{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/463 <br>KARAR NO\t\t: 2024/796<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11.02.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/795 Esas 2022/115 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Temsil Kayyımı Atanması <br>DAVA TARİHİ\t: 04.11.2021<br>KARAR TARİHİ\t: 19.04.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.04.2024<br><br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.02.2022 tarih 2021/795 Esas 2022/115 Karar sayılı kararı hakkında Dairemizce verilen 16.05.2022 tarih 2022/575 Esas 2022/748 sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2024 tarih ve 2022/4245 Esas 2024/331 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulması üzerine HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; <br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacı ile ağabeyi davalı ...'in ... Şti'nin %50'şer oranında ortağı olduklarını, ...'in 24.06.2010 tarihli 2010/1 sayılı genel kurul kararı ile 10 yıl müddetle şirket müdürü olarak seçildiğini, müdürlük yetkisinin 24.06.2020 tarihinde sona ermesinden iki gün evvel 22.06.2020 tarihinde bu konuda hiçbir yetkisi olmaması rağmen şirketin tüm malvarlığını tapudan düşük satış bedelleri göstererek genel kurul kararı alınması gerekmesine rağmen bu konuda karar alınmaksızın usulsüz ve muvazaalı olarak satmış gibi göstererek tapuda devrettiğini, İzmir 4.ATM'nin 2020/300 esas sayılı davasını açarak söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tesciline ve terditli olarak davacının uğradığı zararın davalılardan müteselsilen tahsiline tedbiren dava sonuna kadar şirkete temsil kayyımı atanmasına, şirketin feshine ve tasfiyesine tasfiye sonucunda ortaya çıkacak tasfiye payının ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunduklarını, müdürün görev süresinin sona ermesi itibariyle şirketin hale hazırda temsil organından yoksun kaldığını, İzmir 4 ATM'de devam eden davada 15.10.2021 tarihli celsede şirkete temsil kayyımı atanması yönünden kendilerine yetki ve süre verildiğini, bu nedenle iş bu davanın açıldığını, belirterek; İzmir 4 ATM'nin 2020/300 esas sayılı davasında  ... Şti'ni temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP: Davalılar vekili, davalı ...'in müdürlük görevinin müdür olarak atanmasına dair ortaklar kurulu kararının ilanı ile başladığını, İzmir 4 ATM'nin davasının açıldığı tarihte henüz müdürlük görev süresinin dolmuş olmadığını, şirketin feshedilebilmesi için uzun süreden beri organsız kalması gerektiğini, bu şartın gerçekleşmediğini, yönetim kurulunun feshi için genel kurul toplantısı yapılması gerektiğini, bunun yapılmadığını, şirketin feshi sebeplerinin oluşmadığını, davacı aleyhine ortaklıktan çıkarma davası açılacağını, şirketin vergisel vs işlerinin yine de müvekkili ... tarafından takip edildiğini, vergi borçlarının ödendiğini belirterek; davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davalının kayyım olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın konusunun davalı şirkete temsil kayyımı atanması talebini olduğu, davalı şirketin müdürü ...'in görev süresinin 24.06.2020 tarihinde sona erdiği, şirketin temsil organından yoksun kaldığı, İzmir 4 ATM'nin 2020/300 esas sayılı aynı zamanda şirket aleyhine açılan davada şirketin temsilinin gerektiği, bu yönüyle temsil kayyımı atanmasının yasal gereklilik olduğu ve temsil kayyımı atanması talebinin yerinde olduğu, ortak ...'e husumet yöneltilemeyeceği, belirtilerek; davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Şti aleyhine açılan davanın kabulüne, bu şirkete İzmir 4 ATM'nin 2020/300 esas sayılı davasında temsil etmek üzere resen seçilen ...'nun temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı,  davacı ve davalı şirket tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.\t<br>\tDAİREMİZİN 16.05.2022 TARİH ve 2022/575 E. - 2022/748 K.  SAYILI KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasında tüm ortakların davada yer alması durumunda husumetin şirkete yöneltildiği,  iki ortaklı şirketlerde bir ortak tarafından diğer ortak aleyhine açılan fesih ve tasfiye davalarında şirketin de davada temsil edildiği ve taraf teşkilinin sağlandığı, her ne kadar somut olayda fesih ve tasfiye davasında şirket doğrudan davalı olarak gösterilmiş ise de diğer ortak davalı şirket yanında davaya müdahil olarak davada yer aldığına ve davacı ortak da dava açan safında yer aldığına göre şirketi davada temsil yetkisi diğer ortağa düşeceği, asıl olanın her iki ortağın da davada yer alması olduğu, İzmir 4 ATM 2020/300 esas sayılı şirketin fesih ve tasfiyesi davasında  diğer ortak davaya davalı şirket yanında müdahil olarak davada yer aldığından yerleşik içtihatlar gereğince fesih ve tasfiye davasında şirketin temsil edildiği ve taraf teşkilinin sağlandığı kabul edildiğinden fesih ve tasfiye davasında şirketin temsil edilmesine ve şirkete temsil kayyımı atanmasına gerek bulunmadığı, fesih ve tasfiye davasına bakan mahkemece taraf teşkilinin sağlandığı gözetilmeksizin temsil kayyımı atanması için davacı tarafa sehven süre ve yetki verilmesisinin temsil kayyımı davasına bakan mahkemeyi bağlamayacağı, belirtilerek; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirketin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.