{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 15/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : ANTALYA 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ : 18/01/2021<br>DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ : 15/03/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davalı alacaklı şirket tarafından müvekkilleri ... ve ... hakkında Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe dayanak 24/04/2017 tarih ... seri nolu 149.827,71-TL bedelli muhatabı  ... Şti. olan fatura bedelinin 97.039,00-TL'si için giriştiği takipte kötü niyetli olarak müvekkillerini de takip borçlusu olarak gösterdiğini belirterek borçlu olmadıklarının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, müvekkili şirketin mobilya sektöründe çalışmakta iken davacı ... ile mobilya ustası olması sebebiyle ticari ilişkiye girdiğini, müvekkilinin piyasadan aldığı işleri, kendi iş yerinde kendi makineleriyle davacılardan ...'e yaptırdığını, işler bu şekilde yürükken piyasaya gerçekte ...'in sorumlusu olduğu; fakat hukuken müvekkilinden istenebilecek bir miktar borç oluştuğunu, daha sonra müvekkilinin mobilya sektöründen çıktığını ancak, sahibi olduğu iş yerinde mobilya işinde kullanılan makine ve malzemeleri ...'in işlerini yürütebilesi için mülkiyetini devretmeksizin ...'e emanet olarak bıraktığını, davacılardan ... ’un gerçekte kendisinin sorumlusu olduğu bu borçları ödeyememesi üzerine bu makinelerin bulunduğu iş yerini önce eşi diğer davacı ...'e devrettiğini, buna rağmen sorunu çözemeyince de eşi ... adına dava dışı diğer takip borçlusu ...  Şti.'yi kurdurduğunu, davacı ...'dan alacaklı olan kendi işçilerinin alacaklarını tahsil edebilmek için müvekkilinin davacı ...'a emanet olarak bıraktığı makine ve malzemeleri haczettiklerini, ancak bu haciz sırasında haciz mahallinin dava ve takip dışı ... isminde bir başka şirket tarafından işletiliyor gözüktüğünü, müvekkile ait mallar ...'in borcundan dolayı ... isimli şirketin yedinde iken haczedildiğini, müvekkilinin bu hacizler üzerine istihkak iddiasında bulunup istihkak davaları açtığını, ayrıca, gerçekte ...'den olan alacağını tahsil edebilmek için ...'in araya muvazalı olarak kattığı ... ve ... şirketini borçlu göstermek suretiyle müvekkiline ait makine ve malzemeler ile müvekkilin ...'in borçu için teminat olarak ... ve ... şirketi lehine keşide ettiği çek bedellerinin karşılığı olmak üzere toplam 149.827,00-TL'lik fatura düzenleyip bunun 97.039,00-TL'sini takip konusu ederek ..., ... ve ... Şti.'nden kalan 46.000,00-TL'lik kısımını ise; ... ve ... sorumlu tutarak takibe geçtiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"Davacılar hakkındaki takibe konu edilen borcun borçlusunun tarafların ticari defterleri, aralarındaki hukuki ilişkinin mahiyeti itibarıyla davacılar değil dava dışı takip borçlusu ... şirketi olduğundan, alacağın dayanağı olan faturanın davalı tarafından dava dışı borçlu şirket adına düzenlenmiş olması bunu teyit eder şekilde taraflar arasında bir çek trafiğinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması, dava dışı borçlu şirket adına fiilen işlerin ... tarafından yapılmasının davacılar borçlu hale getirmeyeceği, kanaatine varılmakla davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacılar ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafın icra takibine konu ettiği faturanın ... . Şti. adına kesildiğini, faturanın içeriğine bakıldığında \"yatak odası ipek mat lake\" açıklaması bulunduğunu, buna rağmen takip talebinde sanki bu fatura başka bir amaçla kesilmiş gibi anlatılıp talepte bulunulduğunu, bu durum açık bir şekilde kötüniyetin göstergesi olduğunu, davalı tarafın takibi başlatırken bu fatura ile ilgili olarak müvekkillerinden şahsen bir alacak talebinde bulunamayacağını bilecek durumda olduğunu,  buna rağmen haksız ve kötüniyetli hareket ederek müvekkillerini de takibe dahil ettiğini, dava konusu olayda da davalının bir tacir olması sebebi ile basiretli ve özenli davranma yükümlülüğü olduğunu, bir limited şirkete kesilmiş fatura ile ilgili olarak limited şirketin yetkilisine ve eşine karşı icra takibi yapılmasının hukuki olarak bir açıklaması olmadığını,  bu nedenle yapılan işlemin açıkca haksız ve kötüniyetli olduğunu, tazminat talebinin yasal şartları oluştuğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararının istinaf itirazları  neticesinde kaldırılarak dava  değerinin  %20 si oranında kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacıların fikir ve eylem birliği içerisinde kötü niyetle hareket ederek müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyerek ekonomik olarak zarar vermeye çalıştıklarını, müvekkili şirketin ticaret adresini taşıyarak; müvekkili şirkete ait olan faturalı malların davacı ... ve eşi ...'e zimmetle, imza karşılığı teslim etmek suretiyle davacıların  aynı eski şirket merkezinde ahşap sektöründe faaliyet göstermesine ve makinaları kullanmasına müsaade ettiğini, davacıların ilamsız takibe ilk başta itiraz etmediklerini, aslında şirkete ait olduğu halde ticari itibarlarının zedelenmemesi için haciz ve muhafaza altına aldıkları hacze de hiç itiraz etmediklerini, müvekkili şirketin talebinin baştan beri mülkiyeti kendisine ait olan ve davacıların zilyetliği altında kullanımında olan makinaların kendilerine teslimi ve 3. kişilere devir veyahut haczinin önlenmesinden ve sundukları fatura ve çek karşılığı alacağın tahsilinden ibaret olduğunu, davacıların kötü niyetle ve muvazaalı işlemleri neticesinde ve 3. kişilerle danışıklı dövüş içerisinde ortadan kaybolan bir kısım makine ve techizat ile hacze