{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/3342 <br>KARAR NO: 2024/923<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/05/2023<br>NUMARASI: 2021/595 E - 2023/357 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 26/03/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;müvekkilinin  idareden aldığı izinle yeraltı suyu arama faaliyetinde bulunduğundan, davalı şirket ile 17/03/2020 tarihli perakende satış sözleşmesi çerçevesinde elektrik enerjisi kullandığını, ancak davalı şirket tarafından bu kullanım yerinde, kayıtsız sayaç devre dışı bırakılarak direkt elektrik enerji kullanıldığının tespit edildiği,  davacı müvekkili hakkında 05.03.2020 tarihinde kaçak/ usulsüz elektrik kullanımı tespit edildiği gerekçesi ile tutanak düzenlendiğini, bu nedenle müvekkili adına 26/03/2020 tarihinde 183.580,07 TL bedelli kaçak elektrik faturası düzenlendiğini, ancak kaçak elektrik kullanımının sözkonusu olmadığını ileri sürerek ,müvekkilinin anılan faturanın 172.508,28 TL' lik kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini  talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacının ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait adresinde 05.03.2020 tarihinde ekiplerce yapılan kontrolde sayacın sayaç devre dışı bırakılarak direkt bağlı elektrik enerjisi tüketilmek sureti ile kaçak kullanımda bulunulduğu tespit edilerek ... numaralı kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, tanzim edilen kaçak tespit tutanağına istinaden tesisin kurulu güç bilgilerine göre 99792 kWh karşılığı olarak 183.580,05 TL kaçak kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini, davacı adına tanzim edilen kaçak kullanım faturası mevzuat hükümlerine uygun tahakkuk ettirilmiş olduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek davalı vekili davanın  reddine karar verilmesini istemiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın Kısmen Kabulü ile; davacının davalıya, dava konusu 26.03.2020 tarihli, ... numaralı, 06.04.2020 son ödeme tarihli faturadan dolayı 44.663,72 TL Borçlu Olmadığının Tespitine, fazlaya dair istemin Reddine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir. 1- Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; HMK 129. madde hükümleri ile ihtarat içeren ara karara rağmen davalı tarafından, 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde delil olarak sunulan belgeler, davaya cevap dilekçesinde delil olarak gösterilmemiş ve sunulmamış olup, sonradan bilirkişi kök raporuna itirazlarını içeren 07.11.2022 tarihli dilekçesi ekinde ibraz edildiğini,bilirkişi ek raporun  dikkate alınarak  hesaplama yapılmış ise de; davalı tarafından 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan yeni delilin, davaya cevap dilekçesinde delil olarak gösterilmemiş ve sunulmamış olduğundan ve sonradan sunulmasına muvafakat de vermediklerinden , evvelemirde, delil olarak değerlendirilebilmesi ve dikkate alınabilmesi HMK.'nun anılan hükümleri karşısında hukuken mümkün olmadığı, kaldı ki, davalı tarafından 07.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile sunulan yeni delilin dikkatealınabilmesi ve değerlendirilebilmesi mümkün olsaydı bile; huzurdaki davaya konu kaçak elektrik tüketim bedelinin, kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiği 05.03.2020 tarihinden geriye doğru 90 günlük dönem için tahakkuk ettirilmiş olmasına karşılık, davalı tarafından 07.11.