{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/504 - Karar No:2024/253<br>                       <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ       <br><br>DOSYA NO\t: 2022/504 <br>KARAR NO\t: 2024/253<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/777 E-2022/287 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/04/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; davalının İstanbul 3. Havalimanı (...-İstanbul Yeni Havaalanı) inşası sırasında inşaatta çeşitli imalatlar üstlenen şirketlerden biri olduğunu, müvekkili şirketin de havaalanı inşasında, davalının paslanmaz çelik, çatı, cephe kaplamaları ile profil uygulama, kaplama işlerini malzeme temin ve imali, yükleme- boşaltma, montaj tamamlama işlemleri v.s. dahil yürüttüğünü, müvekkilinin yapılan işlere istinaden 10/08/2018 tarih ve 023999 nolu KDV dahil toplam 546.710,00 TL bedelli fatura ve faturaya bağlı sevk irsaliyesi düzenlediğini, davalı tarafından bu faturaya istinaden peyderpey ödemeler yapılmış ise de müvekkilinin halen bakiye alacağı olduğunu, davalının anılan faturayı defterlerine işlediği gibi, verdiği BA-BS formunda da kullandığını belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, mahkeme inceleme ve hesaplaması neticesinde artırılmak üzere; şimdilik 10.000,00 TL’nin TTK’nın 1530. maddesi uyarınca faturanın alınmasını müteakip otuz günlük sürenin hitamından itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; müvekkilinin, ... İnşaatı Adi Ortaklığı Ticaret İşlemesi ile imzaladığı 12/02/2018 tarihli alt yüklenici sözleşmesi gereği \"Terminal Binası 3 Adet Bilet Satış Adası Yapılması İşi\"ni üstlendiğini, davacı... İnşaat Tesisat Turizm Kozmetik Nalburiye Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile de 24/05/2018 tarihli “Paslanmaz İşleri İş Sözleşmesi” imzalanarak alt yüklenici olarak ... şirketinden aldığı işin paslanmaz demir doğrama işlerini davacı firmaya taşere ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesine göre davacı firmaya ödemelerin ...' ya işin teslimi yapıldıktan sonra fatura kesilmek üzere takip eden ayın 15'inde yapılacağını ancak davacı firmanın üstlendiği işi gereği gibi yerine getirmediğini, işin teslimini sağlamadığını, bu nedenle de yüklenici ... firmasına işin teslimi ve muayenesinin sağlanamadığını ve kesin hakedişin yapılamadığını, davacıya 17/12/2018 tarihinde \"Hatalı İmalat ve Tamiratları \" konulu yazı gönderildiğini, eksik ve hatalı işleri gösterir bir kısım saha fotoğrafları ve ilgili maillerin de eklendiğini, bu yazı içerisinde işin gereği gibi yerine getirilmediğinin bu nedenle iş tesliminin sağlanamadığının, geçici kabul için gerekli eksiksiz iş teslimine ilişkin işlemlerin yapılamadığının, bu işlerin ivedi olarak tamamlanması aksi halde üstlenilen işin tamamlanması için yapılan ve yapılacak harcamaların davacı şirkete yansıtılacağının ihtar edildiğini, davacının işi gereği gibi zamanında ve eksiksiz tamamlamadığı gibi yazılı bildirime de sessiz kaldığını, bu nedenle işi yetiştirmek zorunda olan müvekkilinin, ... şirketinin yapması gereken işleri dava dışı ... Yapı Market Makina İnşaat Proje San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ye yaptırdığını, ayrıca davacı çalışanlarının SGK primleri de müvekkili firmaca ödendiğinden taraflar arasındaki sözleşme gereği bu maliyetlerin de davacıya yansıtılacağını, ancak kesin hakediş yapılamadığından bu maliyetlerin henüz yansıtılamadığını, müvekkilinin SGK primlerinden kaynaklanan toplam 105.186,56 TL alacağı olduğunu, sözleşme gereği müvekkilinin uğradığı zarar ve alacaklı olduğu bedeller bakımından dava ve talep haklarının saklı olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.