{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/59 Esas 2024/185  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/59 <br>KARAR NO\t: 2024/185<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t:ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 05/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/165 Esas 2021/614 Karar\t<br>DAVACI\t:\t\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t<br>DAVA\t:\tAlacak<br>DAVA TARİHİ\t:\t16/03/2021<br>KARAR TARİHİ\t:  07/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  07/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacağa  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahalleleri Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi 1.Etap 316 Adet Konut, 1 Adet Cami ve 1 Adet Ticaret Merkezi İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” yüklenicisi ... İnşaat A.Ş.&... Gay. Yat. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığının girişim ortağı ... Gay. Yat. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine, idare ... adına düzenlenen ve süre sonu 12/01/2021 tarihi olan 05/09/2016 tarih ve A-1070367 seri nolu 714.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun süresinin 12/01/2022 tarihine kadar uzatılması. süresi içinde uzatılmaması halinde ise teminat mektubu bedelinin idare hesaplarına aktarılmasının talep edildiğini; iş ortaklığının anılan işe ait sözleşme yükümlülüklerini tamamladığından bahisle süresi uzatılmayan teminat mektubu bedelinin idarenin hesaplarına aktarılması talebinin reddedildiğini,  teminat mektubunun ilk talepte ödeme kaydı içerdiğini ve “…yukarıda yazılı talebiniz üzerine derhal ve gecikmeksizin idarenize nakden ve tamamen talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğimizi…” ibaresinin yer aldığını, sözleşmenin eki mahiyetin olan YİGŞ’nin 26.maddesine göre “…Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de on beş yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tazmin ettirilir. Ayrıca haklarında 4735 sayılı Kanunun 27 nci maddesi hükümleri uygulanır” hükmü ile aynı minvalde 4735 sayılı Yasanın 30.maddesi hükmünün bulunduğunu; yüklenici uhdesinde bulunan işin sözleşme hükümleri gereğince yerine getirilmediğini ve ihtarname keşide edilerek sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, dava konusu teminat mektubunun 12/01/2021 tarihine kadar geçerli olduğunu, önce 30/12/2020 tarihli yazı ile süre uzatımının istendiğini, davalı yan tarafından 08/01/2021 tarih ve 9 sayılı yazı ile talebin reddedildiğini, 12/01/2021 tarihli ve 3943 sayılı yazı ile tazmin talebinin yinelendiğini ve riskin oluştuğunun bildirildiğini, davalının şekli incelemeye geçerek süre uzatım talebini reddettiğini iddia ederek kesin teminat mektubu bedelinin ilk red talebi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının, 30/12/2020 tarih 144092 sayılı yazı ile teminat mektubunun vadesinin uzatımı aksi halde mektubun tazmini talebi ile bankaya müracaat ettiğini, lehtardan vade uzatımına ilişkin muvafakat istendiğini, lehtarın muvafakat vermemesi nedeniyle süre uzatımı verilmediğini, ayrıca vade uzatımı ile tazmin talebinin bir arada olmasının geçerli bir tazmin talebi olarak kabul edilemeyeceğinden teminat mektubunun tazmin edilemediğini, bankaca içerisinde mektup konusu işin yerine getirilmediği ve riskin gerçekleştiği ibaresini açıkça içeren geçerli bir tazmin talebi ile müracaatı halinde yeniden değerlendirileceğinin bildirildiğini, ikinci tazmin talebinin riskin gerçekleştiği ibaresi taşımadığından geçerli bir tazmin talebi olarak kabul edilemeyeceğini, işin henüz tamamlanmadığına yapılan vurgunun işin yapılmakta olduğunu gösterdiğini bildirerek davanın reddini  istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı idarenin 30/12/2020 tarihli yazı ile teminat mektubu süresinin 12/01/2022 tarihine kadar uzatılması, süresi içinde uzatılmaması halinde mektup bedelinin hesabına aktarılmasını talep etmiş olduğundan, davalı bankanın, teminat mektubunda yer alan \"Protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve ... Gayrimenkul Yatırım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile idareniz arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talebiniz üzerine derhal ve gecikmeksizin idarenize nakden ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğimizi (...) taahhüt ve beyan ederiz\" şeklindeki kendisini bağlayan hükme aykırı olarak tazmin talebini reddetmesinin kendi iradesine aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacı banka tarafından davalı idare ... adına süre sonu 12/01/2021 tarihi olan 05/09/2016 tarih ve A-1070367 seri nolu 714.