{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/305 - 2024/472<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/305 <br>KARAR NO\t: 2024/472<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/410 Esas 2020/583 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br><br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 29/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/04/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, 03.11.2016 tarihinde davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL geçici iş göremezlik, 2.500,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere, toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 04.02.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminat talebini, 3.009,94 TL, sürekli iş göremezlik tazminat talebini 56.747,81 TL olarak belirlemiştir.<br>\tDavalı vekili, usule ilişkin olarak Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacının eksik belgeleri davalıya iletmediğini, bu nedenle trafik sigortası genel şartları gereğince davacının dava açma hakkı bulunmadığını, davacının maluliyetinin tam ve kesin olarak tespiti için Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun rapor alınmasını, Karayolları Trafik Kanununu madde 99’a göre sigortacıların hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğunu, davayı kabul manasına gelmemek kaydı ile kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesini, kusur oranının ATK’dan alınmasını, davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 13.05.2019 tarihli maluliyete ilişkin raporda; 01.11.2016 tarihli kaza nedeniyle davacı ...'u Özürlülük Ölçütü Ve Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tüm vücut engellilik oranının %8 olduğunun, tıbbı iyileşme ve tedavi süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, kusur ve aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 04.02.2020 tarihli raporda; kusur yönünden yapılan değerlendirmede, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada %75 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ün %25 oranında kusurlu olduğu, dava tarihinden önce davacı tarafından usulüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapılmaması ve davalının 03.06.2017 dava tarihinde temerrüde düştüğü belirtilerek, talep artırım da dikkate alınarak davanın kabulü ile; 56.747,81 TL daimi iş göremezlik, 3.009,94 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 59.757,75 TL tazminatın (03.06.2017)  dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporu ile ıslah dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, KTK'nın 97. ve 99. maddeleri gereği başvuru şartı eksiksiz yerine getirilmeksizin dava açıldığından davanın usulden reddinin gerektiğini, kusur bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, kusur durumunun yeniden tespitini talep ettiklerini, mahkemece geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne karar verildiğini, poliçe başlangıç tarihi ve kaza tarihi dikkate alındığında davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminat talebine ilişkin sorumluluğunun olmadığını, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin bu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, iptal kararının bu uyuşmazlık bakımından geçerli olduğu kabul edilse dahi eski tarihli Yargıtay kararlarında uygulanan usul ve esasların uygulanamayacağını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 1931 yılında Fransa’da hazırlanmış Population Masculine Et-Feminine (PMF) 1931 Mortalite Tablosu kullanılarak progresif rant yöntemi ile tazminat hesabı yapılacağı yönündeki kararların 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen poliçelerden kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin olduğunu, 15.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 01.06.2015 tarihinde yürürlükten kalkan KZMSSGŞ’de tazminatın hesaplanmasında kullanılacak yöntemler, yaşam tabloları, formüller ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını, oysa 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlarda destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün tazminat hesabında kullanılacağının düzenlendiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak bakiye ömrün belirlenmesini ve toplu para şeklinde peşin ödenen destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatları için iskonto oranının belirlenmiş olmasının 2918 sayılı Kanuna ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa aykırı olduğu yönünde bir içtihat bulunmadığını, dosyada tazminat hesaplaması bakımından Genel Şartlarda belirtilen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, maluliyet raporunun kabul etmediklerini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tAnayasanın 36/1 maddesinde \"Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir\" düzenlemesine; 6100 Sayılı HMK'nın 27. maddesinde \"Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tBir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür. Anılan tüm bu yasal düzenlemelerde, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, mahkemece yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.<br>\tSomut olayda, davacı vekili tarafından 04.02.2020 tarihli değer artırım başlıklı dilekçenin sunulduğu, bu dilekçenin davalıya tebliğ edilmediği, davalının katılmadığı celsede davanın kabulüne karar verilerek yargılamaya son verilmiş olduğu anlaşılmıştır.<br>\tBu durumda mahkemece, davalı vekiline usule uygun şekilde değer artırım başlıklı dilekçenin tebliği ile bu dilekçeye karşı itiraz hakkının tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davalıya değer artırım başlıklı dilekçenin tebliği yapılmadan, varsa itirazlarını sunması imkanı tanınmadan hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK’nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-İstinaf yoluna başvuran tarafça yatırılan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran tarafça yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ab3aaf20ae89929","SID":"a73271e3b33f5f18"}}