<br>\tMahkemece; davanın faturaya dayalı alacak talebi olduğu, tarafların aradaki ticari ilişkiyi doğruladığı, ancak tarafların defter kayıtlarının birbirini teyit etmediği gibi, yapılan işin tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda da mutabakat olmadığı, davacının yaptığı işin karşılığı, 10/08/2018 tarihli 023999 Nolu ve 546.710,00 TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıya bildirdiği, yaptığı tahsilatları mahsup ettikten sonra 184.710,00 TL alacağı bulunduğu iddiasıyla dava açtığı, defter kayıtları incelendiğinde davacının 2018 yılında davalı tarafından nakden ödenen toplam 29.997,20 TL'yi ve 2019 yılında vadeli çek olarak düzenlenen 26.530,00 TL tutarındaki çeki kayıtlarına almadığının tespit edildiği, diğer taraftan davacının 08/08/2018 tarihinde 30.000,00 TL tutarındaki çeki, mükerrer olarak 31/12/2018 tarihindeki 162.000,00 TL'lik toplu şekilde kayıtlara girilen çeklerin arasında yeniden kayıtlarına yansıttığı, bu tutar 29.997,20 TL'lik nakit ödemeyi karşıladığından, hesaplarda sadece 2019 yılında davacının kayıtlarına yansıtmadığı 26.530,00 TL tutarındaki çekten kaynaklanan bir fark kaldığı, bu durum dikkate alındığında davalının kayıtları ile mutakabat sağlandığı ve muhasebe kayıtlarına göre 2019 yılı sonu itibarıyla davacının 158.183,32 TL cari hesap alacağı bulunduğu bu hususların bilirkişi tarafından tespit edildiği, <br>davalının cevap dilekçesinde, davacının sözleşme gereği üstlendiği işi gereği gibi tamamlamadığını, eksik ve hatalı işlerin dava dışı ... Yapı Market Makine İnşaat Proje San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne 180.942,32 TL tutarındaki iki adet fatura karşılığı yaptırıldığını, dolayısıyla davacıya borcu olmadığını, ayrıca 105.186,56 TL... çalışanları için ve 5.160,75 TL ... çalışanları için maaş ve SGK prim ödemesinin de kendilerince karşılandığını ifade ederek bu tutarların da davacıya sözleşme gereği rücu edileceğini iddia ettiği, bilirkişi raporuna göre davalının bu iddiaları dikkate alındığında davacıdan (Cari Hesap Borcu) 158.183,32 TL – (dava dışı ... Firmasına Ödenen) 80.942,32 TL – (... Çalışanlarına Ödenen) 105.186,56 TL –(... Montajcılarına Ödenen) 5.160,32 TL olup davalının toplam alacağının 133.105,88 TL olduğu, tüm dosya kapsamı, tanık beyanları, mahkeme ve kanunyolu denetimine elverişli bilirkişi raporu değerlendirildiğinde;  davacının 2019 yılı sonu itibarıyla davalıdan 158.183,32 TL cari hesap alacağı bulunduğu, işlerin tamamlanmadığını davalının dosya kapsamında tanık beyanları, fotoğraflar, faturalar vb. delillerle ispat ettiği, işlerin tamamlanması için dava dışı ... Firmasına ve davacı... Şirketi çalışanlarına ve montajcılara davalı tarafından 291.289,20 TL sözleşme dışı ödeme yapıldığı, davalı tarafından sözleşme dışı yapılan bu ödemeler davacıya rücu edildiğinde davacının alacaklı olmadığı tam tersine davalıya 133.105,88 TL borcu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; davalının müvekkiline borçlu olduğu bakiyeden kurtulmak için desteksiz iddialarda bulunduğunu, bu iddiaların da bilirkişi tarafından mahkeme hükmü gibi doğru kabul edilerek o yönde rapor hazırlandığını, davalının iddialarının bu davanın konusu olmadığını, bu iddialara yönelik tespiti varsa müstakil olarak talep ve dava edebileceğini, ancak bu iddiaların dinlenmeyeceğini zira davalının ödemeden kaçınmak amacıyla ticari alışverişi olduğu herhangi bir ilgisiz firmadan (... adındaki) aldığı mal ya da hizmeti müvekkilinin eksik işi olarak göstermeye çalıştığını, bu yaklaşımın gerçek olmadığı gibi hukuki de olmadığını, iddianın tamamen soyut olup, eksik yapıldığı iddia edilen işlerle ilgili hiçbir tespit bulunmadığını, bilirkişinin de bu hususta bir tespiti olmadığını, davalının müvekkili yerine bu firmaya yaptırdığı işlerle ilgili sözleşme, keşif özetinin istenmesine rağmen dosyaya sunulmadığını,  müvekkilinin eksik bıraktığı iddia edilen işler ve dava dışı ... firmasına yaptırıldığı iddia edilen işlerin özellik ve fiyat karşılaştırmasının da yapılamadığını,  davalı tarafça eksik işten bahsedilmekte ise de neye ve kime göre, ne kadar bir eksik iş olduğu hususlarına açıklık getirilemediğini, dava dışı ... firması tarafından davalıya kesilen faturalar, davalı ile arasında ticari ilişki olduğunu göstermekteyse de, asla müvekkili yerine iş yaptığını, müvekkilinin bu tutarda eksik iş bıraktığını göstermediğini, nitekim davalının öncesinde ya da sonrasında bu yönde bir tespiti de olmadığını, dava dışı firmanın kestiği faturaların ne için kesildiği belli olmadığı gibi bu davayı da ilgilendirmediğini, bilirkişinin müvekkilinin 2019 yılı sonu itibarıyla davalıdan 158.183,32 TL alacaklı olduğunu tespit ettiğini, bu tespitini taraf ticari defter ve kayıtları ile maliye kayıtlarına dayandırdığını, ancak, davalının alacaklı olduğu kanaatine hangi delile dayanarak ulaştığının anlaşılamadığını, dava dışı firmanın müvekkilinin yerine iş yaptığı hususunda sözleşme, keşif  özeti v.s. hiç bir somut veri olmadığı bilinmesine rağmen, dosyadaki delillere göre değil, davalının beyanlarına göre karar verildiğini, iş bu davanın faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili için açılmış olup, davalının iş bitiminin akabinde, işçilere ödenecek tutarlar da düşüldükten sonra, müvekkiline ödenecek tutarı belirlediğini ve müvekkilinden fatura kesmesini istediğini, müvekkilinin de KDV dahil 546.710,00 TL bedelli faturayı, işçi ücretleri de mahsup edilmiş haliyle davalıya kestiğini, kesilen fatura miktarının, işçi ücretleri mahsup edildikten sonra müvekkilinin alacağı net tutar olup, bu nedenle bu ücretlerin 2. kez müvekkilinin alacağından düşülemeyeceğini, davalının müvekkilinin kestiği faturayı kayıtlarına işleyip maliyeye bildirerek faturaya konu mal ve hizmeti aldığını açıkça kabul ettiğini, davalının bu aşamadan sonraki tek savunmasının ancak ödemeler olabileceğini belirterek; Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tTaraflar arasında düzenlenen 24/05/2018 tarihli “Paslanmaz İşleri İş Sözleşmesi” niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı alt taşeron, davalı taşerondur. \tDavacı alt taşeron bu sözleşmenin Ek-1 ve Ek-2’de belirtilen işlerini birim fiyatlar ile yapma işini üstlenmiştir. Sözleşme eki olan keşif özetine göre davacı şirketin yapması kararlaştırılan işlerinin bedeli 350.378,83 TL + KDV’dir. Yine sözleşmenin eki olduğu anlaşılan belgeye göre, aylık SGK primlerinin ödemesi, beden işçisi için 2.100,00 TL brüt maaş/ay; teknik personel için 2.750,00 TL brüt maaş/ay olarak davalı tarafından ödenecektir. Sözleşmenin 4. maddesine göre hakediş hazırlandıktan sonra davalının yaptığı, davacıya ait personellerin maaş ödemeleri, yüklenicinin hakkedişinden kesilecektir. Bununla birlikte dosyaya taraflarca düzenlenmiş bir hakediş belgesi sunulmamıştır.