{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/265 Esas<br>KARAR NO: 2024/448<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 16/06/2022<br>NUMARASI: 2021/878 Esas, 2022/593 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin,  sigortalı ...Limited Şirketi'ne ait iş yerini 01.07.2019-01.07.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalandığını, 5 Mayıs 2020 tarihinde riziko adresinde bulunan sigortalı deposunun üst katında bulunan işyerine ait lavabo spiral borusunun patlaması sonucu üst katı basan suların sigortalının deposuna sızdığını, sızmanın olduğu bölümdeki ürünlerin zarar gördüğünü, olaya neden olan tesisatın davalı ... İthalat firmasının kiracı olarak bulunduğu ve davalı ... ve davalı ... Holding'e ait depoda bulunan tuvalet temiz su spiral hortumunun neden olduğunu ve bu nedenle davalıların kiracı ve mülk sahibi olarak sorumlulukları olduğunu, davalı sigorta şirketinin ise mülk sahibi davalı ... ve davalı ... Holding'in sigortacısı olarak sorumluluğu olduğunu, dava konusu olay sonrası yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda, sigortalı iş yerinde 7.870,00-USD hasar tespit edildiği ve müvekkil şirket tarafından hasar miktarının tamamının sigortalısına ödendiğini, müvekkili şirketin, davalıların %100 kusuruna karşılık gelen ödenen tazminat miktarının tamamına TTK 1472. Maddesi gereği sigortalısının haklarına halef ve TBK m. 183. Maddesi uyarınca alacağın temliki uyarınca alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E.  sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yapılan itirazların iptali ile takibin devamını ve davalılar aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin diğer davalı ... Gayrimenkul arasında Modüler Kurumsal sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu olay nedeniyle ekspertiz raporunda meydana gelen hasarın toplamda 1.718,40 USD olduğunun tespit edildiği, davacı tarafın talep etmiş olduğu miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın aktif husumetten aksi kanaatte olunması halinde davanın esastan reddini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete, işbu dava ile ilgili husumet yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu zararın meydana gelmesinde müvekkilin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu hasar tespitinin, objektiflikten uzak bir şekilde yalnızca davacının beyanları doğrultusunda belirlendiğini, davacı tarafından, dava dışı sigortalıya yapılan ödeme sigorta poliçesi kapsamı dışında yapılan lütuf ödemesi niteliğini haiz olması hasebiyle, bu tutarın müvekkilden rücuen tahsili mümkün olmadığını, davacının talep ettiği bedel ile ekspertiz bedeli ile uyuşmadığını, davacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda sovtaj söz konusu olup, işbu sovtaj tutarı, hasar tutarını geçtiğini belirterek davanın taraf sıfatı yokluğu sebebiyle usulden reddini, ve esastan reddini, davacı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... Holding A.ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin iddia olunan hasarın meydana geldiği yerin maliki olmamakla birlikte, söz konusu hasarın meydana gelmesinde de hiçbir kusur ve sorumluluğu olduğunu, davacı, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası aracılığıyla müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, taraflarınca takibe yasal süresi içinde itiraz edildiğini dava dilekçesi ekinde yer alan ekspertiz raporunda sigorta tazminatının mevcut olmadığının tespit edildiğini, davacının tarafı olduğu poliçede %2 tenzili muafiyet klozu yer aldığını, bu kapsamda yükümlülüğü olmadığı halde ödenen bedelin rücuen tahsili talep edilemeyeceğini belirterek davanın pasif husumet yokluğu ve diğer usuli nedenlerle reddini, davacı taraf aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, kiracı sıfatına haiz müvekkil şirket ...’nin, binanın mütemmim cüzü olan tesisat borusunun patlamasında kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacının tarafı olduğu poliçede %2 tenzili muafiyet klozu yer aldığını, bu kapsamda yükümlülüğü olmadığı halde ödenen bedelin rücuen tahsili talep edilemeyeceğini, davacının talep ettiği bedel ile ekspertiz bedeli uyuşmadığını, davacı tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda sovtaj söz konusu olup, işbu sovtaj tutarının, hasar tutarını geçtiğini, diğer davalılarla kira ilişkisi bulunmayan müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; davanın esastan reddini, davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; hasarın meydana geldiği anataşınmazın, kat mülkiyeti kurulmuş bir taşınmaz olduğu; davalıların maliki, kiracısı ve iş yeri sigortacısı olduğu taşınmazdan akan suların davacının sigortalısına kiralanan depoya sızması sonucu meydana gelen hasar nedeniyle davalılara husumet yöneltildiği görülmektedir. Bu durumda, anataşınmazda kat mülkiyeti kurulmuş olması nedeniyle, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/07/2020 tarihli, 2019/5646 E. - 2020/4449 K. numaralı kararı) göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketin dava dışı sigortalısının söz konusu taşınmazda kiracı ve mülk sahibi olmadığını, yalnızca hasara uğrayan emtialarının ilgili taşınmazda depolandığını, dava dışı sigortalı ... A.Ş'den depoculuk hizmeti aldığını, bu hizmet alımı sırasında emtialarda hasar meydana geldiğini ve müvekkili şirketin poliçe gereği tazminat ödediğini, davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, dava dışı sigortalının söz konusu taşınmazda kiracı veya malik olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmamasına karşın yerel mahkeme tarafından işbu kararın verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili taşınmazın tüm bağımsız bölümlerine ait tapu kayıtları ve yönetim planlarının dosyaya sunulduğunu, iş bu evraklar incelendiğinde dava dışı sigortalının malik sıfatı bulunmadığının göründüğünü belirterek kararın kaldırılmasına talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava işyeri sigorta poliçesi nedeniyle rücuen alacak istemine ilişkindir.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında \"sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur\" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olayda; davacı, işyeri sigorta sözleşmesi gereğince sigortalı olan işyerinin, üst katında bulunan işyerine ait lavabo spiral borusunun patlaması sonucu üst katı basan suların sigortalının deposuna sızdığını, suyun sigortalıya ait iş yerinde zarara neden olduğunu, zararı sigortalısına ödediğini ileri sürerek davalı kat malikleri ile kiracıdan rücuen tazminini talep etmiştir. Davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalısının taşınmazda malik ya da kiracı olarak bulunmadığını, 3.kişiden depolama hizmeti aldığını, bu hizmet alımı sırasında emtialarda hasar meydana geldiğini beyan etmiştir. Bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlığın tacirler arası haksız fiil niteliğinde olduğu, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısının tacir olduğu yine davalıların da tacir olduğu, her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin ticari dava niteliğindeki iş bu uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/878 Esas, 2022/593 Karar ve 16/06/2022 tarihli kararının HMK 353/1-a.3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile  HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a626e047537ade39","SID":"1969c7db4ccc3629"}}