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubu bedelinin 30/12/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı lehtarın vade uzatımına muvafakat vermemesi, hatta uzatılmamasını istemiş olup, davacının tazmin talebinde vade uzatımı ile tazmin talebinin bir arada olması nedeniyle geçerli bir tazmin talebi bulunmadığından bedelin tazmin edilmediğini, geçersiz tazmin talebi üzerine davacıya \"işin yerine getirilmediği ve riskin gerçekleştiği\" ibaresini içeren geçerli bir tazmin talebi ile müracaat etmesi halinde talebin yeniden değerlendirileceği bildirilmesine rağmen davacı tarafından yine geçerli tazmin talebi sunulmadığından dava konusu teminat mektubu bedelinin tazmin edilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğunu  bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davalı idare tarafından davacı şirket lehine düzenlenen ve süre sonu 12/01/2021 tarihi olan 05/09/2016 tarihli 714.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun “yükümlülüğün yerine getirilmediği ve riskin gerçekleştiği” ibarelerinin talep yazılarında yer almadığı gerekçesiyle tazmin talebinin reddedilmesi nedeniyle teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDava konusu 05/09/2016 tarihli 714.000 TL bedelli kesin teminat mektubu, davacı tarafından davalı bankaya gönderilen 30/12/2020  ve 12/01/2021 tarihli talep yazıları, davalının davacıya verdiği 08/01/2021 ve 13/01/2021 tarihli cevabi yazılar, hak ediş raporları, geçici kabuller dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tDava konusu kesin teminat mektubunun incelenmesinde;  davalı banka tarafından 05/09/2016 tarihinde davacıya hitaben 12/01/2021 tarihine kadar süreli, 714.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği, davalı tarafından dava dışı yüklenici ... Gayrimenkul Yatırım İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde ilk yazılı talep üzerine derhal ve gecikmeksizin nakden ve tamamen ödeneceği taahhüt edilmiş, teminat mektuplarında ayrıca 12/01/2021 tarihine kadar bankanın eline geçecek şekilde yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacağı belirtilmiştir.  <br>\tDavacı tarafından davalı bankaya gönderilen 30/12/2020 tarihli talep yazısında 714.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun yüklenici firma tarafından taahhüt konusu işe ait yükümlülüklerinin henüz tamamlanmaması nedeniyle 12/01/2022 tarihine kadar  uzatılması, süresi içinde uzatılmaması halinde ise nakit olarak ödenmesi talep edilmiştir. <br>\tDavalı tarafından davacıya verilen 08/01/2021 tarihli cevapta, talebin geçerli bir tazmin talebi olarak kabul edilmediğinden tazmin talebinin yerine getirilemediği, tazmin talebinde mutlaka lehtarın yükümlülüğünün yerine getirilmediğini açıkça belirtilmek suretiyle bankaya bildirilmesi halinde talebin dikkate alınacağı bildirilmiştir.<br>\tDavacı tarafından bu kez 12/01/2021 tarihli talep yazısı davalı bankaya gönderilerek, teminat mektubunun kesin teminat mektubu olması nedeniyle nakde çevrilmesi gerektiğini, yüklenici tarafından işin henüz tamamlanmaması veya bu doğrultuda teminat mektubunun davacı idarece bankaya iade edilmemiş olması nedeniyle süresi uzatılmayan teminat mektubu bedelinin idare hesabına aktarılması talep edilmiştir. <br>\tAnılan talep yazısı üzerine davalı banka 13/01/2021 tarihli davacıya gönderdiği yazı ile, teminat mektubunun vadesinin uzatılması, aksi takdirde mektubun tazmini şeklindeki talebin geçerli bir tazmin talebi olmaması nedeniyle gerçekleştirilemediği bildirilmiştir.