{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/346 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/71<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 18/09/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 29/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 31/01/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketin tüm ticaretinin resmi olduğunu, gayri resmi satışı olmadığım, ayrıca müvekkilin satışa ilişkin faturaların tamamım irsaliyeli fatura olarak kestiğini, ürünlerin fatura ile birlikte ve imza karşılığı teslim edildiğini, davalıya satılan ürünlerin tamamının irsaliyeli fatura olduğunu, bu faturadaki ürünlerde bu faturalarla birlikte imza karşılığı davalıya teslim edildiğini belirterek, öncelikle davalının yetki itirazının reddine, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, müvekkilin muaccel alacağına kötü niyetli olarak itiraz eden ve bu suretle icra takibinin durmasına sebebiyet veren kötü niyetli borçlunun % 20’dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>Davalı şirket davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin  20/11/2020  tarih, ... esas ve ...karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkememiz ilamının İstinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin  09/03/2023 tarih, .... esas ve .... karar sayılı ilamı ile; \"...... davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğu kabul edilmiş ise de; eldeki dava açık hesaba dayalı bakiye alacak istemine ilişkin olup, davacının davalıya düzenlediği toplam 95 adet faturadan Vergi Dairesine beyan edilmemiş olan fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı vekili dilekçesi ekinde bir kısım faturalar sunmuş ise de, bu faturaların eksik olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... defterlerini ibraz etmemiş olması karşısında, mahkemece, HMK'nun 31 maddesi kapsamında,  açık hesaba konu tüm satış faturası ve irsaliyeli faturaların dosyaya ibrazı için davacıya süre verilmesi,yine davalı ... da ilgili yıllara ait BA-BS formlarının da celbi, faturalara konu ürünlerin davacıya teslim edilip edilmediklerinin tespiti, davalının yaptığı ödemelere ilişkin kayıtlar da nazara alınarak, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının varlığı ve miktarının tespiti gerekirken,  yalnızca davacı defter ve kayıtları ile davacının BA-BS karşılaştırma formlarına dayalı mali bilirkişi raporu ile hüküm kurulması yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın mahkemesine iadesine...\" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. <br>Mahkememizce bozma ilamından sonra yargılamaya devam olunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Davacı vekilinin 22/01/2024 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini ve vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini istediği görüldü.<br>Davalı vekilinin 22/01/2024 havale tarihli dilekçesi ile feragati kabul ettiklerini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı anlaşıldı. <br>\tDavacı vekili ve davalı vekilinin vekaletnamelerinde yapılan incelemede davadan feragate ve feragati kabule yetkilerinin olduğu anlaşılmıştır.<br>Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat davacının, istem sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatin davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatin yöntemine uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup, davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;<br>1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,<br>2-Feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince 427,60-TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranında 285,06-TL'nin peşin yatırılan 282,13-TL'den indirilerek  eksik kalan 2,93-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin talebi olmadığından davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafın istemi doğrultusunda vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan avansın karar kesinleştikten sonra davacıya geri verilmesine,<br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 29/01/2024<br><br><br>Katip ...<br> ☪ e-imzalıdır. ☪ <br><br><br> <br> <br> <br>Hakim ....<br> ☪ e-imzalıdır. ☪ <br><br><br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7806d950f0f8578a","SID":"06d4cbdcebf4a1cf"}}