{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1092 <br>KARAR NO: 2024/631<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/05/2023<br>NUMARASI: 2021/670 Esas,  2023/389 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 06.10.2021<br>İSTİNAF KARARININ<br>VERİLDİĞİ TARİH: 18.04.2024<br>YAZILDIĞI TARİH: 18.04.2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/670 Esas, 2023/389 Karar sayılı ilamı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin ... tarihinde ... plakalı araçta yolcu konumunda iken tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza yapan aracın ... A.Ş tarafından ZMMS ile sigortalandığını, müvekkilinin kaza sebebi ile vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını, vücudunda ezikler, kırıklar meydana geldiğini ve ameliyatlar olduğunu, müvekkilinin kaza sebebi ile bakıma muhtaç hale geldiğini ve uzunca bir süre kendi zorunlu ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını, bakıcı gideri sebebi ile davalının sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin kaza sebebi ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Dünyam Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, bu hastanelerden tedavi evraklarının celbini talep ettiklerini, sigorta şirketine 19/03/2021 tarihinde başvuru yapılarak davalının temerrüte düşürüldüğünü, hükmedilecek tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri, 50,00-TL hastane ulaşım gideri ve 750,00-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kabul sayılmamakla birlikte, müvekkili şirketin, KTK'nın 91. maddesi ve ZMMS uyarınca sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, uzman bilirkişilerden kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafının sorumluluğu kapsamında bulunmadığını, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkili şirketten talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunduğunu, mahkemece yapılacak yargılama sırasında, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların tespit edilerek, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğinin son derece açık olduğunu, bu kapsamda aktüer uzmanı bilirkişi vasıtasıyla hesaplama yaptırılması gerektiğini, davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğini, işbu nedenle bu hususun da araştırılması gerektiğini bildirerek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davalı sigorta şirketi tarafından olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesi yapılan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacı hususi olarak belirtilmiş olmakla yasal faize hükmedilmesine karar verilmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda,... tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile mahkememizce alınan kusur raporunda davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ...plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'un ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, aynı şekilde savcılık soruşturma dosyasında da dava dışı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu görülmüştür. Mahkememizce Erciyes Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'ndan davacının maluliyet oranlarının tespiti amacıyla rapor alınmış olup, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın olay tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlenen raporunda, üç (3) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı [tıbbi şifa süresinin 3 (üç) ay olduğu], bir (1) ay süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %13 (yüzdeonüç) olduğunun belirlendiği görülmüştür.<br>Dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler ile düzenlenen aktüer bilirkişisinin 26/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacının dava konusu kaza sonrasında geçici iş göremezlik zararının 6.974,10 TL, bakıcı gideri zararının 2.943,00 TL, ve sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının ise 468.224,46-TL olduğu belirlenmiş olup, davacı vekilinin 14/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile aktüerya uzmanı bilirkişinin ek raporu ve sigorta poliçe teminat limitleri doğrultusunda maddi tazminat taleplerini artırdığı ve ıslah harcını da ikmal ettiği anlaşılmış olup, sigorta poliçesi incelendiğinde geçici iş göremezlik için 410.000,00-TL ve sürekli iş göremezlik için 410.000,00-TL olmak üzere ayrı ayrı teminat limitlerinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile; davacının 2.943,00-TL bakıcı gideri zararı, 6.974,10-TL geçici iş göremezlik zararı, 410.000,00-TL sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararı ve 570,00-TL Hastane Ulaşım Gideri olmak üzere toplam 420.487,10-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... A.