{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1252 <br>KARAR NO: 2024/1505<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/02/2024<br>NUMARASI: 2024/81 Esas -  2024/68 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/04/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin maliki olduğu işyerinin Dudullu Organize Sanayi Bölgesi içinde yer aldığını, bölgenin yönetiminin davalıya ait olduğunu, davalı idarertin olağan genel kurul toplantısının 30-05-2019 tarihinde yapıldığını, müvekkili Şirket yetkilisinin gündem maddelerine muhalefet şerhi koyarak olumsuz loy kullandıqmı, toplantı bittikten sonra toplantı tutanağının ve hazirun cetvelinin verilmediğini, tutanağa haricen ulaşıldığını, bu sebeple ayrıntılı itiraz etmek hakkının saklı tutularak genel kurul toplantısının tamamının iptalinin talep edildiğini, toplantı günü ve gündeminin yasaya uygun bir şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini, keza mali tabloların da gönderilmediğini, toplantı çağrısının müvekkiline sadece mail yolu ile yapıldığını, genel kurul toplantısında yeterli çoğunluğun sağlanamadığını, kararların da çoğunluk sağlanmadan alındığını, 1 numaralı “Açılış ve Yoklamaya” ilişkin gündem maddesinde olumsuz oy kullanılmış olmasına rağmen 1 nolu önergelerinin teslim alınmadığını ve muhalefet şerhinin tutanağa eklenmediğini, 1 numaralı gündem maddesi ile ilgili kullanılan olumsuz oyun tutanağa derç edilmediğini, hazirun cetvelinin kanuna aykırı şekilde düzenlendiğini, toplantıya iştirak edenlerin katılımcı olup  olmadıkları belirlenmeden oylamaya geçildiğini, ..., ... ve ...'da faaliyet gösteren işyeri sahiplerine toplantı daveti gönderilmediğini, 2. 4. 5. 6. 7. ve 8. gündem maddelerinin usul ve hukuka aykırı olduğunu ve bu sebeple iptallerinin gerektiğini, faaliyet raporunun, denetim raporunun, bilânço ve gelir -gider tablosunun doğruyu yansıtmadığını, kanuna ve yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini, 9. 10. 11. 12. 13. ve 14. gündem maddelerinin de usul ve hukuka aykırı olduklarını, iptallerinin gerektiğini, davalının kötü niyetli davrandığını ve kanuna aykırı kararlar aldığını iddia ederek; dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin tedbiren durdurulmasına, söz konusu genel kurulun ve genel kurulda alınan tüm kararların iptaline, 30-05-2019 tarihli genel kurul kararlarının tamamının iptal edilmemesi halinde müvekkilinin olumsuz oy kullanarak muhalefet ettiği kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; 30-05-2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Temsilcilerinin hazır bulunduklarını, toplantıya ilişkin tüm usulü işlemleri kontrol ettiklerini, toplantı sürecini gözlemlediklerini, toplantının Bakanlık Temsilcilerinin huzurunda ve denetiminde gerçekleştiğini, toplantı tutanağında bu hususların yazılı olduğunu, bu sebeple davacının ileri sürdüğü tüm itirazların reddi gerektiğini, toplantıya davetin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının toplantıdan ve gündemden haberdar olduğunu, 13-05-2019 tarihinde ... Sanayi Sitesi PTT Şubesi'nden 92 katılımcıya toplantıya ilişkin belgelerin gönderildiğini, toplantıda ve alınan kararlarda gerekli çoğunluğun sağlandığını, gündemin usulüne uygun hazırlandığını ve görüşüldüğünü savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"...Yargıtay 11. Hukuk Daresi'nin  2022/4599 E.-2023/3797 K. Sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş olup bağlayıcı olan işbu içtihat gereğince görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu...mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddine, karar kesinleşip talep halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Türk Ticaret Yasası’na yapılan yollama sebebiyle somut uyuşmazlığın çözümünde anonim şirketlere ilişkin düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerektiğinden davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi’nde bulunması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi gereğince tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekir.Dairemizce daha önce aynı nitelikteki davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinini görevli olduğuna karar verilmiş olsa da Yargıtay 11. Hukuk Daresi'nin  2022/4599 E.-2023/3797 K. Sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş olup bağlayıcı olan işbu içtihat gereğince Dairemizce görüş değişikliğine gidilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekir. Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan (HMK m. 114/c) iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur (HMK m. 115/1).Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2024 tarih,  2024/81 Esas -  2024/68  Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin yatırıldığından harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8172c19bf87f1631","SID":"2ae8766cb92b1f95"}}