{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/2391 <br>KARAR NO: 2024/536<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/07/2023<br>NUMARASI: 2022/326 Esas -  2023/694 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı bulunduğu ... plaka sayılı aracın, vekil edeninin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüse çarpması neticesinde  meydana gelen 22/07/2012 günlü trafik kazasında vekil edeninin ağır bir biçimde yaralanarak, kazanç kaybına ve  gücü  kaybına uğradığını, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın asli kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla vekil edeninin uğradığı sürekli iş gücü kaybı zararına karşılık olmak üzere 250,00-TL, geçici iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere 250,00-TL ve  yaralanmasına bağlı hastaneye vs gitmek için korse vs yaptığı harcamalara karşılık olmak üzere 250,00-TL olmak üzere toplam 750,00-TL tazminatın (sigorta şirketi bakımından ihbar tarihinden, diğer davalılar bakımından ise kaza  tarihinden) işletilecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 80.000,00-TL manevi tazminatın da davalı sigorta dışında kalan diğer davalılardan kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; 27/08/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de bilirkişi raporu doğrultusunda, geçici iş göremezlik zararına ilişkin istek miktarını 10.859,19-TL'ye, kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin istek miktarını da 177.012,00-TL'ye  çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasına karıştığı ileri sürülen aracın, vekil edeni şirket nezdinde 06/10/2011-06/10/2012 tarihleri arasını kapsar biçimde ZMM sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı bulunduğunu, manevi tazminatların teminat kapsamı dışında olduğunu, görülmekte olan dava açılmadan önce müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığından, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, ayrıca 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarına göre; tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği ve maluliyetin de Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenmesi gerektiğini  belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı araç sürücüsünün vekil edeni olmadığını, kazanın dava dışı ...'un sevk ve idaresi sırasında  meydana geldiğini, ...'un ehliyetsiz olması nedeniyle müvekkilinin ikna edilerek kazayı üstlenmesinin sağlandığını, ancak daha sonra müvekkili tarafından  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na  ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle araç sürücüsü olmayan vekil edenine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı ... ise yargılama oturumlarına katılmamış, yazılı veya sözlü herhangi bir savunmada bulunmamıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; -Açılan MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile; -188.121,73TL maddi zararın( 10.859,19 TL geçici iş göremezlik, 177.012,54 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL belgesiz tedavi gideri toplamı ) davalı  ... ile davalı ...  yönünden kaza tarihi olan 22.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı ... Sigorta  A.Ş. yönünden ise sigorta poliçe limitiyle sınırlı olarak dava tarihi olan 30.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Açılan MANEVİ TAZMİNAT DAVACININ KISMEN KABULÜ İLE ; -Davacının 40.000,00-TL manevi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 22.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek  yasal faiziyle birlikte davalı davalı  ... ile davalı ... dan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. 10/11/2021 günlü bu karara karşı davalı sigorta şirketi ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairece yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen 24/03/2022 gün 2022/200 Esas-2022/394 Karar sayılı ilamla; talep konusu kazaya karıştığı ileri sürülen ... plaka sayılı araç sürücüsünün davalı ... olup olmadığına ilişkin olarak yapılan   araştırmanın yetersiz olduğu, keza davacının kaza tarihindeki gerçek gelirinin ne olduğu konusunda usulüne uygun inceleme ve araştırma yapılmaksızın gelirin 2.400,00-TL olduğu varsayımıyla düzenlenen aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı bulunduğu ve yine  talep konusu kazanın oluşumunda taraf kusur durum ve oranlarının ne olduğu konusunda  dosya kapsamında temin edilen bilirkişi raporları arasındaki  çelişki giderilmeden karar verilmiş olmasının da doğru olmadığı belirtilmek suretiyle, davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırılarak, gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra olaşacak duruma göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yeni bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderildiği görülmüştür. Kaldırma kararından sonra 2022/326 esasına kaydedilen davanın yargılaması sonucunda mahkemece, iddia, savunma, kaldırma kararından önce ve sonra toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsünün %75 oranında, karşı araç sürücüsü olan davacının ise %25 oranında kusurlu bulunduğu, ancak ... plaka sayılı araç sürücüsünün davalı ... değil, dava dışı ... olduğu ve davacının kaza tarihindeki gelirinin asgari ücret düzeyinde bulunduğu benimsenerek, kaldırma kararından sonra temin edilen ve gelirin 2.400,00- TL olması veya 1.495,00-TL bulunması  veya asgari ücret  olması durumuna ayrı ayrı hesaplama yapıldığı anlaşılan 22/05/2023 günlü aktüer bilirkişi raporundaki, davacı gelirinin asgari ücret olduğu varsayımıyla yapıldığı anlaşılan hesaplama doğrultusunda  ve fakat ıslah dilekçesi miktarı ile ilk kararla davacı  yararına belirlenen tazminat miktarları da gözetilerek, maddi tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, manevi tazminata ilişkin talebin de somut olayın özelliklerine göre kısmen kabulünün  uygun olacağı şeklindeki özet gerekçeyle; <br>-MADDİ TAZMİNAT DAVASI yönünden; -Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 180.420,13 TL maddi zararın (3.407,59 TL geçici iş göremezlik, 177.012,54 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL belgesiz tedavi gideri toplamı ) davalı ... (eski soyadı;  ... ) yönünden kaza tarihi olan 22.