Ş. vekili süresinde sunmuş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince müvekkili şirkete kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, Karayolları Trafik Kanununun 85. ve 91. maddeleri uyarınca müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde, sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağını, bu hususun Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı ...'un alkollü sürücüsünün aracına bindiğini ve emniyet kemeri takmadığını, dolayısıyla tazminattan %20 müterafik kusur tenzili yapılması gerekirken ilk derece mahkemesince bu husus nazara alınmadan eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, hatır taşıma indirimi olmaksızın tazminat hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yargılama sırasında savunmaları dikkate alınmaksızın kaza ile illiyetli olmayan arazlarla birlikte tespit edilen maluliyet oranı esas alınarak yapılan zarar hesaplamalarına binaen hüküm kurulduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, %1,8 teknik faiz ve TRH tablosu esas alınmak üzere rapor alınmasını talep ettiklerini, kararın bu nedenle de bozulması gerektiğini, itiraz ettikleri bilirkişi raporunun ise TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiği ve %10 artırım %10 iskonto esasına göre mevzuatımızda hiçbir şekilde yer almayan uygulama ile işlerlik kazanmış bir yönteme göre yapıldığını, bu nedenle yanlış hesaplama yöntemine göre fahiş hesaplanan tazminatın kaldırılmasını talep ettiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve hastane ulaşım gideri tazminatından müvekkili şirketin ZMSS poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığı hususu nazara alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, başvurucunun kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, başvurusunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, kabul manasına gelmemek üzere müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faiz olması gerekirken hükmedilen tüm alacak bakımından temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle tehir-i icar talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve hastane ulaşım gideri taleplerine ilişkindir.<br>Trafik kazasına dayalı alacak, trafik kazasının meydana gelmiş olduğu tarih itibariyle muaccel olur. Ancak trafik kazasında düzenlediği poliçe nedeniyle sorumluluğu olan sigorta açısından sorumluluk haksız fiil sorumluluğu olmadığından, poliçeye dayalı alacak yönünden sigortaya başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü geçtikten sonra alacak muaccel hale gelecek, başvuru yapılmaması ya da başvuru yapılmasına rağmen birtakım belgelerin sigortaya temin edilerek verilmemiş olması sonucunda dava açılması halinde ise sigorta açısından dava tarihi itibariyle alacak muaccel hale gelecek ve faiz bu muaccel tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.<br> Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre, davacı tarafça her ne kadar dava açılmadan önce davalı sigorta şirketinin 19.03.2021 tarihinde başvuru evrakları ... Şirketi aracılığıyla gönderilmiş ise de, davalı sigorta şirketi cevaplarında eksik evrakla başvuruda bulunulduğunu ileri sürmüş ve dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Davacı tarafın davalı şirkete eksik evrakla başvurduğu anlaşılmakla, davalı sigortanın başvuru neticesinde temerrüte uğramayacağı, ancak dava öncesinde arabulucuya başvurulduğu takdirde, tarafların anlaşamaması halinde, arabulucuya başvurulması ile davalı sigortanın davaya konu edilen zararlar bakımından, arabulucuya başvuru tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü gerektiğinden, davalı sigortanın temerrüt tarihinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 09.09.2021 tarihi  olarak düzeltilmesi gerektiği, davalı sigorta vekilinin bu yöndeki istinafının yerinde olduğu  görülmüştür.<br>Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)<br>Dosya kapsamında davacı ve araç sürücüsü ...'in ifadelerinde; olay günü davacı ...'ın saat 23.30 sıralarında ...'ın sevk ve idaresindeki araca bindiği, kendisinin araçta alkol almaya devam ettiği, her ne kadar sürücü...'in kendi yanında alkol almadığını, öncesinde alkol alıp almadığını bilmediğini, ifade etmiş ise de kazanın aynı gece 02.30 sıralarında meydana geldiği, araçta sürücü ve davacının en az 3 saat birlikte bulundukları, bu süre içerisinde davacının sürücü ...'ın alkollü olup olmadığını anlamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sürücü ...'in 170 promil alkolü olduğunun tutanaklara geçtiğini, bu durumda davacı ...'un sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği araca bindiği sonucuna varılmıştır. <br>Davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...'ın alkollü olduğunu bilerek araca binmesinin davacının müterafik kusurunun bulunduğunu göstermektedir.  (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/18418 Esas,  2019/8398 Karar sayılı ilamı) Bu itibarla Mahkemece %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken eksik değerlendirme ile karar verildiğinden davalı vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüş, Dairemizce ilk derece mahkemesine belirlenen 468.224,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 6.974,10 TL geçici iş göremezlik, 2.943,00 TL bakıcı gideri ve 570,00 TL hastane ulaşım giderlerinden ayrı ayrı  %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı sigorta şirketinin bu hususa ilişkin istinaf talebinde haklı olduğu görülerek hükmün HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereği bu yönüyle de düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. <br> Hemen burada belirtmek gerekir ki yasal, hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeni ile davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır. Kısmen reddedilen miktar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 52 maddesinden kaynaklanan bir indirim ise indirim miktarı yasadan kaynaklandığından bu indirim nedeni ile davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyecektir. Şu durumda maddi tazminatın kısmen reddedilen miktarı, asıl alacaktan takdiri indirim yapılması nedeniyle yasadan kaynaklandığı ve bu nedenle davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş, yargılama giderlerinde de bu durum dikkate alınmamıştır. <br>  Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın  yararına olmalıdır. İşletenin veya sürücünün, araçta taşınandan, doğrudan doğruya ücret almasa bile taşıma, maddi veya manevi menfaati bulunuyorsa bu durumda hatır ilişkisinin varlığından söz edilemez. Aile bireylerinin taşınması  yakıt, aşınma ve diğer giderlere dönük maliyet gerektirmesinin olağan ulaşım araçları ile yolculuk seçeneğinin tercihi halinde yapılması zorunlu harcamaların yerini tutacak olması nedeniyle hatır taşıması olarak kabul edilemez. Kardeşin taşınması hatır taşıması kabul edilemez. Çünkü bir kimsenin kardeşini taşıması ahlaki bir görevin ifası niteliğinde olup, bu taşımada maddi ve manevi yararları olduğundan davacının araçta hatır için taşındığı kabul edilerek tazminattan indirim yapılması doğru değildir. (Yargıtay 17. HD'nin 21/02/2012 tarih ve 2011/2195 E. 2012/1902 K. sayılı ilamı) <br> Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nun 51. maddesi (818 sayılı BK’nun 43. maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.<br>Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.<br>Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda TBK'nun 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmakta  ise  de bu  indirimin  yapılabilmesi için davalının süresi içerisinde savunmasında bu hususu ileri sürmesi icap eder.<br>Dava HMK'nın yürürlükte bulunduğu tarihte açılmış olup, esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi vermek suretiyle hatır taşımasına ilişkin savunmada bulunmamıştır.<br> Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre, davacı, ... plaka sayılı araçta yolculuk yaparken kaza meydana gelmiştir. Hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği (Yargıtay 4.HD'nin 19/01/2022 tarih ve 2021/24462 E. 2022/790 K. Sayılı ilamı); alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı dikkate alınmak suretiyle ilk derece mahkemesince hatır taşıması indirimi yapılmaması doğrudur. Davalının bu hususa ilişkin istinaf sebebi bu nedenle yerinde görülmemiştir. <br>Davalı sigorta şirketi vekilinin yukarıda belirtilen hususlar dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Bu durumda dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı... A.Ş. vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri kısmen yerinde görülerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ;<br>A-) Davalı... A.Ş,'nin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/670 Esas, 2023/389 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE,<br>1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; <br>Davacının 2.354,40-TL bakıcı gideri zararı, 5.579,28-TL geçici iş göremezlik zararı, 374.579,57 -TL sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararı ve 456,00-TL Hastane Ulaşım Gideri olmak üzere toplam 382.969,25-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 09.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, <br>2-Alınması gereken 26.160,62-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 59,30-TL peşin harç ile 1.432,76-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 24.668,56-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç ile 1.432,76-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.551,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan; 116,00-TL tebligat gideri, 166,70-TL müzekkere ve posta gideri ile 1.800,00-TL bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 2.082,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. maddesi uyarınca 59.445,39-TL nispi vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>7-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,<br>B-) Davalı ...A.Ş.'nin istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla;<br>1-) İstinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>2-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>3-) Davalı ...A.Ş. tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 135,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 627,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>5-) Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliği işlemlerinin Dairemizce yapılmasına, <br>Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  18/04/2024<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ea77ac4f7bb6e98","SID":"3f9ea9d91574facf"}}