{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1932 <br>KARAR NO\t\t: 2024/803<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.09.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/529 E. - 2023/667 K.\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 19.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.04.2024<br><br>\tİzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.09.2023 tarih 2023/529 E. - 2023/667 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacılar vekili, müvekkillerinin bir işte çalışmadıklarından hiçbir bir gelirleri bulunmadığını, mahkeme masraflarını karşılamasının mümkün olamayacağı sebebiyle adli yardımdan yararlandırmayı talep ettiğini, müvekkilinin borçlu şirket yetkilisi iken başka işte çalışmadığını, sadece emeklilik durumunun mevcut olduğunu, bunun yanında herhangi bir ek geliri bulunmadığını, şirket yönünde iflas dosyasının İzmir İflas Müdürlüğü 2022/6 iflas dosyası ile mevcut olduğunu, adli yardım talebinin şirket yönünde de dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacılar ... ve ...'nın hissedarı olduğu, müvekkili şirketin Ağustos 2013, tarihinde ...a  yatırım kredisi için başvurduğunu, ancak 08/10/2013 tarihinde müvekkili şirkete yatırım kredisi adı altında kredi açılması gerekmekte iken sehven ve yahut bilerek ticari finans teminatlı kredi açıldığını, adeta müvekkili şirket kandırılarak bankaca başka bir hesaba alınarak bloke edilip kullanıma kapalı hale getirildiğini, müvekkiline yatırım kredisi şeklinde tanınması gerekirken yanlışlıkla tanınan ticari kredi finans teminatlı kredi imzalatılarak banka tarafından haksız kazanç sağlandığını, bu şekilde  hatalı olarak başlatılan kredi sürecinde yanlış hesaplanan kredi borcu nedeniyle yürütülen icra takiplerinden dolayı menfi tespit taleplerinin bulunduğunu belirterek, İzmir 19. İcra Müdürlüğü 2017/8968 E., İzmir 21 İcra Müdürlüğü 2016/16338 E. İzmir 8 İcra Müdürlüğü 2017/6708 , İzmir 28. İcra Müdürlüğü 2019/4834, İzmir 12. İcra Müdürlüğü 2021/10391,  İstanbul 1. İcra Müdürlüğü 2019/27471 Dosyalarının durdurulmasına, haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkillerine açılan İzmir 19. İcra Müdürlüğü 2017/8968 E., İzmir 21 İcra Müdürlüğü 2016/16338 E. İzmir 8 İcra Müdürlüğü 2017/6708, İzmir 28. İcra Müdürlüğü 2019/4834, İzmir 12. İcra Müdürlüğü 2021/10391, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü 2019/27471 dosyalarından borçlu olmadıklarının tespitine,  davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile haksız olarak tespit edilen miktarın %20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, davacılardan .... Şti. hakkında iflas kararı verilmiş olup iflas işlemleri İzmir İflas Müdürlüğü'nün 2022/6 sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, davacı şirketin iflas etmesi ile birlikte tüm dava ve takip haklarının iflas idaresine geçtiğini,  iflas idaresince menfi tespit davası açılmaması yönünde karar verildiğini ve davacıya bu dava için herhangi bir yetki verilmediğini, müflis şirketin iflas idaresi kararı olmadan eldeki davayı açma yetkisi bulunmadığını, bu yönüyle de davanın doğrudan reddi gerektiğini, eldeki davanın konusunun her ne kadar bir takım icra dosyaları yönünden menfi tespit talebi olarak görünse de bu icra dosyalarından alacağa mahsuben satışların yapılarak bir takım tahsilatların yapıldığını,  dolayısıyla tahsilat yapılan icra dosyalarında menfi tespit değil istirdat davası açılabildiğini, istirdat davasının da zorunlu arabuluculuk yoluna tabi olduğunu, davacılar tarafından her ne kadar bir çok takip dosyası için menfi tespit talebinde bulunlmuş olsa da; İzmir Arabuluculuk Bürosu 2022/79592 E. sayılı dosyası kapsamında sadece İzmir 21. İcra Müdürlüğü 2016/16338 E. sayılı dosya yönünden arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ayrıca iflas nedeni ile Tasfiye Halinde ... Şti. bu arabuluculuk dosyasının tarafı olmadığını, dolayısıyla ... Şti. tarafından herhangi bir arabuluculuk yoluna başvurulmadığı gibi diğer davalılar tarafından da davaya konu edilen dosyalar yönünden herhangi bir arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadığını, Arabuluculuğun dava şartı olup davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde her ne kadar arabuluculuk yoluna başvurulduğu belirtilmiş olsa da  İzmir Arabuluculuk Bürosu 2022/79592 E. Sayılı dosyasında başvurucuların ... ve ... olup arabuluculuğa sadece İzmir 21.İcra Dairesi 2016/16338 E. Sayılı dosyasının dahil edildiğini, davaya konu edilen dosyalar yönünden arabuluculuğa başvurulmaması sebebiyle dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,  dosyada tahsilat yapılmasından sonra ancak ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde açılabilecek olan istirdat davası ile bu bedellerin iadesinin istenilebildiğini,  İstirdat davası için ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre bulunduğunu, davacı yanın bu süreleri kaçırdığından  eldeki davayı menfi tespit davası olarak açtığını, yasal sürelere riayet edilmeden açılan eldeki davanın doğrudan reddi gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin   İzmir 12. İcra Dairesi 2021/10391 E. Ve İstanbul 1. İcra Dairesi 2019/27471 E. Sayılı  dosyalarında taraf olmadığını, müvekkilinin ilgilisi olmadığı dosyalar hakkında açılan davanın usulden reddi gerektiğini,  müvekkili şirketin,  dava dışı ...a A.