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunulan yeni delil, kaçak elektrik tahakkuku yapılan dönemin veya öncesinin değil, kaçak tespit tutanak tarihinden sonraki 15.10.2022- 27.10.2022 tarihleri arasındaki dönemin günlük tüketim değerlerini gösterdiğinden, kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında “günlük çalışma süresi” olarak yeni delildeki tüketim değerlerine dayanılarak 24 saatin esas alınabilmesi mümkün değildir.3.7.Hâl böyle olmakla; kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında esas alınan kaçak elektrik tüketim miktarının, “günlük çalışma saati” olarak - kök raporda olduğu gibi - 8 saatin %20 20 (m.45/4) artırımıyla 9,6 saat esas alınarak hesaplanması gerekirken, hükmeesas alınan bilirkişi ek raporunda 24 saat esas alınarak hesaplanmış olması usul ve esas  yönünden hukuka aykırı olduğu, ayrıca; bilirkişi kök/ek raporuna itirazlarını içerir dilekçelerinde izah edildiği üzere, kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında “güç değeri” olarak, belirlenen 45,097 kWgücün - EPTHY.m.44/2-b hükmüne göre - kullanma faktörü olan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan 27.058 W (27,058 kW) esas alınması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda,46.200 W (46,2 kW) esas alınarak hesaplama yapılmış olması EPTHY hükümlerine aykırı olduğu gibi bu hususta, ek bilirkişi raporu ile Savcılık soruşturmasında tanzim ettirilen bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının  da hukuka aykır olduğu, başka bir başka bilirkişi marifetiyle yeni bir rapor düzenletilerek  bu çelişkinin giderilmesi ve varılacak sonuca verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince, bu çelişki giderilmeksizin bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmış olmasının  hukuka aykırı olduğu,  kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında “süre” olarak, kaçak elektrik tespit tutanak tarihi olan 05.03.2020 ilâ öncesinde elektrik enerjisinin verildiği tarih olan 06.02.2020 arasındaki 28 gün esas alınması gerekirken, bilirkişi ek raporunda da 90 gün esas alınarak hesaplama yapılmış olmasının  EPTHY hükümlerine aykırı olduğu, nitekim, konuda uzman elektrik mühendisi ... tarafından tanzim edilen ve  dava dilekçesi  ekinde sunulan uzman görüşünü  içerir raporda da, kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında “süre” olarak, kaçak elektrik tespit tutanak tarihi olan 05.03.2020 ilâ öncesinde elektrik enerjisinin verildiği tarih olan 06.02.2020 arasındaki 28 günlük süre esas alınmıştır.kişi marifetiyle yeni bir bilirkişi raporu tanzim ettirilmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince, bu yönde vaki itirazlarının da reddi ile hükme esas oluşturmaya elverişsiz nitelikli bilirkişi ek raporundaki görüşe itibar edilerek davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasının  hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek, kararın kaldırılması istenmiştir. 2- Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas teşkil eden bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının mahkemece  değerlendirilmediği,  hukuka ve mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil eden raporların hükme esas alındığı, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacının ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait adresinde 05.03.2020 tarihinde müvekkil şirket ekiplerince yapılan kontrolde sayacın sayaç devre dışı bırakılarak direkt bağlı elektrik enerjisi tüketilmek sureti ile kaçak kullanımda bulunulduğu tespit edilerek ... numaralı kaçak tespit tutanağı tanzim edildiği,  tutanağa istinaden tesisin kurulu güç bilgilerine göre 99792 kWh karşılığı olarak 183.580,05 TL kaçak kullanım bedeli tahakkuk ettirildiği, mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılan tahakkuk ve hesaplamanın  hukuka uygun olduğu, hükme esas teşkil eden 23.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda da davacı yanca kaçak kullanımının gerçekleştiğinin  sabit hale geldiği, söz konusu raporda hesaplamalar hususunda hatalı kat sayılar esas alınmış olduğundan, hatalı bedel üzerinden kanaat oluşturulduğu,  05.03.2020 tarihli ... seri numaralı zabıt ve bu zabıt için yapılan hesaplamanın 30 Mayıs 2018 Tarihli ve 30436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri dahilinde değerlendirilmesi gerektiği,   devreden geçen akıma göre tespit edilen güç tüketim noktasına ait toplam kurulu gücün kullanım faktörlü hali olduğundan % 60 arttırılarak işletmenin toplam kurulu gücünün hesaplanması