konu edilen makinaların bedelinin ve bir kısım çek ve nakit ile bir takım fatura karşılığı müvekkili şirketin haklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe ilk başta borçluların itiraz etmemesi  nedeniyle kötü niyetle açmış olduğukları her türlü hukuki mesnedden yoksun taleplerinin ve davanın reddinin gerektiğini, birçok istihkak davası açmak durumunda kaldıkları haksız haczedilen makinaların davacıların kötü niyetle ve muvazaalı işlemleri neticesinde ve 3. kişilerle danışıklı dövüş içerisinde ortadan kaybolan bir kısım makine ve techizat ile hacze konu edilen makinaların bedelinin davacılardan tahsilinin gerektiğini, İlk derece mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, kamu düzeninin ihlal edildiğini, hiçbir delillerinin  toplanmadığını, ne icra hukuk mahkemelerinden ne de icra dairelerinden hiçbir dava ve icra takip dosyası getirtilmediğini, davacılara verilen çeklerin bedelinin kim tarafından tahsil edildiği, bankaya kimin tarafından ibraz edildiğinin sorulmasına ilişkin ve davacıların isticvaben dinlenmesi taleplerinin mahkemece hep göz ardı edildiğini ve usulsüz olarak reddedildiğini  beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  Menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK.) 72.maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun “tazminat” isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5.fıkrası aynen “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz” hükmünü içermektedir. 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 2004 sayılı İİK’nın 72/5. fıkrasında yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” olarak değiştirilmiştir. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku, 2006, s. 334, 335). Başka bir ifadeyle; İİK’nın 72. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. <br>Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davaya konu takibe esas faturanın incelenmesinde; dava dışı ... Şti. adına kesildiği ve faturanın muhtevasına ilişkin \"yatak odası ipek mat lake\" açıklaması bulunduğu, davalı yan vekilinin ön inceleme celsesinde alınan beyanında; takibe konu faturanın davacı ...'den olan alacakları için, haczedilen makine ve teçhizat bedeli ile teminaten verilen çek bedellerinin karşılığı olarak, düzenlendiğinin beyan edildiği; ancak faturanın dava dışı şirket adına düzenlendiği ve dava dışı şirket adına ticari defterlerine kaydedildiği, İlk Derece Mahkemesince de; davacılar hakkındaki takibe konu edilen borcun borçlusunun tarafların ticari defterleri, aralarındaki hukuki ilişkinin mahiyeti itibarıyla davacılar değil dava dışı takip borçlusu ... Şirketi olduğunun belirlendiği, yine davalı tarafça bildirilen çeklerin de dava dışı şirket adına keşide edildiği ve dava dışı şirket hesabına tahsil edildiği, buna rağmen davacı gerçek kişiler aleyhine de takibe girişildiğinin anlaşılması karşısında davalı yanın takipte haksız ve ayrıca kötüniyetli olduğunun ispatlanması sebebiyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile bu yöndeki istemin reddine karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Bu sebeple davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin istinaf isteminin incelenmesinde; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, faturanın dava dışı şirket adına düzenlenip, davalı yanca dava dışı .... Şirketi adına ticari defterlerine kaydedilmesine, davalı tarafça teminaten verildiği beyan edilen çeklerin de dava dışı şirkete ciro edilip, dava dışı şirkete ödenmesine, davacılar aleyhine takibe konu edilen borcun borçlusunun tarafların ticari defterleri ve aralarındaki hukuki ilişkinin mahiyeti itibarıyla davacıların değil dava dışı takip borçlusu ... Şirketi olduğunun belirlenmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı  vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ANTALYA 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/01/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KABULÜYLE; Davacıların davalı alacaklı tarafından haklarında Antalya 16. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen takipte takip konusu 97.039,00-TL asıl alacak ve ferisi 334,98-TL den dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, <br>Koşullar oluştuğundan alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 19.474,79-TL kötüniyet tazminatının davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine, <br>a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.628,73 TL harçtan peşin olarak yatırılan 1.657,19 TL harcın mahsubuyla bakiye 4.971,54 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>b-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 1.657,19 TL peşin harç toplamı 1.693,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>c-Davacı  tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, keşif masrafından oluşan toplam 304,00 TL yargılama giderinin  davalıdan alınarak  davacıya VERİLMESİNE, <br>d-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>e-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde  davacıya İADESİNE, <br>b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.651,61 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.662,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.988,71 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>c-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan  162,10  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak  davacıya VERİLMESİNE, <br>d-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 15/03/2024<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f403df968233f720","SID":"6e47c236b8967b39"}}