{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/1057 Esas 2024/204  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1057 <br>KARAR NO\t: 2024/204<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2022<br>NUMARASI\t\t:  2020/343 Esas 2022/196<br>Karar\t<br>ASIL DAVA VE BİRLEŞEN <br>DAVADA DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>ASIL DAVA VE BİRLEŞEN <br>DAVALARDA DAVALI <br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 04/10/2016<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve itirazın iptaline  ilişkin davaların yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tASIL DAVADA DAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalının  kardeş- ağabey olup , yıllardır yaptıkları ticari faaliyetler sonucu birkısmı  şahsi, bir kısmının ise herhangi birisi adına kayıtlı olmakla birlikte esasında 1/2 oranında ortak taşınmazlar edindiklerini,  ayrıca ortak oldukları şirkete ait pastanelerinin (...) bulunduğunu, ,pastaneleri fiilen işleten ve gelirlerini yedinde tutan ve taşınmazın kiralarını alan  davalının davacıya borçlandığını, taraflar  arasındaki alacak-borç  ilişkisini çözmek üzere  protokoller imzalandığı ancak bir sonuç alınamadığını, en son 2015 kasım ayında imzalanan sözleşme ile davacının davalıda biriken alacaklarının bir kısmının 2 dairenin tapusu verilmek  suretiyle, bir kısmının da nakit ödeme yapılmak suretiyle çözüme kavuşturulmasının amaçlandığını, tarafların şahsi malları hariç ticari faaliyetten  dolayı (şirket faaliyetlerinden dolayı) 1/2 oranında  hissedar oldukları ( ...arsa, ... dükkan gibi) taşınmazların ise bu protokol dışında tutulduğunu  ve sorunların aşamalı olarak çözümünün amaçlandığını, son olarak davalıya  Ankara 10. Noterliği’nin 19.09.2016 tarih ve 17684 yevmiye no’lu ihtarnamesinin  gönderilerek  sözleşmede yazılı taahhütlere uyulması ve  taşınmazların davacıya devir ve adına tapuda tescil edilmesi, sözleşmede belirtilen aylık ödemelerini yapması için davalıya tebliğden itibaren  5 gün süre verildiğini, ihtarnamenin 21.09.2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalının  sözleşme ve ihtar gereklerini yerine getirmediğini, ihtara cevap vermediğini  iddia ederek   ... parseldeki binada (.... ...)  kain ve davalı adına kayıtlı olan  2 daire tapusunun sözleşme 1.madde gereğince iptali ile davacı adına  tespit ve tesciline,   aksi takdirde terdiden  davalının temerrüt tarihi 20.09.2016 tarihindeki taşınmaz değerlerinin  tesbiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak  şimdilik 50.000,00-TL 'nin temerrüt tarhinden itibaren yasal faizi ile  tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı vekilince 02/02/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 247.969,92 TL olarak belirtilmiştir.<br>\tBİRLEŞEN DAVALARDA DAVA<br>\tBirleşen Ankara  10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/641 Esas sayılı  dava  dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Ankara 28.İcra Müdürlüğünün 2020/7492 sayılı dosyasında davacı ... tarafından ... aleyhine 04.09.2020 tarihinde yapılan takipte  taraflar arasında Kasım 2015 de düzenlenen sözleşme gereğince  borçlu davalı tarafından ödenmesi gereken aylık 20.000,00-TL  ile  Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ayları olmak üzere toplamda 140.000,00-TL ve  ihtarla temerrüde düşüldüğü tarihten itibaren  işlemiş yasal faizi  olan 4.200,00-TL olmak üzere toplam 144.200,00 -TL'nin  davalıdan   tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/108 Esas sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/4123 sayılı dosyasında alacaklı ...  