{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/181 <br>KARAR NO: 2024/653<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/11/2023<br>NUMARASI: 2023/513 E. - 2023/847 K.<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Ünvanın Korunması<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; ... marka ve logoları müvekkilinin ... Anonim şirketine ait olduğunu, Türk Patent Enstitüsünün 28.05.2007 tarih ve Marka No:..-Hizmet sayı ile tescilli belge  ve  sicil numaralarına kayıtlı olduğunu, ... A.Ş.'nin 2010 yılında aile dışından ortaklarla ... Anonim Şirketi’ni kurduğunu, bu şirketin ...  marka logo ve isim hakları kendisinde kalmak üzere (daha sonra davacı şirkette) ... ismini ve ... uzantılı marka ve logoyu geçici olarak kullanmasına izin verildiğini, geçen yıllar içinde davalı şirketin ortaklık yapısının değiştiğini, müvekkili şirket ile hiçbir payı kalmadığını, hal böyle iken davalı şirketin ... ve ... marka ve logosunu kullanması için hiçbir gerekçe ve hakkı kalmadığı gibi, müvekkil şirket ve ... adını kullanan bağlı şirketleri ile davalı şirket arasında karışıklığa yol açacak durumlar yaşanmaya başlandığını, davalı şirket hakkında muhasebelerine usulsüz olarak kaydedilen bir takım faturalar sebebiyle savcılığın koğuşturma başlattığını,  ... AŞ’nin ofislerine yapılan polis baskını ile tüm muhasebe defterleri ve bilgisayar kayıtlarına el konulduğunu, fatura sahtekarlığı, vergi kaçakçılığı gibi soruşturmalarla adı anılan bu şirketin 50 yıldan uzun süredir inşaat sektöründe olan ... ve ortaklık şirketlerinin ismini lekelediğini belirterek Türk Ticaret Kanunundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talep etme haklarımız saklı  kalmak kaydı ile davalı şirketin ... ismini kullanmasının ticari dürüstlüğe aykırı hale geldiğinin tespiti ile yasaklanmasına ve tescilden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini bu nedenle usulden reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davaya konu uyuşmazlık davacıya ait marka ve logonun davalı tarafından kullanılmasının ve haksız rekabetin önlenmesi talebine ilişkin olduğu, yerleşik Yargıtay ve BAM kararlarına göre Fikir ve Sanat Eserleri ile marka ürünleri üzerindeki mali ve manevi hakları korumaya yönelik davalara bakmakla görevli mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan, Mahkememizin görevsizliğine, davanın görev nedeniyle reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İşbu davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 52.maddesi uyarınca ikame edilmiş olup görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, -... marka ve logolarının müvekkili ... Anonim şirketine ait olduğunu, Türk Patent Enstitüsünün 28.05.2007 tarih ve Marka No:... Hizmet sayı ile tescilli belge  ve  sicil numaralarına kayıtlı olduğunu,  ... markasının, davacının ortakları tarafından 1968 yılında kurulan ...AŞ’nin kesintisiz olarak kullandığını, 2007 senesinde isim hakkını Türk Patent Enstitüsü’ne kaydettirdiği ve inşaat piyasasında tanınan bir marka olduğunu, müvekkili şirketin de kurulduğu yıldan bu yana markayı kesintisiz olarak kullandığını, ... A.Ş.'nin 2010 yılında aile dışından ortaklarla ... Anonim Şirketi’ni kurduğunu, bu şirketin ... marka logo ve isim hakları kendisinde kalmak üzere (daha sonra davacı şirkette) ... ismini ve ... uzantılı marka ve logoyu geçici olarak kullanmasına izin verdiğini, geçen yıllar içinde Davalı şirketin ortaklık yapısı değiştiğini, ... A.Ş.’nin şirkette hiçbir payı kalmadığını, davalı şirketin ... ve ... marka ve logosunu kullanması için hiçbir gerekçe ve hakkı kalmadığını,  müvekkili şirket ve ... adını kullanan bağlı şirketleri ile davalı şirket arasında karışıklığa yol açacak durumlar yaşanmaya başladığını,  Davalı şirketin TPE nezdinde ...  