{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/385 <br>KARAR NO\t\t: 2024/820<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/741 Esas 2024/10 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Kayyım Tayini <br>KARAR TARİHİ\t: 25.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.04.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.01.2024 gün ve 2023/741 Esas 2024/10 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi dahili davacı  ... Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, müvekkili şirket ile ... Şti. arasında 12/12/2018 tarihinde, ... İli, ... İlçesi, ... Mevki, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazda yapılacak bağımsız bölümlerin yüklenicilik görevini ortak üstlenmek için adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, yapılacak bağımsız bölümlerin inşası için arsa sahibi ... Şirketi ile Kuşadası 3. Noterliğinin 25/10/2018 tarihli ve 10084 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/141 E. sayılı dosyası ile müvekkili şirket ile ... Şirketi arasında adi ortaklığın feshi davasının derdest olduğunu, müvekkilinin şirketin 31/03/2021 tarihli ihtarname ile arsa sahibi ... Şirketi'ne taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan müteahhit firmanın payına düşen villaların devrini mevcut adi ortaklık nedeniyle müvekkilinin de hakkı olacağını ve mağduriyeti söz konusu olduğundan müvekkilinden habersiz ve izinsiz onaysız gerçekleştirmemesi, gerçekleştirdiği takdirde müvekkiline karşı hukuki ve cezai sorumluluklarının doğacağını bildirdiğini, arsa sahibi ... Şti.'nin 09/04/2021 tarihli cevabi ihtarnamesi ile müvekkili şirketi muhatap olarak kabul etmediğini, muhatap olarak ... Şirketi'ni esas aldığını belirttiğini; müvekkilinin ve adi ortaklığın haklarının korunması yönünde adi ortaklığın hissesine düşen, geriye kalan satılmayan ortaklığın hissesine düşen 6, 7, 10, 12 numaralı villaların adi ortaklık adına tescili için, ... Şirketi aleyhine tapu iptali tescil, tescile zorlama davası açılacağını, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından açılacak davada ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesi zorunlu olduğunu belirterek;  müvekkili şirket ile ... Şirket arasında kurulan adi ortaklığa, arsa sahibine yönelik dava açmak, arsa sahibine karşı dava açtıklarında davada adi ortaklığı temsil etmek amacıyla ve malları korumak ve diğer yasal yollara müracaat etmek üzere, yine arabuluculuğa müracaat etmek ve arabuluculuk da adi ortaklığı temsil etmek üzere kayyım atanmasını talep etmiştir.<br>\tDahili davacı ... Şirket vekili, davacının iddialarının somut bir dayanağının olmadığını, müvekkili firma ile asıl davacı arasında husumet bulunduğunu, davacının adi ortaklık sözleşmesinde üzerine düşen edimleri layığı ile yerine getirmediğini, adi ortaklık sözleşmesinin feshi için Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/141 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, bu davanın hala derdest olduğunu, alınan bilirkişi raporları ile davacının adi ortaklığa ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespit edildiğini, adi ortaklığın feshine ilişkin açılmış bir dava bulunduğundan adi ortaklığın tasfiye halinde olduğunu, tasfiye halinde olan bir ortaklığa kayyum atanması talebinin açıkça haksız ve kötü niyetli bir istem olduğunu, asıl davacının üzerine düşen edimleri ifa etmeyerek ortaklığın feshine sebep olması sonrasında böyle bir talepte bulunmasını kabul etmediklerini belirterek, kayyum atanması talebinin reddine karar verilmesini; mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/141 E. sayılı dosyasının bu dosya kapsamında bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, taraflar arasında 17.12.2018 tarihinde imzalanmış bir adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmede adi ortaklığın temsiline ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, adi ortaklığın diğer ortağı dahili davacının açılan davaya muvafakat etmediği, adi ortaklığın ortakları arasında devam eden ortaklığın feshi ve tasfiyesi davası bulunduğu, bu sebeple taraflar arasında çekişme bulunduğu, adi ortaklığın üçüncü kişiye karşı açacağı dava yönünden ortaklar arasında fikir birliği bulunmadığı, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından üçüncü kişi arsa sahibi ... Şirketi aleyhine açacağı tapu iptal ve tescil davasında adi ortaklığın hak ve menfaatlerinin korunması ve temsil edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacı ... Ltd. Şti. ile dahili davacı ... Ltd. Şti. arasında bulunan adi ortaklığa, dava dışı ... Şti. aleyhine tapu iptal ve tescil davası açmak üzere ve bu işle sınırlı olmak kaydıyla davada adi ortaklığı temsil etmek üzere Av. ...'