<br>\tDairemizce verilen karara karşı davacı ve davalılar tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.<br>\tYARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 16.01.2024 TARİH VE 2022/4245 E. - 2024/331 K. SAYILI BOZMA İLAMININ ÖZETİ : Davalı şirketin iki ortaklı olduğu, davalı olarak gösterilen diğer ortağın aynı zamanda şirketi temsile yetkili müdür olarak görev yaptığı ancak fesih ve tasfiye davasından önce müdürlük süresinin dolduğu, Fesih ve tasfiye davası açıldığı tarihte davalı şirketi temsile yetkili organ bulunmadığından o davada şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması gerektiği, belirtilerek; dairemizce verilen kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.<br>\tYargıtay bozma  ilamı ile duruşma günü  taraflara tebliğ edilmiş ve duruşma açılmış, dairemizce, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, davalı şirkete temsil kayyımı atanması istemlidir.<br>\t1.\tKayyım tayin edilmesi istenen davalı şirket iki ortaklı olup davacı ve davalı ... davalı şirkette % 50'şer oranda pay sahibidir. Davacı ortak tarafından İzmir 4.ATM'nin 2020/300 esas sayılı davasında dava açılarak davalı şirketin yetkili temsilcisi diğer ortak davalı ... tarafından satılan şirkete ait taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tescili ve terditli olarak uğradığı zararın davalılardan müteselsilen tahsili, şirketin fesih ve tasfiyesi, tasfiye sonucunda ortaya çıkacak tasfiye payının ticari faiziyle birlikte  ödenmesi talep edilmiş, mahkemece tapu iptal tescil talebine ilişkin dava tefrik edilerek başka esasa kaydedilmiş, İzmir 4 ATM'de 2020/300 esas sayılı şirketin fesih ve tasfiyesi davasında  diğer ortak ... davalı şirket yanında davaya müdahil olmuş, mahkemece davalı şirkete temsil kayyımı atanması yönünden davacı tarafa yetki ve süre verilmesi üzerine eldeki temsil kayyımı davası açılmıştır.<br>\t2.\tDavalı şirketin iki ortaklı olduğu, davalı olarak gösterilen diğer ortağın aynı zamanda şirketi temsile yetkili müdür olarak görev yaptığı ancak fesih ve tasfiye davasından önce müdürlük süresinin dolduğu uyuşmazlık konusu değildir. Fesih ve tasfiye davası açıldığı tarihte davalı şirketi temsile yetkili organ bulunmadığından o davada şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması zorunludur.<br>\t3.\tHer ne kadar davalı ... kendisinin kayyım olarak atanmasını talep etmiş ise de şirketin diğer ortağı davacı ile aralarındaki husumet ve ...'in İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/300 E. sayılı davasında şirket yanında davalı olduğu dikkate alındığında davalı ...'in kayyım olarak atanmasının tarafların menfaat dengesine uygun olmadığı, kayyımın resen tayin edilmesi gerektiği, davalı şirketin yanında ortak ...'in de davalı olarak gösterilmiş ise de bu dava türü itibariyle ortağa husumet yöneltilemeyeceğinden davalı ortağın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>\tBu kapsamda, bozma ilamında da işaret edildiği üzere davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Şti. aleyhine açılan davanın ise kabulü ile bu şirkete İzmir 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/300 E. sayılı davasında temsil etmek üzere bilirkişi listesinden seçilen ...'nun temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak oluşan vicdani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.<br>\tH Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,<br>\t2-Davalı ... Şti aleyhine açılan davanın kabulü ile şirkete İzmir 4. ATM'nin 2020/300 esas sayılı davasında temsil etmek üzere bilirkişi listesinden seçilen ...'nun temsil kayyımı olarak atanmasına,<br>\t3-Kayyuma aylık 1.200,00-TL ücret takdirine, takdir olunan ücrete avans olmak üzere peşinen 15.000,00-TL'nin taraflarca ilk derece mahkeme veznesine peşinen yatırılmasına, karar kesinleştiğinde ve taraflarca avans yatırılıp kararın uygulanması talep edildiğinde temsil kayyımı görevinin ...'ya tevdiine, temsil kayyımının görevi almasından sonra yatırılan avans bitinceye kadar aylık ücretlerinin talebi halinde mahkeme veznesinden ödenmesine, bundan sonraki kısımların ise iş bu kararın uygulanmasını isteyen kişi tarafından kayyıma ödenmesine,<br>\t4-Kararın bilgi için temsil kayyımı olarak atanan ...'ya da tebliğine,<br>\t5-Kayyım kararının infazına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yürütülmesine,<br>\t6-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL  harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t7-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,<br>\t8-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>\t9-Davacı tarafından bozma öncesi yapılan 150,60-TL yargılama gideri ile 220,70-TL istinaf yoluna başvuru harcı, 397,80-TL temyiz yoluna başvuru harcı, 258,40-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.027,5‬0-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, <br>\t10-Davalı ... Şti tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t11-Gider avansı olarak taraflarca yatırılan ücretten yargılama anılan giderlerinin mahsubu ile var bakiye miktarın karar kesinleştğinde ilgili tarafa  iadesine,<br>\tDair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 19.04.2024 tarihinde oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. <br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c12ab22a84411916","SID":"25b2087e89e98b6d"}}