{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/200 <br>KARAR NO: 2024/384<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13.12.2023<br>NUMARASI: 2023/793 Esas, (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 03.04.2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davacı yüklenicinin davalı ile yaptığı eser sözleşmesi kapsamında işi tamamlandığını iddia ederek bakiye iş bedeli talebinde bulunmuş ve  bitirilmiş ve faturalandırılmış işler karşılığı ödenmemiş ticari alacağının tahsili için davalının taşınır,  taşınmaz ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları ile İzmir/... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parsel numarada kayıtlı taşınmazına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki  eser sözleşmesi gereğine davacının alacağının olup olmadığının, alacağının bulunması halinde ne kadar alacağının olduğunun yargılamayı gerektiriyor olması, bu doğrultuda yaklaşık ispat şartının sağlanmamış olduğu gerekçesiyle  davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili istinafında; dosyada tarafların mutabık kaldığı hak ediş evraklarının bulunduğunu, BA-BS formlarının bulunduğunu, dosyada bulunan iki adet fatura toplamı BA-BS formlarında taraflar arasında mutabık kalınan 1.427.757,00 TL kadar olduğunu en azından bu alacak miktarı kadar ( KDV dahil 1.684.753,26 TL ) ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiğini, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Davacı yüklenici, davalıya ait proje inşaatında tuğla örme ve bir kısım imalat işleri yaptığını belirterek, 1.000.000,00 TL hak ediş bedelinin tahsili ile birlikte ihtiyati haciz talebinde bulunduğu görülmüştür. Davalı iş sahibi ise, 17.01.2024 tarihli cevap dilekçesinde  davacının alacaklarından bir kısmını üçüncü kişiye temlik ettiğini savunarak davanın reddini istemiş ve beyan dilekçesi ekinde 27.12.2017 tarihli temlik sözleşmesi fotokopisini sunmuştur. Davacı tarafça sunulmuş olan yazılı sözleşme, faturalar ile bunlara dayanak hak ediş belgeleri, BA-BS formları, davalının savunması birlikte değerlendirildiğinde; davacının alacağının varlığına ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde bilgi ve belge bulunduğu anlaşılmakla, davalı tarafından sunulan temlik sözleşmesinde devri öngörülen 317.000,00 TL'nin mahsup edilerek kalan miktar yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken reddine dair verilen karar hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.12.2023 tarih, 2023/793 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c3f40c0f008ea35","SID":"3a653931983a390c"}}