{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/556 - Karar No:2024/255<br>                       <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2022/556 <br>KARAR NO\t: 2024/255<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/276 E-2022/109 K<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/04/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan menfi tespit davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; müvekkilinin Türkiye genelinde ..., ... gibi firmalara soğutma sistemleri montaj, servis gibi hizmetler sunduğunu, Ankara'da bulunan söz konusu firmalara ait işlerin de davalı ...'e verildiğini, anılan firmaların herhangi bir montaj, servis vs. işi  olduğunda müvekkili şirket tarafından durumun davalıya iletildiğini, davalının da bu işleri davacı adına yaptığını, işin nitelik ve hacmine göre de davacıdan ücret aldığını, taraflar arasında işleyen bir cari hesap bulunduğunu, buna göre, davalı tarafın yaptığı iş ve işlemlere ilişkin fatura düzenleyip davacı müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin de bu fatura bedelini ödediğini, ancak davalı / alacaklının ihtar göndermeden ve davacı müvekkili ile mutabakat sağlamadan kendi kendine bir cari hesap ekstresi keserek, bu ekstrede gözüken 15.893,31 TL cari hesap alacağı için Ankara 8.İcra Müdürlüğü’nün 2020/290 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, ödeme emrinin bir şekilde kesinleştiğini, borca itiraz etme imkânı kalmadığını, müvekkilinin anılan icra dosyası ve dayanağı belgeden ötürü  karşı tarafa hiçbir borcu olmayıp, tam aksine müvekkilinin karşı taraftan alacaklı olduğunu, takip dayanağı 26/12/2019 tarihli ekstrede geçen faturaların müvekkiline gönderilmediğini, bu faturalara ilişkin herhangi bir iş yada işlem yapılıp yapılmadığını dahi bilmediklerini, bu bakımdan da takip dayanağı hesap ekstresini kabul etmediklerini belirterek; müvekkili şirketin davalıya Ankara 8.İcra Müdürlüğü’nün 2020/290 Esas sayılı dosyası ve dayanağı belge nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacı şirketin, ..., ... gibi firmaların soğutma sistemlerinin montaj ve servis gibi işlerini yaptığını, bu firmaların Ankara ilinde bulunan mağazalarında yaşanan problem ve yeni işlerinin de müvekkili eliyle yapıldığını, bu firmalardan talep geldiğinde veya bakımları yapılacağı zaman, davacı şirketin müvekkiline haber verdiğini, müvekkilinin de bu firmaların mağazalarına giderek problemleri çözerek davacıdan parça ve hizmet bedellerini tahsil ettiğini, sunulan \"Servis Fişleri\" ile ticari kayıtlarda yer alan faturalar ve ödeme kayıtlarının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ortaya koyduğunu, tarafların uzunca bir süre problemsiz olarak çalıştıklarını 2019 Nisan-Ağustos aylarında müvekkilince yapılan işlerden sonra, yapmış olduğu hizmet ve parça bedellerinin davacıdan tahsili konusunda birtakım sıkıntılar yaşanmaya başladığını ve alacaklarını tam olarak alamadıklarını, bu döneme ilişkin müvekkili firma tarafından düzenlenen \"Servis Fişleri”nin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu fişlerde hem müvekkili firma çalışanlarının hem de işin yapıldığı ilgili firma personelinin imzaları bulunduğunu, servis fişlerinin ayrıca davacı firmanın da yer aldığı ortak whatsapp grubuna gönderildiğini, davaya konu işe dair ekte yer alan imzalı servis fişlerinin de aynı şekilde vvhatsapptan davacı firmaya gönderildiğini, dosyaya sunulan yazışmalardan da davacı ... şirketinin ilgili servis fişlerini gördüğünün, yazışmaya katıldığının ve cevap verdiğinin görüldüğünü, dolayısıyla davacının yapılan işten haberi olmadığı iddiasının doğru olmadığını, ekte sunulan cari hesap ekstresinden ve müvekkili ticari defter ve kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, davacı şirketin müvekkiline biriken cari hesap borcu sebebiyle kısmi ödemeler yaptığını, ancak cari borcunu kapatmadığını, bakiyenin ödenmesi talep edilmiş ise de müvekkilinin sürekli oyalandığını, müvekkilinin alacaklı olduğu bilinmesine rağmen düzenlemiş olduğu 24/12/2019 tarih ve 163910 numaralı faturanın kötüniyetli olarak iade edildiğini, her ne kadar davacı tarafından takip dayanağı belgenin kendisine gönderilmediği iddia edilmişse de sunulan delillerden anlaşılacağı üzere cari hesap ekstresinin davacıya takip öncesinde ve ödeme emri ekinde tebliğ edildiğini, davacının cari hesap ekstresinden, 24/12/2019 tarihli fatura içeriğinden ve yapılan işlerden bilgisi olduğunu belirterek; kötüniyetle ikame edilen davanın reddini, borçlu olmadığını iddia ettiği miktarın %20'si tutarında icra inkâr tazminatı takdirini savunmuştur.