tarafından borçlu ... aleyhine 27.03.2019 tarihinde yapılan takipte 2016 Ekim ayından 2019 Şubat ayına kadar  kadar( Şubat dahil) 29 ay aylık 20.000 TL dan toplam 580.000 TL ve yasal faizi ile toplam  644.686,56 TL  nın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile %20 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tBirleşen  Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2021/185  Esas sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde ise özetle; Ankara 23. İcra müdürlüğünün 2019/6726 sayılı dosyasında  ... tarafından ... aleyhine 07.05.2019 tarihinde yapılan asıl dava konusu protokole istinaden başlatılan takipte  2019 mart ve Nisan aylarına ilişkin 20.000 Tl/ay  alacağın faiziyle 40.221,92 TL'nin tahsilini talep edildiği belirtilerek davalının  icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile %20 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemenin 2020/567 E.sayılı dava dosyasına  sunulan dava dilekçesinde ise özetle; Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2016/18568 sayılı takip dosyasında  ... tarafından ... aleyhine 03.10.2016 tarihinde yapılan takipte 2016 Ocak ayından başlayarak 2016 Eylül ayı dahil 9 aylık  180.000,00 TL  asıl alacak ve faiziyle 180.266,30 TL'nin  tahsilinin  talep edildiği, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/10309 sayılı takip dosyasında  ise; ... tarafından ... aleyhine 26.07.2019 tarihinde yapılan takipte 2019 Mayıs ve Haziran ayı için 20.000,00-TL/ay dan 40.000,00-TL alacak ve faiziyle 40.409,32-TL'nin tahsilinin talep edildiği, takip borçlusu olan davalının takiplere haksız yere itiraz ettiğini beyanla davalının anılan icra  takiplerine  vaki haksız itirazın iptali ile %20 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tBirleşen Ankara 13. ASHM'nin 2016/434 Esas sayılı  dava dosyasına sunulan  dava dilekçesinde ise özetle;  tarafların kardeş olduklarını, yıllarca birlikte yürüttükleri ticari faaliyet sonucu bazıları şahsi, bazıları tarafların birisi üzerine kayıtlı olmakla birlikte 1/2 oranında ortak taşınmazlar edindiklerini, ayrıca ... Pastanesine adında ortak oldukları şirkete ait pastanelerin bulunduğunu, davalının pastaneleri fiilen işlettiğini, gelirlerini yedinde tuttuğunu, taşınmazların kiralarını aldığı gibi, ticari ortaklığın ve ortak olan malların gelirlerini aldığını, bunun sonucu davacıya yüklü miktarda borçlandığını, taraflar aralarındaki borç-alacak ilişkisini çözmek için yaptıkları girişimde taraflar arasında protokollerin imzalandığını, ancak sonuç alınamadığını, taraflar arasında Kasım 2015 tarihinde bila tarihli sözleşme imzalandığını, tarafların şahsi malları hariç ticari şirket faaliyetlerinden dolayı 1/2 oranında hissedar oldukları taşınmazların bu protokolün dışında tutulduğunu, sözleşme ile davacının biriken alacaklarının bir kısmına karşılık davalının 2 dairenin tapusunu vererek bir kısmı için de nakit ödeme yapılmak suretiyle çözüme kavuşturulmasının amaçlandığını, sorunların aşamalı olarak çözümü için yapılan görüşmelerden ve davalıya keşide edilen ihtardan sonuç alınamadığını, protokolün 5. Maddesindeki düzenlemeye göre Ocak-Eylül ayları arasındaki 9 aylık alacak toplamı 180.000,00-TL' nin tahsili için davalı aleyhine Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2016/18568 takip sayılı icra dosyasıyla icra kovuşturması başlatıldığını ancak davalını nitirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tBirleşen Ankara 23. ASHM'nin 2016/423 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların kardeş olduklarını, yıllarca birlikte ticaret yaptıklarını, kazançları ile 1/2 hisseli taşınmazlar edindiklerini ve tapuya birinin adına tescil edildiğini, ayrıca ... Pastanesine de ortak olduklarını, ticari ortaklığın ve ortak malların gelirini davalının aldığını ve müvekkiline borçlandığını, tarafların bu sorunu çözmek için Kasım 2015 de bir araya geldiklerini ve tarihsiz sözleşme düzenlediklerini, davalının sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmemesi üzerine Ankara 10. Noterliğinin 19.09.2016 tarih ve 17684 yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek taşınmazların müvekkiline devredilmesi, aylık ödemelerin 5 gün içerisinde yapılmasının istenildiğini, ihtarnamenin 21.09.2016 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, ... parselde bulunan 2 dairenin tapusunun iptali ile müvekkil adına tesciline, mümkün olmaması halinde davalının temerrüde düştüğü 27.09.2016 tarihindeki taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000,00 TL nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>            ASIL DAVADA CEVAP <br>    \t\t\t\t\t\t Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede yazılı ... ... ... isimli dükkanı davacının işleteceğim diye isteyerek aldığını, ancak işletmeyerek 06.04.2015 tarihinde \"... ... San.ve Tic. A.