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta  A.Ş. yönünden ise( sigorta 220.000 TL poliçe limitiyle sınırlı olarak)  dava tarihi olan 30.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte  tahsilden tekerrür oluşturmadan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davalı  ... yönünden açılan davanın  pasif husumet eksikliğinden usulden reddine, - MANEVİ TAZMİNAT DAVASI yönünden  ; -Davacının 40.000-TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile bu miktarın  kaza tarihi olan 22.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek  yasal faiziyle birlikte davalı ... (eski soyadı: ...) dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, -Davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet eksikliğinden usulden reddine karar verilmiş ve müteakip davalı ... vekili tarafından mahkemeye hitaben sunulan 11/09/2023 günlü maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçe değerlendirilerek verilen 14/09/2023 günlü \"Tavzih Kararı\" ile de 19/07/2023 günlü kararın hüküm fıkrasındaki 13 No'lu bentte ... isminin sehven yazıldığı, düzeltilmesi gerektiği açıklanarak hükmün 13.maddesinin \"13-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,\" şeklinde TAVZİHİNE karar verildiği tespit edilmiştir.Asıl karara ve tavzih kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin asıl karara ve tavzih kararına karşı istinaf nedenleri; davalı ... hakkında verilen husumetten ret kararının doğru olmadığı, ayrıca davacının yapmış olduğu iş ve almış olduğu ücretle bağdaşmayacak biçimde asgari ücret düzeyinde gelirle hüküm tesis edilmiş olmasının isabetsiz bulunduğu, gelirin 2.400,00-TL olmadığı varsayılsa dahi hiç değilse bilirkişi raporuyla belirlenen 1.495,00-TL gelir üzerinden davanın kabulü gerektiği halde, bunun yapılmamış olmasının hatalı olduğu; kabule göre de ...'ın aleyhine dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, bu kişi lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesi gerekirken, aksine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, ayrıca maddi tazminat bakımından her iki davalının müteselsil sorumluluğuna karar verildiği halde, vekil edeni yararına maddi tazminat talebiyle ilgili olarak hüküm altına alınan vekalet ücretinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sınırlandırılmış olmasında da isabet bulunmadığı ve çok uzun süredir devam eden bir yargılamada hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının son derece yetersiz bulunduğu gibi davalı ... vekille temsil edilmediği halde lehine ret vekalet ücreti takdir edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen asıl ve ek kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle kazaya karıştığı ileri sürülen sigortalı araç sürücüsünün davalı ... olduğuna dayanılarak, bu kişiye husumet yöneltilmiş ise de; Bakırköy 4. Sulh Ceza  Mahkemesi'nce verilen ve Yargıtay denetiminden de geçmek suretiyle 24/06/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılan 2013/932 Esas-2014/38 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere, talep konusu kazaya karışan araç sürücüsünün ... değil ... olduğunun açıkça  belirlenmesi ve maddi olguya ilişkin bu yöndeki  belirlemenin hukuk hakimini bağlar nitelik taşıması nedeniyle, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığına ve ilk derece mahkemesince verilen önceki karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurmadığı gözetildiğinde 10/11/2021 günlü önceki kararla davacı taraf yararına hüküm altına alınan 40.000,00-TL manevi tazminat ve 177.012,54-TL kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat miktarlarının davalı taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturması nedeniyle, bu miktarları aşacak biçimde yeni bir hüküm tesis edilmesinin mümkün olmamasına göre; davacı vekilinin husumete, kalıcı iş göremezlik zarar miktarına ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.2-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelince; a-Dairemizce verilen kaldırma kararında işaret edildiği üzere yapılan inceleme ve araştırmadan sonra temin edilen belgeler ile dosyada mevcut diğer tüm kayıtların değerlendirilmesi suretiyle düzenlendiği anlaşılan 22/05/2023 günlü bilirkişi raporunda gerekçeleri açıklanmak suretiyle, davacı ...'un kaza tarihindeki gelirinin esasen 1.495,00-TL olduğu yönündeki kanaatinin dosyaya, oluşa ve davacının yaptığı belirlenen işe uygun olması nedeniyle, mahkemece gelirin 1.495,00-TL olduğu kabul edilerek geçici iş göremezlik dönem zararına ilişkin hesaplama bakımından 22/05/2023 günlü rapordaki  gelirin 1.495,00-TL olması halinde davacının uğradığı geçici iş göremezlik zararının 6.764,53- TLolacağı yönündeki belirlemenin esas alınması gerekirken, gelirin asgari ücret düzeyinde olduğu varsayımıyla yapılan hesaplamanın hükme esas alınmış olması isabetsiz olmuştur. b-Bundan ayrı, görülmekte olan dava 31/10/2012 tarihinde açılmış olup, o tarih itibariyle mevcut kayıt ve belgelerde araç sürücüsü olarak ...'ın gösterilmesi nedeniyle davanın ...'a yöneltildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının dava açarken davayı araç sürücüsü olduğunu sandığı ...'a yöneltmesi doğru ve haklı olup, daha sonra adı geçen davalının konuya ilişkin iddialarının araştırılması neticesinde ulaşılan sonuca göre; davalı ...'