{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/224 Esas<br>KARAR NO: 2024/715<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/10/2017<br>NUMARASI: 2016/547 E. - 2017/732 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin ... sigara fabrikası servis alanının elektronik ve mekanik işlerini dava dışı ... A.Ş firmasına verdiğini, davalı bankanın söz konusu iş için 27.12.2001 tarihli 153.500 USD bedelli kesin ve süresiz teminat mektubu düzenleyerek kendilerine teslim ettiğini, riskin doğması üzerine davalı bankaya başvuruda bulunulduğu halde ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için yasal takibe geçildiğini, davalının haksız dayanaksız itirazı ile takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Teminat mektubu ile garanti edilen riskin gerçekleşmediğini, ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, takibin haksız, davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, teminat mektubuna konu işin tamamlandığını ve iş sahibine teslim edildiğini, İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2017/347 Esas sayılı dosyasında davacının tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğunu, davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2016/547 E. 2017/732  Karar sayılı kararı ile; \"İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında; davacı tarafın davalı aleyhine 153.500 USD alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi  istemiyle ilamsız icra takibinde bulunduğu, yasal süresi içinde vaki itiraz sonucu, icra takibinin durduğu, itirazın davacı tarafa tebliğ durumu ve dava tarihine nazaran itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen bir yıllık  hak düşürücü süre içinde açıldığı, Teminat mektubu kapsamında olduğu belirtilen sigara fabrikasının 2009 yılında tamamlanarak kesin kabulünün yapıldığı ve iş sahibine teslim edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, davacı vekili; İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347 Esas sayılı dosyasına konu olan iş kazası nedeniyle dava dışı yüklenici ... A.Ş ile birlikte sorumlu tutularak haklarında dava açıldığını, iş kazasına konu olayda davacıların miras bırakanı olan ...'un olay tarihi itibariyle kendi çalışanları olmadığını, dava dışı yüklenici ... A.Ş'nin çalışanı olduğunu, birlikte husumet yöneltildiğinden, müvekkilinin risk altında bulunduğunu belirterek, davaya konu olan 27.12.2001 tarihli ... nolu teminat mektubunun nakde çevrilmesi konusunda davalı banka nezdinde tazmin talebinde bulunduğu, teminat mektubunun, davacının üstlendiği, Sigara fabrikası işinin elektrik ve mekanik işlerini yüklenen ... A.Ş'nin bu ihale ile ilgili kanun ve şartname hükümlerinin yerine getirmesinin garantisi amacı ile davalı banka tarafından \"kesin ve süresiz\" olarak düzenlendiği, davalının zamanaşımı def'inin bu nedenle yerinde olmadığı, Uyuşmazlığın, teminat mektubunun tazmin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin olduğu, davacının İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347 Esas sayılı dosyasına konu olan tazmin talebinden dolayı riskin gerçekleştiğini ve tazmin koşullarının oluştuğunu ileri sürdüğü, dosya kapsamı ve İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347 Esas, 2016/337 karar sayılı kararının içeriğine göre; tazmin talebinde bulunan davacıların miras bırakanı olan ...'un davacı şirket çalışanı olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu, ....A.Ş. yönünden sorumluluk koşullarının  gerçekleşmediği belirtilerek hakkındaki davanın reddedildiği, 15.04.2016 tarihli bu kararın  henüz kesinleşmediği, İş Mahkemesi davasına konu olan iş kazası nedeniyle davacı ... A.Ş yönünden dava dışı yüklenici ...A.