Ş ile yapmış olduğu Beyoğlu 31.Noterliğinin 03/12/2019 tarih 38315 yevmiye nolu temlik sözleşesi ile İzmir 19. İcra Müdürlüğü 2017/8968 E. (ipotek takibi), İzmir 21 İcra Müdürlüğü 2016/16338 E. (kambiyo takibi), İzmir 8 İcra Müdürlüğü 2017/6708 E. (ipotek takibi), İzmir 28. İcra Müdürlüğü 2019/4834 E. (ipotek takibi) takip dosyalarını ve takip dosyalarına esas ipotek alacaklarını temlik aldığını, dolayısıyla takiplerin dayanağının adi bir alacak olamayıp kambiyo ve resmi ipotek senetlerine dayandığını, davacılar ve eşleri tarafından söz konusu ipoteklerin geçersiz olduğu iddiası ile bir çok ipoteğin fekki davası açıldığını, bu davalardaki iddiaların mesnetsiz olması sebebiyle bu davaların reddedildiğini ve borçlular tarafından işbu davanın açıldığını, borçluların, menfi tespit davası açabilmeleri için hukuki şartlarının oluşmadığını ve davanın reddedileceğini bildiği için işbu davayı açmadan önce İzmir İflas Müdürlüğü 2022/6 sayılı iflas dosyasına başvuruda bulunarak iflas idaresinin menfi tespit davası açmasını istediğini, borçluların bu talebinin hukuki dayanaktan yoksun olması ve davanın reddi halinde iflas masasına getireceği külfet sebebiyle reddedildiğini, davanın usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 07/07/2023 tarihinde davacıların adli yardım taleplerinin reddine karar verildiği, 07/07/2023 tarihli tensibin 2 nolu bendi ile davacı tarafa adli yardım red kararının kesinleştiği tarihten itibaren yatırılması gerekli başvuru ve peşin harç 3 nolu bendi ile 710 TL gider avansının depo etmek üzere iki haftalık kesin süre verildiği;  davacıların adli yardım talebinin reddi kararına yapmış oldukları itirazın İzmir 7. ATM'nin 2023/143 D.iş 2023/144 Karar sayılı 28/07/2023 tarihli karar ile reddine karar verildiği, kararın 05/08/2023 tarihinde davacılar vekiline tebliğ edildiği, davacı tarafça tensibin 3 nolu ara kararı gereğince yatırılması gerekli gider avansının verilen kesin süre içinde yatırılmadığı HMK 114-1/g kapsamında \"davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olmasının dava şartı niteliğinde olduğu\" HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceğinden davacı tarafça yatırılması gerekli gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın HMK 114-1/g ve HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/520 Esas numarası ile ikame edilen menfi tespit davasının adli yardım talepli olarak açıldığı, müvekkillerinin tüm bu masrafları karşılayacak ekonomik gücü olmadığından yerel mahkeme tarafından talep edilen miktarın dosyaya yatırılamadığını, müvekkillerinin yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını, müvekkilinin borçlu şirket yetkilisi olup, sadece emeklilik geliri dışında başka geliri bulunmadığını, müvekkillerin şirketi olan diğer davacı tasfiye halindeki şirketin İzmir İflas Müdürlüğünün 2022/6 sayılı dosyası ile iflas dosyası bulunduğunu, yerel mahkeme her ne kadar müvekkillerin üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların olduğundan bahisle adli yardım taleplerini reddetmiş ise de, tüm bu varlıkların iflasa neden olan banka kredisinin ödenememesinden kaynaklı olarak müvekkillerin ellerinden çıktığını, veya ipotekli olup, herhangi bir getirisi bulunmadığını, hal böyle olunca ellerinde sadece emekli maaşları bulunan, şirketleri aleyhinde iflas işlemleri başlatılmış, banka ipotekleri sebebiyle tüm mal varlıklarından olmuş, ikamet ettikleri taşınmaz daha dava konusu olmuş müvekkillerin adli yardım hakkından yararlanamayacağına dair tesis edilen yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu  istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE :Dava, hatalı olarak başlatılan kredi sürecinde yanlış hesaplanan kredi borcu nedeniyle yürütülen icra takiplerinden dolayı menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle HMK 114-1/g ve 115/2 maddesi gereğince davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, 07/07/2023 tarihinde davacıların adli yardım taleplerinin reddine karar verildiği, davacılar vekilince iş bu adli yardım talebinin reddi kararına yapılan itirazın İzmir 7. ATM'nin  28/07/2023 tarih ve 2023/143 D.iş 2023/144 Karar sayılı kararıyla HMK'nun 337/2 maddesi gereğince kesin olarak reddine karar verildiği, davacı tarafa  gider avansını depo etmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karşın, belirtilen süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle HMK 114-1/g ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'nin peşin alınan  539,70 TL'den mahsubu ile fazla yatan 112,10  TL'nin istek halinde davacılara iadesine,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 19.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33ae3e05c2f22353","SID":"46d77ac9d6142fa7"}}