gerektiği, ilgili tüketim noktasında kullanıcının kullanım başlangıç tarihi bilinmediğinden ve kaçak tespit esnasında devre dışı bırakılan ... nolu sayacında 2013 model olması sebebiyle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45. Maddesi kapsamında 90 günlük süre için hesaplama yapılması gerektiği, söz konusu ... seri numaralı tutanaktan önce de kaçak kullanım tutanakları var olduğundan, dava konusu tutanak (...) mükerrer kulllanım niteliği taşımaktadır. İlgili mevzuat maddesi gereğince; İşbu tutanağın mükerrer nitelikte olmasını sebep veren tespit tutanağı 15.12.2016 tarihli ... seri numaralı tutanak olduğu,  hükmü gereği 2 katı esas alınarak hesaplama yapılmış olup, usule ve güncel mevzuata uygundur. Görülmektedir ki müvekkil şirketçe yapılan tahakkuklandırma ve faturalandırma işlemleri de aynı bilirkişice teyit edilen tespit aşamaları gibi hukuka ve mevzuata uygundur. Yapılan faturalandırmada hiçbir hata bulunmamadığı, diğer yandan  dosya kapsamına sundukları  tüm bilgi ve belgenin  müvekkili şirketçe de dosya kapsamına sunulan bilgi ve belge olmakla birlikte cevap dilekçesinin  deliller bölümünde bahsi geçen belgeler olduğu, ayrıca aksi kanıtlanana kadar geçerli olan kaçak/usulsüz elektrik kulanım tespit tutanaklarına karşın, tutanakların aksini kanıtlar hiçbir somut delil davacı yanca dosya kapsamına sunulmamış olmasına rağmen itirazlarına  aykırı şekilde hüküm kurulduğu, davanın reddine karar verilmesi gerekmekteyken Kısmen Kabul  kararı verilmesinin  hukuken mümkün olmadığı ,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , menfi tesbit talebidir. Davada ; kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile yapılan tahakkukla ilgili olarak , davalı tarafından davacıya düzenlenen  26.03.2020 tarihli, ... numaralı, 06.04.2020 son ödeme tarihli 183.580,07 TL tutarlı faturanın  172.508,28 TL'lik kısmı yönünden menfi tespit talep edilmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;  davacının 6163527119 hizmet numaralı tüketim noktasına ait adresinde 05.03.2020 tarihinde davalı  şirket ekiplerince yapılan kontrolde sayacın sayaç devre dışı bırakılarak direkt bağlı elektrik enerjisi tüketilmek sureti ile kaçak kullanımda bulunulduğu gerekçesiyle  H/292205 numaralı kaçak tespit tutanağı tanzim edildiği,bu tutanağa istinaden tesisin kurulu güç bilgilerine göre 99792 kWh karşılığı olarak 183.580,05 TL kaçak kullanım bedeli tahakkuk ettirilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılamada elektrik mühendisi/akademisyen bilirkişi ...'dan kök ve ek raporlar alınmıştır. Kök bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında 17.03.2020 tarihinde davalı tarafından davacıya elektrik enerjisi tedarikine ilişkin Perakende Satış Sözleşmesi düzenlendiği, davacı abonenin, sözleşme öncesinde,  05.03.2020 tarihinde düzenlenen Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım tespit tutağı ile kayıtsız sayacın devre dışı bırakılmak suretiyle kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiğini, ...'ın tahakkuk ettirdiği 183.580,07 TL'lik faturanın iptal edilerek (128.013,53 TL fazla yapılan tahakkuk), 55.566,54 TL olarak yeniden düzenlenmesi doğru olacağını, “EPDK tarafından hazırlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (R.G.: 30346 Sayı, 30/05/2018 Tarih)”, “Diğer ilgili mevzuatlar ile dosya içeriğindeki; bilgi, belge ve deliller” üzerinde yapılan inceleme kapsamında: 1. “Rapor” içeriğinde detaylı bir şekilde açılandığı üzere; dava konusu faturanın usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, dolayısıyla, Davalı ...”ın tahakkuk ettirdiği 183.580,07 TL'lik faturanın iptal edilerek (128.013,53 TL fazla yapılan tahakkuk), 55.566,54 TL olarak yeniden düzenlenmesi gerektiğini, sonuç olarak Davacı ...'