Ş ile ilgili olarak gerçekleşmiş riskin bulunmadığı, dava tarihi itibariyle teminat mektubunun tazminini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığının anlaşıldığı, İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada iş kazasına maruz kalan ...  ....A.Ş. çalışanı olduğunun kesin olarak belirlenmesi halinde ancak davacı ....A.Ş açısından bir sorumluluk söz konusu olabileceği, dava tarihi itibariyle ve halen teminat mektubunun tazminini gerektiren bir riskin söz konusu  olmadığı, saptanan ve hukuksal durum bu olunca davanın erken açıldığından reddine, davacı takibinde haksız olmakla birlikte kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı vekilinin kötüniyet tazminatı isteminin de reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği halde talepleri hakkında bir karar verilmeden hüküm açıklandığından, mahkeme kararının usul yönünden eksik ve hukuka aykırı olduğunu. (Yargıtay 11. HDnin 22.06.2015 tarih, 2015/1651 E. 2015/8583 K. ve  Yargıtay 3. HD'nin 13.04.2016 tarih, 2016/5106 E. 2016/5750 K. sayılı kararı) Yargıtay içtihatları uyarınca, bir davada karar verilebilmesi bir başka davanın sonucuna bağlı ise, bu durumda “erken açılan davanın reddi” yerine usul ekonomisi ilkeleri gereğince davanın bekletici yapılması gerektiğini, mahkemece gerekli görüldüğü halde ve talebe rağmen, İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347 E. 2016/337 K. sayılı ilamının kesinleşmesini beklemediğinden kararın hukuka aykırı olduğunu. - Müvekkilinin, ... Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (Elektrik-Mekanik İşleri) için ihale açtığını, işin .... A.Ş.'ye verildiğini ve müvekkili şirketin “Yüklenici” ve lehdar ... “Alt Yüklenici” olduğu 15.11.2001 tarihli sözleşmenin düzenlendiğini, müvekkilinin, ... A.Ş.'nin yükümlülüklerine uymaması nedeniyle zarara uğradığını, müvekkili tarafından ... A.Ş.'nin mütevvefa çalışanının ailesine ödeme zorunda kaldığı/kalacağı milyonlarca liralık tazminatın bu zararın açık göstergesi olduğunu, bu süreçte yapılan yargılama giderleri, vekalet ücretleri, yaşanılan itibar kaybının da zararın diğer bölümü olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca da ... A.Ş.'nin bu zararı tazminle mükellef olduğunu, mahkemenin “İstanbul 12. İş mahkemesi'nin 2012/347 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada iş kazasına maruz kalan ...  ...A.Ş. çalışanı olduğunun kesin olarak belirlenmesi halinde ancak davacı ...A.Ş açısından bir sorumluluk söz konusu olabilecektir” kanaatinin hatalı olduğunu, davaya konu teminat mektubunun, sözleşmesel bir ilişkinin garantisi olarak verildiğini, şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de bu sözleşme kapsamında belirlenmesi gerektiğini, İş Mahkemesi tarafından ... sorumluluğunun kabulünün önem taşımadığını, ..., bu işçiler için müvekkili tarafından ödenecek tazminatları müvekkiline ödemeyi koşulsuz olarak taahhüt ettiğinden, müvekkilinin iş mahkemesi kararından bağımsız olarak ... alacaklı olduğunu, İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347 E. sayılı dosyanın gerekçeli kararında; \"... A.Ş'nin işçisi olarak çalışmakta iken, elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirmiştir\" beyanı ile ...  ... A.Ş.'nin çalışanı olduğunun şüpheye yer vermeyecek biçimde belirlendiğini,  müvekkili şirkete verilen teminat mektubunun muteber olduğu da tespit edildiğinden, davalı bankanın, garantör olduğu şekilde terninat mektubu tutarını müvekkiline ödemesi gerektiğini.