{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/415 <br>KARAR NO: 2024/524<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2023<br>NUMARASI: 2022/439 Esas - 2023/583 Karar<br>DAVA: Alacak<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2024<br>Davanın kısmen kabulüne-reddine  ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili ... Bank AŞ tarafından davalı ... Ortaklığı AŞ lehine 2030-122139 nolu hesaptan kredi hesabı tesis edildiğini ve kullandırıldığını, diğer davalılar ... AŞ'nin  kullandırılan işbu krediye müteselsil kefil sıfatında olduğunu, davalıların krediden kaynaklı borç ödemesinde temerrüde düşmeleri sebebi ile Beşiktaş ... Noterliği'nin 17.07.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile keşide tarihi itibariyle 5.006.026,77-TL tutarındaki borç tutarının ödenmesi talebini ihtiva eden  hesap kat ihtarının davalılara tebliğe çıkarıldığını, hesap kat ihtarnamesi akabinde davalılarla yapılan görüşmelerin neticesiz kalmış olup 20.06.2022 tarihinde davalılar ile arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, müvekkili bankanın defter ve kayıtlarında yapılacak olan inceleme neticesinde bahsi geçen kredi borcunun varlığı ve davalılar tarafından ödenmesi gerektiğinin ortaya çıkacağını belirterek 5.006.026,77-TL alacaklarının 17.07.2018 hesap kat tarihinden itibaren sözleşmesel faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili; müvekkili ile davacı arasında davacının iddia ettiğinin aksine hukuken geçerli bir alacak olmadığını, hesap kat ihtarı olduğu iddia edilen ihtarnamelerde, ne kredi hareketleri, ne faiz oranları ne de faiz ve ödeme dönemlerinin belli olmadığını, ayrıntılı hesap ekstrelerinin hiçbir zaman müvekkiline ulaştırılmadığını, bu şekilde gerekli açıklamayı içermeyen kat ihtarının usule uygun olamayacağından müvekkilini bağlayacak nitelikte olmadığını, kredi kanunun öngörüldüğü şekilde kat edilmediğini, ödeme için muhik bir süre verilmediğini, davacının asıl alacak olarak beyan ettiği meblağa, yeniden temerrüt faizi tahakkuk ettirdiğini, takip tarihinden itibaren, sadece ana para için faiz yürütüleceğini, bunun dışında gider vergisi, fon, BSMV, faiz için faiz istenemeyeceğini, müvekkilinden ne miktarda alacaklı olduğunu bilmediğini ve takip talebinde ve dava dilekçesinde başka başka rakamlar istediğini, alacak talepleri ile kredi sözleşmeleri fotokopilerinde yer alan rakamların birbirini teyit etmediğini belirterek  müvekkil aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı tarafça Beşiktaş ....Noterliği’nin 17.07.2018 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarnamesi ile 4.925.609,07-TL nakdi alacak yönünden hesabın 17.07.2018  tarihinde kat edildiği, kat ihtarının davalı asıl borçlu ... Ort. AŞ'ye 19/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı asıl borçlunun ve  ... Holding AŞ'nin  verilen 1 günlük süre sonrası 21/07/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefil ...'liye yapılan tebligatın ise iade döndüğü, tebliğ edilmeyen hesap kat ihtarından dolayı davalı kefilin dava tarihi olan 22/06/2022 tarihinde temerrüde düştüğünün kabul edildiği, her ne kadar davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında davadan önce İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında kefiller hakkında takip yapıldığı, ancak itirazın iptali davası ikame edilmeyip dosyanın takipsiz kaldığı, bu nedenle huzurdaki alacak davasının açıldığı, dava dilekçesinde, arabuluculuk tutanağında ya da delillerini sunması gereken sürede icra takibinden bahsedilmediğinden davacının sonradan bildirdiği delile itibar edilmediği, Beşiktaş ... Noterliği'nin 17/07/2018 tarihli ihtarnamesinde hesabın kat edildiği 17/07/2018 tarihi itibariyle alacak 5.006.026,77-TL olarak hesaplanmış ise de; bilirkişi tarafından yapılan hesaplama mahkemece denetlenerek yerinde görüldüğünden; davalı asıl borçlu ve davalı ... Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ ve davalı ... Holding AŞ yönünden temerrüt tarihi itibari ile hesaplanan asıl alacak tutarı 4.925.609,07-TL'ye temerrüt tarihi olan 21/07/2018 tarihinden itibaren yıllık %42,08 oranında sözleşmesel temerrüt faizi işletilmesine, davalı ... yönünden ise; kat tarihi itibariyle asıl alacak tutarı olan 4.915.699,02-TL alacağa kat tarihi olan 17/07/2018 tarihinden temerrüt tarihi olarak kabul edilen ve dava tarihi olan 22/06/2022 tarihine kadar krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranı olan %17,52; dava tarihi olan 22/06/2022 tarihinden itibaren yıllık %42,08 oranında sözleşmesel temerrüt faizi işletilmek suretiyle davalılardan alınarak davacıya ödenmesine ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili; bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğini, 17.07.2018 tarihli kat ihtarnamesinde talep edilen ve davaya konu asıl alacak miktarları bakımından; 2030-122139-4 no.lu hesaptan kullandırılan kredi yönünden 3.999.989,44-TL olarak aynen tespit edilmesine rağmen  2030-122139-4 nolu kredi ile ilgili olarak bilirkişi tarafından eksik faiz ve dolayısıyla eksik BSMV hesaplaması yapıldığını, yapılan faiz hesaplamasına ilişkin olarak banka ile aradaki faiz farkının bileşik faizden kaynaklandığının belirtildiği, bileşik faizin TBK'nın 121. ve 388/3 m.,TTK'nın 8/4 m.ile 3095 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile yasaklandığı, 17.07.2018 tarihli Hesap Kat İhtarnamesinde müvekkil banka tarafından yapılan faiz hesabı gerek taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi gerekse de mevzuat hükümlerine uygun olarak hesaplandığı, bilirkişi tarafından yapılan 90.261,28-TL tutarındaki eksik faiz hesaplamasının hatalı olduğu ancak ek rapor alınmadan bu raporun hükme esas alınarak davanın kısmen reddedildiği, dosyada mevcut tek bilirkişi raporunda; ... no.lu hesaptan kullandırılan kredi yönünden talep edilen 66,09-TL asıl alacak yönünden talep edilen tutarın masraf alacağı olduğu ancak bu masraf alacağına ilişkin gider fişi/faturası sunulmadığından bahisle değerlendirme dışında tutulduğu  yönünde rapor düzenlendiğini, kefil ... tarafından kefil sıfatıyla akdedilen genel kredi sözleşmesinde ''... Mah. ... Sokak ... Konakları Sitesi No:... Beykoz/ İSTANBUL'' adresinin bildirildiğini, 17.07.2018 tarihli Hesap Kat İhtarnamesi de bu adrese tebliğe çıkarıldığını, temerrüt faizi hesaplamasının da iade edilmiş olsa bile cari hesap kat ihtarnamesinin kefile gönderildiği tarihe göre yapılması gerektiğini, alacağın tahsili için 27.09.2018 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ...  esas sayılı dosyası ile ihtarname borçluları hakkında icra takibine başlandığı, iş bu icra takip dosyasına borçlular tarafından yapılan itiraz neticesinde, kredi borçluları ile yapılan görüşmeler ve protokol süreçleri nedeni ile İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan itiraza ilişkin olarak kanuni süre içinde  itirazın iptali davası açılmadığı ve dosyanın takipsiz kaldığı, bu nedenle de huzurdaki alacak davasının ikame edildiği, dolayısıyla davalı kefil açısından ihtarname keşidesi temerrüt için yeterli sayılmadığı takdirde, temerrütün huzurdaki dava değil 27.09.2018 tarihinde başlatılan icra takip tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek  temerrüt faiz hesaplamasının bu tarihe göre yapılması gerektiğini, temerrüt tarihi sonrası iş bu hesap kat ihtarnamesinde, kredi hesabının 17.07.2018 ihtar tarihi  itibariyle 5.006.026,77-TL olarak kat edildiği (3.999.989,44-TL Anapara+1.005.971,24-TL Faiz ve BSMV) ve ihtarname tarihinden itibaren %42,08 faiz oranı (Genel Kredi Sözleşmesi 43.18 maddesinde belirlenen temerrüt faiz oranı) ile işleyecek faiziyle birlikte ödenmesi ihtar edildiğini, dava neticesinde verilecek kararın, ihtarname de belirtilen dava konusu 5.006.026,77-TL alacağın ihtar tarihi itibariyle %42,08 temerrüt faiziyle birlikte tahsili yönünde olması gerektiğini belirterek, davanın kısmen reddine ilişkin kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın davalılardan  tahsiline ilişkindir. 