağın 22/03/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk iki rapor ile sundukları uzman raporunda müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği sonucuna varıldığını, davacının uzman görüşü deliline dayanmadığını, ancak mahkemenin davacının sunduğu uzman görüşünü dikkate alarak, daha önce alınan ve birbiriyle çelişmeyen ilk iki rapor bulunmasına rağmen, sözlü yargılamaya geçilmesine dair ara karardan döndüğünü ve yeniden rapor alınmasına karar verdiğini, bu son rapora dayanarak da hüküm verildiğini; tanıklarının adres kayıt sistemindeki adreslerine tebligat çıkartılması gerekirken, tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verildiğini; ... şirketi ile davacının aynı adreste faaliyet gösterdiğini, iki şirketin esas sözleşmelerinin aynı olduğunu, tanıklarının iki şirket arasında organik bağ olduğunu beyan ettiğini, davacı şirket yetkilisinin sonradan ... şirketinin yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket çalışanı ...'ın işten ayrıldıktan sonra ... şirketinde çalışmaya başladığını ve müvekkili şirket müşterilerine ... firması ile işbirli yapması için tekliflerde bulunduğunu, davacının müvekkili şirkette çalışmak için tahsis ettiği yedi personelin dördünün ... şirketinde hizmet verdiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sürerken müvekkili şirket müşterilenin ... şirketine yönlendirildiğini, davacı şirket yetkilisinin taraflar arasındaki güveni zedeleyen fiilleri bulunduğunu, sundukları belgelerle, sözleşme süresi içinde müvekkiline ait bilgilerin ... şirketi tarafından kullanıldığı ve müvekkilinin bayilerinin ayartılmaya çalışıldığını ortaya koyduklarını; davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili faturalara itiraz etmemişse de, davacının fazladan tahsil ettiği tutarların alacaktan mahsubu gerektiğini, hükmedilen cezai şartın fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, hizmet bedeli ile sözleşmenin fesih öneli verilmeden feshi nedeniyle önel süresine ilişkin hizmet bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir, Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf etmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında hizmet alacağı bulunup bulunmadığı, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediği, davacının 90 günlük fesih öneline ilişkin hizmet alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan 18/09/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; tarafların 2013 ve 2014 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacı şirketin dava tarihi itibariyle 87.857,48 TL alacağı bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre davacının dava tarihi itibariyle 7.039,18 TL alacağı bulunduğu, aradaki farkın davacının defterlerinde yer alan ancak davalı defterlerinde yer almayan 28/02/2014 tarih ve 55.766,60 TL bedelli fatura ile 18/01/2014 tarih ve 25.051,70 TL bedelli iki adet faturadan kaynaklandığı, sözleşmede aylık hizmet bedeli 58.000,00 TL ve KDV bedeli olarak kararlaştırılmasına rağmen, Şubat ayı ve 18 günlük Mart ayı faturasının bu bedellerin altında kaldığı, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca fesih öneli olan 90 günlük süre için hizmet bedelinin 205.320,00 TL olduğu, sözleşmenin 5.1 hükmünde davacının, davalının ilişkisi bulunduğu müşteri, iş ortağı ya da tedarikçilere ait her türlü bilgiyi sır olarak kabul etmeyi, saklamayı ve paylaşmamayı taahhüt ettiği, ...'ın davalı şirketten ayrılarak ...AŞ'de çalışmaya başladığı, anılan şirket ile davacı şirketin adreslerinin aynı olduğu, ...'ın davalının müşterisi ... şirketiyle irtibata geçerek iş yaptığı, bu nedenle sözleşmenin gizlilik hükmünün ihlal edildiği, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle 90 günlük süre için hizmet bedeli talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Farklı bilirkişilerden alınan 01/06/2018 tarihli raporda; davacının eylemleri sözleşmeye aykırı olup, taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsılmasına neden olduğu ve davalı açısından sözleşmenin devamını çekilmez hale getirdiği, bu nedenle davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi nedeniyle 90 günlük süre için hizmet bedeli talep edilemeyeceğini, davacının ödenmeyen faturalardan kaynaklı 87.857,48 TL alacağı bulunduğu belirtilmiş, ek raporlarında kök rapordaki görüşlerini tekrarlamışlardır. Farklı bilirkişi heyetinden alınan 02/01/2020 tarihli raporda; davacının sözleşmenin derhal feshini gerektirecek faaliyetlerinin ispatlanamadığı, davacının verdiği tek hizmetin ... hizmeti ile sınırlı olduğu ve dava dışı ... şirketinin taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden iki yıl sonra ... hizmetini vermeye başladığı, davalı şirketin çalışma performansını beğenmediği davacı çalışanların değiştirilmesini istemesi mümkün olduğundan, böyle bir talepte bulunmadan çalışanların yetersizliğini konu ederek sözleşmenin feshinin doğru olmadığı, davacı şirket yetkilisinin sözleşmenin feshinden iki yıl sonra ... şirketinin yetkilisi olmasının geçmişe dönük sözleşmenin haklı nedenle feshi anlamına gelmeyeceği belirtilmiştir. 