<br>\tMahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından düzenlenen ve davaya dayanak yapılan 10/08/2018 tarih ve 023999 nolu, 463.314,00 TL +83.396,00 TL (KDV) = 546.710,00 TL bedelli faturanın, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf ticari defterleri ile davalı tarafından yapıldığı ispatlanan ödemelerden sonra davacı alt taşeronun 2019 yılı sonu itibariyle 158.183,32 TL cari hesap alacağı bulunduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından yapılan bu tespit Dairemizce de dosya kapsamına uygun bulunmuş, davacı bakiye alacağı 158.183,32 TL kabul edilmiştir.<br>\tBuna karşılık davalı taşeron, davacı yüklenimindeki işin zamanında teslim edilmediğini, eksik bırakıldığını, kalan işlerin ... Yapı Market…Ltd.Şti.’ye yaptırıldığını ileri sürmüştür.<br>\tYargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere; eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. Ancak bu karinenin aksi savunulup ispat edilebilir (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 16/03/2017 tarih ve 2016/3073 Esas-2017/1156 Karar). Bu nedenle eser sözleşmelerinde kural olarak sözleşmesi feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını yüklenicinin işi terk ettiğini; yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 16/05/2016 tarih ve 2016/1692 Esas-2016/2805 Karar) <br>\t\"Eksik olduğu belirtilen işler tamamlanmamış, yani eksiklikler giderilmemiş ise yapılacak delil tespiti, keşif ve alınacak bilirkişi raporu ile eksik işlerin varlığı ve miktarı ispatlanabilecektir. Eksik olduğu belirtilen işler tamamlanmış ise, burada fiili karine devreye girecek ve öncesinde tespit ettirilmiş bir eksiklik bulunmadıkça mevcut imalatın yüklenici tarafından yapıldığı ve bu kapsamda giderilmiş olan eksikliklerin de yüklenici tarafından tamamlandığı kabul edilecektir. İş sahibi eksikliklerin kendisi tarafından giderildiğini belirten, 3.kişilerden alınmış fatura veya belgeler sunsa bile bunların başka işler için de alınmış belgeler olabileceği gibi her zaman temini mümkün belgeler olduğu da gözetilerek delil değerlendirmesi yapılacaktır.\" (Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Muammer Öztürk ve Zeki Gözütok, 2018, Sy:833 ) <br>\tBu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, davalı taşeron, işin eksik bırakıldığı ve kendisi tarafından dava dışı ... Yapı Market…Ltd.Şti.’ye yaptırıldığına ilişkin sözleşme ve fatura örnekleri sunmuştur. Yukarıda değinildiği üzere, davadan önce işlerin davacı alt taşeron tarafından eksik bırakıldığına ilişkin öncesinde yaptırılan bir tespit ve alınan bir bilirkişi raporu bulunmayıp, işin yaptırıldığı ileri sürülen 3.kişi ile yapılmış sözleşme ve alınmış fatura ve belgeler, bunların başka işler için de alınmış olabileceği ve her zaman temini mümkün belgeler olduğu gözetilerek, tek başına işin davacı alt taşeron tarafından eksik bırakıldığını ispata yeter nitelikte deliller olmadıkları gibi, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davalı tarafından davacının eksik bıraktığı işlerin sözleşme fiyatlarına göre tanzim edilmiş listesi ve dava dışı ... firmasına yaptırdığı işlere ait sözleşme ve keşif özeti sunulmadığı,  bu nedenle davacının eksik bıraktığı imalat ile davalının 3.kişi ... firmasına yaptırdığı imalatın özellik ve fiyat yönünden karşılaştırmasının yapılamadığı belirtilmiş olmakla, yine davalı tanığı olarak dinlenen ...'ün beyanlarının duyuma dayalı olup, iddia edilen eksik işi ve miktarını ispatlar nitelikte olmamakla, işin davacı tarafından eksik bırakıldığı, davalı tarafça ispatlanamadığı halde Mahkemece dava dışı 3.kişiye yapılan ödemeler ve işçilik giderlerinin davacı alacağından düşülmesi suretiyle hesaplama yapılması doğru olmamıştır.