\t<br>\tDavacı yan, dava dışı şirkete ihale edilen eser sözleşmesi kapsamında verilen  teminat mektubunun süresinin uzatılması veya nakde çevrilmesi talep edildiği halde davalının edimini ifa etmediğini, teminat mektuplarını tazmin etmediğini iddia etmiş, davalı yan ise davacının geçerli bir tazmin talebinin olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında davalı tarafından davacı lehine, dava dışı yüklenici şirketin taahhütlerini teminen dava konusu süreli teminat mektubu düzenlendiği, teminat mektubu süresi içerisinde davacı tarafından davalıdan işin henüz tamamlanmadığı gerekçesiyle teminat mektubunun süresinin uzatılması veya bedellerinin tazmin edilmesinin talep edildiği, davalının davacı talebinin geçerli tazmin talebi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle teminat mektup bedelinin ödemediği, teminat mektubunun süresinin sona erdiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacı tarafından teminat mektup süresi sona ermeden davalıya gönderilen tazmin talebinin geçerli tazmin talebi niteliğinde olup olmadığı hususundan kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacının 30/12/2020 tarihli talep yazısında teminat mektubunun uzatılması, uzatılmaması halinde tazmin istemi usulüne uygun bir tazmin istemi değilse de;<br>\tYukarıda açıklandığı üzere davalı tarafından davacı lehine düzenlenen dava konusu teminat mektubu süreli olup, teminat mektubunun süresi dolmadan davacı tarafından davalıya gönderilen 12/01/2021 tarihli  talep yazısı ile iş henüz tamamlanmadığından süresi uzatılmayan teminat mektubunun bedelinin idarenin hesabına gönderilmesi istenilmiş olup, davacı idarece 12/01/2021 tarihli yazı ile açıkça süresi uzatılmayan teminat mektubu bedelinin hesabına aktarılması talep edilmiş olduğundan ve  davalı bankanın, teminat mektubunda yer alan \"Protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve ... Gayrimenkul Yatırım İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile idareniz arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talebiniz üzerine derhal ve gecikmeksizin idarenize nakden ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğimizi (...) taahhüt ve beyan ederiz\" şeklindeki kendisini bağlayan hükme aykırı olarak tazmin talebini reddetmesinin hukuka aykırı olması nedeniyle davacı idarenin geçerli olan 12/01/2021 tarihli yazısı gereğince davalı bankanın tazmin yükümlülüğü bulunduğu ve davalı yanca söz konusu geçerli talebin 13/01/2021  tarihli yazı ile reddedildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince 12/01/2021 tarihli yazı içeriği, söz konusu talebin 13/01/2021 tarihli yazı ile reddedildiği ve dava dilekçesinde davacının ilk red tarihinden itibaren faiz talep ettiği gözetilerek ve bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacı idarenin 30/12/2020 tarihli yazısındaki talebinin dikkate alınarak ve 30/12/2020 tarihli yazı içeriği gerekçe gösterilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılması gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının reddine, <br>\t2-Ankara 9. Asliye Ticaret  Mahkemesinin  05/10/2021 gün 2021/165 Esas 2021/614 Karar sayılı kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, <br>\t3-Davanın KABULÜ ile,<br>\tDavacı banka tarafından, davalı idare ... adına süre sonu 12/01/2021 tarihi olan 05/09/2016 tarih ve A-1070367 seri nolu 714.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektubu bedelinin, 13/01/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken, 48.773,34 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 12.193,34 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 36.580,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan 12.261,14 TL ilk dava, 106,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 12.367,14 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; HMK m.333/1 gereğince hüküm kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,  <br>\t6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek AAÜT gereğince 52.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>\t8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13'üncü bendi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmelik'inin 26'ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; Bakanlık bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline, bu konuda, 6183 sayılı Kanuna göre harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>\t9-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tB)1-Davalı tarafından yatırılan 12.193,00 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>\t2-Kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davadaki haklılık durumu gözetilerek davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024<br><br> Başkan-                Üye -   Üye -             Zabıt Katibi-<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b61d42868d470789","SID":"b422af6d0cffc2ed"}}