<br>\tMahkemece; davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı yönünden davacı aleyhine yapılan icra takibi  nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, Ankara 8. İcra Dairesi’nin 2020/290 sayılı icra dosyasında, davalı ... tarafından davacı  ... Soğutma... Ltd. Şti. hakkında cari hesaba dayalı 15.819,31 TL alacak için icra takibi yapıldığı, takibin kesinleştiği, takip dayanağı cari hesap ekstresinin 01/01/2019-24/12/2019 tarihleri arasında tutulmuş olduğu, 4 adet fatura kaydı ile yapılan ödemeler düşüldükten sonra 15.819,31 TL bakiye alacak görüldüğü, davalı ...’in yüklenici olması nedeniyle takip konusu alacak tutarında işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıt yükü altında olduğu, buna yönelik teknik servis formlarının dosyaya sunulduğu, sunulan formların incelenmesinde 2019 tarihinde düzenlendiği, çok sayıda olduğu ve soğutma sistemlerinin onarılmasına yönelik ..., ... gibi birden fazla işletmenin farklı alışveriş merkezlerindeki iş yerlerinde onarım hizmeti sunulduğunun anlaşıldığı, mahkemece yapılan değerlendirmede; davalının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü 15.819,31 TL bakiye alacağın davalı defterinde kayıtlı olup, davacı defterinde kayıtlı olmayan 24/12/2019 tarihli 22.355,64 TL faturadan kaynaklandığı, davacı tarafından faturanın, bu fatura içeriği hizmet ve iş bedeli alacağı konusunda bir mutabakat sağlanmadan düzenlendiğinin ileri sürüldüğü, davalı tarafından dava konusu fatura içeriği işin yapıldığını kanıtlamak üzere sunulan teknik servis formlarının 2019 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin olduğu, her ne kadar davalı işin yapıldığına yönelik tanık dinletme isteminde bulunmuş ise de, takibe dayanak cari hesap ekstresi incelendiğinde uyuşmazlık konusu faturadan bir önceki faturanın Eylül 2019 tarihinde düzenlenmiş olması ve davacı tarafından da bu faturanın kabul edilerek ödenmiş olması, sunulan çok fazla sayıdaki servis formu konusu düzenlenen iş bedelinin Eylül ayından sonraki bir onarıma ilişkin olmaması dikkate alındığında Aralık 2019 tarihli fatura içeriğini açıklamaya yönelik olmayacağından tanık dinletme isteminin reddedildiği, davalının yemin deliline dayandığı, son duruşmada başka bir delil sunulup sunulmayacağının sorulduğu, yemin deliline dayanılmadığı, davalı yüklenici tarafından Eylül 2019 tarihinden sonra düzenlenen fatura içeriği işin yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2020/290 sayılı icra dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin 2019 yılı içerisinde yapmış olduğu işlerin bedellerinin bir kısmını faturalandırdığını ve ödemesini aldığını, ödeme alamadığı kısımları da bir sonraki fatura dönemine aktardığını, 2019 yılının Eylül ayında kesilen faturaya ilişkin olarak yapılan ödeme oldukça yetersiz olduğundan davacı şirkete birikmiş ödemeler yapılmadan çalışmayacağının bildirildiğini, dosya içerisindeki fatura ve yazışmalar, servis formları, ticari defterler incelendiğinde 2019 yılının Ekim ayından itibaren davacı için çalışma yapılmadığının ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin bittiğinin anlaşıldığını, bundan sonra müvekkilinin sürekli oyalandığını, ekonomik koşullar neticesinde daha fazla dayanamayarak birikmiş alacakları için 24/12/2019 tarihli faturayı oluşturarak davacıya gönderdiğini, ancak davacının faturayı 4 gün sonra iade ettiğini, Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/290 Esas sayılı dosyası incelendiğinde takibin konusunun 24/12/2019 tarihli fatura değil, cari hesap olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla Mahkeme'nin fatura alacağı düşüncesi ile davayı yürütmesinin ve davanın kabulüne karar vermesinin usul, yasa ve somut gerçekliğe aykırı olduğunu, 24/12/2019 tarihli faturanın birikmiş ödenmeyen borçlardan dolayı ortaya çıktığını, davacının ödeme yapmasını sağlamak ve ticari ilişkiyi sonlandırmak ve kazancı vergilendirmek amacıyla düzenlendiğini, Mahkemenin 2019 yılının Eylül ayında düzenlenen bir faturanın ödenmiş olması ve 24/12/2019 tarihli faturanın 2019 yılının Ekim-Kasım-Aralık aylarında yapılan işlemlere ilişkin olduğu ve bu döneme ilişkin servis fişi sunulmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, zira 2019 yılının Ekim ayından sonra zaten taraflar arasında bir ticari ilişki olmadığını, yukarıda belirtildiği üzere müvekkilinin evvelki dönemlerden birikmiş olan alacağını vergilendirmek ve tahsil etmek için bu faturayı düzenlediğini, faturanın Mahkemece yanlış