{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1164 - 2024/477<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/1164 <br>KARAR NO\t: 2024/477<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/118 Esas 2023/829 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 29/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/04/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen ek karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI;<br>Davacılar vekili, 29.08.2020 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araç ile davacıların desteği ...’ün idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada ...’ün vefat ettiğini, davacı ...’ün desteğin eşi, davacı ...’ün desteğin kızı olduğunu belirterek davacı ... için 500,00 TL, davacı ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi yönünden 24.09.2020 olan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 60.000,00 TL olmak üzere toplam 160.000,00 TL manevi tazminatın davalılar sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile ... için 975.357,70 TL, ... için 93.598,95 TL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminat talebini toplam 1.068.956,65TL olarak artırmıştır.<br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, müteveffanın ölümüne neden olan asıl durumun kaskının ve koruyucu ekipmanının takılı olmaması olduğunu, müteveffanın kask takmaması durumunda ölümün meydana gelmeyeceğinin açık olduğunu, bu hususun meydana gelen zarar ile kaza arasında illiyet bağını kopardığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... vekili, elektrikli motosiklet sürücüsünün kasksız olmasından dolayı kazanın ve motosiklet sürücüsünün ölmesi olayının meydana geldiği ve dolayısıyla ölüm olayının kaza ile illiyet bağının kesildiğini, davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece toplanan delillere göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, yargılama sınasında davacıların davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat ettikleri, aktüer bilirkişiden kök rapor ve ek rapor alındığı, davacıların desteği elektrikli motosiklet sürücüsü müteveffa ...'ün idaresindeki motosikletle seyri sırasında kasksız olduğu, kasksız motosiklet kullanmanın meydana gelen kazanın oluşumuna bir etkisi olmasa da, kask ve koruyucu tertibat kullanılmaması durumu ile sürücü ...'ün yaralanması ve ölmesi arasında illiyet bağı olabileceğinden takdiren Yargıtay uygulaması da nazara alınarak %20 oranında müterafık kusur indirimi yapıldığı belirtilerek davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 780.286,16 TL, ... için 74.879,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 75.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, davacılar vekili 25.07.2023 tarihli dilekçesi ile, mahkemece davacılar için belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından müterafik kusur yönünden indirim yapıldığını ve aleyhlerine red vekalet ücretine hükmedildiğini, ayrıca arabuluculuk giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın bu yönleriyle hatalı olduğunu belirterek HMK’nın 304.maddesi gereği gerekçeli kararın bu yönlerden tashihini talep etmiş, mahkemece 26.07.2023 tarihli ek karar ile talebin reddine karar verilmiş ek karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, HMK’nın 305/A ve 304 maddelerine göre mahkemece tavzih/tashih taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davacılar için belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından müterafik kusur yönünden indirim yapıldığını ve aleyhlerine red vekalet ücretine hükmedildiğini, ayrıca arabuluculuk giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, TBK’nın 44. Maddesi gereği desteğin müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğundan davalılar lehine bu kısım üzerinden vekalet ücreti takdir edilemeyeceği, ayrıca zorunlu arabuluculuk şartı gereği taraflarınca arabuluculuğa başvuru yapıldığını, arabuluculuk giderinin davalılara yüklenmesinin kanun gereği olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacılar vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece aktüer bilirkişi tarafından belirlenen  tazminat miktarı üzerinden  davacıların destekten yoksun kalam tazminat belirlenen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacı tarafın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 780.286,16 TL, ... için 74.879,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılardan ... için 75.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, maddi tazminat yönünden davalılar ... ... ve ...'ün kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın ret oranına göre hesap ve takdir edilen ...'den 30.260,73 TL ve ...'den 9.200,00 TL vekalet ücretinin alınarak adı geçen davalılara verilmesine, zorunlu arabuluculuk nedeniyle Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT’nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.560,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş, davacılar vekili tarafından mahkemece davacılar için belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından müterafik kusur yönünden indirim yapıldığını ve aleyhlerine red vekalet ücretine hükmedildiğini, ayrıca arabuluculuk giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın bu yönleriyle hatalı olduğunu belirterek HMK’nın 304.maddesi gereği gerekçeli kararın bu yönlerden tashihini talep etmiş, mahkemece 26.07.2023 tarihli ek karar ile talebin reddine karar verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 304. maddesinde \"(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.\" şeklindeki hükmün tashihi; 305. maddesinde de \"(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.\" şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir. HMK’nın 305. Maddesine 7251 sayılı kanun ile eklenen 305/A- maddesinde ise (1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.”hükmü eklenmiştir. <br>Bu düzenlemelere göre; HMK’nın 304. Maddesinde hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların düzeltilebileceği belirtilmiştir. HMK’nın 305. Maddesinde de hükmün tavzihinin hangi şartlarda ve nasıl yapılacağı düzenlenmiş, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir ancak hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim hükmü verdikten ve davadan elini çekmesinden sonra istinaf kanun yoluna veya temyiz kanun yoluna başvurularak hüküm bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacak ve verilen hükmü değiştiremeyecektir. <br>Somut olayda davacılar vekilinin vekalet ücretine ve arabuluculuk giderine yönelik talebinin HMK’nın 304. Maddesine göre yazı ve hesap hatası veya benzeri açık hata kapsamında değerlendirilemeyeceği, HMK’nın 305. Maddesi gereğince de hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, hükmün değiştirilmesi sonucunu doğuracak şekilde tavzih kararı verilemeyeceğinden mahkemenin tashih talebinin reddine ilişkin 26.07.2023 tarihli ek kararda  bir isabetsizlik görülmemiştir.\t<br>Açıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına nedeniyle davacılar vekilinin 26.07.2023 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacılar vekilinin 26.07.2023 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 427,60 karar harcından peşin alınan 269,85 mahsubu ile geriye kalan 157,75 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Kararın  usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 29.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fd83504a0e5dc452","SID":"f197d4f254f38cc3"}}