{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/114 <br>KARAR NO\t: 2024/470<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/50 Esas 2021/601 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ\t: 29/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24/04/2024<br>\t<br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, 01.08.2015 tarihinde, davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı traktörün, davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının sakat kaldığını belirterek HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı sakatlıktan doğan güç ve efor kaybı nedeniyle 1.000,00 TL, geçici iş göremezlik nedeniyle 100,00 TL olmak üzere toplam 1.100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.10.2017 tarihli bedel artırım dilekçesi ile geçici ve sürekli iş gücü kaybı tazminatını toplam 140.999,55 TL'ye yükseltmiştir.  <br>\tDavalı vekili, davalı ... şirketinin araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zarar kadar sorumlu tutulabileceğini, davacının kask ve koruyucu elbise giymediğinden müterafik kusurlu olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece, 19.01.2018 tarih, 2015/737 esas, 2018/21 karar sayılı ilamı ile, davacının 9.261,99 TL geçici ve 156.619,83 TL tutarında sürekli işgücü kaybına uğradığı,  %85 kusur oranına göre davalıdan talep edebileceği tazminat tutarının 140.999,55 TL olduğu ve hükme esas alındığı, davacının kaza tarihinde 16 yaşında olmakla fiziken üretici konuma geçeceği, efor kaybının geçici iş göremezlik döneminde de zarara neden olacağı, geçici iş göremezlik isteminin de kabul edildiği, davacının iş gücü kaybına neden olan yaralanmasının kafa travmasına bağlı olmadığı için müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, 140.999,55 TL iş gücü kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği anılan karar karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 tarih, 2020/1231 esas, 2020/2108 karar sayılı kararı ile davacının kaza tarihinde 17 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceğinden geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik halinde efor kaybı nedeniyle maluliyeti oranında geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği, ayrıca kaza nedeni ile davacıda meydana gelen diz eklemi hareketi kısıtlığı konusunda herhangi bir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, davacının diz eklemi hareketi kısıtlılığına da neden olan yaralanmasının niteliği göz önüne alınarak, davalı vekilinin müterafik kusura yönelik savunması üzerinde durulup, araştırma ve değerlendirilme yapılmadan hüküm kurulmasının isabetli görülmediği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar verildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 01.08.2015 tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında, ... plakalı traktörün sola dönmesi sırasında arkasından gelen motosikletin çarptığı, traktör sürücüsünün asli, motosiklet sürücüsünün tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.11.2016 tarihli raporda davacının kaza nedeni ile 9 ay geçici iş göremez halde kaldığı ve %20 oranında sürekli işgücü kaybına uğradığının bildirildiği, itiraz üzerine düzenlenen 19.04.2017 tarihli raporda da 2013 yılı yönetmeliğinin maluliyet oranını belirlemek için doğru kriter olmadığı belirtilerek ilk raporun doğru olduğunun belirtildiği, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/910 esas sayılı dosyasının getirtilerek kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi raporu alındığı, 04.04.2017 tarihinde trafik alanında uzman makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davalıya sigortalı traktör sürücüsünün %85 oranında, davacı motosiklet sürücüsünün %15 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, rapor dosya kapsamına ve delillere uygun olduğundan hükme esas alındığı, adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; davacının kullandığı motosikletle ani ve hatalı dönüş yapan traktörün sol arka tekerine hızla çarpması sonucunda davacının sağ diz üzerinde oluşan 10 cm'lik yara, diz kapağı ve diz mafsal kemiklerinde oluşan kırıklar dikkate alındığında davacının kullanması gereken koruyucu dizlik aparatı bulunması halinde dahi mevcut yaralanma ve kırıkların meydana gelmeyeceğini söylemenin tıbben mümkün olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından kaza tarihinden itibaren davacının %20 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olması nedeniyle uğradığı zararın kusur indirimi sonrası 134.701,39 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından yeni asgari ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de mahkemece verilen ilk karar sadece davalı tarafından istinaf edilmiş olmakla davacı lehine artış dikkate alınarak hesaplama yapılamayacağı belirtilerek talebin reddedildiği, davacının, davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün asli kusurlu eylemi ile sürekli işgücü kaybına uğrayacak şekilde yaralandığı,  %20 oranında sürekli işgücü kaybına uğradığı, sigorta poliçesinin düzenlendiği tarihte geçerli genel şart hükümleri ve yerleşik Yargısal kararlar uyarınca düzenlenen  23.