yorumlandığını, alacak konusu fatura olsa fatura bedeli olan 22.355,64 TL'nin icra takibine konu edilmesi gerektiğini, oysa icra dosyasına konu edilen alacak bedelinin 15.819,31 TL olduğunu bu hususun dahi cari hesap alacağının asıl konu olduğunu ve ticari ilişkinin salt 24/12/2019 tarihli fatura ile ilgili olmadığını ispatladığını, Mahkemece tarafların çalışma ve borç ödeme sisteminin açıklanmasına imkan tanınmadığını, tam anlamıyla hakim olunmayan bir borç kaynağına ilişkin tanık dahi dinlenmeden karar verildiğini, taraflar arasında geçmiş dönemden biriken bir borç ilişkisi olduğunun dosyaya sunulan Whatsapp kayıtları ile de sabit olduğunu, yazışma içeriklerinden de anlaşılacağı üzere, müvekkili firmanın, davacı firma tarafından sürekli oyalandığını, bu yazışmalarda çalışma yapılmayan dönemde dahi müvekkili şirket çalışanının davacıdan biriken dönem borçlarını tahsil etmeye çalıştığının, davacı şirket çalışanlarının borcu kabul ettiğinin ve ödeyeceklerini belirttiklerinin anlaşıldığını, sunulan delillere ve davacının dahi müvekkili çalışmalarını kabul etmesine rağmen verilen kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava eser sözleşmesinden davalı yüklenici tarafından iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararına karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında, davacının Türkiye genelinde soğutma sistemleri montaj ve servis gibi hizmetler sunduğu ..., ... gibi firmaların Ankara'da bulunanlarının bu tür işlerinin yapılması konusunda eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır.<br>\tİş bu menfi tespit davasına konu Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/290 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde davalı alacaklı ... tarafından cari hesap alacağına dayanılarak 15.891,31 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş; yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda, davacının 2019 yılı yevmiye defterindeki kayıtlara göre davalı tarafından düzenlenen 3 adet toplam 7.471,17 TL bedelli faturaların kayıtlı olup, bu faturalar karşılığında banka aracılığı ile 14.007,50 TL ödeme yapıldığı ve davacının kendi defterlerine göre davalıdan 6.536,33 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerinde ise  davacı defterlerinde kayıtlı olan 3 fatura dışında 22.354,64 TL bedelli bir faturanın daha kayıtlı olduğu, davacı tarafından yapılan ödemeler toplamının ise 14.007,50 TL olup, davalı defterlerine göre davacıdan 15.819,31 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. <br>\tMahkemece, davalının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü 15.819,31 TL bakiye alacağın davalı defterinde kayıtlı olup, davacı defterinde kayıtlı olmayan 24/12/2019 tarihli 22.355,64 TL faturadan kaynaklandığı kabul edilmiştir. Davalı tarafça, 2019 yılı içerisinde yapılan işlerin bedellerinin bir kısmının faturalandırıldığı ve ödemesinin aldığı, ödeme alınamayan kısımların da bir sonraki fatura dönemine aktardığı, 2019 yılının Eylül ayında kesilen faturaya ilişkin olarak yapılan ödeme yetersiz olduğundan, 2019 yılının Ekim ayından itibaren davacı için çalışma yapılmadığı ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin sone erdiği, birikmiş alacaklar için 24/12/2019 tarihli faturanın düzenlendiği ileri sürülmüş, bu iddianın ispatına delil olarak cari hesap ekstresi, 24/12/2019 tarihli fatura, faturanın iade edildiğini gösterir kargo belgeleri, servis fişleri, taraf personelleri arasındaki Whatsapp yazışmaları, devamında ise tanık deliline dayanılmıştır.<br>\tDosyaya sunulan servis fişlerinden taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında bir takım servis hizmetlerinin verildiği, yine whatsapp yazışmalarının da servis fişlerinin davacıya gönderilmesine ilişkin olduğu anlaşılmakla birlikte, bu belgelerin taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında davalı tarafından yapılan işlerin bedelini tespite ve ispata yarar nitelikte olmadığı gibi, davacı defterinde kayıtlı olmayan cari hesaptan bakiye alacak olduğunun ispatını da sağlamayacağı kanaatine varılmakla,\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.  \t <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.080,61 TL istinaf karar harcından peşin alınan 270,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 810,45 TL harcın davalıdan tahsili Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t  \t \t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br> <br>   <br> <br> \t<br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2b454bea0004e80","SID":"a97864926fde5db1"}}