- Hukuken Bankanın, muhataptan, riskin gerçekleştiğini ispat etmesini isteyemeyeceğini, ve bu hususu re'sen araştıramayacağını, yerleşik içtihatlar ve ticari teammüllere göre, “ilk talepte ödeme” kaydını içeren teminat mektuplarında, muhatabın, mektupta öngörülen şekilde bankadan talepte bulunmasının, riskin gerçekleştiğini gösterme açısından yeterli sayıldığını, davalı bankanın cevap dilekçesinde yer verdiği Yargıtay HGK'nun 28.11.2007 tarihli, 2007/11-852 E. ve 2007/892 K. sayılı kararının da bu yönde olduğunu, İlgili Yargıtay kararında, ilk talepte ödeme kaydını havi mektuplarının muhatap lehine olduğu kuralının istisnası olarak \"Bankanın kendi adına sahip olduğu defileri kullanarak ödemeden kaçınması\" ve \"Lehdarın mahkemelerden ihtiyati tedbir kararı alarak teminat mektuplarının ödenmesine engel olması\" nın gösterildiğini, dava konusu teminat mektubu ile ilgili olarak kabul edilen iki hukuki istisnanın da gerçekleşmediğinden bankanın ödemeden kaçınmasının hukuki dayanağının olmadığını.-Müvekkili şirketin, davadışı lehdarın sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle, usulüne uygun şekilde teminat mektubunun nakde çevrilmesi için bankaya başvurduğunu, teminat mektubunun ödenmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, şekli inceleme ile yetinilerek teminat mektubunu elinde bulunduran müvekkili şirketin, ödeme talebinin yerinde olduğunun kabul edilmesi  gerekirken, mahkeme tarafından eksik inceleme ile reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 17/02/2022 tarihli 2020/781 Esas-2022/221 Karar sayılı kararıyla;  davalı banka tarafından davacıya hitaben düzenlenen 27.12.2001 tarihli teminat mektubu ile,  ... Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (elektrik mekanik işleri) işini üstlenen dava dışı ... A.Ş.'nin, taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmemesi halinde, protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ilk talep halinde ödeme tarihine kadar geçen sürelere ait kanuni faizi ile birlikte 153.500.00 USD'yi davacıya ödemeyi taahhüt ettiği, davacının 20.04.2016 ve 28.04.2016 tarihinde, ... A.Ş'nin, taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle ödeme talep ettiği, teminat mektubunun verilmesine konu olan davacı ve ... A.Ş. arasındaki sözleşmenin 5/1-a maddesinde, herhangi bir kişinin ölmesi ve yaralanması halinde alt yüklenicinin yükleniciye karşı sorumlu olacağının ve yüklenicinin zararını tazmin edeceğinin düzenleme altına alındığı, İstanbul 12. İş Mahkemesinin 2012/347 E., 2016/337 K. sayılı kararı ile davacı hakkındaki davanın kabulüne, mektup lehtarı hakkındaki davanın reddine karar verildiği, hükmün, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince, eksik inceleme nedeniyle bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, hükmedilen maddi ve manevi tazminattan her iki davalının da sorumlu tutulduğu, dosyanın halen Yargıtay incelemesinde olduğu, iş kazasının, teminat mektubunun verildiği ... Sigara Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (Elektrik-Mekanik İşleri) işine ait iş yerinde gerçekleştiği dosya kapsamındaki belgelerle sabit olduğu gibi bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı ile ... arasındaki sözleşmenin yukarıda anılan 5/1-a maddesinde, \"herhangi bir kişinin ölümü ve yaralanması halinde doğacak zararın ... A.Ş'ye ödeneceği\" taahhüt edildiğinden, teminat mektubu uyarınca talepte bulunabilmek için ölüm veya yaralanmanın işin görüldüğü yerde gerçekleşmesi ve ... A.Ş'nin tazminat talebi ile karşılaşmasının yeterli olduğu,  kazanın işyerinde gerçekleştiği ve işçinin 04.03.2003 tarihinde vefat ettiği, anılan iş davasının ise   01.03.2012 tarihinde açıldığı,  İş Mahkemesince verilen son kararla, her iki davalının zarardan sorumluluğuna karar verildiği de nazara alındığında teminat mektubunda belirtilen riskin gerçekleştiğinin sübuta erdiği, İş Mahkemesince verilen ilk kararla, müteveffa işçinin ...A.Ş. çalışanı olduğu tespit edildiği, davacı ile ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeyle, herhangi bir kişinin ölümü ve yaralanması halinde doğacak zararın ... A.