Ş.\" adlı şirkete kiraya verdiğini, ilk bir yıllık kira bedeli olan 270.000,00-TL'yi peşin aldığını ve halen de kiralarını tek başına almaya devam ettiğini, davacı tarafın müvekkilini zarara uğrattığını, protokol tarihinden sonrası kapsayan Ocak 2016 - Eylül 2016 arası için davacının daha önce açtığı itirazın iptali davasının Ankara 23. ASHM'nin 2016/423 Esas sayılı dosyasında karara bağlandığını ve İstinaf aşamasında olduğunu, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın ayrıca Ankara 6. ASHM'nin 2019/223 Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile gerek müvekkili, gerekse dava konusu dükkanı işleten ve kızlarının ortağı olduğu \"... Gıda Turizm İnş. Teks. İth.ve İhr. Ltd. Şti.\"nden bu davanın konusu olan alacak dönemlerini de kapsar şekilde ecrimisil isteminde bulunduğunu, hiçbirini kabul etmemekle birlikte davacının taleplerinde mükerrerliğin söz konusu olduğunu, davacının protokol tarihinden sonraki Ekim 2016 - Şubat 2019 arası için açtığı itirazın iptali davasının Ankara 13. ASHM'nin 2019/347 Esas sayılı dosyasında, 2019 Mart ve Nisan ayları için açtığı itirazın iptali davasının Ankara 9. ASHM'nin 2019/281 Esas sayılı dosyasında halen derdest olduğunu, bu davanın da Mayıs 2019 - Haziran 2019 ayları için yaptığı takibe yönelik olduğunu belirterek, haksız ve dayanaksız davanın reddi ile % 20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\tBİRLEŞEN DAVALARDA CEVAP<br>\t\t\t\t\t\t\tBirleşen Ankara 23. ASHM'nin 2016/423 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki resmi şekilde tanzim edilmeyen taşınmaz mülkiyetinin devrini içeren sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacıya yüklü borcu olduğu iddiasının gerçek durumu yansıtmadığını, kiraları davacının tahsil ettiğini ve müvekkiline ödeme yapmadığını, taraflar arasında 31.10.2012 tarihinde bir sözleşme imzalandığını, ancak davacının sözleşme süresi dolmadan işletmesi kendisine bırakılan ... ... Pastanesini fiilen kapatarak ... markasının ticari itibarını zedelediğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, yine ...'deki ... ... isimli dükkanı işletmeyerek 06.04.2015 tarihinde yıllık 270.000,00 TL ye üçüncü kişiye kiraladığını, kira gelirini ikinci protokolde yer alan ... ... ... Pastanesinin işletmesinin davacıya devredilmek istendiğini, ancak davacının tanıklar huzurunda işletmeyi devralmak istemediğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin pastaneyi tarafların ortak oldukları ... Gıda Tur. İnş. Teks. İth.ve İhr. Ltd. Şti.tüzel kişiliği adına işletmek zorunda kaldığını, yani kendi adına işletmediğini, bu nedenle davacının 20.000,00 TL/ay işletme payı talebinin haksız olduğunu, davacının sözleşme hükümlerini işletmediğinden taşınmazın devri gibi sözleşmenin diğer maddelerinin işletilmesini talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\tBirleşen Ankara 13. ASHM'nin 2016/434 Esas sayılı\tdavada davalı vekili cevap dilekçesinde; kardeş olan tarafların tapu kayıtlarına göre paydaş oldukları taşınmazların bulunduğunu, ... Pastanesi adlı pastanenin tarafların ortağı olduğu \"... Gıda Turizm İnş. Teks. İth.ve İhr. Ltd. Şti.