ismini marka ve logo olarak tescil ettirmek istediğini, ... sayılı “ ...” ibareli markanın ilanını takiben müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın kabul  edilmesi üzerine, davalı şirket başvuru sahibinin bu kararı kabul etmeyerek, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’na itirazda bulunduğunu ve itirazın reddine karar verildiğini, ... ismini marka ve logo olarak kullanmasının haksız rekabet oluşturacağını ve bu ismi kullanma hakkının müvekkili şirkette olduğuna ilişkin iddialarının TPE tarafından da haklı bulunduğunu, buna rağmen davalı firmanın haksız olarak söz konusu markayı kullanmaya devam ettiğini, -Davalı şirket hakkında muhasebesine usulsüz olarak kaydedilen bir takım faturalar sebebiyle savcılık tarafından kovuşturma başlatıldığını, ... AŞ’nin ofislerine yapılan polis baskını ile tüm muhasebe defterleri ve bilgisayar kayıtlarına el konulduğunu,  fatura sahtekarlığı, vergi kaçakçılığı gibi soruşturmalarla adı anılan bu şirketin ... ve ortaklık şirketlerinin ismini lekelemekte ve davalı şirket ile müvekkili şirketlerin isim  benzerliğinin yarattığı durumun müvekkil şirketler açısından tahammül edilmez bir hal aldığını, davalı şirketin kullandığı ... domainin’de müvekkili şirketin sahibi olduğu ... domaini ile karıştırıldığını,  karışıklığın önlenmesi amacıyla TTK'nın 52. maddesi uyarınca müvekkili şirketin ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemli dava ikame edildiğini,  Türk Ticaret Kanunun'da düzenlenen ve tüm ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın TTK'nın  52. maddesi uyarınca müvekkili şirketin ticaret unvanına yapılan tecavüzün tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nu uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, görevsizlik kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu uyuşmazlığın marka ve logonun kullanılmasının ve haksız rekabetin önlenmesi talebine ilişkin olduğunu bu nedenle görevli mahkemenin İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İstinafa konu uyuşmazlık; eldeki davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi mi yoksa fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi mi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. 6769 Sayılı SMK m.1\"...Amaç ve kapsam (1) Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır. (2) Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar...\" hükmü ile,  m.156'da; \"...Görevli ve yetkili mahkeme (1) Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir....\"  hükümlerini haizdir. Somut davadaki uyuşmazlık, ..... marka ve logolarının davacı ... Anonim şirketine ait olduğu,  ... A.Ş.'nin 2010 yılında aile dışından ortaklarla ... Anonim Şirketi’ni kurduğu, bu şirketin ... marka logo ve isim hakları kendisinde kalmak üzere (daha sonra davacı şirkette) ... ismini ve ... uzantılı marka ve logoyu geçici olarak kullanmasına izin verildiği, ancak ortaklık yapısının değişmesi nedeniyle davalının  isim ve logunun kullanımının haksız olduğu iddiası ile dava açıldığı, davacı adına tescilli isim ve logo kullanım bedeline ilişkin davanın 6769 Sayılı SMK 156. Madde gereğince Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, sayılan ticari dava çeşitleri kapsamında kalmayan  davada yargılama yapmada görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı, her ne kadar TTK hükümlerine göre tazminat istenmiş ise de, marka ve logo kullanımına ilişkin tespitin ihtisas mahkemelerince değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, 6100 Sayılı HMK'nın 1. ve 114/1-c. maddeleri gereğince dava şartı olan bu husus, HMK'nun 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi de mümkün değildir. Dava konusu alacak talebi temelinin marka ve logo kullanımından kaynaklandığı ve buna dayandırıldığı anlaşılmakla ilk derece Mahkemesinin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c. ve 115/1-2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar vermesi yerinde bulunmuş, aksi yöndeki davacı istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih ve 2023/513 E. 2023/847 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı davacıdan tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25eae801fe47be7a","SID":"3ec115be650056f2"}}