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının kusur oranına göre talep edebileceği sürekli iş gücü kaybı tazminatının 134.701,39 TL olduğunun belirtildiği, raporun yeterli açıklıkta, doğru verilerle hazırlanmış olduğundan hükme esas alındığı, davalının müterafik kusur savunması yönünden yapılan değerlendirmede, adli tıp uzmanı bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının uğradığı zararın artmasında koruyucu tertibat kullanmamasının neden olduğunun tıbben söylenemeyeceği belirtildiğinden müterafik kusur indirimi yapılmadığı, araç ticari olmadığından yasal faiz uygulandığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 134.701,39 TL iş gücü kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece güncel verilere göre aktüer rapor alınması gerektiğini, aktüer rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınmasının zorunlu olduğunu, asgari ücret kamu düzenine yönelik olduğundan mahkemece resen dikkate alınmasını, davalı lehine müktesep hak oluşmadığını, buna göre 2018-2019-2020-2021 yılarının işlemiş döneme dahil edilerek bilinen asgari ücret üzerinden, kalan işleyecek aktif dönemin de bu yıllardaki asgari ücret hesaplamasına dikkat edilerek hesaplama yapılmasını, ayrıca aktüer raporunda davacının 18 yaşından küçük olması nedeni ile geçici iş görmezlik ücreti alamayacağının bildirildiği, oysa davacının kaza esnasında oto sanayisinde çalıştığını, kazanın da oto sanayisinde işe giderken gerçekleştiğini, davacının geçici iş görmezliğe hak kazanılıp kazanmadığının değerlendirilmesi gerekirken, hiç bir araştırma yapılmadan, o tarihte sadece yaşına bakılarak, 18 yaşından küçük olduğu ve çalışmadığı gerekçesi ile geçici iş görmezlik ücretinin verilmemesini ve davacının hak kaybına uğratılmasını kabul etmediklerini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı traktörün, davacının idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, mahkemece sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tMahkemece verilen ilk karar ile davacının 9.261,99 TL geçici ve 156.619,83 TL tutarında sürekli işgücü kaybına uğradığı, davacının %85 kusur oranına göre davalıdan talep edebileceği tazminat tutarının 140.999,55 TL olduğu ve hükme esas alındığı, davacı kaza tarihinde 16 yaşında olmakla fiziken üretici konuma geçeceği, efor kaybının geçici iş göremezlik döneminde de zarara neden olacağı, geçici iş göremezlik isteminin de kabul edildiği, davacının iş gücü kaybına neden olan yaralanmasının kafa travmasına bağlı olmadığı için müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek görülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne, 140.999,55 TL iş gücü kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, anılan karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 25.12.2020 tarih, 2020/1231 esas, 2020/2108 karar sayılı ilamı ile davacının kaza tarihinde 17 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceğinden geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, sürekli iş göremezlik halinde efor kaybı nedeniyle maluliyeti oranında geçici iş göremezlik tazminatının hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği, ayrıca kaza nedeni ile davacıda meydana gelen diz eklemi hareketi kısıtlığı konusunda herhangi bir inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılmadığı, davacının diz eklemi hareketi kısıtlılığına da neden olan yaralanmasının niteliği göz önüne alınarak, davalı vekilinin müterafik kusura yönelik savunması üzerinde durulup, araştırma ve değerlendirilme yapılmadan hüküm kurulmasının isabetli görülmediği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tBölge Adliye Mahkemesi kararından sonra mahkemece davacının zararının belirlenmesi için 23.06.2021 tarihli ek rapor alındığı, ilk karara karşı davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış olup davalı ... şirketinin istinaf başvurunun kabulüne karar verilmiş olduğundan davalı yararına usulü kazanılmış hak doğduğu, bu durum gözetilerek 2017 yılının verilerinin esas alınarak, bilinen dönem hesabının 31.12.2017 tarihinde bitirilerek, Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin uygulamalarına göre davacının olay tarihinde 18 yaşından küçük olması halinde gelir getiren bir işte çalışmayan küçükler için kazanç kaybı olmadığı kabul edildiğinden geçici iş göremezlik süresince geçici iş göremezlik tazminatı verilemeyeceği ancak maluliyeti oranında zararın olay tarihinde doğduğu kabul edildiğinden, 9 aylık geçici iş göremezlik süresi için belirlenen miktarın %20 maluliyet oranı esas alınarak hesaplama yapılan bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafca davacının 18 yaşından önce olay tarihinde çalıştığına dair SGK kaydı bulunmadığı gibi ve çalıştığına dair  işyeri kayıtları ve belge  ibraz edilmediğinden davacının 18 yaşından önce gelir getiren bir işte çalıştığının ispat edilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t3- Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ... <br><br>        <br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8b6c5fb63173d5d","SID":"f94545383ddac8e6"}}