{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1097 <br>KARAR NO\t: 2024/587<br>KARAR TARİHİ\t: 04/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/10/2020<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI\t: ...  -...: ...<br>VEKİLİ\t:Av....:<br>DAVALI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...:<br>DAVANIN KONUSU\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 04/04/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : 04/04/2024<br><br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar  sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİANIN ÖZETİ                                                                                                     : <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatif tarafından müvekkiline gönderilen 03.02.2017 tarihli yazı ile kooperatifin ... İnşaat Tic. Bilgisayar Elektrik Büro A.Ş. İle inşaat sözleşmesi yaptığını, kooperatif inşaatının ilgili bütün projelerinin yeniden çizildiğini, ilgili mercilere müracaatla harçları ve vergileri ödenerek ruhsat yenilendiğini belirterek müvekkilinin 56.780,00.TL ödeme yapması gerektiğini, 10 gün içerisinde bu borcun ödenmemesi halinde Kooperatifler Kanunun 27. maddesi gereğince ortaklıktan çıkarılacağının bildirildiği, müvekkilinin defalarca yapılan giderlerle ilgili bilgi almak istediğini ancak davalı tarafından yapılan resmi giderlerin müvekkiline detaylı şekilde hiçbir zaman açıklanmadığını, davalı kooperatif tarafından müvekkiline Adana 10. Noterliği'nin 20/09/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini ve bu ihtarnamesi ile müvekkilinin 23/08/2017 tarih ve 34 numaralı yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkartıldığı, bu güne kadar yatırılan 7.590,00.TL'nin iade edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin usul ve yasa hükümlerine ve iyi niyete aykırı şekilde kooperatif üyeliğinden çıkartıldığını, Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesine hükmüne göre kararın bir örneğinin tebliğ edilmesi gerektiğini, ancak kararın bir örneğinin müvekkiline gönderilmediği, çıkarılma kararının 23.08.2017 tarihi olduğu, notere tevdi tarihinin ise neredeyse 1 ay sonra 20.09.2017 tarihi olduğu ve yasa gereği 10 gün içerisinde notere tevdi edilmediği ve usulsüz olduğu, ihraç prosedürünün yasada belirtilen usule uygun şekilde yapılmadığı, ihtara konu edilen borcun gerçeği yansıtmadığı, müvekkilinin yaklaşık 40 yıldır ilgili kooperatife aidat ödemekte olduğunu, kooperatifin kontrolsüz ve hesap vermeksizin yaptığını iddia ettiği harcamalar sebebiyle son dönemlerde aidatları yatırmadığını belirterek davanın kabulü ile üyelikten çıkarılma kararının iptalini ve davalı kooperatife ait resmi gider, usulsüz gider ve halihazır mamelekin tespitini, mahkemece üyelikten çıkarılma kararı iptaline karar verilmediği takdirde davacıya ödenmesi gereken bedelin davacı üyeye düşen mamelek kısmı dikkate alınarak rayiç bedel üzerinden tespitini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının koooperatif üyesi iken kooperatifin gerek 1163 sayılı yasadan gerekse de kooperatif ana sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediği için toplamda 3 kez ihtar edildiğini ve neticede üyeliğine son verildiğini, müvekkili kooperatifin orta ölçekli bir yapı kooperatifi olduğunu, inşaatlarının tamamlanması ve nihai olarak kooperatifin amacına ulaşması için üyelerinden aidat ve benzer ödenceler toplamak zorunda olduğunu, davacının genel kurul toplantılarına usulüne uygun olarak davet edildiği halde katılmadığını, toplantı tutanaklarının kendisine tebliğ edildiği halde bu toplantılarda alınan hiçbir karara da itiraz etmediğini, kendisine usulüne uygun olarak gönderilen tüm davet kağıtlarına rağmen toplantılara katılmadığı gibi özellikle üyelere yönelik kooperatifin devamı için zaruri olan maddi yükümlülüklerin hiçbirine yasal süresinde itirazda bulunmadığını, davacının 14.01.