\"nin işletmesi olduğunu, küşat, ruhsat ve vergi kayıtlarının şirket adına olduğunu, şirket tüzel kişiliği tarafından işletildiğini, bu nedenle davalının pastaneleri fiilen işlettiği gelirlerini yedinde tuttuğu, taşınmazların kiralarını aldığı, bu şekilde davacıya yüklü miktarda borçlandığı iddiasının doğru olmadığını, davacının 31.10.2012 tarihli sözleşme hükümlerini ihlal ederek hem süre dolmadan işletmesini aldığı ... kapatarak davalıyı zarara uğrattığını hem de davacının kira bedeli ödeyerek kullanabileceği işler haldeki ... kullanmayıp boşaltıp kiraya verdiğini, kira bedellerini tek başına aldığına aldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\t\t\t\t\t\tBirleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/185 Esas sayılı\tdavada davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kardeş olduklarını ayrıca ticari ortak olarak birlikte çalıştıklarını, dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçek dışı olduğunu, taraflar arasındaki işlerin yapılan sözleşme uyarınca yerine getirildiğini, haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\t\tBirleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/567 Esas sayılı\tdavada davalı vekili cevap dilekçesinde;  sözleşmede yazılı Bahçelievlerdeki ... ... isimli dükkanı davacının işleteceğim diye isteyerek aldığını, ancak işletmeyerek 06.04.2015 tarihinde \"Soho ... San.ve Tic. A.Ş.\" adlı şirkete kiraya verdiğini, ilk bir yıllık kira bedeli olan 270.000,00 TL yi peşin aldığını ve halen de kiralarını tek başına almaya devam ettiğini, davacı tarafın müvekkilini zarara uğrattığını, protokol tarihinden sonrası kapsayan Ocak 2016 - Eylül 2016 arası için davacının daha önce açtığı itirazın iptali davasının Ankara 23. ASHM'nin 2016/423 Esas sayılı dosyasında karara bağlandığını ve İstinaf aşamasında olduğunu, bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafın ayrıca Ankara 6. ASHM'nin 2019/223 Esas sayılı dosyasında açtığı dava ile gerek müvekkili, gerekse dava konusu dükkanı işleten ve kızlarının ortağı olduğu \"... Gıda Turizm İnş. Teks. İth.ve İhr. Ltd. Şti.\"nden bu davanın konusu olan alacak dönemlerini de kapsar şekilde ecrimisil isteminde bulunduğunu, hiçbirini kabul etmemekle birlikte davacının taleplerinde mükerrerliğin söz konusu olduğunu, davacının protokol tarihinden sonraki Ekim 2016 - Şubat 2019 arası için açtığı itirazın iptali davasının Ankara 13. ASHM'nin 2019/347 Esas sayılı dosyasında, 2019 Mart ve Nisan ayları için açtığı itirazın iptali davasının Ankara 9. ASHM'nin 2019/281 Esas sayılı dosyasında halen derdest olduğunu, bu davanın da Mayıs 2019 - Haziran 2019 ayları için yaptığı takibe yönelik olduğunu belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddi ile % 20 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; 4721 sayılı TMK.nun 706.maddesi, 6098 sayılı TBK.nun 237.maddesi ve 2644 sayılı Tapu Kanunun 26.maddelerinde düzenlenen resmi geçerlilik şekil şartına uyulmaksızın yapılan taşınmaz değerine ilişkin dava konusu isteme dayanak sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu, bu nedenle asıl dava konusu tapu iptali tescil ve terditli rayiç değer alacağına yönelik asıl davanın reddi gerektiği; sözleşmenin   bilirkişi heyeti ek raporunda her  bir birleşen dava konusu işletme payı dönemleri ile anılan dönemlere ilişkin olarak başlatılan icra takipleri yönünden yapılan denetime elverişli hesaplama birlikte dikkate alındığında; birleşen davalı ...'ın taraflar arasındaki anlaşma gereğince birleşen davacı ...'a  anlaşmanın 5.maddesinde devretmeyi taahhüt ettiği ....caddedeki ... Pastanesinin işletmesini anlaşmada belirtilen 31/12/2015 tarihinde devrettiğini  ve sözleşmeden kaynaklanan edimini ifa ettiğini usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı, bu durumda ise; birleşen davalı ...'