1-Taraflar arasında 01.06.2013-30.06.2014 süreli ...’in Kayıtlı Elektronik Posta servisinin Pazarlama Satış ve Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi bulunup, davalı 18/03/2014 tarihi itibarı ile sözleşmeyi feshetmiştir. Davalı vekili, davacının edimini gereği gibi yerine getirmediğini ve sözleşmede yer alan gizlilik hükmünü ihlal ederek dava dışı ...AŞ firması lehine müvekkilinin zararına haksız rekabete aykırı eylemlerde bulunduğunu, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin gizlilik başlıklı 5.1 maddesi; \"..., ...'e veya işyerine ya da ...'in ilişkisi bulunan müşteri, iş ortağı ya da tedarikçilerine ait her türlü bilgiyi sır olarak kabul eder ve işi gereği öğrendiği bu sırları saklamayı ve ...'e zarar verecek bilgi paylaşımı veya davranışlarda bulunmamayı taahhüt eder. ...'in kural ve talimatlarına uymak zorunda olduğu düzenleyici kurumlar ile yasama, yürütme ve denetim kuruluşları, ...'in veya ... müşterilerinin bilgilerinin açıklanması istediğinde, ... bu bilgileri ancak yasal bir yükümlülük ile veya müşterisinin onayıyla ve sadece ... yetkilileri eliyle açıklayabilir. ..., bu gizlilik kuralına uymayı peşinen kabul ve taahhüt eder. ... varlıklarında yer alan yazılımlar, sistem, bilgi, materyal ve bunların düzenlenmesi ve mimarisi konusundaki kullanım ve telif hakları ...'e aittir. ..., izin almadıkça bu bilgi ve belgeleri kullanamaz, başka kişi, kurum veya kurulaşlara kullandıramaz\" hükmünü düzenlemektedir. Taraflar arasındaki sözleşme süresi içinde dava dışı ... Turizmin davalı şirkete gönderdiği 15/03/2014 tarihli yazıda davacı şirket yetkilisinin ve ... şirketinin davalıya karşı haksız rekabet içeren eylemlerde bulunduğu bildirilmiştir. Bunun yanında davacının hizmetin görülmesi için görevlendirdiği personelin bir kısmı davacı ile aynı adreste  yer alan dava dışı ... şirketi için çalışmaya başlamış, davalı tarafından hazırlanan bayilik sözleşmesi ve davalının dökümünları ... şirketi için uyarlanmıştır. Ayrıca ... şirketinin davalı bayilerini iş ortağı olarak göstermesi ve bu bayilerle ilişkisi dikkate alındığında, davacının sözleşme hükümlerini ihlal ettiği ve taraflar arasındaki güven ilişkisinin sarsılmasına neden olduğu, bu nedenle sözleşmenin devamının davalı için çekilmez hale geldiği anlaşılmaktadır. Buna göre ilk iki raporda belirtildiği gibi davalının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği kanaatine varılmıştır. Davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi nedeniyle mahkemece fesih öneline ilişkin 90 günlük hizmet bedeli yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu miktara da hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 2-Ayrıca mahkemece 2014 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin 87.857,48 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı, davacının  yükümlülüklerini yerine getirmediğini, faturalara itiraz etmediklerini, ancak davacının fazladan tahsil ettiği tutarın alacaktan mahsubu gerektiğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. İstinaf nedenlerine göre davalı hizmet aldığını ve faturalara itiraz etmediğini belirttiğine göre, hizmetin eksik ve ayıplı verildiğini kanıtlamadır. Ne var ki davalı bu yöndeki savunmasını kanıtlamış değildir. Öte yandan davalının itiraz edilmediğini beyan ettiği fatura içeriklerinde belirtilen tutara göre, mahkemece anılan faturalardaki alacağa hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile  87.857,47 TL alacağın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/673 Esas, 2020/175 Karar ve 27/02/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE, 87.857,47 TL'nin   fatura bedeli alacağının temerrüt tarihi olan 22/03/2014 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 6.001,54 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.006,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 994,79‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından karşılanan 25,20 TL başvurma harcı ile 5.006,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından karşılanan 9.295‬,00 TL yargılama giderinden davanın kabul -ret oranına göre hesaplanan 2.785,46 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, e)Davalı tarafından karşılanan 273,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 193,83 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, f)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 32.798,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 5.007,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.579,4‬0 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 4-Davalı tarafından karşılanan 148,60 TL istinaf başvuru harcı, 427,60 TL istinaf karar harcı ile 59,80 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 636,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince  kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"446d6ea4ccd628cc","SID":"9db7bc1cbd94a0a6"}}