Ş'ye ödeneceğinin taahhüt edildiği, ölen ya da yaralanan kişinin ... çalışanı olması koşulu getirilmediği, bu nedenle müteveffa işçinin kimin çalışanı olduğunun tespit edilmesinin sonucuna bir etkisi bulunmadığı, kaldı ki bu tespitin yapılabilmesi için İş Mahkemesi davasının beklenmesine de gerek bulunmadığı, bu hususun bir takım belgelerin dosyaya kazandırılması suretiyle de tespit edilebileceği, bu nedenle anılan İş Mahkemesi davasının beklenilmesine gerek olmadığı, davacının bu yöne ilişen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davalı banka tarafından verilen teminat mektubunun geçerliliği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafça sunulan cevaba cevap dilekçesi ekindeki Federal Çalışma Müfettişliği Krasnador Bölgesi Devlet Çalışma Müfettişliğince düzenlenen 8-9 sayılı Resmi Ceza Hakkında Karar başlıklı belge ile; ...'un teminat mektubuna konu işyerinde, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle vefat ettiğinin tespit edildiği, ... A.Ş.'nin, taşeron sıfatı nedeniyle işyerinde bulunan herkesin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu ancak işyeri güvenliğini temin etmediği, bu nedenle taşeron sözleşmesinin 5/1-a maddesi uyarınca işyerinde meydana gelen ölümden dolayı ...'un işvereni olup olmaması nazara alınmaksızın ... mirasçılarına karşı sorumlu olduğu, sorumluluk teminat mektubunun verildiği sözleşmeden doğduğundan, teminat mektubundaki riskin bu hali ile de gerçekleştiği, ilk talepte ödeme kaydı olan teminat mektuplarında garantör bankanın ödemekten kaçınma koşulları sınırlı olup, bu halin varlığı iddia ve ispat edilmediği sürece, ödemekten kaçınılamayacağından ve davalı tarafça kaçınma koşullarının varlığı usule uygun belge sunularak kanıtlanmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği, taraflar arasındaki ... Sigara Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (Elektrik-Mekanik İşleri) için taşeron sözleşmesi uyarınca verilen teminat mektubunun, ilk talepte ödeme kaydını içerdiği, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca, davalı bankanın yalnızca şekli manada inceleme yapma yetkisi olup esasa ilişkin herhangi bir inceleme yapma hak ve yetkisi bulunmadığı,  bankanın sadece; teminat mektubu sözleşmesinin tarafı sıfatıyla kendisine ait olan defileri ileri sürerek veya lehdarın mahkemelerden ihtiyati tedbir kararı alması yada muhatabın talebinin haksız olduğunu, dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını kesin olarak bildiği taktirde “ilk talepte” kaydına rağmen muhataba ödeme yapmaktan kaçınabileceği, davacı yanın, 20.04.2016 ve 28.04.2016 tarihlerinde, ....A.Ş.'nin taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle ödeme talep ettiği, davalının ödemeden kaçınma noktasında ileri sürebileceği kendisine ait bir defi bulunmadığı gibi lehtar tarafından alınmış bir ihtiyati tedbir kararı da bulunmadığı, riski oluşturan davada verilen ilk kararın, ilk talep tarihinden önce 15.04.2016 tarihinde verilmiş olması karşısında ödeme talebinin haksız ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğundan da söz edilemeyeceği, davalı bankanın teminat mektubunu ödememesinin haklı bir gerekçesi bulunmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dairemizin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28.11.2023 tarihli 2022/3046 Esas-2023/6900 Karar sayılı kararıyla; \"...2004 sayılı Kanun 67 inci maddesiyle düzenleme altına alınan itirazın iptali davalarının, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup bu davalarda haklılık durumunun takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiği, banka teminat mektubunda tespit edilmiş olan miktar belli ve likit bir  miktar olmasına rağmen, bu bankanın sorumlu olacağı azami miktarı, başka bir deyişle, bankanın sorumluluğunun üst sınırını gösterdiği, teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin gerçekleşmesi halinde, bankanın her halükarda mektupta belirtilen