ın kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı dahili davacı  ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :  Dahili davacı  ... Ltd. Şti. vekili, asıl davacı yanca talep edilen hususun herhangi bir somut dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirket ile asıl davacı arasında husumet bulunduğunu, davacının aradaki adi ortaklık sözleşmesinde üzerine düşen edimleri layığı ile yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin feshi için 01/06/2020 tarihinde açılan Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/141 E. sayılı dosyasının derdest olduğunu, ayrıca iş bu dosya kapsamında asıl davacı yanın adi ortaklığın tasfiyesi ve ödemiş oldukları bedellerin iadesi talepli karşı davasının da mevcut olduğunu, sözü edilen dosya  kapsamında alınan bilirkişi raporlarında görüleceği üzere asıl davacı yanca dosya kapsamında yer alan beyanlarından, adi ortaklığa ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmediğinin anlaşılacağını, adi ortaklığın tasfiye halinde olduğunu, asıl davacının üzerine düşen edimleri ifa etmeksizin ortaklığın feshine sebep olması sonrası böyle bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, asıl davacının yanca sözleşme kapsamında hak edilmemiş edimlerin ifası amacıyla işbu talepte bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t:Dava, adi ortaklığın yüklenicisi kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi kapsamında arsa sahibine tapu iptal ve tescil davası açmak, açılacak davada adi ortaklığı temsil etmek, ortaklığa ait malları korumak ve diğer yasal yollara müracaat etmek, arabuluculuğa müracaat etmek ve arabuluculuk aşamasında adi ortaklığı temsil etmek üzere kayyım atanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tAdi ortaklık, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK. 620/1 md.). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. Buna göre adi ortaklığın unsurları kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba, katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir. Bu nedenle, her olayda bu unsurların var olup olmadığının araştırılması gerekir. Ortakların müşterek amaca ulaşmak için birlikte çaba sarf etmek konusunda yükümlülük altına girmeleri, adi ortaklığın varlığı bakımından zorunludur.<br>\tEldeki davada, davacı ... Şti. ile dahili davacı ... Şti. arasında 17.12.2018 tarihli adi ortaklık sözleşmesi imzalandığı, kurulan adi ortaklık  kapsamında, dahili davalı ... Şti. ile dava dışı arsa sahibi .... Şti. arasında düzenlenen Kuşadası 3. Noterliğinin 25.10.2018 tarihli ve 10084 yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine belirtilen ... İli ... İlçesi, ... Mevkii, ... Ada, .... Parselde kayıtlı taşınmazda yapılacak bağımsız bölümlerin yüklenicilik görevinin ortaklık olarak gerçekleştirilmesi kararlaştırılmış; sözleşmenin 3. maddesinde, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesindeki tüm maddi giderlerin ... Şti. tarafından karşılanacağı, gelirlerden ilk bu giderlerin düşüleceği, elde edilecek gelirin ortaklar arasında yarı yarıya paylaşılacağı; tapuda ferağ aşamasında tarafların tek başlarına kendilerine düşen gayrimenkuller üzerinde tasarrufta bulunamayacakları, hakedişe göre arsa sahibinden alınacak tapu haklarını her iki firma yetkililerinin %50'şer oranda eşit şekilde beraber tapu alıp satabilecekleri, istenirse her iki yetkilinin ortak bir kişiye vekalet de verebilecekleri: sözleşmenin 25.10.2020 tarihinde sona ereceği; sözleşmenin 6. maddesinde tarafların projenin yürütülmesi bakımından işverene karşı ortaklaşa ve birlikte sorumlu oldukları, tarafların yönetim kurulunun kararına dayalı olmaksızın 3. kişilerle giriştikleri hukuki ilişkilerin sorumluluğunun bu ilişkiye giren tarafa ait olduğu; sözleşmenin 7. maddesinde yönetim kurulunun projenin herhangi bir aşamasında gereksinim olması halinde taraflardan payları oranında ortak girişim adına ödeme yapmalarını isteyebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmede adi ortaklığın temsiline ilişkin bir düzenlemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br>\tKuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/141 E. Sayılı dosyasında davacı (eldeki davada dahili davacı) ... Şti. tarafından, davalı (eldeki davada davacı) .... Şti. aleyhine, davalı şirketin sermaye koyma borcunu yerine getirmediği ileri sürülerek adi ortaklığın feshinin talep edildiği;.... Şti. tarafından açılan karşı davada ise, davacı tarafın ortaklık nedeniyle hissesine düşen taşınmazların bir kısmını sattığı iddia edilerek tasfiye sürecine kadar adi ortaklığın yönetimi için kayyım atanması ve inşa edilen bağımsız bölümler üzerine devir ve temlikin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması, adi ortaklığın haklı sebeple fesih ve tasfiyesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.   <br>\tEldeki davada davacı ... Şti. tarafından, arsa sahibine dava açmak ve diğer hukuki yollara başvurmak üzere adi ortaklığa temsil kayyımı atanması talep edilmiş ise de, adi ortaklığın Kuşadası 3. Noterliğinin 25.10.2018 tarihli ve 10084 yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığı, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin arsa sahibi ... Şti. ile ... Şti. arasında düzenlenmiş olduğu anlaşılmakta olup; ilk derece mahkemesince, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin akidi ... Şti. olduğundan, arsa sahibine karşı açılacak davada adi ortaklığın aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi, öte yandan adi ortaklığın tarafları arasında görülmekte olan Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/141 E. sayılı dosyasında, adi ortaklığa temsil kayyımı atanıp atanmadığının araştırılması, ayrıca fesih davasında atanan tasfiye memurunun da adi ortaklık adına dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile karar verilemeyeceğinden, bu eksiklikler giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir. \tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.  \t<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Dahili davacı ... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.01.2024 tarih 2023/741 Esas 2024/10 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25.04.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c11f8932bc02bb3","SID":"9d7f460be0d8dc0f"}}