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında davet edilmesine rağmen icabet etmediğini, bu toplantıda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatına göre belirlenen 64.370,00.TL aidat seviyesine getirileceğine karar verildiği, bu kararların da genel kurul tutanağı ile birlikte 19.01.2017 tarihinde gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, davacının 27.05.2017 tarihli olağan genel kurula davete rağmen toplantıya icabet etmediğini, alınan kararların kendisine tebliğ edildiğini ve yasada belirlenen süreler içerisinde itirazda bulunmadığı gibi iptali yönünde dava da açmadığını, davacıya 31.12.2016 tarihine kadar ödenmesi gereken 56.780,00.TL'nin ödenmemesi üzerine 56.780,00.TL'nin ödenmesi yönünde 10 günlük süre verildiği aksi halde Kooperatif Yasasının 27. maddesi ile kooperatif ana sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince ikinci ihtar neticesinde kooperatif  üyeliğinden çıkartılacağının ihtar edildiğini, ihtarnamenin 09.02.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının bu ihtarnameye herhangi bir itirazının bulunmadığı, davacıya Adana 10. Noterliği'nin 27/04/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 56.780,00.TL birikmiş borcun ödenmesi yönünde 30 gün süre verildiği ödeme yapmaz ya da taksitlendirilmesi talebinde bulunmaz ise Kooperatif Yasası ve Kooperatif ana sözleşmesi gereğince üyeliğinden çıkartılacağının ihtar edildiği, bu ihtarnamenin bizzat eşine tebliğ edildiği, ihtarnamenin tebliğine rağmen davacının herhangi bir itiraz da bulunmadığını yasal sürenin geçmesinin ardından 23.08.2017 tarihinde 34 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının kooperatif üyeliğinden çıkartılmasına ve bu güne kadar ödenen tutarın kendisine ödenmesine karar verildiği ve bu kararın davacıya tebliğ edildiği ve davacının bu karar üzerine dava açtığı, davacının dava açmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacının yasal haklarının hiçbirini zamanında kullanmadığını, davacının davasını terditli açtığını, kendilerince haklı ve usulüne uygun olarak yapılan üyelikten çıkış kararının iptalinin haksız olarak talep edildiğini, davanın iptal istemi yönünden reddi gerektiğini, davacının iptal olmaması halinde kooperatif mamelekin hesaplanması ve oranlanmasından sonra ödeme yapılması talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                      :<br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar  sayılı kararı ile; davalı kooperatif tarafından verilen 23.08.2017 tarihli kararın Kooperatif Kanunu 16/3-2. maddesinde \"Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir.\" hükmü ve Kooperatif Ana Sözleşmesi  14/3-2. madde \" Kararın onaylı örneği çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 içinde notere tevdi edilir.\" hükmüne yer verilmiş olup, davaya konu kooperatif kararının 23.08.2017 tarihinden itibaren Yasada ve Kooperatif Ana Sözleşmesinde belirtilen 10  günlük sürenin geçmesinin ardından 20/09/2017 tarihinde Adana 10. Noterliği'nce işleme alındığı ve ... yevmiye numarasının verildiği gibi noterliğe sunulan ihtarname başlıklı dilekçenin ekinde kanunda belirtildiği gibi Yönetim Kurulu Kararının onaylı örneği noterliğe ibraz edilmediği, ayrıca tebligat mazbatasının incelenmesinde davacının adresinin geçici olarak kapalı olduğundan bahisle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi'ne göre tebligat yapıldığını, Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesine göre tebligat memuru tarafından davacının geçici olarak adreste bulunmadığı belirtilmiş ise de; davacının ne sebepten ötürü adreste bulunmadığı, ne kadar süredir adreste bulunmadığı ya da ne kadar süre içerisinde adrese döneceğinin yeterince tahkik edilmediği anlaşıldığından Kooperatif Kanunu 16/3-2. maddesi ve Kooperatif Ana Sözleşmesi  14/3-2. maddesi, Tebligat Kanunu'nun 21. maddeleri hep birlikte değerlendirildiğinde davacının kooperatif üyeliğinden çıkarma işleminin ve buna ilişkin tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacı ...'ün S.S. Çukurova Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline dair karar verilmiştir. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                 :<br>Davalı vekili istinaf talebi ile; davacı ...'ün müvekkili kooperatifin üyesi iken kooperatifin gerek 1163 Sayılı Yasadan gerekse de kooperatif ana sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmediği için toplamda 3 kez ihtar edildiğini, neticede yasadan ve kooperatif ana sözleşmesinden kaynaklanan yetki ve görevle kooperatif üyeliğine son verildiğini, davacı ...'