{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1413 <br>KARAR NO\t\t: 2024/790<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19.07.2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/202 Esas 2022/628 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 19.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.04.2024<br><br>\tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.07.2022 tarih 2016/202 Esas 2022/628 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalıların işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralanmasına neden olduğunu, olay nedeni ile davacının iş gücü kaybına uğradığını, kusurun karşı tarafta bulunduğunu, davalıların oluşan zararı karşılaması gerektiğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sigorta şirketi yönünden maddi tazminat ile sınırlı olmak üzere belirsiz alacak davası şeklinde 1.000,00-TL maddi 92.001,16-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat yönünden dava değerini 111.817,67-TL olacak şekilde artırmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, kazaya karıştığı belirtilen aracın davalı nezdinde karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitlerinin kişi başı 290.000,00-TL olduğunu,  maluliyetin tespit edilmesi gerektiğini, geçi iş görmezlik ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, kusurun karşı araç sürüsücünde olduğunu, ceza davasının bulunduğunu, davacının maluliyetin söz konusu olmadığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, maddi tazminat şartların oluşmadığını, manevi tazminat taleplerinin de çok fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana geldiği yer ve dosya kapsamına alınan bilgi ve belgelere göre davalı işleten ile dava dışı diğer araç sürücüsünün % 50 oranında eşit  kusurlu olduğu, olay nedeni ile davacının  % 8 oranında sürekli 9 ay süre ile geçici ş görmezliğinin bulunduğu, davalının kusur oranına göre 111.817,67-TL sürekli, 5.897,59-TL geçici iş görmezlik zararı ile SGK tarafından karşılanmayan 1.150,00-TL tedavi gideri olmak üzere  toplam 118.865,26-TL tazminata hak kazandığı, olay nedeni ile davacı lehine 15.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, belirtilerek; davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı ... Sigorta A.Ş.  tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, TRH 2010 ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davacının gelirinin asgari ücretin 1,24 katı olduğunun kabul edildiğini, dosya içeriğinde aksini kanıtlayan herhangi bir belge bulunmadığından davacının gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının gerçek zarar ile sorumlu olduğunu, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden faiz yürütüleceğini, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davacının tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin  manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından  işleten sıfatına haiz  araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.<br>\t3. Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir. Gerçek gelirin tespiti için, yapılan araştırma sonucu gerçek gelirin saptanamadığı takdir ise kamu düzenine ilişkin olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. 6098 sayılı TBK m. 75. maddesi gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece re’sen gözönünde tutulması zorunludur. (Yargıtay 17. HD'nin 28.03.2019 tarih ve 2016/8879 E. - 2019/3815 K. ) Eldeki davaya konu somut uyuşmazlıkta  gerçek gelirin tespiti için yapılan araştırma sonucunda SGK cevabi yazıları ve tahkikat evrakına göre davacının asgari ücretin 1,24 katı düzeyinde gelir elde edeceğinin kabulü yerindedir.<br>\t4. Anayasa Mahkemes'inin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E - 2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, trafik kazasından kaynaklı  geçici işgöremezlik tazminatı  ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından işleten ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. HD'nin 10.03.2022 tarih ve 2021/12001 E. - 2022/4532 K. ve 24.03.2022 tarih ve 2021/22793 E. - 2022/5790 K.)<br>\t5. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın  03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir.(Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. ) <br>\t6.\tEsasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4. HD'nın  30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. )<br>\t7.\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle iş gücü kaybı ve tedavi gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, iş görmezlik tazminatının  tespit edilen bu gelir üzerinden TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, iş gücü kaybı zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmasına, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, tazminatın tamamına davalıların sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>                      H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... Sigorta A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 8.119,68-TL'den peşin alınan 2.286,08‬-TL'nin mahsubu ile bakiye 5.833,6‬0‬-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab9cb070eb7e87bd","SID":"8c5f85a56bffb46a"}}