ın birleşen dosyaların davacısı ...'a  01/01/2016 tarihinden itibaren  başlayan  dönemde her ay 20.000,00-TL ödeme yükümlülüğünün doğduğu, birleşen davalının söz konusu ödeme yükümlülüğünün gereğini yerine getirdiğine ilişkin  kanıt  ve ödeme belgesi sunmadığı, bilirkişi heyeti ek raporunda her bir birleşen dava yönünden ayrı ayrı asıl ve feri alacaklar belirtilerek hesaplanan miktarlar yönünden birleşen davaların ayrı ayrı kabulünün gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle  asıl davanın reddine, birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; adi sözleşmeye dayalı tapu kaydının devir ve tescilini mahkemeden talep etmenin yasal bir engeli olmadığı gibi, tapu devir ve tesciline karar vermek için tapu kaydından kaynaklanan bir engelin bulunmaması halinde yıllara yayılan yargı uygulamaları ile bu gündelik bir işlem halini aldığını, diğer yandan talebin tazminat olarak kabulü için ise yasal hiç biri engel olmadığını, tazminat olarak kabulü için resmi  senet şartı olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının asıl dava yönünden kaldırılmasını istemiştir.<br>\tAsıl ve birleşen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davacının tapu iptal ve tescil istemini reddetmesinin yerinde olduğunu, ortada borç ikrarını, ya/yada kayıtsız koşulsuz borç ikrarını içeren bir sözleşmenin söz konusu olmadığını, hal böyle olunca, davacının tapu iptali olmasa bile bedelinin kendilerine ödenmesi şeklindeki talepleri dayanaksız olup, kabul etmediklerini, mahkeme bilirkişinin yorum ve görüşüyle bağlı olmadığını, davacının alacak talebini kabul etmesi haksız ve dayanaksız olduğundan bozmayı gerektirdiğini, protokolde müvekkilinin kayıtsız koşulsuz bir borç ikrarı olmadığını, kabule göre de mahkeme davacının tapu iptal ve tescil istemine yönelik davasını reddetmesine karşılık, lehimize ret vekalet ücreti hükmederken davacının  08.10.2020 günlü duruşmada dava konusu taşınmazın sonradan üçüncü bir kişiye satıldığından bahisle davalarını taşınmazın gerçek satış bedeli üzerinden müvekkilinin hissesine düşen 818.045,00 TL. olarak alacağa dönüştürme talebinde olduğunu, davacı 22.12.2020 tarihinde eksik harcı tamamlayarak dava değerini aynı tarihli dilekçesi ile ıslah ettiğini, o halde asıl dava reddedilirken davacının ıslah ettiği miktar olan 818.045,00 TL. dava değeri üzerinden ret vekalet ücretmesi gerekirken eksik ret vekalet ücretmesine hükmetmesi kararın bu yönden kaldırılıp düzeltilmesini gerektirdiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının birleşen davalar yönünden kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tAsıl dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, aksi takdirde taşınmazların rayiç değerlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>\tBirleşen davalar ise; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya ödenmesi gerektiği halde ödenmediği ileri sürülen aylık işletme payı alacağının tahsiline  yönelik olarak başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali ve icra-inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasında imzalanan bila tarihli \"...- ... Anlaşması\"başlıklı  sözleşme, ticaret sicil kayıtları, tapu kayıtları, davacı tarafından davalıya gönderilen 19/09/2016 tarihli ihtarname, 31/10/2012 tarihli sözleşme, Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2020/7492 Esas ve  2020/666 Esas sayılı dosyaları, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/4123 Esas sayılı, 2019/10309 Esas sayılı ve 2019/6226 Esas  sayılı dosyaları, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2016/18568 Esas sayılı dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\t Birleşen davaların konusunu teşkil eden Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2020/7492 Esas ve  2020/666 Esas sayılı dosyaları, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2019/4123 Esas sayılı, 2019/10309 Esas sayılı ve 2019/6226 Esas  sayılı dosyaları, Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2016/18568 Esas sayılı dosyalarının incelenmesinde; davacı tarafından davalıya karşı 01/01/2016-01/07/2020 tarihleri arasındaki dönem için aylık 20.000 TL üzerinden 19 aylık kira bedellerinin toplamının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerinin davalının süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki birleşen itirazın iptali  davalarının tamamının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldıkları görülmüştür. <br>\tTürkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 08/07/2011 tarih ve 7854 sayısının incelenmesinde; ... Pastane Hizmetleri Gıda İnşaat Tekstil ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Gıda Turizm İnşaat Tekstil İthalat ve İhracat Limited Şirketinde  hissedar olan ...'