17.07.2018 tarihli kat ihtarı ile ihtar  tarihi  itibariyle 5.006.026,77-TL olarak kat edildiği (3.999.989,44-TL Anapara+1.005.971,24-TL Faiz ve BSMV)  ve ihtarname tarihinden itibaren %42,08 faiz oranı (Genel Kredi Sözleşmesi 43.18 maddesinde belirlenen temerrüt faiz oranı ) ile işleyecek faiziyle birlikte ödenmesi ihtar edilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere hesap kat tarihindeki asıl alacak tutarı aynen kat ihtarında talep edilen  tutar üzerinden hesaplanmıştır. Bu nedenle asıl alacağın eksik hesaplandığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Bilirkişi raporunda: 26.04.2017 tarihinde davalı asıl borçluya  4 milyon- TL bedelli, 49 ay vadeli  %17,52 oranda faiz ile taksitli kredi kullandırıldığı, kredi borcuna karşılık  sadece -10,56-TL ödeme yapıldığı  kredi kullandırım tarihi  ile 17.07.2018 hesap kat tarihi arasında (3.999.989,44-TL- 448 gün x+%17,52/36000= 872.104,36+%5 bsmv 43.605,22-TL=915.709,58-TL dahil edildiğinde toplam alacak tutarının 4.915.699,02-TL hesaplandığı, buna göre işlemiş faizden  90.261,66-TL fazla talep edildiği ancak bu fazla faiz hesabının dayanağı açıklanamamıştır. Bu nedenle alacağın eksik hesaplandığı yönündeki ayrıca  122139-657 hesap no'daki hesaplanmadığı ileri sürülen asıl alacak miktarı ise 66-TL'den ibaret masraf açıklamalı olduğu halde bu masrafın dayanağı ve belgesi ile varlığı ispatlanamadığından hesaba katılmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı müteselsil kefil ...'ye kat ihtarı tebliğ edilmemiştir. 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” hükmüne yer verilmiştir. TTK yasa tasarısının 7. maddesinin 1. fıkrasına eklenen 2. cümle ilgili olarak kanunlaşma sürecinde verilen önerge ve kanunun gerekçesinde  kefile alacağın ve borcun yerine getirilmediğinin ihbarı gerektiği, ihbar edilmeden asıl borçlunun temerrüdü yönünden kefillerden temerrüt faizi istenemeyeceği belirtilmiştir. Eklenen bu fıkra 6762 sayılı Eski TTK’nunda bulunmayan yeni bir hükümdür. 6102 sayılı TTK’nun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde  bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir. (Yargıtay  19 HD nin  2018/3501 esas ,2019/3769 karar 12.6.2019 tarihli emsal ilamı) \"Dava konusu kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 589/1.maddesi gereği kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. Kefil asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumludur. Ancak kendi temerrüdü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olur. Temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliği şarttır (Yarg. 19. HD. 07/12/2015 tarih, 2015/3357 E. 2015/16301 K. Sayılı kararı). \"Zira takip dayanağı belgeye dayalı olarak 02/09/2010 tarihinde yapılan takip nedeniyle borçluya çıkarılan ödeme emrinin borçluya tebliğini izleyen ödeme süresi sonunu takip eden günde davalı temerrüte düşmüş olur. Bu takibin sonradan icra hukuk mahkemesince iptal edilmiş olması davalının temerrüt olgusunu ortadan kaldırmaz. (Yargıtay kapatılan 19 HD nin 04.12.2018 tarih 2018/2332  esas 2018/6301 karar sayılı ilamı )  Anlatılanlara göre;müteselsil kefil hakkında borç hesaplaması yapılırken  alacağın muaccel hale geldiği kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ,temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizi hesabı yapılması gerekir. Kat ihtarı asıl borçlu ile müteselsil kefil davalı şirkete 19.