ın düzenlenen 183.580,07 TL'lik faturanın 128,013,53 TL'lik kısmından sorumlu olmadığı yönündeki kanaat  bildirmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; ... Seri No’lu Köhler Marka kayıtsız sayaçtan ve kayıtsız sayaç devre dışı bırakılarak direkt bağlı enerji tüketildiği tespit edilen” ... Seri No’lu “Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı”nda belirtilen kayıtsız  sayaçtan ve kayıtsız sayaç devre dışı bırakılarak direkt bağlı enerji tüketildiği tespit edilen” ... Seri No'lu “Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı”nda belirtilen kayıtsız sayacın (Taraflar arasında 15/10/2020 tarihinde yapılan sözleşme sonrasında sayaç okumaları OSOS (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) üzerinden yapılmaktadır) ti, t2, t3 zaman dilimlerine ait dağılımından 3 zaman diliminde de tüketim yaptığı görülerek dava konusu su kuyusunun 24 saat çalıştığı anlaşılmakla,  dosyaya temin edilen yeni delil, tanzim edilen kaçak tespit tutanağına ve EPTHY'nin, “Kök Rapor” da açıklanan 42/(1), 43/(5), 44/(2), 45/(1),(3).(4) Madde ve Fıkraları'na istinaden Davacı Şirket'in işyerinde kullanılan enerji miktarı:3x220 V x 70 A (R.S,T fazlarından geçen akımların ortalaması) X 24 saat/gün (Tutanak tutulduğu anda abone değil ve ticarethane kullanıcısı) x 90 gün 99.792 kWh olarak hesaplanmasının  doğru olacağı, tahakkuk ettirilecek faturanın ise işbu  “Rapor” içeriğinde belirtildiği üzere 138.916,35 TL (Davalı ... ; bu değeri, davacı tüketiciye mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiği gerekçesiyle, kaçak elektrik  enerjisi tüketildiği dönemdeki tarifenin 2 katını göz önüne alarak, 183.580,07  TL olarak hesapladığını, oysa ... Seri No’lu tutanakta mükerrer kullanıma ait bilgi bulunmamakta olduğunu, dolayısıyla bu değer, kaçak elektrik  enerjisi tüketildiği dönemdeki tarifenin 1,5 katı alınarak hesaplanmalıdır) olarak hesaplanması gerektiğini,  Davalı ...’ın tahakkuk ettirdiği 183.580,07 TL’lik faturanın iptal edilerek (44.663,72 TL fazla yapılan tahakkuk), buna göre 138.916,35 TL olarak yeniden düzenlenmesinin  doğru olacağı yönünde görüş bildirmiştir. Davalı tarafça ,cevap dilekçesinde müvekkili şirket kayıtlarına delil olarak dayanıldığı belirtilmiş olmakla,bu sebeple sözleşme sonrasında sayaç okumalarının  ... (Otomatik Sayaç Okuma Sistemi) üzerinden yapılmaktadır) t1, t2, t3 zaman dilimlerine ait dağılımından 3 zaman diliminde de tüketim yaptığına ilişkin kayıtların sunulmasının yeni delil niteliğinde sayılması sözkonusu olmayacaktır.Zira  30 Mayıs 2018 Tarihli ve 30436 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine göre uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği ,buna göre kaçak kullanım hesabında    Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 44 ,Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre MADDE 45 hükümlerine göre ; \"süre\"  ,\"miktar\" gibi hususların mevzuata uygun şekilde tesbiti gerektiğinden,deliller kapsamında bu hususta belge sunulmasının davalı tarafça yeni delil ibrazı niteliğinde sayılmayacağı değerlendirilmiştir.Diğer yandan ,cevap dilekçesinde mükerrer kullanımdan, bu hususta tutulan tutanaktan  bahsedilmediği gibi, davaya konu kaçak tutanağında da bu hususta bilgi olmadığından davalı tarafın uygulanacak tarifenin 2 katı olarak esas alınması gerektiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Bilirkişi kök raporuna taraflarca yapılan itiraz üzerine alınan ek raporda ,itirazların değerlendirildiği ve dosyadaki deliller itibarıyla ve mevzuat hükümlerine göre incelenerek ve itirazlarla ilgili olarak gerekçeli açıklamalar yapılmak suretiyle hazırlanan ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu,bu sebeple tarafların itiraz ve istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,  davacı ve davalı  tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına,  Davalıdan alınması gereken 3.050,98 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 762,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.288,23 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  İstinaf masrafının  istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef0c2cfa47e077ed","SID":"ee767d3c55186200"}}