ın hissesini ...'a, ...'ın ise hissesini ...'a devrettiği görülmüştür.<br>\tTicaret Sicil Müdürlüğünün 02/03/2017 tarihli yazısına göre ... Pastane Hizmetleri Gıda İnşaat Tekstil ve Ticaret Limited Şirketi'nin 15/02/2016 tarihli kararına göre ..., ... ve ...'ın münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı anlaşılmıştır.<br>\tDosyada mevcut 22/01/2019 kök ve 04/01/2022 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; asıl dava dosyasında davalının  davacıya olan  kira borçlarına yönelik iki dairenin 40.000,00-TL ile  kararlaştırılmış olduğu, davacının  talep edebileceği bedel 284.014,03-TL  olarak hesaplandığı ( esasen kök raporda  40.000,00-TL düşülmesi  ihmal edilmiş olup 244.014,03-TL olacağı), ancak  davalıya ait taşınmazların 818.045,00-TL ya 2019 Mayıs ayında satıldığı anlaşıldığından bu bedel kabul edilmesi halinde TEFE oranları ile hesaplandığında dahi dava tarihindeki taşınmaz bedelinin 516.040,72-TL hesaplandığı 40.000,00-TL= 476.040,72-TL davacı alacağı olacağı ve  önceki bilirkişi raporundaki değerlerin nazara alınmasının  fahiş fark yaratması nedeniyle TEFE oranları uygulaması ve yeniden  dava tarihi itibariyle değer tesbiti yapılmasının Mahkemenin takdirinde olduğu,  birleşen Ankara  10.Asliye  Ticaret Mahkemesi'nin 2020/641 esas sayılı dosyası bakımından Ankara  28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7492 E.sayılı  takip dosyasında; davacı alacağı  140.000,00-TL asıl alacak ve  5247,12-TL  takip tarihine kadar işlemiş faiz hesaplandığı (talep: 140.000,00-TL asıl alacak , 4.200,00-TL faiz), Ankara 28.İcra  Müdürlüğü'nün 2020/666 E. sayılı takip dosyasında  davacı alacağı 120.000,00-TL takip tarihine kadar 3.644,38-TL faiz hesaplandığı (talep 120.000,00-TL asıl alacak, 2.250,00-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz, Birleşen  Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/108 sayılı dosyası bakımından Ankara  23. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4123  E.sayılı  takip dosyasında davacının takip tarihine kadar 580.000,00-TL asıl alacağı , 68.252,05-TL işlemiş faiz alacağının hesaplandığı( Talep 580.000,00-TL asıl alacak 64.686,00-TL faiz), Birleşen Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/185 sayılı dosyası bakımından  Ankara 23.İcra Müdürlüğünün 2019/6726 E.sayılı takip dosyasında   davacının 40.000,00-TL asıl alacak ve  takip tarihi olan 07.05.2019 tarihine kadar işlemiş 468,49-TL faiz alacağı hesaplandığı (talep: 40.000,00-TL asıl alacak, 221,92-TL faiz) , Birleşen  Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/567 sayılı dosyası bakımından Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10309 E.sayılı takip dosyasında; 40.000,00-TL asıl alacak, takip tarihi olan  26.07.2019 tarihine kadar işlemiş 655,89-TL faiz alacağı hesaplandığı( talep: 40.000,00-TL asıl alacak 409,32-TL faiz), Birleşen Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/434 sayılı dosyası bakımından Ankara  20. İcra Müdürlüğünün 2016/18568  E.sayılı  takip dosyasında davacının 180.000,00-TL asıl alacak,  temerrüt tarihi olan  27/09/2016 tarihine  kadar işlemiş 266,30-TL faiz alacağı hesaplandığı( talep 180.000,00-TL asıl alacak, 266,30- TL faiz)  bildirilmiştir.<br>\tDosyada mevcut   ve taraflar arasında imzalanan bila tarihli \"...- ... Anlaşması  \"nın incelenmesinde;<br>\t1. maddesinde; .... Sokakta  yurt olarak kullanılan binada  ... payının tamamını ...'a tapuda  devretmesinin öngörüldüğü,  \t\t2.maddesinde; buna karşılık ...  ...'dan olan alacağını almış kabul edileceği, <br>\t4.maddesinde; ... ...'a 40.000,00-TL vermesi karşılığında ...'