{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1091 Esas<br>KARAR NO: 2024/653 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2020<br>NUMARASI: 2017/307 E.  -  2020/412 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/04/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;  Müvekkili ...'ı fonogram yapımcılarının bir araya gelerek oluşturduğunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 42. maddesi gereğince kurulduğunu, müvekkili ile davalı-borçlu arasında imzalanan 28.11.2006 tarihli Radyo ile Yayın İzni Sözleşmesinin tarafların karşılıklı edimlerini hüküm altına aldığını, müvekkili ile davalı-borçlu  şirket arasında imzalanan Meslek Birlikleri Lisans Sözleşmesinin 8. maddesinde, lisans alanın sözleşme süresi içerisinde ödeyeceği mali hak bedelinin belirtildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 8. maddesinin 4. bendinde sözleşmenin otomatik olarak yenileceğini, yenileneceği  yıllar için yapılacak olan ödemeler ile ilgili tüm ayrıntıların açıkça belirtilmiş olduğunu, 6.bendinde de gecikme tazminatı ödeneceğinin hüküm altına alındığını, görülecek davada 28.11.2006 tarihli sözleşme gereği müvekkilinin davalı şirketten mali hak bedeli olduğu hususunun sabitleneceğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan 28.11.2006 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde sözleşmenin süresi ve feshinin açık bir şekilde düzenlendiğini, sözleşmeye göre \"Taraflardan biri, sözleşmenin sona erme tarihinden en geç bir ay öncesinde, sözleşmeyi haklı nedenlerle sona erdirmek istediğini ifade eden ve fesih nedenini ayrıntılı olarak anlatan bildirimi noter kanalı ile yazılı olarak karşı tarafa bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarda yıldan yıla yenilenerek devam eder\" hükmünün yer aldığını,  davalı şirketin müvekkiline noter kanalı ile bildirim yapmadığını, bu sebeple sözleşmenin ilgili maddesinden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin aynı şartlarda yıldan yıla yenilenerek devam ettiğini, davalının açıkça kötü niyetli olduğunu, yapılan sözleşmeye istinaden müvekkili meslek birliğine hangi oranda borcu olduğunu bildiği halde ödeme yapmadığını, bakiye borcunu da ödemediğini, alacaklarının tahsiline yönelik davalı şirkete karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalı şirketin borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, söz konusu itirazın haksız ve mesnetsiz olup, davayı sürüncemede bırakmaktan başka bir amaç taşımadığını belirterek, bu nedenle itirazın iptalini ve takibin devamını, takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  müvekkilinin Eskişehir ilinde faaliyet gösteren bir firma olduğunu, yetkisiz yerde açılan davaya itiraz ettiklerini, müvekkili firmanın 07/05/2012 tarihinden itibaren radyosunu ve tüm yayın haklarını Türkiye genelinde yayın yapan ve ... Grubu bünyesindeki ... A.Ş.' ye kiraladığını, ayrıca yayın yapmadığını, bu hususu davacı Meslek Birliği yetkililerinin bilmesine karşın haksız yere müvekkilinden talepte bulunulduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca müvekkili şirkete tebliğ edilen ödeme emrinden, alacağın hangi sözleşmeye ve hangi cari hesap dönemine ilişkin olduğunun belirsiz olduğunu, davacı Meslek Birliğine 25/01/2013 tarihine kadar olan tüm borçların icra tehdidi ile ödendiğini ve tarafların 25/01/2013 tarihinde ekli makbuz ve ibraname ile birbirlerini gayri kabili rucu ibra ettiklerini, müvekkili şirketin davacı Meslek Birliği ile devam eden yeni bir sözleşmesinin de bulunmadığını, davacı Meslek Birliği tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan haksız takibe taraflarınca  süresinde itiraz edildiğini, davacı Meslek Birliğinin haksız yere itirazın iptali davası açtığını, müvekkilinin 07/05/2012 tarihinden itibaren radyosunu,  Türkiye genelinde yayın yapan ve ... Grubu bünyesindeki ... A.Ş' ne kiraladığını, ... olarak ayrı yayın yapıldığını, davacı Meslek Birliğinin ilgili firmadan tüm yurt geneli için ücret aldığını, müvekkili şirket tarafından yayın yapılmadığı halde mükerrer ücret talep edildiğini, mükerrer tahsilatın haksız olduğunu belirterek,  davanın reddini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:  İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  24/12/2020 tarihli 2017/307 E. - 2020/412K. sayılı kararıyla; \"...Davalı şirketin sunduğu 07.12.2012 tarihli davacı ihtarnamesinde, fesih haklarının saklı tutulduğunun ifade edildiği, 23.01.2013 tarihli ibraname ve sonrasında davacı Meslek Birliği tarafından yapılmış herhangi bir fesih ihtarının bulunmadığı, sözleşmenin takip tarihi itibarıyla yürürlükte olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin buna göre 2012 yılı hak kullanım bedellerinden bakiye 3.471,05 TL ile sözleşme şartları çerçevesinde 2013 yılı hak kullanım bedeli olarak hesaplanan 3.713,87 TL olmak üzere davacı Meslek Birliğine toplamda 7.184,92 TL borçlu olduğu,  07.05.2012 tarihli devir sözleşmesi ile davalı şirketin tüm yayın haklarını dava dışı ... A.