miktarı ödeme zorunluluğu olmayıp, garanti kapsamında uğranılan zararın tazmininin söz konusu olduğu, (Vahit Doğan, Teminat Mektupları, Savaş Yayınevi, Ankara, 6. Baskı, 2020, s.520)  Dairenin 05.04.2010 tarihli, 2008/12892 E., 2010/3772 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, somut olayda, takip tarihi itibariyle, teminat mektubu ile güvence altına alınan risk doğmuş ise de teminat mektubu bedelinin tazmini talebine dayanak yapılan İş Mahkemesi kararı  kesinleşmediğinden takipte talep edilebilecek miktarın kesin olarak belirlenmediği, talep edilen alacağın henüz muaccel olmadığı, bu nedenle muaccel olmayan alacağın tahsili için başlatılan davaya konu icra takibinin erken başlatıldığı, davalı bankanın, takip tarihi itibariyle teminat mektubunu ne miktar üzerinden ödeyeceği belli olmadığından  teminat mektubu bedelini ödemeyi reddetmesinin haklı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu icra takibinin erken başlatıldığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği \" gerekçesiyle,  Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliği edilmiş, davacı vekili katıldığı duruşmada Dairemizin önceki kararında direnilmesini, davalı vekili ise bozma ilamına uyulmasını talep etmiştir. Usul ve yasaya uygun görülmekle, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.<br>GEREKÇE VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, teminat mektubu bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafın ... Altunizade Şubesi'nce 27/12/2001 tarih ve ... sayılı teminat mektubu ile, ”... Sigara Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (elektrik mekanik işleri) işi” ihalesi sonucunda işi taahhüt eden dava dışı .... A.Ş'nin, taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmediği taktirde, protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ilk talep halinde ödeme tarihine kadar geçen sürelere ait kanuni faizi ile birlikte 153.500-USD'yi ... A.Ş'ye ödemeyi taahhüt ettiği, ... A.Ş'nin 20/04/2016  ve 28/04/2016 tarihinde, ... A.Ş'nin, taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle ödeme talep ettiği anlaşılmıştır. Teminat mektubunun verilmesine konu ... A.Ş'  ve .... A.Ş arasındaki sözleşmenin sigorta başlıklı 5.maddesinde; \"5.1 Şüpheye yer bırakılmaması ve herhangi bir zarara uğranmaması amacıyla Alt Yüklenici aşağıdaki durumlardan kaynaklanacak olan herhangi bir masrafa, sorumluluğa, kayba, tazminat talebine veya hukuki işlemlere karşı Yükleniciye sorumlu olacak ve Yüklenicinin bu tip bir durumda karşılaşacağı bu tip zararları tazmin edecektir. a) herhangi bir kişinin ölümü veya yaralanması, b) herhangi bir mülke zarar gelmesi veya herhangi bir kişinin yaralanması,c)Altyüklenici tarafından Yüklenicinin sigorta poliçeleri belirlenen zaman içinde uyum gösterilememesi\" düzenlemesi mevcuttur.Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan kesinleşmiş karar örneğinden; İstanbul 12. İş Mahkemesi'nin 2012/347-2016/337 esas ve karar sayılı dosyasının, ... mirasçıları tarafından, ... A.Ş. ile ...  A.Ş aleyhine açıldığı, ... Sigara Fabrikası Servis Alanı Rekonstruksiyonu (Elektrik-Mekanik İşleri) işinin verildiği .... A.Ş.'nin işini yaptığı sırada elektrik akımına kapılarak vefatı sebebiyle açılmış tazminat davası olduğu, yargılama sonunda; kusuru bulunmadığından Samko aleyhine açılan davanın reddine, ... hakkındaki maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 21. HD'nin 2016/15223-2017/9302 esas ve karar sayılı kararı ile bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yeniden yargılama yapıldığı, Mahkemenin 2018/88 Esas -2018/68 K.sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın  taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 25/05/2021 tarih, 2020/9074 Esas ve 2021/6859 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bu