ın ...'dan geçmiş kira alacaklarının sona ereceği, \t5.maddesinde;  ...'in  .... Caddedeki  ... pastanesinin işletmesini 31.12.2015  tarihinde   ...'a bırakmasının kararlaştırıldığı,  bunun  karşılığında ise; ...'ın  her ay  ...'dan 20.000,00-TL işletme payı alacağının  öngörüldüğü, sözkonusu pastanesinin işletmesini ...'a bırakmadığı takdirde ise;  01.01.2016 tarihinden  başlamak üzere  her ay ...'ın  ...'a  20.000,00 TL/ay ödemesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. <br>\tDavacının asıl davaya yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde;<br>\tAsıl davada  davacı yan vekili tarafından öncelikle taraflar arasındaki anlaşma konusu ve asıl dava dilekçesinde belirtilen  2  taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep  etmiş ise de, taraflar arasında imzalanan    \"...- ... Anlaşması \" nın 1.maddesinde yer alan  taşınmazın devrine ilişkin edim içermesine rağmen resmi şekil şartına uygun olarak düzenlenmediği, adi yazılı sözleşme niteliğinde olduğu, 4721  sayılı Türk Medeni Kanununun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 237 ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri gereğince  öngörülen  resmi geçerlilik şekil şartı  öngörülmüş olup bu şekil şartına uyulmaksızın yapılan taşınmaz devrine ilişkin dava konusu  isteme dayanak sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu, bu nedenle davacının tapu iptal talebi yerinde olmadığı gibi dava konusu taşınmazın rayiç değerlerinin tespiti ile rayiç değer alacağının tahsiline yönelik terditli isteminin de açıklanan  nedenlerle hukuken geçersiz sözleşmeye dayalı olduğundan bedelininde talep edilemeyeceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi  gerekmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; <br>\tBirleşen davalı ...'ın taraflar arasındaki anlaşma gereğince birleşen davacı ...'a  anlaşmanın 5.maddesinde devretmeyi taahhüt ettiği ....caddedeki ... Pastanesinin işletmesini anlaşmada belirtilen 31/12/2015 tarihinde devrettiğini  ve sözleşmeden kaynaklanan edimini ifa ettiğini usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı, bu durumda ise; birleşen davalı ...'ın birleşen dosyaların davacısı ...'a  01/01/2016 tarihinden itibaren  başlayan  dönemde her ay 20.000,00-TL ödeme yükümlülüğünün doğduğu, birleşen davalının söz konusu ödeme yükümlülüğünün gereğini yerine getirdiğine ilişkin dosyaya kanıt  ve ödeme belgesi sunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup yapılan hesaplamaların dosya içeriği ile uyumlu olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince birleşen davaların kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden ve davacı vekilince asıl davadaki tapu iptal tescil talebi 08/10/2020 tarihli duruşmada dava konusu taşınmazın sonradan 3.bir kişiye satıldığından bahisle taşınmazın gerçek satış bedeli üzerinden maddi tazminat davasına dönüştürüldüğü ve mahkemece maddi tazminat davasının tamamen reddedildiği göz önüne alınarak ilk derece mahkemesince asıl davada davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde de hukuka aykırı bir yön bulunmadığından  davalı vekilinin birleşen davalara yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl ve birleşen davalarda alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  346,9‬0 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Asıl ve birleşen davalarda davalıdan alınması gerekli olan harç toplamı olan 80,061,59 TL harçtan peşin alınan  20.096,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 59.965,49‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3- Yargılama giderlerinin yatıran üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024<br>\t     <br>  Başkan- ...                 Üye - ...\tÜye - ...             Zabıt Katibi-...<br> ...             ...          ...               ...<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac19348aa02a7ba1","SID":"f848c7e97b1b9e02"}}