Ş.'ne devir ettiği, ancak devir işleminin davacı Meslek Birliğine bildirildiğine ve davacının, ... A.Ş.'den hak kullanım bedellerini tahsil edip bu anlamda mükerrer tahsilat yapıldığına dair davalı tarafça delil ibraz edilmediği, sözleşmenin 8.1 ve 8.6 madde hükümleri dikkate alınarak, davacı Meslek Birliğinin 2.234,70 TL işlemiş faiz talep edebileceği, böylece davanın kısmen kabulü ile 7.184,92 TL asıl alacak ve 2.234,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.419,62 TL üzerinden takibin devamına, talep yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı müvekkilinin radyosunu ve tüm yayın haklarını 07/05/2012 tarihinde ... Yayıncılık A.Ş.'ne kiraladığını, davacının bu durumu bilmesine rağmen haksız yere müvekkilinden talepte bulunduğunu,Davacı Meslek Birliğine 25/01/2013 tarihine kadar olan tüm borçların ödendiğini ve ibraname düzenlendiğini, taraflar arasında yeni bir sözleşme de imzalanmadığını, davacının haksız olarak icra takibi başlattığını, Müvekkilinin radyo ve yayın haklarını kiraladıktan sonra ayrı yayın yapmadığını, davacının ilgili firmadan tüm yurt içi geneli için ücret almasına rağmen, müvekkilinden mükerrer olarak ücret talep ettiğini,Müvekkilinin Eskişehir bölgesinde yayın yapmış yerel bir radyo olduğunu, bilirkişi raporu ile de müvekkilinin radyosunu ve yayın haklarını ... A.Ş.'ne kiraladığının tespit edildiğini, davacının bu durumdan haberdar edilmişse davalı müvekkilinin sorumlu olmayacağına dair görüş bildirildiğini, aynı gün ibranameden önce devir sözleşmesinin davacıya fakslandığını, 2013 yılına kadar tüm borçları ödediklerinin davacı yetkilisi ile yapılan mail yazışmaları ile de sabit olduğunu, ilgili şirketten alınan ödemeler dikkate alınmaksızın müvekkili aleyhine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Tüm bu nedenlerle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, icra takibine yaptıkları itirazın haklı olduğunu, itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, Mahkemenin kısmen kabul kararının kaldırılarak, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 7.193,51 TL asıl alacak, 2.642,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.836,22 TL alacak için 20/10/2014 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının 28/11/2006 tarihli Radyo ile Yayın İzni Sözleşmesi olduğu, davalı borçlunun yasal süresi içinde 10/11/2014 tarihinde takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 29/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda; \"..Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, icra takip tarihi itibariyle davacı meslek birliğinin davalı şirketten 7.158,55-TL asıl alacak ile 2.642,71 -TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9801,26-TL tutarında alacağı bulunduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince Eskişehir 3. AHM aracılığı ile alınan 24/05/2018 tarihli  bilirkişi raporunda;  \"...Davalı tarafından tutulan defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun Tasdike Tabi Defterler başlıklı 220 nci. Tasdik Zamanı başlıklı 221 inci maddelerine, Türk Ticaret Kanunu nun Defter Tutma Yükümlülüğü başlıklı 64. maddesine uygun şekilde yapıldığı, davalı firmanın 2012 yılı açılış kayıtlarında davacı kuruma ait borç rakamı olmadığı,   2012 yılında tarafına düzenlenen faturalar ile 2012 ve 2013 yıllarında yapmış olduğu ödemelerin kendi kayıtlarında yer almadığı, taraf vekilleri arasında düzenlenen 25.01.2013 tarihli ibraname ile geçmiş dönem borçları için açılan icra dosyaları borçlarını ve 2012 yılında adına düzenlenen faturalara ait borcun bir kısmını ödeyerek kayıtlarına geçirmediği, bu borçları kabul etmiş sayılacağı, davacı kurumun davalı şirkete 07.12.2012 tarihli ihtarname göndererek borcun ödenmesini aksi halde sözleşmedeki fesih hükümlerini kullanma hakkına sahip olduğunu bildirdiği, sözleşmenin 8.07 maddesi gereği davacı kurumun yazılı uyarısına karşın ödemenin 30 (Otuz) günü geçen bir süre için gecikmesi durumunda sözleşmeyi fesih ve akdin icrasını durdurmaya hakkı olduğunu, davacı firma tarafından talep edilen 2012 yılı alacakları için fatura düzenlendiği halde  2013 yılına ait