ün genel kurul toplantılarına usulüne uygun olarak davet edildiği halde toplantılara katılmadığını, toplantı tutanakları kendisine sonrasında tebliğ edildiği halde bu toplantılarda alınan hiçbir karara da itiraz etmediğini, kendisine usulüne uygun olarak gönderilen tüm çağrı-davet kağıtlarına rağmen toplantılara katılmadığı gibi özellikle üyelere yönelik kooperatifin devamı için zaruri olan maddi yükümlülüklerin hiçbirine yasal süresi içerisinde itirazda bulunmadığını, Tebligat Hukuku konusunda bilgisi olmayan bilirkişi tarafından yapılan tebligatın usulüne ilişkin haksız ve hukuka aykırı beyanların da kabulünün mümkün olmadığını, davacının usulüne uygun çağrıya rağmen genel kurula katılmadığı gibi, genel kurul kararları kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen bu kararlara da yasal süresi içerisinde dava ya da itiraz yoluna gitmediğini, Bilirkişinin gerek Kooperatif Hukuku gerekse de Tebligat Hukuku anlamında yeterli bilgi ve donanıma haiz olamdığı halde her iki konuda da mütalaa vermiş olup; yetkisiz ve yetersiz bilirkişinin uzmanı olmadığı hususlarda bilirkişi mütalaası hazırlamasının açıkça hukuka aykırı olup anılan raporu kabul etmediklerini, itirazlarına rağmen yeniden inceleme yapılmadığını, davacının belirtilen usul ile 14/01/2017 tarihli olağan genel kuru toplantısına da  davet edilmesine (13/12/2016 tarihli davetiye ile) rağmen icabet etmediğini, davacının  genel kurul toplantılarına katılmadığı gibi genel kurul tutanakları kendisine tebliğ edilmesine rağmen 1163 Sayılı Yasada belirtilen yasal süreler içerisinde de itirazda bulunmadığı gibi iptali yönünde dava da açmadığını, davacının yasal haklarının hiçbirini zamanından kullanmadığı gibi yasal yükümlülüklerini de zamanından yerine getirmediğini, açılan davanın işte tam da bu sebeplerle reddi gerekirken kabul edilmesinin de  haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının üyelikten kaynaklanan borcunun keyfi olarak hesaplanmamış aksine Çevre Şehircilik Bakanlığı birim fiyatlarına göre hesaplandığını, bu hesapla da davacıya özel olarak yapılmamış tüm üyeler için belirtildiğini, bu hesaplamaya göre davacının ödemekle yükümlü olduğu tutar 64.570.TL olup davacının yalnızca 7.590.TL ödediğini, bu hesaplamalara dair genel kurul kararlarını ve kesinleşmiş(davacının katılmadığı,tebliğe rağmen itiraz etmediği)bilançolarda belirtilen rakam davacı tarafından 2 haklı ihtara rağmen ödenmemesi üzerine kooperatif yasası ve ana sözleşmesi gereğince üyelikten çıkartıldığını, Kooperatif üyelerinin kooperatiften çıkış usulleri ile çıkış sonrası hak edecekleri geri ödemeler ile bunlara dair usuller de 1163 sayılı yasada ve müvekkil kooperatifin ana sözleşmesinde açıkça belirtildiğini, buna göre her üye kooperatiften ayrıldığında ancak yatırmış olduğu aidatı kendisine ödenebileceğini, bu ödenmiş aidatlara da talep tarihinden önce faiz de işletilmeyeceğini, davacı tarafın bu amir ve açık hükümler karşısında usul ve yasada karşılığı bulunmayan kooperatifin mamelekinden davacıya düşecek hisse oranından geri ödeme talep edilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu, bu hususta çok açık bir yasa ve kooperatif ana sözleşmesinin mevcut olduğunu, ilk derece mahkemesinin de davaya esas alması gereken 1163 sayılı yasa ile kooperatif ana sözleşmesi olduğunu, bunun dışında kooperatiften çıkartılan davacıya başka bir usulde hesaplamayla ödeme yapılamayacağın, davacının bunun aksi yönündeki talepleri haksız ve hukuka aykırı olup tüm taleplerin reddi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiğini, dosyanın kooperatif hukuku konusunda uzman bir heyete tevdii ile yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini ancak kabul edilmediğini, eksik ve hatalı inceleme sonucu ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiğini, davacının davasını terditli açtığını, davacının üyelikten çıkartılma kararı ve izlenen usul yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğunu,  üyelikten çıkış kararının alınmasından itibaren 10 gün içerisinde davacıya tebliğ edilmemesinin davacı yönünden bir hak kaybına sebebiyet vermediğini, açılan dava da yasal süresi içerisinde açılmadığını, hak düşürücü süreye göre de davanın reddi gerektiğini, bunun yanı sıra davacının iptal olmaması halinde davacıya kooperatifin mamelekinin hesaplanması ve oranlanmasından sonra ödeme yapılmasına dair talebinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini, Yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                                                   :<br>Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar  sayılı tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE       :<br>Dava,  kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali olmadığı takdirde davalıya ödenen bedelin tespiti  istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı  tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacının, davalı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatif tarafından ödemelerini yerine getirmediği iddiasıyla davacıya 1. ve 2. ihtarnamelerin gönderildiği ve ihtarnamelere rağmen ödeme yapmadığı gerekçesiyle davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından 23/08/2017 tarihli 34 numaralı kararla ihracına karar verildiği, ihraç kararına karşı davacı tarafından işbu ihraç kararının iptali davası açıldığı anlaşılmakta olup, ihtilaf davacı hakkında verilen ihraç kararının doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br> 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14/2. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun  ödenmesi  için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.<br>Somut olayda davalı kooperatif tarafından davacıya Kooperatifler Kanunu'nun 27. Ve anasözleşmenin 14/2 maddesine uygun olarak 10 gün ve 1 aylık süreleri içerir ihtarname düzenlendiği, ihtarnamelerin davacıya tebliğ edildiği kaldı ki davacı tarafın söz konusu ihtarnamelerin kendisine tebliğ edilmediği yönünde bir iddiasının da bulunmadığı görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince davalı kooperatif tarafından verilen Adana 10.Noterliğinin  20.09.2017 tarihli ... numaralı noter ihtarnamesinin( çıkarmaya konu 23.08.2017 tarihli 34 numaralı karar)  tebligat mazbatasının incelenmesinde davacının adresinin geçici olarak kapalı olduğundan bahisle Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi'ne göre tebligat yapıldığını, Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesine göre tebligat memuru tarafından davacının geçici olarak adreste bulunmadığı belirtilmiş ise de; davacının ne sebepten ötürü adreste bulunmadığı, ne kadar süredir adreste bulunmadığı ya da ne kadar süre içerisinde adrese döneceğinin yeterince tahkik edilmediği anlaşıldığından Kooperatif Kanunu 16/3-2. maddesi ve Kooperatif Ana Sözleşmesi  14/3-2. maddesi, Tebligat Kanunu'nun 21. maddeleri hep birlikte değerlendirildiğinde davacının kooperatif üyeliğinden çıkarma işleminin ve buna ilişkin tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği görülmüş ise de davacı tarafın üyelikten çıkarıldığına ilişkin 20.09.2017 tarihli ihtarın kendisine tebliğ edilmediği yönünde bir iddiasının olmadığı görülmüştür.Bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın bu gerekçeyle  kabulüne karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.<br>Davacı tarafın ihtarnamede çıkarmaya konu borcun sebebinin, ayrıntılarının açıkça yazılması gerektiğini, taahhhuk edilen 56.780,00 TL borcun kaynağının gösterilmediğini bu sebeple ihraç kararının usulsüz olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.<br>Kooperatifin ortağı hakkında ihraç kararı verebilmesi için ihtar edilen borcun gerçek borcu yansıtması, ihtar edilen borç ile gerçek borç arasında fahiş bir farkın bulunmaması gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/07/2010 tarih ve 2009/2113 E., 2010/7860 K.sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2010 tarih ve 2009/6208 E., 2010/12124 K.sayılı kararı, Yargıtay 15. Hukuk Daire'sinin 28/06/2021 tarih ve 2021/1105 E., 2021/2997 K.sayılı kararları da bu yöndedir.)<br>İhtarnamede borcun sebebi ve miktarının açıkça gösterilip gösterilmediği hususunda düzenlenen bilirkişi raporu uyarınca; 31.12.2016 tarihine kadar ödenmesi gereken 56.780,00-TL borcun olduğu belirtilmiş ise de bu borcun ayrıntıları ve dökümü ihtarname ekinde davacıya gönderilmediği, dava dosyasına sunulan davacıya ait üye aidat defter fotokopisini incelenmesinden davacının 2013 yılından 2014 yılına devreden 49.570,00-TL borcunun olduğu, 2014 yılı aidatının 4.200,00-TL olduğu belirtilmiş, 2015 yılı aidatının ise 7.200,00-TL olduğu, 2016 yılı aidatının 3.600,00-TL olduğunun anlaşıldığı, ancak Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen Ticaret Sicil kaydındaki olağan ve olağanüstü genel kurul tutanaklarının incelenmesinde 30.06.2012 tarihinde yapılan 2011 yılı olağan genel kurulunda 2012 yılı aidatının aylık 100,00-TL olarak belirlendiği, 29.06.2013 tarihinde yapılan 2012 olağan genel kurul toplantısının gündem maddelerinin incelenmesinden; 2013 yılı aidatının aylık 100,00-TL olmak üzere toplam 1.200,00-TL ayrıca yönetim kurulunun yapacağı masraflar için ekstra 300,00-TL ödenmesinin oy çokluğuyla kabul edildiği, bu bağlamda 2013 yılında her üyenin ödeyeceği aidat ve masrafın 1.500,00-TL olduğunun tespit edildiği, 2014 yılmda yapılmış herhangi bir olağan ve olağanüstü genel kurul toplantısına rastlanmadığı, 24.01.