kez mahkemenin 2021/275 Esas-2021/546 Karar sayılı 24/11/2021 tarihli kararı ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, hükmedilen tazminatların davalılar Talem Yatırım ve Samko Mühendislik Şirketlerinden müteselsilen tahsiline karar verildiği, hükmün  Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2022 tarihli, 2022/1369 Esas ve 2022/7722 Karar sayılı kararı ile onandığı, \"Onama Üzerine\" 24/05/2022 tarihinde kesinleştiği  anlaşılmıştır. Davalı banka tarafından verilen teminat mektubunun geçerliliği konusunda taraflar arasında ihtilaf  bulunmadığı, Dosya kapsamında bulunan İş Mahkemesinin kesinleşmiş kararından; ... isimli işçinin, Rusya Federasyonu'nun Krasnodar İli'ndeki, davalılardan ... A.Ş.'nin asıl işveren, diğer davalı ... A.Ş.'nin alt işveren olarak faaliyette bulundukları işyerinde çalışmakta iken,  elektrik akımına kapılarak ağır yaralandığı ve akabinde 10/02/2003 tarihinde vefat ettiği, işçinin iş kazasında vefatı nedeniyle hükmedilen tazminatlardan üst ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu anlaşılıyorsa da; uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında da açıklandığı üzere, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olup, takip tarihinde alacağın talep edilebilir ve  muaccel olması gerekmektedir. Dosya kapsamına sunulan İstanbul 21. İş Mahkemesi'nin ilamının 24/05/2022 tarihinde kesinleştiği,  takip tarihi itibariyle, teminat mektubu ile güvence altına alınan risk doğmuş ise de teminat mektubu bedelinin tazmini talebine dayanak yapılan İş Mahkemesi kararı  takip tarihinde kesinleşmediğinden takipte talep edilebilecek miktarın kesin olarak belirlenmediği, talep edilen alacağın henüz muaccel olmadığı, bu nedenle muaccel olmayan alacağın tahsili için başlatılan davaya konu icra takibinin erken başlatıldığı, davalı bankanın takip tarihi itibariyle teminat mektubunu ne miktar üzerinden ödeyeceği belli olmadığından  teminat mektubu bedelini ödemeyi reddetmesinin haklı olduğu, ilk derece mahkemesince davanın erken açıldığından red kararı verildiği anlaşılıyorsa da, esasen takibin erken başlatılması nedeniyle, davanın reddi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar vermek gerekmiş, usulü kazanılmış haklar saklı tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,2- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2017 tarih, 2016/547 E., 2017/732 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2-3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcın tahsili ile ile, peşin yatırılan 5.627,31 harçtan fazladan yatan 3.396,8‬0 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı vekili yararına hesap olunan 69.848,82 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 4/c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4/ç-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 98,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 81,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 179,1‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-Temyiz yargılaması için davalı  tarafından yapılan temyiz başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 5/e-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 10.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi. 18/04/2024<br>Tashih Şerhi Dairemizin 18/04/2024 tarihli yukarıdaki esas ve karar sayılı ilamında oy birliği ile karar verilmiş iken sehven oy çokluğu ile karar verildiğinin belirtildiği anlaşıldığından hükümde oy çokluğu ile karar verildiğine dair kısmın çıkartılarak; \"Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.\" eklenmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 304. maddesi gereğince düzeltilmesine, Karar verilmiştir.18/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17c5bf3248777ae1","SID":"3c46a861f25c34f1"}}