sözleşme bedeli için hiçbir fatura düzenlenmediği, muhatabına borcu için bir bildirim yapıldığına dair dosyada bir bilgi bulunmadığı, davalı şirkete gönderilen 07.12.2012 tarihli ihtarname ile yapılan ödeme arasında 30 günden fazla bir süre sonra olması nedeni ile davacının sözleşmeden doğan hakkını kullanarak sözleşmeyi fesih ettiği, bu yüzden fatura düzenlemediği, bu nedenle davacı kurumun davalı şirketten talep edebileceği tutarın; 2012 yılı faturaları toplamı olan 4.048,05 TL’den 25.01.2013 tarihinde yapılan 577,00 TL ‘nin düşmesi sonu kalan 3.471,05 TL olduğunun tespit edildiği\" bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 18/03/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"...Davalı yanın dava dosyasına sunmuş olduğu 07.12.2012 tarihli davacı ihtarnamesinde, fesih haklarının saklı tutulduğu ifade edilmiş olmakla, 23.01.2013 tarihli ibraname ve sonrasında davacı yan tarafından yapılmış herhangi bir fesih ihtarı bulunmadığı dikkate alındığında, sözleşmenin takip tarihi itibarıyla yürürlükte olduğunun anlaşıldığı, davalı yanın buna göre 2012 yılı hak kullanım bedellerinden bakiye 3.471,05 TL ile sözleşme şartları çerçevesinde 2013 yılı hak kullanım bedeli olarak hesaplanan 3.713,87 TL (2013 yılında fatura düzenlenmemiş olduğundan KDV hariç tutar dikkate alınmıştır) olmak üzere davacı yana toplamda 7.184,92 TL borçlu olduğu, dava dosyasında yer alan 07.05.2012 tarihli devir sözleşmesi ile davalı yanın tüm yayın haklarını dava dışı ... A.Ş. ne devir ettiği görülmekle, söz konusu devir işlemini davacı yana bildirip bildirmediği hususunun önem arz ettiği, devir sözleşmesinin davacı yan bilgisi ve kabulü dahilinde yapılmış olması halinde bu tutardan dava dışı ... A.Ş.nin sorumlu olacağı, aksi halde davalı yanın takipte bu tutar kadar borçlu olacağının kabulü gerektiği, dava dosyasında davalı yanın söz konusu yayın hakları devrini davacı kuruluşa bildirdiğine dair herhangi bir belge yer almamakla, buna rağmen davalı yanın, davacı yanın dava dışı ... A.Ş. den hak kullanım bedelleri tahsil ettiğini, bu anlamda kendisinden mükerrer tahsilat yapıldığını iddia ettiği, takdirin Mahkemeye ait olmak üzere var ise davacı yanın dava dışı ... ile aralarındaki ticari ilişkiye ait muavin hesap ekstresini 2012 yılından itibaren sunması halinde, davalı iddialarının değerlendirilebileceği, davacı yanın takipte işlemiş faiz talep ettiği görülmekle, sözleşmenin 8.1 ve 8.6 madde hükümleri dikkate alınarak, davacı yanın takipte toplamda 2.234,70 TL işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varıldığı\" bildirilmiştir. Aynı heyetten alınan 18/12/2019 havale tarihli bilirkişi ek raporunda;  \"...Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin aynen muhafaza edildiği\" bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava; taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince,  davalının ödemekle yükümlü olduğu  fatura bedellerini ödemediği iddiasıyla, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2014/30194 sayılı  dosyası ile başlatılan icra takibine, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulması nedeni ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davalı vekili, müvekkilinin radyo ve tüm yayın haklarını 07/05/2012 tarihinde ... Grubu bünyesindeki ... Yayıncılık A.Ş.'ne kiraladığını, davacıya bu durumun bildirildiğini, davacı ile devam eden bir sözleşmesinin bulunmadığını, davacının müvekkilinden mükerrer ücret talep ettiğini, 2013 tarihli ibraname ile tüm borçlarını ödediğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, taraflar arasında imzalanan sözleşme, alınan bilirkişi raporları ve incelenen davalıya ait ticari kayıtlar ile, davalının ... Yayıncılık A.Ş. ile yaptıkları kira sözleşmesini davacıya bildirdiğine, davacının aynı dönem için bu şirketten de tahsilat yaptığına dair bir tespit yapılamadığı, davalının bu savunmasını ispatlayamadığı, taraflar arasında devam eden sözleşme gereğince davalının davacıya 7.184,92 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu alacak için icra takip tarihine kadar işleyen faiz tutarının da 2.234,70 TL olduğunun hesaplandığı, Mahkemenin denetime uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 643,25 TL nispi harçtan, peşin alınan 160,86 TL  harcın mahsubu ile bakiye 482,39 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak;  a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 82,50 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 04/04/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d677931294b5d086","SID":"4887fd827d8a6049"}}