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinden 2015 yılı için belirlenmiş herhangi bir aidata rastlanmadığı gibi ayrıca 2015 yılında yapılmış herhangi bir olağan genel kurul tutanağına da rastlanmadığı, 08.10.2016 tarihinde yapılmış olan olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinden de herhangi bir aidat belirlenmediği gibi 2016 yılında yapılmış olağan genel kurul tutanağına da rastlanmadığı,27.05.2017 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul tutanağında 2017 yılı için belirlenmiş herhangi bir aidata rastlanmadığı, davacı ...'e ait üye kayıt ve aidat defteri fotokopisinin incelenmesinden davacının 2013 yılından 2014 yılına devreden 49.570,00-TL borcunun olduğunun gösterildiği ancak bu borcun hangi yıllardan geldiğinin belirtilmediği, 49.500,00-TL'lik borcun ne şekilde taahhüt ettiği de anlaşılamadığı, 2014 yılında 4.200,00-TL yıllık aidat borcu olduğu belirlenmiş olmasına rağmen, yukarıda da belirtildiği üzere 2014 yılında herhangi bir olağan ve olağanüstü genel kurul tutanağına rastlanmadığından 4.200,00-TL aidat borcunu da ne şekilde taahhüt ettiğinin belirlenemediği, yine 2015 yılında 7.200,00- TL aidat borcu tahakkuk ettirildiği, 2015 yılı olağan genel kuruluna rastlanmadığı, 2015 yılında yapılan olağanüstü genel kurulunda da aidat belirlenmediğinden 7.200,00-TL aidat borcunun ne şekilde tahakkuk ettiğinin belirlenemediği, 2016 yılında aidat borcunun 3.600,00-TL olduğu belirtildiği ancak 2016 yılında yapılmış herhangi bir genel kurul toplantı tutanağına rastlanmadığından 2016 yılı tutarının da ne şekilde tahakkuk ettirildiği davalı kooperatif tarafından izah edilmediğine dair rapor düzenlendiği görülmüştür.<br> Bu bağlamda davacıya çekilen ihtarlardaki talep edilen alacağın dayanağı açık ve net olarak gösterilmediğinden, Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde davacıya ihtarname keşide edilmemiş olması nedeniyle davacının kooperatiften ihraç şartının oluşmadığı  anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince farklı gerekçeyle davanın kabulüne ilişkin karar, sonucu itibariyle doğru olsa da; gerekçesi doğru olmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davalının sadece gerekçe yönünden ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabülüne karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t        :<br>1-6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin davanın esası yönünden ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun REDDİNE,<br>2-6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin sadece gerekçe yönünden ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABÜLÜNE, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>4-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>5-Davanın KABULÜNE,<br>6-Davacı ...'ün S.S. Çukurova Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin 23.08.2017 tarih 34 numaralı Yönetim Kurulu Kararın İPTALİNE,<br>7-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 31,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>8-Davacı tarafından yapılan 31,40.TL harç gideri, 894,70.TL bilirkişi ücreti ve posta gideri  olmak üzere toplam 926,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>9-6100 Sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>10-6100 Sayılı HMK'nin 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>İstinaf incelemesi yönünden;<br>1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,<br>2-6100 Sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince taraflara İADESİNE,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t\t\t<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db8b4dabbe776b24","SID":"b16922c85d19ff39"}}