{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/3743 <br>KARAR NO: 2024/1555<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/03/2022<br>NUMARASI: 2021/67 Esas - 2022/267 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı idarenin yaptığı kazılar sebebi ile müvekkilinin altyapısında 3 farklı mahalde  hasar meydana geldiğini, oluşan hasarın hasar tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, davalının hasar bedelini ödememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ..., ... ve ... esas sayılı dosyaları ile takibe geçtiklerini, borçlunun borca haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, takibe konu alacak müvekkili tarafından hasar tutanağı ile belgelendiğini davalının ödeme yapmaması üzerine  dava açıldığını davalının yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilerek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve yapılan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; \"...İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİ İLE takibin 4.981,53 TL asıl alacak,171,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.153,49 TL üzerinden üzerinden DEVAMINA, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİ İLE takibin 190,64  TL asıl alacak, 6,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 197,22 TL üzerinden üzerinden DEVAMINA, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİ İLE takibin 190,64  TL asıl alacak, 6,62 TL işlemiş faiz  olmak üzere toplam 197,26 TL üzerinden üzerinden DEVAMINA,  Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davanın tam kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacağa yönelik itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalı tarafından enerji kablolarına hasar verildiğini belirterek satılamayan enerji bedeli, etüt koordinasyon bedeli,eşik kesinti süresi aşım bedeli,  malzeme bedeli ve (montaj) işçilik giderlerinden oluşan zararının tazminini istemiştir. Tüketilmeyen elektrik, santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde  giderilmesi ve  eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de  talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı  ilamı). Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı  ilamı). Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Dosya kapsamından davacı her ne kadar hasarın hizmet alımı suretiyle dava dışı firmaya yaptırdığını ileri sürmüş ise de  sözleşmenin  doğrudan davaya sebep hasarın giderilmesi için değil genel olarak belirlenen bölgede belirlenen süre için götürü bedelli hizmet alımına ilişkin olduğu, davaya konu hasar olmasaydı dahi davacı idarenin götürü bedelle ihale ettiği hizmet alımına ilişkin ödemeyi eksiksiz yapması gerektiği ve davaya konu hasar sebebiyle davacının hizmet alımı yaptığı yükleniciye ilave bir bedel ödemediği göz önüne alındığında davacının somut olayda davalıdan isteyebileceği gerçek zararı hasar alan malzeme bedeli kadardır. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde her ne kadar karara yönelik istinaf talebinde bulunmuş ise de 6100 sayılı yasanın 341/4. maddesi kapsamında her bir takip dosyası yönünden kabul edilen  miktar itibarıyla verilen hükümün davalı bakımından kesin olduğu, istinaf kanun yolu bulunmadığı anlaşılmakla istinaf harcının ikmali için geri çevirme yapılmamıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih, 2021/67 Esas 2022/267 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4b6a4281c6f9768","SID":"3ea40b73606e7577"}}