<br>\tYine davalı tarafça davalının üstlendiği iş bakımından çalışanların SGK primlerinin kendileri tarafından ödendiği, yapılan ödeme toplamının 105.186,56 TL olduğu, ancak hakediş yapılmadığından sözleşme gereği davacı tarafa ait bu maliyetlerin henüz yansıtılmadığı ileri sürülmüş, davacı tarafça bu savunmaya karşılık olarak, davanın faturaya dayalı olarak açıldığı, davalının iş bitiminde işçilere ödenecek tutarı düştükten sonra müvekkiline ödenecek tutarı belirlediği ve fatura kesmesini istediği, müvekkilinin de dava konusu faturayı işçi ücretleri mahsup edilmiş haliyle kestiği, kesilen fatura miktarının işçi ücretleri  mahsup edildikten sonra ortaya çıkan net tutar olduğu beyan edilmiştir.<br>\tHer ne kadar dosyada taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılmış olan imalatların tümüne ve bu imalatların sözleşme kapsamındaki bedeline ilişkin teknik bir inceleme bulunmamakta ve bu nedenle davaya dayanak faturanın davacı işçilerinin davalı tarafından ödenen SGK primleri düşüldükten sonraki davacı alacağı olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamakta ise de; taraf ticari defterlerine göre davacının 2019 yılı itibariyle bakiye alacağı ile davalının ödediğini ileri sürdüğü işçi SGK primleri tutarı ve davada talep edilen miktar birlikte değerlendirildiğinde, davacının davada talep edilen miktar kadar alacağı bulunduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>\tHer ne kadar dava dilekçesinde dava konusu alacağın TTK'nın 1530.maddesi uyarınca faturanın alınmasını müteakip 30 günlük sürenin hitamından itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edilmişse de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesindeki ticari hükümlerle yasaklanmış hükümler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları ile ilgili düzenlemenin 2.ve 4.bentlerinin ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde uygulanması mümkün olup, yanlar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi ilişkisi olması nedeniyle somut olayda bu madde hükmünün uygulanmasının mümkün olmaması (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2018 tarih ve 2016/3758 Esas-2018/351 Kararı), dava tarihinden önce davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğünün ispatlanmamış olması nedeniyle dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulüne, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılması nedeniyle Dairemiz kararına karşı temyiz yolu açık olarak karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih ve 2020/777 Esas 2022/287 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın KABULÜNE,<br>\t-10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 30/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t5-Davacı tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 69,7‬0 TL tebligat gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 19,60 TL dosya posta masrafı olmak üzere toplam 2.143,7‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>\tİstinaf incelemesi yönünden;    <br>\t10-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan 170,78 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t11-İstinaf talep eden davacı tarafından yapılan 19,50 TL tebligat gideri, 88,60 TL dosya posta masrafı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 328,8‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 28/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t \t\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br> <br>   <br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b6b636e817dd1e69","SID":"6fe1efd3c0bf41e6"}}