ın araç sürücüsü olmadığı, bu nedenle ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olmasında davacı tarafa yükletilebilecek bir kusur bulunmadığından, diğer bir ifade ile aleyhine dava açılmasına esasen davalı ... kendi sebebiyet verdiğinden, davalı ... lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yapmış olduğu yargılama giderlerinin de üzerinde bırakılması gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesi ve reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından lehine ret vekalet ücreti takdir edilmiş olması da doğru olmamıştır. c-Keza kabule göre de mahkemece hüküm altına alınan toplam maddi tazminat miktarı 180.420,13-TL olup, bu miktarın ... ve davalı ... Sigorta Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği ve hüküm altına alınan bu miktarın kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan 225.000,00-TL'nin altında kaldığı belirgin olduğu halde, maddi tazminat bakımından davacı taraf yararına hükmolunan vekalet ücreti hakkında müteselsil sorumlular arasında ayrım yapılarak karar verilmiş olması ve bu suretle davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun sınırlandırılmış olması da hatalı olmuştur. Ancak bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan bu sebeplerle kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen 19/07/2023 günlü asıl kararın ve bu karara bağlı olarak düzenlendiği anlaşılan 14/09/2023 günlü tavzih kararının HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılarak; istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilmek  ve harcında kamu düzeninden  olduğu dikkate alınarak; davacı yararına 6.764,53-TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmek  suretiyle yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2023 tarih ve 2022/326 Esas - 2023/694 Karar sayılı kararına ve bu karara bağlı olarak düzenlenen 14/09/2023 günlü tavzih kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle KISMEN KABULÜNE, öteki istinaf itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan sebeplerle REDDİNE,a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,  2-)Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2023 tarih ve 2022/326 Esas - 2023/694 Karar sayılı kararının ve bu karara bağlı olarak düzenlenen 14/09/2023 günlü tavzih kararının  HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,  <br>MADDİ TAZMİNAT DAVASI yönünden; a-)Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 184.026,53- TL maddi zararın (6.764,53 TL geçici iş göremezlik, 177.012,54 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL belgesiz tedavi gideri toplamı ) davalı ... (eski soyadı;  ... ) yönünden kaza tarihi olan 22.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Sigorta  A.Ş. yönünden ise( sigorta 220.000 TL poliçe limitiyle sınırlı olarak)  dava tarihi olan 30.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte  tahsilden tekerrür oluşturmadan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, b-)Davalı  ... yönünden açılan davanın  pasif husumet eksikliğinden usulden reddine MANEVİ TAZMİNAT DAVASI yönünden  ;c-)Davacının   40.000 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile bu miktarın  kaza tarihi olan 22.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek  yasal faiziyle birlikte davalı ... (eski soyadı: ...) dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine d-)Davalı  ... yönünden açılan davanın pasif husumet eksikliğinden usulden reddine e-)492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.303,25-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan 150,73-TL peşin harç ile 640,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 14.512,52-TL karar harcının ( davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 11.055,8-2 TL ile sınırlı olmak kaydıyla)  davalı ... Sigorta A.Ş. İle davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, f-)Davacı tarafından yatırılan 21,15.-TL başvurma harcı, 150,73 TL peşin harç ile  640,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 811,88 TL'nin  (615,16 TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. Sorumlu olmak üzere) davalılar ... Sigorta A.Ş. İle davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, g-)Davacı tarafından yapılan toplam 6.557,35-TL yargılama giderinin davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetildiğinde 6.069,89.-TL'sının (4.568,80 TL'sinden davalı ... Sigorta A.Ş. Sorumlu olmak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş. İle davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, h-)Davalı sigorta tarafından yapılan toplam 150,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı sigortaya verilmesine, bakiye kısmın davalı sigorta üzerinde bırakılmasına, ı-)... tarafından yapılan toplam 200,00 TL yargılama giderinin, hakkında dava açılmasına kendisi neden olduğundan üzerinde bırakılmasına,i-)Davalı ... tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  j-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat miktarı  üzerinden hesaplanan 29.442,24.-TL vekalet ücretinin  davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen ile davacı tarafa verilmesine, k-)Davalı ... Sigorta A.Ş. Yargılama sırasında  vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre  kabul edilmeyen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan  4.094,66-TL  vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ne verilmesine, l-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat  miktarı üzerinden ( taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle) hesaplanan 9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, m-)Davalı ..., hakkında dava açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden  lehine ret vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına, n-)Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın kararın kesinleşmesinden sonra ilgilisine İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, maddi tazminat talebi yönünden HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık; manevi tazminat talebi yönünden ise HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle  kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.05/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9573c8ee1b755aae","SID":"456c7843a1df3a7b"}}