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süre sonu itibariyle 21.07.2018 tarihinde asıl borçlu şirketin ve kefilin  temerrüde düştüğü belirlenmektedir. Müteselsil kefil davalı ... bakımından ise sözleşmede bildirdiği adresine çıkan tebligat yapılamadan iade edilmiştir. Sözleşmede yazılı adrese çıkartılan tebligat yapılamadığından davalı kat ihtarı tebliği  ile  temerrüde düşmemiştir. Ancak, borçlular hakkında  alacak davasından evvel icra takibi başlatıldığı,ödeme emrinin tebliği ile  temerrüde düştüğü, delil listesinde icra dosya numarası bildirilmediği gerekçesiyle  maddi bir olgu olan temerrüdün dikkate alınmaması doğru olmamıştır. Temerrüt halinin icra takibi ile belgelendiği anlaşılmakla ayrıca ispat zorunluluğu olmadığından icra takip dosyasının numarasının dava dilekçesinde belirtilmemesi ile temerrüt ortadan kalkmayacağından davalı ...'nin icra takibine itiraz ettiği tarih olan -08-10-2018- tarihi itibariyle  mütemerrit olduğu kabul edilmiştir. Buna göre ,kat ihtarının tebliğ edilememesi nedeniyle davalı ... mütemerrit kabul edilemez ise de ,icra takibine itiraz ettiği tarih itibariyle mütemerrit sayılması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur. Buna göre müteselsil kefil ...'nin kat tarihi itibariyle hesaplanan 4.915.699,02-TL asıl alacağa 8.10.2018 tarihine kadar temerrüt gerçekleşmediğinden %17,52 oranda temerrüt faizi, 8.10.2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi yerinde görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusu temerrüt faiz oranı  bakımından yerinde görülerek kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2023 Tarih 2022/439 Esas 2023/583 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; Davanın kısmen kabulü ile; davalı ... Yatırım Ortaklığı A.Ş ve davalı ... Holding AŞ yönünden temerrüt tarihi itibari ile hesaplanan 4.925.609,07 TL alacağa temerrüt tarihi olan 21/07/2018 tarihinden itibaren yıllık %42,08 oranında sözleşmesel temerrüt faizi işletilmek suretiyle; davalı ... yönünden 4.915.699,02 TL alacağa kat tarihi olan 17/07/2018 tarihinden temerrüt tarihi  8.10.2018 tarihine kadar %17,52;  8.10.2018 tarihinden itibaren yıllık %42,08 oranında temerrüt faizi işletilerek davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; Alınması gereken 336.468,36-TL nispi karar harcından peşin alınan 85.490,43-TL harcın mahsubu ile bakiye 250.977,93-TL harcın davalılardan alınarak (Davalı ... 250.300,96- TL'sinden sorumlu olmak üzere)  hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 85.582,63-TL harcın davalılardan (Davalı ... 84.038,40 TL'sinden sorumlu olmak üzere)  alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 258,75-TL tebligat ve posta, 2.500-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.758,75-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.714,43-TL yargılama giderinin davalılardan (Davalı ... 2.665,45-TL'sinden sorumlu olmak üzere)  alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 344.512,18-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (Davalı ... 338.295,87-TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 1.600-TL arabuluculuk ücretinin davadaki red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.574,30-TL'nin davalılardan, 25,70-TL'nin davacıdan alınarak  hazineye gelir kaydına, Karar kesinleştiğinde talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 367-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 361-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df701be4b31099d9","SID":"59d6600bd090016b"}}